babayı da kardeşe düşman ederek otoritenin kendi kanını emmesine zemin hazırlar. En kutsal bağlar, gücün ve korkunun karşısında un ufak olur; geriye sadece bu dar geçitte birbirinin sırtına basarak yürümeye çalışan, kendi varlığına yabancılaşmış gölgeler kalır.
azizim; bu dünya geçidi öyle habis bir düzendir ki, hayatta kalma ve güç devşirme hırsı insanın en korunaklı sığınağı olan yuvayı bir infaz koridoruna çevirir. Sistem öyle bir kurgulanmıştır ki; kardeş kardeşi babaya feda ederek kendine yer açmaya çalışır,
azizim; "Her doğuş tertemiz, bembeyaz bir sahifedir; her insan Allah'ın ona bahşettiği akıl ve irade ile o sahifeleri doldurup bir kitaba çevirir. Ve her ölüm, o sahifelerin kapanışı, aynı zamanda ebediyete açılan bir kitabın başlangıcıdır."
"Her doğuş, bembeyaz bir sahifedir; insan, ilahi lütuf olan akıl ve iradeyle o boşluğa kendi özünü yazarak bir kitaba dönüştürür. Ölüm ise o deftere basılan son mühürdür: Kapanan her ömür, zamanı aşarak ebediyet kütüphanesinde yerini alan ölümsüz bir şaheserdir."
"Babamın vefatı vesilesiyle acımızı paylaşmaya gelen, uzakta olup arayarak kederimize ortak olan tüm dost, akraba ve sevenlerimizden Allah bin kere razı olsun. Dualarını ve varlıklarını esirgemeyen herkesten Rabbim eksikliğini göstermesin."
(Amin ecmain)
azizim; "Koca orduların tek kusuru vardır: Dönemezler. Büyüklük güç değil, esnekliği yitirmiş bir yanılsamadır. Hakikat cüssede değil; hıza, mutlak manevraya ve tek bir odaklanmış zihne sahip olan o keskin iradededir. Dönemeyen devrilir, odaklanan kaleleri yıkar."
azizim;
"Kâinatın sırlarını bulsa da mutmain olmayan insan, istikbalin belirsizliğine açılan fıtrat fukarası bir halifedir. Elindeki yakîni bırakıp yarının vehimlerine yenildi; çünkü kalbindeki ebediyet açlığı, fani dünyadaki her şeyden büyüktür."
azizim; "Kibirli insan, bastığı toprağın bir gün kendisini yutacağını düşünmediği an kendi trajedisini yazar. Umutsuz insan ise, o karanlık toprağın bağrında her filizin yeni bir hayata uyandığını unuttuğu an kendi kıyametini koparır."
Kendi ikballeri uğruna dini, imanı ve insanlığı ayaklar altına alan bu yozlaşmış zihniyet, vicdanlarda ebediyen mahkumdur.Bu organize riyakarlığa, bu arsız çürümeye karşı söylenecek tek bir söz kalmıştır:Yazıklar olsun!bu yöneticileri seçen ve tahammül eden zihniyete lanet olsun
MALATYA’DA SKANDAL İDDİA!
6 Şubat depremlerinde orta hasarlı olduğu ve yıkım kararı verildiği iddia edilen Sarıcıoğlu Apartmanı B Blok, itiraz sonrası az hasarlı statüsüne geçirildi. 5.6’lık depremin ardından vatandaşların başvurusu üzerine binada yeniden inceleme yapıldı ve iddiaya göre ekipler “girilemez” beyanında bulundu. Vatandaşın iddiası skandal niteliğinde. İddiaya göre risk beyanına rağmen bina tekrar az hasarlı olarak işleme alındı. Vatandaşlar hem duruma tepki gösterdi hem de Malatya Valisi Seddar Yavuz’a seslenerek müdahale istedi.
#ertv #malatya #haber #ağırhasar #çevreşehircilikbakanlığı #sarıcıoğlu #skandal #hasarlı #depremsonrası #malatyavaliliği #malatyabelediyesi #itiraz
Hülasa: Tanrı, Kendi hakkını silebilir; fakat kul hakkı, evrensel adaletin ta kendisidir. Bu hakkı silmek, ahlaki mimariyi ve Tanrı fikrinin rasyonel zeminini yok eder. Tanrı, adaleti mutlak olduğu için Tanrı'dır; adaletten vazgeçmek, Kendi özünü ve tanrılığını inkar etmektir.
azizim; "El-Hakk, Kendi egemenliğini kulun kalbindeki adalet terazisine raptetmiştir. Kul hakkının ilahi irade tarafından tek taraflı ilgası; kozmik dengenin parçalanması,ahlaki rasyonalitenin çöküşü ve Tanrı’nın Kendi mutlak hakikat tözünü felsefi olarak iptal etmesi demektir."
azizim; insan mı? "Mülahaza buyurunuz azizim; insan, sinesinde mikrokosmosun namütenahi muammalarını barındıran mütecellî bir cevher iken, kendi zihninin ürettiği o sübjektif gölgelerin peşinde eriyip giden, bu fani ontolojinin en zarif ve en trajik mültecisidir."