BU BİR BORSA DÜŞÜŞÜ MÜ, YOKSA BİR DÜZENİN ÇÖKÜŞÜ MÜ?
Rakamları yan yana koymadan meselenin büyüklüğü anlaşılmıyor:
📉 HEDEF -%97,92
📉 ODINE -%96,63
📉 RALYH -%86,88
📉 DUNYH -%85,27
📉 PEKGY -%84,94
📉 ANELE -%83,99
📉 SVGYO -%83,81
📉 IZFAS -%83,06
📉 BSOKE -%83,03
📉 DITAS -%83,03
📉 GUNDG -%83,01
📉 DSTKF -%82,48
📉 TMPOL -%82,24
📉 LYDHO -%81,99
📉 SELEC -%81,35
📉 PASEU -%81,31
📉 BIGTK -%80,44
📉 BORLS -%79,79
📉 BIGEN -%79,55
📉 MANAS -%78,97
📉 DCTTR -%77,44
📉 TATEN -%77,17
📉 KTLEV -%77,00
📉 TEHOL -%76,75
📉 KUYAS -%76,72
📉 ONCSM -%75,37
📉 ALKLC -%74,72
📉 TRHOL -%74,53
📉 LYDYE -%73,98
📉 TNKNA -%73,45
📉 GIPTA -%71,88
Durun…
Liste burada da bitmiyor.
BURVA -%69,53
SOKE -%69,22
BTCIM -%68,18
EFOR -%60,40
GESAN -%59,80
ECILC -%59,70
CWENE -%58,60
RUZYE -%57,60
QUAGR -%55,80
IZMDC -%55,10
Bir tanesinde bile zirveden kayıp %55’in altında değil.
17’sinde kayıp %80’in üzerinde.
HEDEF’in zirvesinde 100 TL’si olanın teorik değeri 2,08 TL’ye;
ODINE’de 100 TL’si olanınki 3,37 TL’ye;
RALYH’de 13,12 TL’ye;
DUNYH’de 14,73 TL’ye;
PEKGY’de 15,06 TL’ye düşmüş durumda.
Şimdi SPK’ya ve ekonomi yönetimine çok basit bir soru:
BU ŞİRKETLERİN DEĞERİ BİRKAÇ AYDA MI YOK OLDU?
Eğer cevap EVET ise;
bu hisseler birkaç ay önce hangi ekonomik gerçekliğe dayanarak o fiyatlardan işlem görüyordu?
Eğer cevap HAYIR ise;
bu çöküş neden yaşandı?
Şirketlerin aleyhine organize bir operasyon mu var?
Panik satışları mı var?
Fonların tasfiyesi mi fiyatları eziyor?
Yoksa…
ASIL ANORMALLİK BUGÜNKÜ FİYATLAR DEĞİL, DÜNKÜ FİYATLAR MIYDI?
İşte soru burada değişiyor.
SPK’ya yalnızca;
“Bu hisselerin %80-90 düşmesine nasıl izin verdiniz?”
diye sormayalım.
Çok daha önemli olanı soralım:
“BU HİSSELERİN O FİYATLARA ÇIKMASINA NASIL İZİN VERDİNİZ?”
Çünkü bugün %97,92 düşmüş bir fiyat varsa, bunun bir de %97,92 düşebileceği bir zirveye nasıl çıktığının hikâyesi vardır.
Kim aldı?
Hangi fonlar aldı?
Fonlar aynı hisselerde ne kadar yoğunlaştı?
Fonların alımları hisseleri yükseltti mi?
Yükselen hisseler fonların getirisini artırdı mı?
O olağanüstü getiriler yeni yatırımcı çekti mi?
Gelen yeni para yeniden aynı hisselere yöneldi mi?
Kendi kendisini besleyen bir fiyat mekanizması mı oluştu?
Kim zirvede sattı?
Kim sonradan aldı?
Kimler zamanında çıktı?
Ve bütün bunlar yaşanırken;
SPK NEREDEYDİ?
Şimdi 131 fon tasfiye ediliyor.
Yaklaşık 500 bin yatırımcıdan ve 800 milyar TL’yi aşan fon büyüklüğünden söz ediliyor.
Tedbirler alınıyor.
