Benim de “Açılımın Gölgesinde Bir Diplomasi: Serj Sarkisyan Döneminde Türkiye-Ermenistan İlişkileri ve Normalleşme Süreci” başlıklı çalışmamla katkıda bulunduğum eser, kıymetli hocalarımın editörlüğünde yayımlandı. Okuru bol olsun! 💐 @tesamyayinlari
Akademide sıkışmış hissediyoruz. Neden mi? Devlet, YÖK 100/2000 gibi öncelikli alan programlarıyla "nitelikli doktoralı insan kaynağını artırma" hedefi koydu. Ancak bu hedef koyulurken, Bu insanlar doktorasını bitirdiğinde nerede istihdam edilecek? sorusunun planlaması yapılmadı.
Sistem kendi yetiştirdiği değere sahip çıkamadığında, hem o yetişmiş insan kaynağını küstürüyor hem de ülkenin bilimsel geleceğini ipotek altına alıyor. Bu durumun hiçbir mantıklı veya adil savunması olamaz..
@Dadayl1965 Peki Kemal hocam, bu gelişmeleri Ermenistan açısından kalıcı gelişmeler olarak görüyor musunuz? Bölgesel gelişmeler ve değişen dinamikler ışığında uzun bir kalıcılıktan söz edemeyiz belki fakat Ermenistan’ın bu konuda iyi bir güvence vermesi de gerekiyor gibi.
@ProfKanoglu Binbir emek ve çaba ile akademik süreçlerden geçip zamanınızı, ömrünüzü verdiğiniz bu sektörü basitleştirmeniz talihsiz bir yorum olmuş hocam.
On the Rize: a road trip to Turkey’s fairytale north-east | Turkey holidays | The Guardian. “a place that still feels wild, where ancient cultures live on, and the tea is always hot.” 🙃 https://t.co/PhCRlH9jLy
Tarihte akademi soylular ve varlıklı ailelerin çocukları içindi. Zaman geçti, modern dünya ile birlikte akademi daha geniş halk kitlelerine açıldı; ancak günümüzde de akademi ekonomik imkânlara sahip varlıklı aileler için çok daha uygun ve erişilebilir olmaya devam ediyor..
Düzenlenen seminer, panel gibi akademik programların aynı zamanda kurumlar tarafından canlı yayınla dinleyicilere sunulması halen yetersiz. Teknolojinin her geçen gün geliştiği bir dönemde dinleyiciler katılamadıkları önemli programları canlı yayın aracılığıyla dinleyebilmeli.