Ben bir zamanlar çok sevdiğim insanlardan gün gelir soğuyabiliyorum. Her ne kadar dışarıdan sebepsiz görünse de aslında bu, yapılan her hatayı sineye çekip son noktada tahammül edemeyişimden kaynaklanıyor. Yani sebepsiz değil gecikmiş bir sonuç.
Özgüvenli olacaklar diye saygısız, terbiyesiz bir nesil yetiştiriyorsunuz. Kendi tahammül edemediğiniz çocuklarınıza başkalarının tahammül etmesini bekliyorsunuz. Unutmayın, çocuklar sizlerin yansımalarıdır. Öncelikle siz insan olun ki çocuğunuz da insanlıktan nasibini alsın.
O çok severek uçurduğum uçurtmam tellere takıldı ve ben de ya bir daha tutamayacağımı bile bile çabalayacaktım ya da vazgeçecektim. Ben vazgeçmeyi tercih ettim; aksi takdirde ne onu tutabilecektim ne de yenisini yapabilecektim. Ben yeni bir tane yapma umudunu tercih ettim.
Kimi şeyleri affetmek unutmak kendine haksızlıktır fakat bana göre heran seni üzen birini düşünmek elindeki tek varlığın olan o anı heba etmekten başka bir şey de değildir yani unutunca ya da affedince değmez şeyler için değerli olan anlarını da değersizleştirmiyorsun bir yönüyle
İslam'ı hep basit, rahat bir din gibi gösterdiler hal böyle olunca da en üst konumda olması gereken değer çoğu insan için onca değersiz şeyden sonra geliyor oysa din güzellik kolaylık dini olduğu kadar kuralları ve bunlara uymayanlara karşı yaptırımları olan da bir ideolojidir.
Sabır ağır bir yük olduğundan büyük bir taşıcıya ihtiyaç duyar. Ve sabrı ancak akıl taşıyabilir.Akıl işlerin sonucunu düşünüp görebilir çünkü.Akıl ve hikmet sahibi olan insan tüm işlerini şer'î ölçü ve hikmete uygun yapmalı ve aklını duygularının önüne geçirmelidir.
İbnü'l-Cevzî