Samsun'dan bir numara aradı. Açtım. Annem..
Nasıl yani dedim?!
"12 saat yol geldik. İndiğimde jandarmaya sordum, neredeyiz dedim, Samsun dediler. 3 gündür buradayım" dedi.
Annemi Samsun Çarşamba'ya sürmüşler!
Diyarbakır (6 saat) bize kolay geldi "biz tecrübeliyiz" dedik diye mi?!
Alnı ak ve cesur babam Alparslan Kuytul Hocaefendi ve kıymetli mücahide annem Semra Kuytul Hocahanım, bu sabah saat 05.00 sularında tutuklanarak Adana Adliyesi’nden Kürkçüler Cezaevi’ne götürüldü. Çok kısa bir süre sonra başka bir cezaevine sevk edilmek üzere yola çıktıkları söylendi. Ancak 16 saat geçmesine rağmen hâlâ nereye sevk edildiklerini öğrenemedik.
Savcılığa gittiğimizde, sevk bilgisiyle ilgili Kürkçüler Cezaevi’nden bilgi almamız gerektiği söyleniyor. Cezaevini aradığımızda ise “Dosyada gizlilik kararı var. Bugün bilgi veremeyiz, haftaiçi gelirseniz bilgi veririz" dediler. Ama zaten Kürkçülerin değil, onların götürüldüğü cezaevinin bizi bilgilendirmesi gerekiyor! Neden arayıp "buraya geldi" diye haber verilmiyor?!
Nereye götürüldüğünü haber vermemek ne demek?!
Bu süre zarfında başlarına bir şey gelip gelmediğinden nasıl emin olacağız?!
Annem ve babam nereye sevk edildi? Bunu öğrenmeye hakkımız var!
Dört gün önce yapılan operasyonda yaşanan hukuksuzlukları, avukatlarının gözaltına alınmasını ve geçmişe baktığımızda sekiz yıldır maruz kaldığımız sistematik baskı ve zulmü düşündüğümüzde, hiçbir şekilde güven hissedemiyoruz.
Ben nerede oldukları hakkında bilgilendirilmediğim müddetçe annemin ve babamın hayatlarından, sağlıklarından ve güvenliklerinden endişe ediyorum. Onların nerede olduklarını ve güvende olup olmadıklarını öğrenmek en doğal hakkımızdır.
Eğer anneme ve babama yönelik herhangi bir zarar meydana gelirse, onları saatlerce nerede oldukları bilinmez hâlde bırakan ve ailelerine bilgi vermeyen bu uygulamanın sorumluları bunun hesabını vermek zorundadır.
AlparslanHocaya Özgürlük
SarayTalimatıyla Tutuklandı
SemraKuytula Özgürlük
Kardeşlerimizi SerbertBırakın
#FurkanHareketiTertemizdir
NATO Zirvesi sürecinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin daha önce yaptığımız açıklamada, özellikle IŞİD’e yönelik olduğu belirtilen operasyon kapsamında, Ankara’nın Haymana ilçesinde gece saat 03.00 sıralarında gerçekleştirilen polis baskınında Muhammed Kavi’nin ve eşinin hayatını kaybettiği olaya dikkat çekmiş ve tüm iddiaların etkin bir soruşturmayla aydınlatılması çağrısında bulunmuştuk.
Aradan geçen zamana rağmen olayın üzerindeki karanlık perde hâlâ aralanmış değildir. Son olarak Muhammed Kavi’nin babasının yaptığı açıklamalar, resmî anlatımla çelişen son derece vahim iddialar içermektedir. Babanın iddialarına göre;
• Olay kamuoyuna “çatışma” olarak servis edildi.
• Evde herhangi bir silah bulunmuyordu.
• Herhangi bir çatışma yaşanmadı.
• Gece saat 03.00’te kapı çalındı, “Muhammed içeride uyuyor, çağırayım.” denilmesine rağmen beklenmedi.
• Güvenlik güçleri doğrudan yatak odasına ateş açtı.
