İbn Sina'ya Göre Birlikte Tüketilmesi Faydalı Besinler
1. 🍖 Et + Sirke
▪️ Etin sindirimini kolaylaştırdığı düşünülürdü
2. 🐟 Balık + Sirke
▪️ Balığın ağır etkisini dengelemek için önerilirdi
3. 🥛 Süt + Bal
▪️ Güç ve enerji veren bir kombinasyon olarak görülürdü
4. 🌾 Ekmek + Zeytinyağı
▪️ Dengeli ve besleyici bir öğün kabul edilirdi
5. 🍇 Üzüm + Ceviz
▪️ Enerji verici bir karışım olarak tavsiye edilirdi
6. 🍯 Bal + Çörek Otu
▪️ Geleneksel tıpta sık kullanılan bir ikiliydi
7. 🥒 Salatalık + Yoğurt
▪️ Serinletici ve ferahlatıcı kabul edilirdi
8. 🌴 Hurma + Süt
▪️ Besleyici ve kuvvet verici görülürdü
9. 🥜 Badem + Bal
▪️ Zihin ve beden için faydalı sayılırdı
10. 🍎 Elma + Bal
▪️ Sindirimi desteklediğine inanılırdı
Eskilerin geri çevrilmediğine inandığı o güçlü dua: 🤍
Rabbim, bugüne kadar çektiğim tüm sıkıntıları bana unutturacak büyüklükte helal bir bolluk ve kalbimi bir daha hiç yormayacak o sadık sevgiyi nasip et. Bana katından bolluk ve huzurlu bir sevgi bahşet...
Okuyan yürekten Amin diyeren herkesin duasını kabul et Allah’m🤲🏻🕊️
Geçen yol üstünde bir yere uğradım…
Bir iki parça bir şey aldım. Sonra dikkat ettim; bir liralık malı on liraya satıyorlar. İnsanların çaresizliğini, yorgunluğunu, yolculuğunu fırsata çevirmişler.
Sonra da dönüp: "İşler durgun… Bereket yok… Kazandığımız yetmiyor…” diyorlar.
Dedem eskiden:" İmanı zayıf, ruhu fakir olan insan; önce değerlerini yer.”derdi.
Ne kadar da doğru söylemiş…
Olur mu kardeşim?
Haram karışan kazanç bereket getirir mi?
Bir insanın cebinden haksız yere alınan para; belki kasayı doldurur ama ömrü boşaltır. Çocuğunun rızkından, evinin huzurundan, kalbinin sükûnetinden eksiltir.
Eskiler haram lokmadan korkardı.
Çünkü biliyorlardı: Haram lokma mideye girince; kalbi karartır, duayı zayıflatır, evladı değiştirir, ibadetin tadını kaçırır.
Bugün insanlar neden huzursuz biliyor musunuz? Çünkü sofralarda helal az.
Bir lokma haram için vicdanını satan adam, dünyayı kazansa ne olur?
Allah’ın bereketini kaybettikten sonra elindeki paranın ne kıymeti var?
Vallahi helal az olsun ama huzurlu olsun…
Çünkü helal lokma sadece karın doyurmaz; insanın ruhunu da besler.
Bilerek haram kazanan münafıktır...
Ben insanları hayatımda koyduğum yerden asla kolay kolay indirmem. Benim dünyamda bir insanın yeri değerlidir; sabrederim, çabalarım, kırılan ne varsa onarmak için uğraşırım. İnsanların hatalarından çok içlerindeki iyi niyete bakarım hep. Kolayca arkasını dönüp gidenlerden olmadım hiç. Eğer birisi benim hayatımdaki yerini kaybettiyse, bunun için gerçekten çok çabalamıştır. Bu asla bir günde, bir kalemde olmamıştır. İlmek ilmek, hata hata kendi sonunu kendi hazırlamıştır. Hak etmek için emek vermediği o değeri, kaybetmek için çok uğraşmıştır. Ben kimseyi yarı yolda bırakmam; sadece artık benimle yürümek istemeyenin elini bırakırım. Bir kere o gözden düşüldü mü, bir daha ne yapılsa nafiledir. Çünkü benim sabrım ne kadar uzun ve sessiz sürdüyse, vazgeçişim de o kadar kesin ve geri dönülmez olur.
SIRA "YILLIK TECİL FAİZİ ORANININ İNDİRİLMESİNE" GELDİ
13 Haziran 2026 tarih 33279 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12 Haziran 2026 tarih 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile;
✓ 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48’inci maddesine göre,
✓ Teminat aranmadan tecil/taksitlendirme yapılabilecek borç tutarı 10.000.000 TL’ye çıkarılmıştır.