Tasfiye yöneticileri atanıyor.
Likidite korunmaya çalışılıyor.
İyi…
Ama bunlar yangından sonraki itfaiye tedbirleri.
Biz yangının nasıl çıktığını soruyoruz.
Çünkü mesele sadece borsada kaybedilen para değildir.
Daha büyük kayıp GÜVENDİR.
Vatandaş bir gün;
“Ben şirkete mi yatırım yapıyorum, yoksa benim bilmediğim bir ilişkinin, fonun veya fiyatlama düzeninin son alıcısı mı oluyorum?” diye düşünmeye başlarsa sermaye piyasasının en değerli varlığı kaybedilmiş demektir.
Ve son soru:
100 TL’NİN 2 TL’YE DÜŞMESİNİ KONUŞUYORUZ.
Ama belki Türkiye’nin konuşması gereken asıl mesele şudur: 2 LİRALIK ŞEY NASIL 100 LİRA OLDU?
Bunu açıklamadan bu dosya kapanmaz.
If you want to see how an autocracy handles a financial heist inside its own palace, look at Turkey right now.
The latest saga surrounding Erdogan's inner circle refuses to end, and it tells you everything about the total collapse of justice in this country.
A ruling party deputy was caught in a multi-billion lira stock market extraction. The palace panicked. Government media then released a story claiming she simply "refunded the money."
No documents. No bank receipts.
They expect 86 million citizens to ignore basic criminal law. Returning stolen funds does not erase the crime. The legal penalty is double the amount, reaching 4.4 billion liras.
But the question nobody dares answer: where did a political official find 163 million liras in cash to make the initial investment?
The double standard is staggering.
A university student posts a critical tweet and anti-terror police kick down their door at midnight. Ekrem Imamoglu wins an election and gets 2,300 years of fabricated charges. But when a regime insider loots billions, the state issues a polite press release and calls it resolved.
This is not a government managing an economy.
It is a money laundering operation with a national flag.
AKP, Dünya Ticaret Örgütü’ndeki ‘Çin otomobilleri’ davasını kaybetti!
AKP’nin Çin menşeili otomobil şirketi BYD’ye, yatırım teşviki adı altında, devasa tutarda bir vergi avantajı sağlamasına rağmen;
Şirketin Türkiye’de bugüne kadar yatırım yapmaması skandalının ardından⬇️
Yeni bir rezaleti daha ortaya çıkardık!
Bu kez de BYD dışındaki diğer Çinli otomobil şirketlerine uygulanan ek vergiler nedeniyle;
Çin’in, İsviçre Cenevre’de, Dünya Ticaret Örgütü’ne yaptığı şikayet üzerine başlatılan panel yargılaması Ticaret Bakanlığı marifetiyle kaybedildi.
122 sayfalık Panel Kararı’na göre;
Ticaret Bakanlığı’nın dava konusu edilen ek vergi uygulamalarının büyük bölümünün, uluslararası ticaret kurallarına aykırı olduğuna hükmedildi.
Sonuç⬇️
Yaptığımız hesaplamalara göre;
Davanın Türkiye’ye faturası yıllık en az 100 Milyon Dolar olacak!
Güncel kurla yıllık 4 Milyar 486 Milyon Lira!
Çin Türkiye’ye, ya zararımı hemen ödersin ya da bu tutarda bir ticari misilleme yaparım diyecek.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a sesleniyorum!
Dünya Ticaret Örgütü’ndeki kararın temyizi için son gün 26 Eylül 2026!
Bir an önce temyiz başvurusunu yapın!
Ondan önce de bir zahmet istifa edin!
2 yılda 5 kez araçların ek vergi oranlarını değiştirirseniz, bu işi çocuk oyuncağına çevirirseniz, olacağı budur!
Kaynak: WT/DS629/R numaralı ‘Dünya Ticaret Örgütü Panel Yargılaması Raporu’ (İngilizce Orjinal, Türkçe Çeviri)⬇️
Melih Gökçek'in yargılanma sürecinin sonucunu merak edenlere, dönemin anayasa komisyonu başkanı Burhan Kuzu ile yapmış olduğu bir telefon görüşmesini hatırlatayım, kararı siz verin.