50+1 ve Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi değişecek.
Meclis yeniden itibar kazanacak.
Mülakat adaletsizliği bitecek.
Liyakat yeniden devlet yönetiminin esası olacak.
Siyasetin ticarete, ticaretin devlete bulaştığı düzen sona erecek.
Biz bu milletin kendisiyiz ve millet olarak memleketimizi yeniden ayağa kaldıracağız.
Yavuz Ağıralioğlu Ne Dedi ❓
“Süleyman Aleyhisselam menkıbesi var. Çok kıymetlidir.
Üstlerine giydikleri hırkalarla vuruyorlar bizi. Biz onları zannediyoruz ki Allah’tan korkarlar…”#yavuzağıralioğlu#anahtarparti
Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Mehmet Şimşek;
Milletimize 2023 yılında, “2026 sonunda enflasyonu yeniden tek haneye indireceğiz.” dediniz.
2024 yılında da, “Nasıl daha önce enflasyonu tek haneye düşürdüysek, aynı başarıyı tekrarlayacağız.” diye söz verdiniz.
Bugün geldiğimiz noktada Merkez Bankası’nın Ağustos 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi önümüzde:
12 ay sonrası enflasyon beklentisi %23,69.
24 ay sonrası enflasyon beklentisi %18,03.
Yani bırakın 2026 sonunda tek haneyi, piyasa iki yıl sonrasında bile tek haneli enflasyona inanmıyor.
Meselemiz yalnızca hedeflerinizin tutmaması da değildir.
Siz şimdi vatandaşımızın maaşını, ücretini hedeflediğiniz enflasyona göre artırıyorsunuz. Fakat çarşıdaki, pazardaki, marketteki, kiradaki fiyatlar sizin hedeflerinize göre artmıyor.
Hedef tutmuyor ama vatandaşın maaşı o tutmayan hedefe göre belirleniyor.
Aradaki farkı kim ödüyor?
İşçimiz ödüyor.
Memurumuz ödüyor.
Emeklimiz ödüyor.
Sabit gelirli milyonlarca vatandaşımız ödüyor.
Enflasyonla mücadele edeceğiz diye milletimizin alım gücüyle mücadele edilmez.
Ekonomi yönetimine soruyoruz:
Madem yıllardır koyduğunuz enflasyon hedeflerini tutturamıyorsunuz, hangi hakla milletimizin ücretini tutturamadığınız hedeflere mahkûm ediyorsunuz?
Hedef sizin, hata sizin, hesabı neden millet ödüyor?
İnsanı kahreden görüntüler
Yıllardır haber alınamayan Türk askerleri
Devlet şehit saydı
Yıllardır ne aziz naaşlarına ulaşılabildi
Ne de bir kabirleri var.
Teröristler geri dönecek ama o askerler geri dönemeyecek
1- Jandarma Er Doğan Yaman: 20 Temmuz 1992’de, Hakkari’nin Çukurca ilçesi Sivritepe Jandarma Karakolu’nda kaçırıldı. Kendisinden bir daha haber alınmadı. Daha sonra şehit kabul edildi
2- Piyade Komando Çavuş Levent Yabangülü: 27 Kasım 1998’de Türkiye Irak sınırında görev yapan helikopter, PKK terör örgütü tarafından vuruldu. Helikopterin düştüğü yerde yapılan aramalarda 16 cenazeye ulaşıldı ancak Levent Yabangülü’nün cenazesi bulunamadı. Yabangülü’nden de o günden sonra bir daha haber alınamadı. Şehit kabul edildi.
3- Jandarma Er Engin Ekşi: Şırnak’ın Uludere ilçesinde bulunan Taşdelen Karakoluna PKK terör örgütü tarafından 16 Mayıs 1992’de düzenlenen terör saldırısında kaçırıldı. Bir daha haber alınamayan Ekşi, şehit kabul edildi.
4- Jandarma Er Aydın Şahin: Şırnak’ın Uludere ilçesinde bulunan Taşdelen Karakoluna PKK terör örgütü tarafından 16 Mayıs 1992’de düzenlenen terör saldırısında Engin Ekşi ile birlikte kaçırıldı. Bir daha haber alınamayan asker şehit kabul edildi.
5- Jandarma Er Mehmet Karaca: Van Özel Harekat Grup Başkanlığı / Jandarma Komando Tabur Komutanlığı bünyesinde vatani görevini yapmaktaydı. 7 Nisan 1995’te sınır ötesi harekat sırasında Metina Dağları eteklerinde komando bölüğüne yapılan PKK terör örgütü saldırısında kaçırıldı. Bir daha haber alınamayan asker şehit kabul edildi.
6- Jandarma Komando Er Murat Fatih Diktaş: Van Özel Harekat Grup Başkanlığı / Jandarma Komando Tabur Komutanlığı bünyesinde vatani görevini yapmaktaydı. 7 Nisan 1995’te yapılan sınır ötesi harekat sırasında Metina Dağları eteklerinde komando bölüğüne yapılan PKK terör örgütü saldırısında kaçırıldı. Bir daha haber alınamayan asker şehit kabul edildi.
7- Jandarma Er Yunus Çaça: Van Özel Harekat Grup Başkanlığı / Jandarma Komando Tabur Komutanlığı bünyesinde vatani görevini yapmaktaydı.7 Nisan 1995’te yapılan sınır ötesi harekat sırasında Metina Dağları eteklerinde komando bölüğüne yapılan PKK terör örgütü saldırısında kaçırıldı. Bir daha haber alınamayan asker şehit kabul edildi.
8- Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Yaşar Gökçe: 24 Ağustos 1992’de Batman - Sason Karayolunu kesen PKK terör örgütü üyesi teröristler tarafından arabası durdurularak eşi Günnur Gökçe’nin gözleri önünde kaçırıldı. 1 yıllık evli olan Gökçe’den bir daha haber alınamadı ve şehit kabul edildi.