• Muhammed Kavi ağzından, eşi ise başından vuruldu.
• Muhammed Kavi’nin IŞİD ile hiçbir ilgisi yoktu; aksine bu örgüte karşıydı.
• Operasyon sırasında polis kameraları kayıt hâlindeydi.
Acılı baba, bu iddialar doğrultusunda oğlu ve gelininin yargısız infaza maruz kaldığını belirterek adalet talebinde bulunmuştur.
Bu vahim iddiaların vakit kaybetmeksizin açıklığa kavuşturulması elzemdir.
Hayat hakkı, isnat edilen suç ne olursa olsun herkes için dokunulmazdır. İleri sürülen iddiaların etkin bir şekilde araştırılması ve olayla ilgili tüm delillerin, özellikle polis kamerası kayıtlarının kamuoyuyla paylaşılması; bağımsız, tarafsız ve etkili bir soruşturma yürütülerek maddi gerçeğin ortaya çıkarılması zorunludur. Hukuk dışı bir uygulama söz konusu ise, sorumlular hakkında gerekli adli ve idari işlemler gecikmeksizin başlatılmalıdır.
Başkanlığımız nezdinde avukatlardan oluşan bir araştırma komisyonu kurulmuş olup, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla aile fertleri ile adli ve idari merciler nezdinde gerekli görüşme ve incelemeler gerçekleştirilecektir. Komisyonumuzun yapacağı araştırma ve incelemeler neticesinde ulaşılan bilgi ve bulgular kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Haymana’da yaşanan bu olayın takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyor; yetkilileri kamu vicdanını tatmin edecek şeffaflıkta hareket etmeye ve adaletin gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz.
🔴 DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Ankara'nın Haymana ilçesinde gerçekleşen bir polis operasyonu sırasında öldürülen Muhammed Kavi ve eşi Nazan Kavi'nin ölümüne ilişkin açıklamalarda bulundu.
Olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması gerektiğini belirten Gergerlioğlu, sürecin soruşturulması için İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye çağrıda bulundu.
The Chabahar Maritime Surveillance Tower — a civilian facility dedicated to maritime safety and navigation — was deliberately targeted by the United States on 16 June as part of its ongoing aggression that began on 28 February. The U.S. Secretary of War proudly released footage of the tower’s collapse.
Had he been able, he would likely have broadcast the lethal missile attack on the #Minab school and the massacre of civilians in #Lamerd with the same chilling pride.
Last night, the U.S also attacked power facilities and desalination pumps at the Bunji village pier in Jask, leaving more than 10,000 people without access to drinking water.
For a State that once cast itself as the global champion of order, liberalism, and the war on terrorism, proudly displaying images of destroyed bridges and civilian infrastructure has become its only remaining “victory.”
Yet with the collapse of every bridge, every tower, and every civilian facility, it is not merely steel and concrete that is being reduced to rubble. It is America’s moral standing — along with the entire architecture of international law and the civilizational claims of the West — that is crumbling before the world’s eyes.
The question that must now be asked of America and its allies is stark and simple: What is the real difference between what they have done in Chabahar, Minab, Lamerd, and Jask, and the very acts of terrorism they once invoked to justify their wars and occupations?
IRAN HAS BOMBED ZERO SCHOOLS AND ZERO HEALTH FACILITIES IN ISRAEL.
ISRAEL AND THE U.S. HAVE BOMBED 1,300 SCHOOLS AND 350 HEALTH FACILITIES IN IRAN.
WHO ARE THE REAL TERRORISTS AND WAR CRIMINALS?!?
Americans are so funny
They assassinated our leader and his family, and when Iranians chanted “Death to America” and “Kill Trump,” they said Look! they’re terrorists
F***ing hypocrites 😂
Türkiye’den sonra Fas ondan sonra da İspanya’yı tutardım heralde. Çok sevindim Fransayı yenmelerine 💫 Arjantin ise yenilsin istiyorum bana hep bir kollanıyor hissi veriyor.