En son 7582 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeyle, 6183 sayılı AATUHK’nun 48’inci maddesine göre yapılacak tecil/taksitlendirme işlemlerinde teminat aranması gereken limit 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye çıkarılmıştı.
Düzenleme öncesi Kanunda 50.000 TL olan limit Cumhurbaşkanı Kararı ile 250.000 TL’ye çıkarılmıştı. Bu defa Kanunda 1.000.000 TL olarak yer alan limit 10.000.000 TL’ye çıkarılmış oldu.
Bu düzenleme ile birlikte; alacaklı tahsil daireleri itibariyle tecile konu borçlarının toplamının 10.000.000 TL (bu tutar dahil) ye kadar olan kısmı için teminat şartı aranmaksızın 72 aya kadar yıllık %39 tecil faizi uygulanarak taksitlendirme yapılabilmesine imkan sağlanmış oldu.
Alacaklı tahsil dairesi bazında 10.000.000 TL’yi geçen borçların tecil ve taksitlendirme işlemlerinde, 10.000.000 TL için teminat aranmazken, bu tutarı aşan borç tutarı için %50 oranında teminat istenecektir.
Ancak yıllık %39 olarak uygulanmakta olan tecil faizi oranının enflasyon oranının çok üzerinde kalması nedeniyle, tecil edilip taksitlendirilen borçların makul piyasa ve ekonomik koşullara göre ödenebilir hale gelebilmesi için, tecil faizi oranının da ACİL OLARAK İNDİRİLMESİ ZORUNLU hale gelmiştir.
Hamza ERTEKİN
SMMM | E.Vergi Dairesi Müdür Yrd.
Vergi Ve Denetim Müdürü
#BizimÇocuklar Bu aralar sosyal medyada insanlar gülerek “Sabah namazına kalkmayanlar alarm kurup Türkiye maçına kalktı” diye videolar çekiyor… Gerçekten bu komedi malzemesi mi, yoksa üzerine ibretle düşünülmesi gereken acı bir hâl mi?
Allah bize her sabah Namazı emrediyor, kalkmıyoruz. Yani Bizi yoktan var eden.
Sayısız nimet veren. Cenneti vaat eden, cehennemle uyaran Rabbimiz; verdiği bütün nimetlere mukabil sadece 4 rekât namazı istiyor. Ama uykumuzu terk etmiyoruz.
Ama birkaç saatlik heyecan için, nefsimize vereceği o geçici lezzet için alarm kurup maç için uyanıyoruz.
Sonra da bunu eğlenceye çevirip videolar çekiyoruz.
Bu gülünecek değil, kalbimizin ne hâle geldiğini gösteren bir durum.
Peygamber Efendimiz ﷺ sabah namazının sünneti için: "Dünya ve içindeki her şeyden daha hayırlıdır.” buyuruyor.
İnsan bu kadar değerli bir hazineyi her sabah kaybediyor ama üzülmüyor. Ama maça kalkıyor
Yani bir maç için uykusunu bölen ama Rabbinin davetini ağır gören bir kalp…
İşte asıl üzerinde durulması gereken şey bu.
Bu mesele alay edilecek değil; ağlanacak, tefekkür edilecek bir mesele.
Rabbim bizlere şuur versin…
Namazın kıymetini bilen, Rabbinin davetini her şeyden üstün tutan kullarından eylesin.
İbn-i Sina yıllar önce tarifini vermiş
Zeytinyağlı İncir Kürü
📌Vücudun bağışıklık sistemini kanserli hücrelere karşı güçlendirir kanserli hücre oluşumunu engeller
📌Astım ve Solunum sorunlarına karşı faydalı olur
📌Güçlü bir Antioksidan olduğundan vücudu temizlemede fayda sağlar
50 Yaşında Bir Adamın Doğum Gününde Yazdığı 21 Maddelik Hayat Dersi
“Her gün ne kadar aptal olduğumu daha iyi anlıyorum. Aptal olmak normaldir.
Ama ben 18 yaşındayken kendimi bir dâhi sanıyordum. Şimdi ise tam bir ahmak olduğumu fark ediyorum.”
…
1) “Deneyim, her türlü maddiyattan daha değerlidir.”
2) “Hayatınızda yapacağınız en önemli kariyer seçimi, eş seçiminizdir.”
