Noel Baba’nın kucağına oturan küçük kız (Samantha Krieger) gerçek hayatta da işitme engelliydi. Noel Baba’yı canlandıran Richard Attenborough, sahnenin prova edilmemesini isteyerek kızın tepkisinin tamamen doğal olmasını sağladı.
Çekim sırasında küçük kız, karşısındaki oyuncunun işaret dili bildiğini bilmiyordu. Attenborough onunla işaret diliyle konuşunca, yüzündeki şaşkınlık ve mutluluk tamamen gerçekti. O an sadece bir sahne değil, anlaşılmanın saf sevinci yaşandı.
Emrah Safa Gürkan'ın bu yayınını muhakkak izleyin.
Falih Rıfkı Atay'ın kaleminin kuvvetli olduğunu zaten biliyordum ama bu kadar olduğunun farkında değildim.
Fakat daha da önemlisi, tarihi bir belgeyi, orada yazanların doğru/yanlış olmasından bağımsız olarak nasıl değerlendirmemiz gerektiği hakkında çok güzel bir örnek.
@jeandpardaillan ve Codex'te emeği geçenlere teşekkürler.
Dünyanın en eski restoranı nerede?
Madrid’de bulunan “Sobrino de Botin” 300 yıldır yani 1725 yılından bu yana açık. Bu özelliği ile Guinness rekorlar kitabı’na da girmiş.
Menüsü nerede ise 300 yıldır değişmemiş ve hala 1725’deki aynı taş fırın kullanılıyor. En ünlü yemeği ise Cochinillo Asado.
Goya ünlü bir ressam olmadan önce burada bulaşıkçı olarak çalışmış.
Ernest Hemingway “Güneş de Doğar” romanında Botin’den bahsediyor. Bu kitap daha çok ünlenmesinde önemli bir rol oynuyor.
TRT reklama gittiği için izleyemeyenler için Galatasaray - Liverpool maçının bitimi sonrası.
İrlanda Milli Takım eski TD Martin O'Neill ve 72 kez İrlanda Milli olmuş Kenny Cunningham'ın yorumları da var.
Bu sekans sosyal medya jargonunda popüler terimi olan “sığır pres” değil mesela.
Galatasaray dün klasik baskı anlayışından farklı olarak rakibe sürekli en yüksekte basmak yerine, oyunun akışına göre 2 ila 3. bölge arası dengeli baskı uyguladı.
Muazzam.
Bu konuşmaya; kulüp değerlerinin temelinde eşitlik ve aydınlanma felsefesi vardır diye girildi.
Devamında Emile Zola’nın Cumhurbaşkanı Felix Faure hitaben L’Aurore gazetesinde yazdığı J’Accuse (itham ediyorum) alıntısıyla istifa istenerek sonlandı.
Yani bu bir kültür meselesi.
Şanlıurfa'da yaşlı bir adam, müziklerini beğenmediği kafeye tavsiye verdi:
"Bob Marley, Madonna çal...
Frank Sinatra'dan 'I did it my way' yani 'Bu yol benim yolum' çal."