"Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur. Bir mumun ardında bekleyen rüzgar, Işıksız ruhumu sallar da durur. Zambaklar en ıssız yerlerde açar."
#MonaRoza#SezaiKarakoc
♒ KOVA VE YÜKSELEN KOVA 💙
Hayatın boyunca sana en çok söylenen cümlelerden biri muhtemelen şuydu: “Seni çözmek çok zor.” Kimileri seni fazla mesafeli buldu, kimileri fazla mantıklı, kimileri ise kimseye ihtiyaç duymayan biri olduğunu düşündü. Fakat sana kimse şu soruyu sormadı: “Sen ne zaman bu kadar kendini saklamayı öğrendin?” Çünkü bu bir karakter özelliği değildi. Bu, yıllar içinde geliştirdiğin bir savunma biçimiydi. Sen doğuştan duvarları olan biri değildin. O duvarlar, her hayal kırıklığından sonra tek tek örüldü. İşte evren sana bunu çok geç öğretti; insanı yalnızlaştıran şey, tek başına kalması değil… Kimsenin onu gerçekten anlamadığına inanmaya başlamasıdır.
2013 ile 2016 arasında yaşadığın bir olay, bugün bile insanlarla arana koyduğun görünmez mesafenin başlangıcı olabilir. O yıllarda seni olduğun gibi kabul edeceğini düşündüğün biri, tam da farklı olduğun tarafını eleştirdi. Belki hayallerini küçümsedi, belki seni “abartıyorsun” diyerek susturdu, belki de seni değiştirmeye çalıştı. O gün dışarıdan çok belli etmedin ama kendi kendine sessiz bir söz verdin: “Bir daha kimse beni olduğum hâlimle reddedemesin.” İşte o günden sonra insanlar seni daha az tanımaya başladı. Çünkü gerçek seni göstermeden önce, onların güvenilir olup olmadığını ölçmeye başladın.
Ardından 2017 ile 2021 arasında ilginç bir döngü yaşandı. Hayatına giren insanların çoğu önce sana hayran oldu. Fikirlerine, bakış açına, farklı oluşuna… Ama zaman geçtikçe aynı insanlar senden değişmeni bekledi. “Biraz daha normal ol.”, “Bunu neden bu kadar farklı düşünüyorsun?”, “Herkes gibi davranamaz mısın?” cümlelerini belki açık açık duymadın ama hissettin. Ve her seferinde içinde küçük bir hayal kırıklığı oluştu. Çünkü seni seven insanların bile seni tam anlamıyla görmediğini düşündün.
2022 ile 2025 arasında ise en büyük değişimi sessizce yaşadın. İnsanlardan uzaklaştığın için değil… Kendine yaklaştığın için. Eskiden anlaşılmak için uzun uzun açıklamalar yapıyordun. Şimdi ise seni gerçekten anlamak isteyen insanın zaten çaba göstereceğini biliyorsun. Eskiden kalabalıkların içinde yalnız hissediyordun. Şimdi yalnız kaldığında bile kendini eksik hissetmiyorsun. Bu dönüşüm kolay olmadı. Çünkü sen yıllarca ait olacağın yeri dışarıda aradın. Sonra bir gün anladın ki insan önce kendine ait hissetmeli.Senin hakkında en büyük yanılgılardan biri de şu… İnsanlar seni duygularını yaşamayan biri sanıyor. Oysa sen duygularını herkese göstermeyen birisin. Birini özlediğinde bunu paylaşmıyorsun. Kırıldığında bağırmıyorsun. Ağladığında bile kimse görmesin istiyorsun. Bu yüzden birçok kişi seni güçlü zannediyor. Gerçekte ise sen sadece kırıklarını başkalarının omzuna bırakmayı öğrenememiş birisin.Belki bunu hiç fark etmedin ama senin hayatında tekrar eden bir tema var. Ne zaman biri seni gerçekten anlamaya yaklaşsa, sen bir adım geri çekildin. Çünkü içinde hep aynı korku vardı: “Ya beni tanıyınca o da giderse?” Bu korku seni birçok ihtimalden uzak tuttu. Oysa kader sana kaybetmeyi değil, güvenmeyi öğretmeye çalışıyordu.Son aylarda iç dünyanda çok farklı bir sessizlik oluştu. Eskiden sürekli bir şeyleri değiştirmek, öğrenmek, gitmek, keşfetmek isterdin. Şimdi ise ilk kez durabileceğin bir yer arıyorsun. Sana yük olmayan insanlar, açıklama yapmak zorunda kalmadığın ilişkiler, kendin gibi davranabildiğin ortamlar… Çünkü artık fark ettin; özgürlük sadece istediğin yere gidebilmek değildir. Olduğun yerde kendin kalabilmektir.2026’nın sonlarına doğru hayatına girecek kişi seni en beklemediğin yerden etkileyebilir. Bu kişi seni çözmeye çalışmayacak. Seni etiketlemeyecek. Sana sürekli “Neden böylesin?” diye sormayacak. Tam tersine, seni değiştirmeye ihtiyaç duymadan sevecek. İlk kez biri senin sessiz kaldığın günlerde bile seni yanlış anlamayacak. Belki de yıllardır özlediğin güven tam olarak bu olacak.
Terapistim bana baktı ve şöyle dedi:
"Sen aşırı düşünen biri değilsin. Sen, düşünmeyi bırakabilecek kadar hiç güvende hissedememiş birisin." Uzun bir süre hiçbir şey söyleyemedim.
Çünkü bazı cümleler insanı susturur.
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum..
mevlana “aradigin seni arar.” demis.yani gonulden istediginiz seyle aslinda karsilikli bir cekim icindesinizdir.yani siz tum kalbinizle bir seyi ariyorsaniz o sey de size dogru yaklasiyordur.bir arzunun kalbinize dusmesi bile tesaduf degildir.
Kavga anında duyduğun sözlere dikkat et. Çünkü; o sözleri sana söylemek için can atıyordu, sadece fırsat bulamıyordu. Ve unutma;
“Öfke gerçek kişiliği ortaya çıkarır.”