3) “Parayla ilgili üç yetenek vardır: Onu kazanmak, elde tutmak ve büyütmek. Bunların üçü de birbirinden çok farklı yeteneklerdir.”
4) “Çocuk sahibi olmak korkunç bir şeydir. Ama çocuk sahibi olmak muhteşem bir şeydir.”
5) “Bu konudaki tüm bilimsel çalışmaları bir kenara bırakarak söyleyebilirim ki, sekiz saatlik bir uyku çok önemlidir.”
6) “Yiyip içtiklerinize dikkat edin ve her geçen yıl porsiyonlarınızı biraz daha küçültün. Yaş ilerledikçe ne kadar spor yaparsanız yapın bir faydası olmuyor.”
7) “İnsanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü önemsememek için çaba sarf edin. Bu, benim için hâlâ çok zor ama öğreniyorum.”
8)“İletişim kurduğunuz herkesi sanki kendi çocuğunuzmuş ve yarın ölecekmiş gibi hayal edin. Böylece dinlemeyi ve nâzik olmayı öğrenirsiniz.”
9) “Öfke aslında gerçek bir his değildir; onu yaratan korkudur. Öfkelenmeden önce sizi korkutan şeyin ne olduğunu düşünün.”
10) “Her beş senede bir hayatınızda radikal değişiklikler yapın. Aksi halde hayat oldukça sıkıcı olabiliyor.”
11) “Her gün yaratıcılığınıza belirli bir zaman ayırın. Yaratıcılık bir kas gibidir ve onu geliştirmeniz gerekir. İlhâm ise içi boş bir kelimeden ibarettir.”
12) “Minnettarlık ve şikayet etmek/suçlamak gibi durumlar bir insanda aynı anda bulunamaz. Hangisini yansıtmak istediğinizi seçin.”
13) “Okumak, bir hayata sığdıramayacağınız kadar deneyimi öğrenmenizi mümkün kılar. Bol bol okuyun.”
14) “Hayatta en çok yapmak istediğiniz 25 şeyi listeleyin ve sizin için en önemli olan 5 tanesini bunlardan ayırın. Daha sonra kalan 20’yi çöpe atın ve unutun; çünkü onlar sizde yalnızca kafa karışıklığı yaratır.”
15) “Başarının %99’u çalışmak, %1’i ise yetenektir. Yetenek ateşleyici güç ise, çalışmak benzindir.”
16) “Sık sık komedi izleyin; hatta imkânınız varsa her gün izleyin. Çünkü gülmenin hastalıkları iyileştiren bir gücü vardır.”
17) “Isaac Newton kalkülüsü icat etti; fakat aynı zamanda simyaya da inanıyordu. Pek çok aptalca şey yapmadan zeki ve başarılı olmanız mümkün değildir.”
18) “Akışına bırakmayı bilin. Tüm problemlerinizi bugün çözmeye çalışmayın.”
19) “Ne kadar az şeye sahip olursanız, o kadar az şey size sahip olur.”
20) “Sizden nefret ettiğini bildiğiniz insanlarla karşılaştığınızda onlara bakın, ellerini sıkın ve içten bir tebessümle karşılık verin.”
21) “Kabalık etmek insana hiçbir zaman hiçbir şey kazandırmaz. Karşınızdakileri anlamaya çalışın ve istedikleri her ne olursa olsun bunu başarabileceklerini söyleyin.”
Alıntı
Kur’an, zor günlerden geçen insana sadece “sabret” demez; aynı zamanda yaşama, düşünme ve yöneliş biçimi önerir. Bu öneriler birkaç temel başlıkta toplanabilir:
1. Sabır ve Sebat:
Kur’an’a göre sabır, pasif bekleyiş değil; doğru bildiği yolda sebat etmektir.
“Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile yardım isteyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara 2:153)
Buradaki sabır, acıya teslim olmak değil, acının içinde dağılmamaktır.
2. Her Zorluğun Bir Açılımı Olduğunu Bilmek:
Kur’an, sıkıntının sonsuz olmadığını hatırlatır:
“Muhakkak ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah 94:5-6)
Dikkat edilirse “zorluktan sonra” değil, “zorlukla beraber” denir. Yani çıkış kapısı çoğu zaman imtihanın içinde gizlidir.
3. Ümitsizliğe Düşmemek:
Kur’an’ın en güçlü uyarılarından biri ye’se (umutsuzluğa) karşıdır:
“Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.” (Zümer 39:53)
Tasavvuf ehli bunu şöyle yorumlar: Umutsuzluk, geleceği kendine ait görmekten doğar; tevekkül ise geleceği Allah’a bırakmaktır.