9- Jandarma Er İrfan Beder: 20 Temmuz 1992’de, Hakkari’nin Çukurca ilçesindeki Sivritepe Jandarma Karakolu’na yapışan PKK terör örgütü saldırısında PKK tarafından kaçırıldı. Bir daha haber alınamayan asker şehit kabul edildi.
10- Mesut Işık: Şırnak Kömür İşletmelerinde bekçi olarak çalışırken PKK terör örgütü üyesi teröristler tarafından kaçırıldı. Bir daha kendisinden haber alınmadı.
11- Jandarma Er İzzettin Açış: 8 Haziran 1992’de vatani görevini yaptığı Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Tünekpınar köyü jandarma karakoluna düzenlenen PKK terör örgütü saldırısında çatışmada yaralandı ve sonrasında PKK terör örgütü tarafından kaçırıldı. Bir daha haber alınamayan asker şehit kabul edildi.
PKK terör örgütü üyeleri Çerçeve yasa denilen ihanet düzenlemesiyle ailelerinin yanına geri dönebilecek. Ancak PKK terör örgütünün alçak saldırılarında kaçırılan ve yıllardır haber alınamayan askerlerimiz var. Yıllardır haber alınamadığı için mahkemeden gaiplik kararı çıkartılıp şehit kabul edildiler. Nasıl şehit edildikleri ve aziz bedenlerinin nerede olduğu bilinmeyen bu askerlerimiz artık geri dönemeyecek. Türk askerinin geri gelemediği bir dünyada terör örgütü militanlarına hayat hakkı tanımak, onların geri dönmelerini yasayla güvence altına almak hainliktir.
HSYK’nın yapısını değiştirirken millete sormak popülizm değildi.
Cumhurbaşkanını halk seçsin mi diye millete sormak da popülizm değildi.
Ama canımıza kıyanları affedelim mi, affetmeyelim mi diye millete sormak popülizm öyle mi?
#OnlaraDeğilMilleteSorun
ŞIRNAK'ta JİRKİ Aşiretine PKK'nın yaptığı zulüm!
— 75 yaşındaki Musa amcayı roketle öldürdüler.
— Salih imamı, ezan okunduğu için öldürdüler.
— Çobanı götürüp koyun gibi kestiler.
Millet önce belediyeyi emanet eder.
Devleti değil!
Yerel seçimler, güvenin ilk adımıdır.
Verilen kredi doğru kullanılamazsa ahlaki üstünlük de milletin güveni de kaybedilir.
Yavuz Ağıralioğlu Ne Dedi ❓
“Siyasetin şu anda önümüze düşürdüğü kulvarda; güvensizlik derken kastettiğim şey, sadece iktidara karşı değil, muhalefete karşı da güvensizlik var.
Mesela İYİ Parti ile ilgili bir sendrom yaşanmış, hayal kırıklığı anlamında… Efendim, Sinan Oğan ile ilgili bir şey yaşanmış; DEVA ve Gelecek tecrübesinin iki tarafta oluşturduğu bir travma var.
Yani bu kadar sorunu olan memlekette, çözümün iktidar olamamasına kahırlı bir seçmen var.
Uzun iktidar, iktidarda kalmak için devamlı partner değiştirmiş. Dolayısıyla aslında bu uzun iktidarda söyleyip de tersini yapmadıkları, beraber olup da karşısına geçmedikleri, karşısında olup yanlarına almadıkları hiç kimse kalmamış.
Bu, siyasetin kulvarlarını da ihlal etmiş, enfekte etmiş.”
“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!”
İktidarın söylediğiyle yaptığı arasındaki mesafe artık ekonomi politikasıyla izah edilemeyecek kadar açılmıştır.
Diyorsunuz ki:
“2027’de enflasyonu %15’e indireceğiz, 2028’de tek haneyi göreceğiz.”
Peki Hazine ne yapıyor?
Son dört ayda ortalama 22 ay vadeli borçlanmaya yıllık %41,4 faiz ödüyor. Daha geçen hafta, yaklaşık 20 ay vadeli borçlanmayı %42 faizle yapıyor.
Şimdi milletimizin huzurunda soruyoruz:
Madem iki yıl sonra enflasyon %15 olacak; devlet, iki yıl vadeli borcuna bugün neden %42 faiz ödüyor?
Millet sizin hedeflerinize inansın istiyorsunuz da, piyasa neden inanmıyor?
Daha mühimi; Hazine neden inanmıyor?
İşçiye, memura, emekliye gelince önlerine enflasyon hedefini koyuyor, “Fedakârlık edeceksiniz.” diyorsunuz.
Ama borçlanmaya gelince kesenin ağzını açıyor, hedeflediğiniz enflasyonun neredeyse üç katı faize razı oluyorsunuz.
Millete %15’lik hesabı anlatıp, paraya %42’lik hesabı ödeyemezsiniz!
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!
Merhum Erbakan Hoca'nın sözüyle söyleyelim:
“Sizi gidi faizciler sizi!”
Üstelik bu faizi hükûmet kendi cebinden ödemiyor.
Bu faturayı vergisini veren vatandaş ödüyor.
Üreten sanayici, toprağını eken çiftçi, kepengini açan esnaf ödüyor.
İşçi ödüyor, memur ödüyor, emekli ödüyor.
Ekonomi güvenle yönetilir. Güven de sözle değil, tutarlılıkla kurulur.
Bugün hükûmet ne söylerse söylesin, rakamların söylediği başka bir şey vardır:
Hükûmetin ilan ettiği enflasyon hedefine, millet bir yana, kendi Hazinesi bile inanmıyor!