TNKÜHF Dergisi’nde Baş Editör olarak göreve başlamış bulunuyorum. TNKÜ'nün ihtisaslaşma vizyonuyla paralel olarak, dergimizin odağını Gıda, Sağlık, Çevre ve Genetik Hukuku yani Biyohukuk alanındaki güncel gelişmelere yöneltiyoruz. Katkılarınızı bekleriz:
https://t.co/uieP9TmfC7
Prof. Dr. Ahmet Arslan:
"Türkiye'de bilim felsefe konuşmak, yapmak zor.
Osmanlı ailesinin hayatından bahsediyorsun, Hanedan'ın kendi elleriyle yazdıklarını okuyorsun, Osmanlıya hakaret etme hocam diyor, fotoğraf gösteriyorsun inanmıyor. Kur'an'dan ayet meali veriyorum, İslama saldırma diye ayağa kalkıyor.
Ne ecdat dediğinin tarihini okumuş, ne de inandım dediği kitabı okuyup anlamış. Bu da bizim işimizi imkansızlaştıryor haliyle
@batuhantx90 Anlayışsızlık neye göre kime göre arkadaşım? Yorumuna müspet cevap veriyorum hala 10 saniyelik video üzerinden bana 40 yıllık halam hakkında akıl veriyorsun. Bkz. Kendini bilmezliğin bir görünümü olarak duyar kasmak
Git başka yerde erdem sinyalle. Yallah
Türk hava Yolları’nın Dalaman-İstanbul seferinde su talebi güvenlik prosedürleri gereği karşılanmayan bir yolcu kabin memuru ile tartıştı.
“ben bu ülkeye dolar getiriyorum, bana hizmet etmek zorundasınız.”
Tokat valisi iken adından çok söz ettiren ve tebdili kıyafetle köylülerin traktörlerine binip Niksar dört yol mevkiinde köylü traktörcülerden haraç isteyen polisleri görevden alan ve içki satan yol kenerındaki büfelerde içki satımını ve kahvelerde kumardan sayılan oyunları yasaklayan bir vali iken;
Aydın Valiliği'ne atanan ve henüz üç dört günlük vali iken Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikayet kulağına çalınır...
Hiç vakit kaybetmeden hastaneye gider.
Tebdil-i kıyafet gelir. Acil bölümünden girer. Oradaki görevli bir hemşireye der ki "Başhekimin odası nerede?"
Hemşire şöyle bir bakar Yazıcıoğlu'na.
Tanıyamaz tabi. Küçümseyici bir ses tonuyla
"Üst kata çık, koridorun sonundan sağa dön, sondaki oda" der.
Yazıcıoğlu üst kata çıkar. Başhekimin odasını bulur. Kapısı açıktır ama başhekim odasında yoktur. İçeri girer. Tam o sırada başhekim gelir.
"Buyrun ne istiyorsunuz ?" diye sorar.
Yazıcıoğlu, rahatsız olduğunu, tedavi olmak istediğini ama parası olmadığını söyler.
Başhekim kendisine "Burası hayır kurumu değil, paran yoksa tedavi olamazsın" der.
Yazıcıoğlu, "Devletin görevi vatandaşına bakmak değil mi doktor bey ?" der.
Başhekim sinirlenir ve Yazıcıoğlu'nu odasından kovar.
Sessizce aşağı iner, hastanenin iki sokak arkasında bekleyen makam aracına biner, arabada onu bekleyen yardımcısına "Gerekli yazışmalar hemen bugün yapılsın yarın görevden alınma yazısını kendisine bizzat ben vereceğim" der...
Ertesi gün bu sefer resmi giyimli, kıravatlı, takım elbiseli olarak gider hastaneye...
Elinde rulo halinde bir kağıt...
Bu sefer makam aracı hastane girişine kadar gelir...
Herkes şaşkındır...
Dün gördükleri yamalı pantolonlu, kasketli, yırtık gömlekli adam meğerse yeni atanan
Aydın valisiymiş...
Vay be ! der görevliler...
Hiç vakit kaybetmeden başhekimin odasına çıkar...
İçeri girer...
Başhekim dona kalır...
Siz? Ama siz? der...
Bugün itibariyle başhekimlik ünvanından azledilmiş bulunmaktasınız der, elindeki görev azli belgesini uzatır ve ayrılır hastaneden...
Senin gibiler bu memlekete üç beş gömlek fazla geldi sn. valim...
Mekanın cennet olsun...
Efsane devlet adamı değerli valimiz Recep YAZICIOĞLU'nu rahmet ve minnetle anıyorum..
18 nisan cumartesi saat 13.30'da Doktora Salonu'da 'Türk Hukuk Tarihinde Egemenliğin Dilsel Tezahürü: “Yasa” Kavramının Kökleri ve Hükmetme Erkiyle İlişkisi' başlıklı bildirimi sunacağım.
Yasa kelimesinin Göktürkçedeki karşılığı olan 𐰖𐰽 sözcüğünü, Türkçedeki kanun'un Elence kökü olan κανών (kanon) sözcüğüyle, semantik açıdan karşılaştıracağım. Konuya ilgi duyanları beklerim.
İÜHF'de öğrenciyken çift olduğum halde defalarca teklerin amfisine girip dersini dinlediğim, sonraki yıllarda da irtibatta kaldığım Hatemi hocam, Türk Hukuk Tarihi Kongresi'nde bildiri sunduğun oturumun başkanıydı. Hocamın yanında bildiri sunmaktan şeref duydum.
Hoca simamı hatırladı. Nereden tanıdığını hatırlatınca o kadarını çıkaramadı. Daha yakinen tanıyabileceği kişileri söyledim... "Artık hafızam zorlanıyor" dedi. Hatemi hocam ömrü boyunca ortalama insanın hafıza yükünün 10 katını taşımışsınız, 88 yaşında sizin hafızanız zorlanmayacak da bizimki mi zorlanacak... yüzüne diyemedim tabii ama içimden geçirdim.
@SenayS10 Ben avukatım zaten. Yapılması gerekeni yapıyorum. Ben sizin yerinizde olsam yüzeysel bilgi sahibi olduğum konularda insanlar sormadan akıl vermezdim.
@DimoYagcioglu Ben avukatım zaten. Hak ihlali yok aslında. Benden para almadan ya da kitap siparişini garantilemeden satmazlar sandım. Kendi hinliğimin kurbanı oldum biraz.