4. Dua ve İçe Dönüş:
Sıkıntı anlarında insanın kalbi daha sahici konuşur.
“Bana dua edin, size cevap vereyim.” (Mü’min 40:60)
Kur’an’da peygamberlerin dualarının çoğu zor zamanlarda yapılmıştır: Hz. Yunus balığın karnında, Hz. Eyyûb hastalıkta, Hz. Yakub ayrılıkta…
5. Tevekkül:
İnsan elinden geleni yapar, sonucu ise Allah’a bırakır.
“Kim Allah’a tevekkül ederse O ona yeter.” (Talâk 65:3)
Tevekkül çalışmayı bırakmak değil, sonucu sahiplenmeyi bırakmaktır.
6. Sıkıntının Anlamını Aramak:
Kur’an, musibetleri sadece ceza olarak görmez; bazen uyandırıcı, arındırıcı ve olgunlaştırıcı olarak değerlendirir:
“Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır.” (Bakara 2:216)
İnsan yaşarken sebebini anlayamadığı olayların hikmetini bazen yıllar sonra fark eder.
7. Zikri ve Kalbi Canlı Tutmak:
Kur’an, kalbin huzurunu dış şartlarda değil, ilahî hatırlayışta bulur:
“Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur.” (Ra’d 13:28)
Mutmain olmak, problemler bitince huzurlu olmak değil; problemler sürerken de merkezini kaybetmemektir.
~Tasavvuf büyüklerinin dilinde Kur’an’ın zor günlerdeki özeti şudur:
“Sanki her şey sana bağlıymış gibi gayret et; sanki hiçbir şey sana bağlı değilmiş gibi tevekkül et.”
Bu yüzden Kur’an’ın zor günlerdeki çağrısı üç kelimede toplanabilir:
Sabır, tevekkül ve ümit.
Çünkü Kur’an’a göre karanlık gecenin varlığı, sabahın geleceğinin inkârı değil; habercisidir.
Genç bir adam ceza evini boylamak üzereymiş. Yargıç onu çocukluğundan beri tanıyormuş ve ünlü bir yazar olan babasıyla da tanışıyormuş. Sulh yargıcı,
-“Babanı hatırlıyor musun?” diye sormuş.
Bu soruya
-“Onu oldukça iyi hatırlıyorum” şeklinde cevap vermiş.
Suçlunun vicdanını yoklamaya çalışan yargıç şöyle demiş:
... -“Mahkum edilmek üzereyken ve şu anda mükemmel bir insan olan babanı düşünürken, onun hakkında net olarak ne hatırladığını anlatır mısın?“
Bir sessizlik olmuş. Daha sonra yargıç beklenmeyen bir cevap almış;
-“Öğüt almak için yanına gittiğimde, yazdığı kitaptan başını kaldırarak bana baktığını ve “Çek git başımdan; çok meşgulüm !” dediğini hatırlıyorum. Ona arkadaşlık etmek için yaklaştığımda bana dönerek “Çek git başımda oğul; bu kitabı bitirmeliyim !” derdi. Sayın yargıcım siz onu büyük bir yazar olarak hatırlarsınız fakat ben onu kaybedilmiş bir arkadaş olarak hatırlıyorum”
Yargıç kendi kendine söylenmiş;
-“Yazık ! Kitabı bitirdi ama oğlunu kaybetti ! ”
Siz ister çocuğunuza çok zaman ayırmak arzusunda olun, ister olmayın, çocuk her şeyin farkındadır. Ne onu oyuncağa boğmak, ne bol öpücükle karşılamak, ne eğitim konusunda ona üstün olanaklar hazırlamak, ne de sosyal açıdan her türlü avantajı sağlamak onunla birlikte sevgi ile bütünleşerek geçirilen zamanın yerini doldurabilir. Çocuk onunla geçireceğiniz zamana bakarak, onu sevip sevmediğinizi bilecektir. Bu nedenle anne-babalar, çocuklarına olan sevgilerini onlara zamanlarını vermekle göstermelidirler....
