Gazze Barış Kurulu’nda Türkiye’ye dev tuzak!
Gazze Barış Kurulu’nun 30 Haziran-1 Temmuz'da Güney Kıbrıs’ta toplanacağı açıklandı.
Yürütme Kurulunda, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiliz Başbakanı Sir Tony Blair, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Donald Trump'ın damadı Jared Kushner ve Trump'ın İran özel temsilcisi Steve Witkoff da var.
Türkiye’ye kurulan tuzağa gelirsek…
Türkiye, GKRY’yi tanımıyor.
Bu bağlamda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Güney Kıbrıs’a gidip gitmeyeceği muallak…
Şayet Fidan, GKRY’ye giderse bu durum Türkiye nezdinde bir ilk olacak.
Aksi takdirde ise Türkiye’nin olmadığı bir masada Gazze’nin geleceği noktasında kararlar alınacak.
📊 Bangladeş 2026: Devrim Sonrası Yeni Siyasi Dönem
BNP’nin iktidarı ve Cemaat-i İslami’nin tarihi yükselişiyle şekillenen yeni siyasi tablo, Bangladeş’in demokratik dönüşüm sürecine dair önemli ipuçları sunuyor.
Kendi Klasiklerimize Neden Bu Kadar Yabancıyız?
Bugün “klasikler” denildiğinde zihnimizde çoğunlukla Batı düşüncesinin kurucu metinleri beliriyor. Şüphesiz bunlar insanlığın ortak mirasına ait eserlerdir ve okunmayı hak ederler. Ancak İslâm medeniyetinin asırlar boyunca ürettiği felsefî, hikemî ve irfânî klasiklere yönelik aynı dikkati gösterdiğimiz söylenemez.
Hatta “okuyalım, çocuklarımıza da okutalım” dediğimiz klasikler söz konusu olduğunda, bu kavram çoğu zaman neredeyse otomatik biçimde Batı klasiklerini çağrıştırmakta klasik okuma tasavvurumuz büyük ölçüde bu minvalde sınırlanmaktadır.
Klasikler, yalnızca geçmişte yazılmış metinler değildir. Bir medeniyetin varlık, bilgi, ahlâk ve insan anlayışının en yoğun biçimde billurlaştığı metinlerdir. Her medeniyet kendi kavramlarını, sorularını ve hakikat tasavvurunu bu eserlerde muhafaza eder. Bu nedenle kendi klasiklerine yabancılaşmak, yalnızca bazı kitapları okumamış olmak değil, kendi düşünce geleneğinin kavramlarına, meselelerine ve idrak ufkuna da uzak düşmektir.
Bu bağlamda felsefe, hikâye, şiir ve ahlâk diliyle yazılmış bazı klasik eserlerimize hep beraber bakalım:👇
Gazze'de ateşkes olduğuna yönelik haberler rehavet oluşturdu toplumda.
Sürekli gelen görüntüler gösteriyor ki Gazze'de ATEŞKES YOK! Zalim israil saldırmaya her daim devam ediyor.
Garantörlük ne oldu? İslâm ülkeleri nerede? Gündemden düşürmememiz gerekenler bunlar..
Gazzeli anne: "Mudan, neden sürekli kızının yanındasın, ona sarılıyorsun?"
Gazzeli baba: "İsrail evimizi bombalarsa birlikte ölürüz diye sarılıyorum. O bizim her şeyimiz."
Köklerini milletimizin değerlerinden alan, gençliğin fikren, ahlaken ve manen yetişmesi için yarım asrı aşkın süredir emek veren Milli Gençlik Vakfımızın kuruluş yıl dönümü mübarek olsun.
Bir neslin heyecanını, idealini ve sorumluluğunu omuzlayan bu kutlu hareket; dün olduğu gibi bugün de umut olmaya, yetiştirmeye ve inşa etmeye devam ediyor.
Başta merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız olmak üzere Şehit Genel Başkanımız Adnan Demirtürk, dava büyüklerimiz ve bu davaya emek veren, iz bırakan ve bayrağı nesilden nesile taşıyan herkesi şükranla, minnetle yad ediyoruz.
-Yıllardır her fırsatta muhafazakarlığı kutsayanlar şimdi neden bu yasaya bu kadar kızıyor ki:
-Zira muhafazakarlık, gerçekten değerli ve varlık sebebi olarak gördüğü her şeyi kanun ve yasalarla korur.
-Geri kalanların korunmasını ise vaazlara, hutbelere, sohbetlere, cemaatlere ve ilim adamlarına havale eder.