Özgür Özel’den üniversitelilere çağrı:
“Başta bütün İstanbul üniversitelileri; Boğaziçililer, Yıldız Teknik, Marmara ve İstanbul’daki tüm devlet ile vakıf üniversitelerinin öğrencilerini, çarşamba günü saat 20.30’da Beyazıt Meydanı’na bekliyorum.”
PayPal’ı, Booking’i, Instagram’ı aniden yasaklayarak girişimcilerin satış ve ihracatını baltalayarak, dünya şarap üretiminin merkezi olabilecekken kasten engeller koyarak, küçük işletmeleri dışlayıp kredileri, teşvikleri sadece eşe-dosta dağıtarak ekonomiyi mahveden hükümet değilmiş gibi, hukuk talebiyle boykot yapılınca “ekonomimize zarar veriyorsunuz” diye ağlayan herkes iki yüzlüdür. Başta da ticari ve sınai aktörleri temsil ettiğini iddia eden kurumların koltuklarını işgal edenler.
5 dakika içinde Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda “Crackdown on democracy in Turkey and the arrest of Ekrem İmamoğlu” tartışması başlayacak. Önemli kısımları paylaşacağım
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat'ın bir konuşması sosyal medyada gündem oldu:
"İstanbul'da para harcamadan girebileceğiniz çatısı olan bir kamusal mekan yok. Bir insan evinden çıkınca para harcamadan üstü kapalı bir mekana gidemez mi?
Paranız yoksa, bu şehirde hakkınız olduğu hissini nereden alacaksınız? Bizim bu ayıbı ortadan kaldırmamız lazım."
CHP belediyeciliğini beğenmediklerini söylüyorlar, ama iş hafta sonu gezmeye gelince soluğu CHP’li ilçelerde alıyorlar.
Hiç Bakırköy’den, Beşiktaş’tan, Florya’dan, Yeşilköy’den, Kadıköy’den ya da Büyükçekmece’den kalkıp, yıllardır AKP’nin elinde olan Bağcılar’a, Güngören’e, Esenler’e gezmeye giden birini gördünüz mü?
Tıpkı şeriattan kaçıp Batı’ya sığınan, sonra refaha kavuşunca orada şeriat isteyen mülteciler gibi.
İslamcı olmak için iki yüzlülük bir zorunluluktur..