Ahmet Çakar, yıllar önce uğradığı silahlı saldırının perde arkasını ve yaşananları Ensonhaber’e özel anlattı:
◽️Beni %99,9 Ali Şen vurdurdu. Ben vurulmadan 24 gün önce, hâlâ aklımdadır. 24 gün önce ofisine gittik. Mafyalarda olur ya, kabadayı aleminde masa kurulur, cemaat toplanır, racon kesilir. Özürler falan dilenir, öpüşülür, hallolur.
◽️Oğlu Adnan Şen bana cümle kurdu. Ben de "Ne diyosun lan?" diyerek üzerine yürüdüm. Ali Şen "Ne yapıyorsun?" dedi. Ben de "Sana mı soracağım?" dedim.
◽️Ali Şen "Bak, bir birisi gelir sıkar. 6 ay abdestini yapamazsın" dedi. Ben de "O zaman senin ağzına yaparım" dedim.
◽️24 gün sonra beni vurdular, kalbura çevirdiler beni. Hâlâ faili meçhulüm. Beni vuran silah bulunamadı. Beni vuran şahıs yakalanmadı.
◽️Cinayet masasından polis geldi, "Hocam, sizi kim vurdurmuş olabilir?" dedi. Biz, Sinan Engin'den şüpheleniyoruz" deyince, "Hadi bırak başkomiserim" dedim ya. Bunu Sinan'a söyledim. Hâlâ söyler ve gülerim.
@ahmetcakar1
Deniz Göktaş:
“Erdoğan bu ülkedeki her şeyden sorumludur. Hakkında yapılan şakalara ve eleştirilere olgunlukla katlanmak zorundadır.
Ben çıkınca eleştirilerimi aynı dille anlatmaya devam edeceğim. “Utangaç diktatör” sözüyle ilgili suçlamadan beraatimi istiyorum."
📌 Murat Ağırel, Sözcü Televizyonu canlı yayınında Tera fonundaki dikkat çekici tabloyu belgeleriyle anlattı. 2021 yılında yalnızca 1 yatırımcı ile başlayan ve kağıt üzerinde astronomik rakamlara ulaşan fon, TEFAS'a açıldıktan sonra devasa bir boyuta ulaştı. 103 bin 757 kişinin katılımıyla 243,6 milyar liraya çıkan fonun arka planını anlatan Ağırel, süreci şu sözlerle özetledi:
"Bütün herkes canhıraş şekilde oraya girdi yükselirken, oradaki 159 kişi o küçük yatırımcıyı, bütün yatıran paraların hepsini topladı, kârını aldı çıktı."
Bu 159 kişinin MKK (Merkezi Kayıt Kuruluşu) kayıtlarında belli olduğunu belirten süreçle ilgili tüm detaylar Sözcü Televizyonu'nda. 📺 @BelovacSerap@muratagirel
sivas’ta korkup yolda kaldığım duyulursa kongre dağılırdı! boğazın tutulduğuna inanmadım, tehlikeyi göze aldık; otomobiller geçide daldı, gözlerimiz tepelerdeydi, tek bir kurşun atılmadı. yürüdük, boğazı geçtik, ertesi gün sivastaydık. İstanbul beni tutuklatmak için emir üstüne emir yolluyordu, oysa artık yolumuz belliydi milletin temsilcileriyle bir araya gelicek, bütün memleketi tek bir irade altında birleştirecektik.
Pala, Kurtlar Vadisi evreninde sıradan bir tetikçi değil; sahanın tozunu yutmuş, kural tanımayan derin devlet mekanizmasının en hırçın ve en trajik figürlerinden biridir. Kuzey Irak’tan Güneydoğu’ya uzanan gayrinizami harp coğrafyasında özel timlerin başında yer alarak vatan adına en ağır yükleri sırtlanmış, namlusunu devletin bekası için doğrultmuştur. Ancak onun için kırılma noktası, Şam’daki terör odağına düzenlenen o tarihi suikast operasyonunda masadaki siyasi köstebeklerce satılmaları oldu. Belinde bombalarla ölümün kıyısındayken bürokrasinin ihanetiyle yüzleşmek, Pala’nın devlete olan saf sadakatini kökünden sarstı.
Sistem tarafından yalnız bırakıldığını anlayan Pala, en sadık adamları Bedir ve Faruk ile birlikte, Doğu Eşrefoğlu’nun deyimiyle "dağdan şehre inerek" kendi kanunlarını yazan başıboş bir güce dönüştü.. Düzene başkaldıran bu ekip, zamanla illegal odağın ve karanlık hesapların tetikçiliğine sürüklendi. Aslan Akbey suikastıyla İstanbul’un altını üstüne getiren ve Seyfo Dayı’nın kanına girerek Polat Alemdar’ı karşısına alan Pala, aslında geçmişte devlet eliyle yetiştirilip sonrasında sahipsiz bırakılan bir kuşağın acı bir yansımasıdır.
Cem Ersever’in sahadaki sertliğiyle Tarık Ümit’in karanlık akıbeti arasında gidip gelen bu ikonik figür, gözlerindeki siyah gözlüklerin ardında büyük bir düş kırıklığı taşıyordu. O, vatan için girdiği en karanlık dehlizlerde unutulmuş, kuralların bittiği yerde kendi kuralını koymaya çalışırken trajik bir sona sürüklenmiştir. Sadece gözlükleriyle değil, sahadaki bitmek bilmeyen öfkesiyle de Vadi tarihinin en unutulmaz sahipsiz cengaverlerinden biri olarak kaldı.
Mikrodenetleyiciyi CPU ile birleştirdikleri cihaza Flipper One demişler.
5G desteği, 8GB LPDDR5 RAM, Wi-Fi 6e, M.2, SATA, USB 3.0, GPIO, mikrofon, 2 adet Gibabit Ethernet, Flipper OS ile mükellef bir linux bilgisayar gibi çalışıyor, HDMI çıkışı var, MCU ↔ CPU ara bağlantısı var.
Flipper Zero vs Flipper One
•Katman 0 — Çevrimdışı noktadan noktaya erişim kontrol protokolleri: NFC, düşük frekanslı RFID, 1 GHz altı radyo, kızılötesi, iButton, UART, SPI, I²C gibi kablolu protokoller. Düşük güç tüketimli bir mikrodenetleyiciye dayanmaktadır.
•Katman 1 — IP bağlantılı her şey: Wi-Fi, Ethernet, 5G ve uydu. Her şey ağ oluşturma, veri aktarımı ve yüksek performanslı hesaplama ile ilgili. Güçlü donanım ve açık kaynaklı bir Linux araç seti üzerinde çalışıyor. SDR ve yerel yapay zekayı işleyebilecek kadar işlem gücü.
#flipperone #flipperzero #linux @budogrutech@serelektronik #raspberrypi