Alıntı
dua eden kul, niyaz ettiği şeyin büyüklüğüne, yollarının kapalı oluşuna yahut nasıl gerçekleşeceğine takılıp kalmaz; çünkü hakiki dua, sebeplerin hesabını yapmak değil, sebepleri yaratan rabbe yönelmektir. arif gönül bilir ki kudretin yanında uzak yakın, zor kolay, mümkün imkânsız diye bir ayrım yoktur. bu yüzden kul, ellerini semaya kaldırdığında ihtiyacının ağırlığına değil, kendisini işiten rabbinin azametine nazar eder. kalbi sebeplerden çekilip müsebbibü’l-esbâb’a bağlandıkça endişeleri çözülür, telaşları diner ve ruhu sekineyle dolar. zira o, kapıları açmak için anahtara muhtaç olmayan, “ol” dediğinde olduran, dilerse çöllerden ırmaklar akıtan, dilerse karanlık gecelerden sabahlar çıkaran Allah’a yalvarmaktadır. işte bu idrak, duanın özüdür. kulun kendi acziyetini görüp rabbinin sonsuz kudretinde huzur bulmasıdır.
⚠️ KAPINA İCRA GELİRSE SIRASIYLA YAP ⚠️
👉 Öncelikle memurları kapıda görünce PANİK YAPMA
👉 Tebligatı dikkatlice OKU
👉 7 gün içinde borca İTİRAZ ET → Takip durur.
👉 Borç ödenmişse, dekont ve belgeleri HAZIRLA → İcra ya da kredi borcu nedeniyle HAPİS CEZASI olmaz
👉 Avukat ile taahhüt yaparsanız, UYUN Yoksa 3 ay HAPİS olabilir.
👉 İcradan geldiklerinde evden herşeyi alamazlar.
👉 Aile bireyleri için GEREKLİ hiçbir eşya haczedilemez.
👉 Maaşın en fazla %25'i haczedilebilir.
👉 Eşin borcu nedeniyle AİLE KONUTU haczedilemez.
👉 Çocukların eşyaları ALINAMAZ.
👉 Borçlu ölürse, borç, SİGORTA'dan alınır.
👉 Sigorta yoksa borcu, mirası reddetmeyen MİRASÇILAR öder.
👉 Borçlunun üzerine kayıtlı ev, araba ya da banka hesaplarında para veya mal varlığı yoksa borç TAHSİL edilemez.
👉 Haciz sonrası 1 yıl içinde işlem yapılmazsa, HACZİ kaldırabilirsin.
👉 Ödenemeyen borçlar VARLIK ŞİRKETİ'ne devredilir ya da
yapılandırma gündeme gelir.
👉 KREDİ KARTI limitinden sorumlusun, ancak izinsiz limit artışı apılmışsa, gelen borçtan sorumlu değilsin.
Dip Not: Bilgilerde hata olduğunu düşünüyorsanız yorumlarda yazın kontrol edelim arkadşalar 🙂
Hakkını yediğiniz, üzdüğünüz, kalbini kırdığınız insanların ahı, er ya da geç çıkar. Bunu bir kenara not edin, paylaşın, hatta yedi cihana duyurun. Dünya büyük gibi görünür ama insanlar onun içinde sandığınız kadar kaybolmaz. Hayatın bir adaleti vardır; yaptığınız iyilik de kötülük de bir gün dönüp sizi bulur. Bu yüzden kimsenin kalbini kırmayın, kimsenin hakkına girmeyin. Çünkü bazı hesapları insanlar değil, zaman kapatır. Dünya seni yutmak için büyüktür.
“Subhânallâhi ve bihamdihî, Subhânallâhil Azîm.”
Bu zikrin hikmeti, insanın kendini merkeze koyduğu her şeyi yerli yerine oturtmasındadır.
Çünkü “Subhânallah”, Allah’ı her türlü eksiklikten tenzih etmektir; “ve bihamdihî” ise gördüğün her nimetin O’ndan olduğunu ikrar etmektir.
Resûlullah (S.a.v) bu zikir için:
“Dile hafif, mizanda ağır, Rahmân’a sevgili iki kelime…” buyurmuştur.
Bu yüzden hikmet ehli şöyle der:
Gönül daraldığında tesbih et. Çünkü tesbih, yükü kaldırmaz; yükün üstündeki seni kaldırır.
