1821 Mora Katliamı’ndan beri bebek, çocuk, kadın ve erkek demeden öldürmüş terörist çetelere destek veren Fener Rum Kilisesi’nin ruhban okulu yeniden açılmaya çalışılıyor.
Gazimağusa’da bulunan ölüm çukurlarını görseniz yüreğiniz sızlar!
“Ey Türk! Titre ve kendine dön!”
Fener Rum Kilisesi’nin ABD’ye yaptığı şikayetlerden sonra yeniden gündeme oturan Ruhban Okulu meselesini birçok yönden OBTV’ye değerlendirdim.
@olanbitentv
https://t.co/hpyePMqUlP
Uyardık, uyarıyoruz!
Ruhban Okulu’nun açılması dini değil, siyasi bir meseledir.
Ekümenik ünvanıyla atılacak imzalar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal egemenliği ve bölünmez bütünlüğüne karşı kafa tutmaktır!
Sayın Alpuğan’ın sorularını yanıtladığım; Fener Rum Kilisesi’nin Ruhban Okulu meselesi hakkındaki gerçekleri ve tehlikeleri içeren haberi okuyabilirsiniz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğini tehdit eden bu kararlardan bir önce vazgeçilmesi elzemdir.
Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol, Kızılcagün Platformu’nun ABD Büyükelçiliği’ne yürüyüş öncesinde konuştu:
"Uzun zamandır ne yazık ki ülkemiz siyasal dincilerin ve etnik bölücülerin kıskacı altında bulunmaktadır. Bu oyunları hiçbir şekilde birbirinden ayrı düşünemeyiz.
Şu anda resmen ülkemizin başkentinde bir işgal valisi gibi davranan, bir müstemleke valisi gibi davranan bir insanı görüyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti içinde ve dışında hiçbir şekilde bürokratik ya da diplomatik olarak bunlara karşı susmamalı.
Türk halkı artık 85 milyonuyla bu oynanan oyunun ne kadar tehlikeli olduğunu görmek zorundadır.
İnşallah bu tarz protestolarla, bu tarz eylemlerle, yazdıklarımızla, çizdiklerimizle, söylediklerimizle Türk milletini uyandıracağız ve 100 yıldan sonra yeniden özgürlüğümüze ve tam bağımsızlığımıza kavuşacağız."
https://t.co/QN0fmITFuP
Türkiye Cumhuriyeti toprakları “millet sistemi” hezeyanlarına göre bölünmeyecektir.
Fener Rum Kilisesi ekümenik değildir.
Yeni Roma ve Konstantinopol diye bir yer yoktur.
Ruhban Okulu, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı bir şekilde açılamaz. Açılmayacak.
Türkiye Cumhuriyeti toprakları “millet sistemi” hezeyanlarına göre bölünmeyecektir.
Fener Rum Kilisesi ekümenik değildir.
Yeni Roma ve Konstantinopol diye bir yer yoktur.
Ruhban Okulu, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı bir şekilde açılamaz. Açılmayacak.
Konstantin Kostoff, yalnızca bir papaz değildi. Kendisi inanç üzerinde tahakküm kurmaya çalışan Fener Rum Kilisesi’nin ekümenik safsatalarına karşı direnmişti.
İstanbul’da bulunan Bulgar Kilisesi’nde papazlık yaparken, Fener Rum Kilisesi’nin dayattığı ekümenikliğe ve karapapaz Bartholomeos’un isminin otosefal Bulgar Kilisesi’nin ayinlerinde zikredilmesine karşı çıkarak Türk yargısına başvurdu.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2007 yılında verdiği 5603K sayılı ilamında, Fener Rum Kilisesi’nin ekümenik yetkilere sahip olmadığına ve bu tutumun Anayasa ve TCK uyarınca inanç hürriyetine aykırılık teşkil ettiğine kanaat getirildi.
Fener Rum Kilisesi’nin siyasi oyunlarıyla cemaatinden aforoz edilen Kostoff, o günden sonra Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi bünyesinde kendini adadığı hayatına devam etti. Türk Ortodoks cemaati tarafından bağrına basılan Kostoff, iyi bir papaz, eş, baba ve dosttu.
Verdiği mücadeleler için huzurunuzda kendisine teşekkür eder, anısının ebedi olmasını dilerim.
Ruhun şad olsun.
Çocuklarımız geleceğimizdir.
Türk ulusunun geleceği için çocuklarımız temiz gıdaya, iyi eğitime ve güvenli ortamlara ulaşabilmelidirler.
Bunları yerine getirmekten imtina edenler, Türk ulusunun geleceğine ihanet etmektedirler.
Her şeye rağmen Türk ulusu, birlik içinde çocuklarımıza hak ettiği günleri verecektir.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!
“Küçük hanımlar, küçük beyler… Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.” diyen Atatürk’ümüze inat, o küçük hanımlara, o küçük beylere sahip çıkmadılar...
Çocuklarımızın güvende olduğu bir gelecek ümidiyle, Türk ulusunun başı sağ olsun.
Yeniden Doğuş’un bayramı olan Paskalya Bayramı başta inançlı Türk Dünyası’nın imanlı Ortodokslarına kutlu olsun!