Subhânallâhi ve bihamdihî, Subhânallâhil Azîm.
ya rabbi, kalplerimize seni tanımanın hakikatini lütfet. seni yalnız dilimizde taşıyanlardan değil, seni her nefesinde hissedenlerden eyle. marifetini gönüllerimize öyle yerleştir ki, seni tanıdıkça hayretimiz artsın, hayretimiz arttıkça kulluğumuz derinleşsin, kulluğumuz derinleştikçe senden başka hiçbir şeye gönül bağlayamayalım. göklerde sergilediğin kudretini, yerde yaydığın hikmetini ve mahlûkatın üzerine nakşettiğin sanatını bize kendine açılan bir pencere eyle. baktığımız her şeyde seni hatırlatan işaretler görelim. ey merhametlilerin en merhametlisi, senden uzak düştüğümüzde içimize çöken o tarifsiz boşluğu ancak senin zikrinle doldurabileceğimizi bize unutturma. kalbimizi dünyanın geçici tesellilerine mahkûm etme. ruhumuza öyle bir ünsiyet ver ki yalnız kaldığımızda seni bulalım, daraldığımızda sana sığınalım, sevindiğimizde sana hamdedelim ve her halimizde sana dönelim. Allah’ım, biliyoruz ki kuvvet yalnız sendendir. kapıları açan da sensin, kapatan da. sebepleri yaratan da sensin, neticeleri takdir eden de. bizi kendi gücüne güvenenlerden değil, her adımında sana dayanıp sana yaslanan kullarından eyle. hayatımızı senin razı olduğun hallere çevir. gönüllerimizi feyzinle dirilt, ruhlarımızı rahmetinin yağmurlarıyla yıka ve bizi sana yakın kulların arasına kat. sen dilediğine sebepsiz ikram eden, imkânsız görüneni kolaylaştıran, kullarının gizli feryatlarını işiten ve dualara icabet edensin. bize senden başka hiçbir kapıya ihtiyaç bırakma. amin.
Varlik barisi;
Eksik fatura duzenleyen veya hic duzenlemeyenler icin bir nevi matrah artirimi islevi görüyor.
Meslek mensubu arkadaslar da yararlanabilir.
Vergi mukellefi olmayan kisilerde yararlanabilir. Sade vatandas olup hesabina cokca para gelen kisiler icin bulunmaz bir firsat.
Avukatlar ve doktorlar da yararlanabilir.
Avukatlarin veya doktorlarin hesabina gelen paralar icin faturasi veya makbuzu duzenlenmeyen tutarlar icin
muazzam bir avantaj var.
Sadece usule uyun.
Usul cok onemli....
"Yıllık izinlerin uzun süre kullandırılmaması işçi açısından haklı fesih nedenidir.Çünkü Yıllık izin kullanma şartlarının sağlanması dayanağı anayasa olan bir çalışma koşuludur.Somut olayda; davacı işçiye 6 yılı aşan süre içinde sadece 14 gün yıllık izin kullandırılmıştır. İşçiye uzun bir süre dinlenme hakkının sağlanmaması işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturur. "
Yargıtay 9.Hukuk Dairesi
#enginşahin #yıllıkizin #fesih #sgk #emeklilik
Siz ne yaparsanız yapın hani yedisinde ne ise yetmişinde de odur sözünü haklı çıkartacak çevremde o kadar çok gençliğimden tanıdığım insan var ki, yıllar önce okey masasında bıraktıklarım bugün hâlâ saçları ağırmış bir şekilde dudakları arasına sıkıştırdıkları sigarayla sabah başlayıp gece yarılarına kadar hatta def-i hacet yapmayı bile unutacak kadar okeye bağımlı hale geldiklerini görüyorum.
Asla bu arkadaşları kınamak gibi bir derdim olduğunu düşünmeyin. Zira o masada bugün belki bende oturuyor olabilirdim.
Ancak okey oynamak yerine zamanını mesela bahçe sulamak, torun gezdirmek, ibadet ile meşgul olmak, ailecek sosyal etkinliklere katılmak suretiyle değerlendirmek daha akıllıca ve faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
Zira düşünsenize ölüm meleğinin, okey taşlarını tam istekaya yerleştirirken geldiğini ve o hâl üzere öldüğümüzü. Allah korusun kimsenin böyle bir akıbet ile karşılaşmasını istemem doğrusu.
Hadi gençliğimizde hayatı ıskaladık ibadetten berî durduk, hiç değilse bugün yaşımızı başımızı almış insanlar olarak gelin Allah'ın razı olacağı hayırlı işlere yönelelim.
Selam ve dua ile...
평생 주식을 할 생각이라면, 이 내용은 꼭 보세요!
반드시 기억해야 할 8가지 원칙입니다.
1.장 시작 30분 동안 움직임이 없으면, 그날은 볼 게 없습니다.
2.장 초반 올랐다가 다시 시가를 깨고 내려가면 들어가지 마세요.
3.올랐다가 밀려도 시가를 지키면 한 번 더 갈 기회가 있습니다.