Ülkemiz ve dünyamız son yıllarda zorlu süreçlerle sınanmakta; insanlığa adeta zulmedilmektedir.
Savaşlar, bölgesel çatışmalar, ağır ekonomik şartlar ve sağlıklı gıdaya ulaşım zorluğu gibi konular insanlığın insanca yaşayabilme hakkına kast etmektedir.
Yeniden Doğuş’un, tüm dünya insanlarına barış, huzur ve refah getirmesi dileğiyle nice güzel bayramlarımız olsun.
Çanakkale Zaferi Türk ulusuna kutlu olsun!
Ulu Önder Atatürk ve canlarını hiçe sayan tüm şehitlerimizin aziz hatıraları, dünyanın hafızasına “Çanakkale geçilmez!” diye kazınmıştır.
Vefatının 58. yıl dönümünde, Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin kurucusu Papa Eftim’i mezarı başında dualarla andık.
Milli Mücadele kahramanı, Türk oğlu Türk Papa Eftim’in aziz ruhu şad olsun.
Milli Mücadele kahramanı Papa Eftim, 58 yıl önce aramızdan ayrıldı. Lakin verdiği bu kutlu mücadelenin ateşi milyonlarca Türk’ün kalbinde yanmaya devam etmektedir.
Bütün yaşanılan zorluklara göğüs germiş olan Papa Eftim, Atatürk’ün de emrettiği gibi hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmamıştır.
“Düşmanlarımızın her şeyi var, ancak bizim silah ve cephanemiz yok. Fakat göğsümüzde imanımız var, mutlaka kazanacağız. Yaşasın Muzaffer Türk Ordusu!”
Azin ruhun şad olsun Türk oğlu Türk.
Emekli Kurmay Albay Sn. Ümit Yalım, 27 Şubat günü Fener Rum Kilisesi hakkında suç duyurusunda bulundu.
Türk adaları ve kayalıklarını işgal eden, Ruhban Okulu’nu yasadışı faaliyetlerle yürüten Fener Rum Kilisesi topraklarımızı terk etmelidir!
Sn. Yalım’ın Basın Açıklaması:
“Değerli Basın Mensupları,
Ege Denizi’nde Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 5 Türk Adası’nı Yunanistan ile birlikte işgal eden Fener Rum Kilisesi ve papazları hakkında bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Savcılıktan, başta Başpapaz Bartholomeos olmak üzere toplam 267 papaz hakkında soruşturma açılmasını talep ettik.
Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olan ve Aydın İl sınırları içinde bulunan Eşek (Agathonisi), Marathi, Nergizçik (Arkios) ve Bulamaç (Farmakonisi) adaları ile Muğla İl sınırları içinde bulunan Koçbaba (Levitha) Adası, Yunanistan ile birlikte Başpapaz Bartholomeos ve Fener Rum Kilisesi’nin işgali altındadır. Adalarımızda Yunan ve Bizans bayrakları dalgalanmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin toprakları Yunanistan’ın egemenliği altına konulmuş, Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki adalarının batısından geçen siyasi sınırları değiştirilmiştir.
Lozan Konferansı’nda, Fener Rum Kilisesi’nin siyasi ve idari faaliyetlerde bulunmamak şartıyla İstanbul’da ikamet etmesine müsaade edilmiştir. Fener Rum Kilisesi’nin Yunanistan ile birlikte Türk adalarını işgal etmesi, Türkiye’nin siyasi sınırlarını değiştirmesi, ekümeniklik faaliyetleri ve Ukrayna’ya Bağımsızlık Belgesi (Otosefali) vermesi siyasi ve idari faaliyetlerdir.
Mevcut durum itibarıyla Lozan’daki mutabakatı ihlal eden ve suç işleyen Fener Rum Kilisesi, İstanbul’da ikamet etme hakkını kaybetmiştir. Fener Rum Kilisesi Aynoroz’a taşınmalıdır. Heybeliada Ruhban Okulu, 2012’den beri kaçak olarak eğitim yapıyor. Ruhban Okulu’nda icra edilen Erasmus programına, değişik Yunan Üniversitelerinden gelen üniversite öğrencileri katılıyor. Ruhban Okulu, diğer özel okullar ile birlikte 1971’de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmıştır. Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan ve kaçak olarak çalışan Ruhban Okulu’nun resmi olarak açılması mümkün değildir.
Mevcut durum itibarıyla Ege Denizi’nde 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı Yunan işgali altındadır. Adalarımızda 15 Yunan Askeri Üssü mevcut olup adalarımıza 7 bin Yunan askeri ve 10 bin Yunan vatandaşı yerleştirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman ve IV. Mehmet döneminde fethedilen, Balkan Savaşında bile işgal edilmeyen, 1923 Lozan Antlaşması ile Türkiye’nin egemenliğinde kalan ve 500 yıldır Türk egemenliğinde olan adalar, Yunanistan tarafından işgal edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti 2004’den beri tam 22 yıldır Yunan işgali altındadır. Son Yunan askeri adalarımızı terk edinceye kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Tüm Siyasi Partileri, Sivil Toplum Kuruluşlarını ve 86 milyonluk Türk Milletini Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına sahip çıkmaya davet ediyoruz.”