Gencecik tertemiz bir insana hasta yatağında attığınız iftiralardan utanmadınız, bir de üzerine iftira atanları ödüllendiriyorsunuz. Yeryüzünde sizden daha dipte bir varlık yok
Mutlak Butlancı Kemal Kılıçdaroğlu,
Vefat eden Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özel'e yönelik iftiraları sosyal medyada dolaşıma sokan 'Gizem Lara' lakaplı Gizem Altunsoy'u CHP Ankara İl Yönetimi listesine dahil etti.
Ekrem İmamoğlu'ndan Muhittin Böcek'in iddialarına yanıt
"Eğer serbest kalmasına faydası olacaksa, böyle taksit taksit değil de bir seferde ne söyletmek istiyorlarsa önüne koyup imzalatsınlar da bari bir işe yarasın"
https://t.co/I4gfWvIiaU
"İMAMOĞLU CEZAEVİNDE ÇÜRÜYECEK"
A Haber'de Cemil Barlas'ı izledim bir akşam. Ağzının
suyu aka aka İmamoğlu cezavinde çürüyecek, dedi. bir
insan nasıl böyle olabilir. Bu ancak şeytanidir.
Hücredeydim ama insandım.
#ibbdavası
Seçilmiş İl Başkanlarımızın sistematik bir şekilde görevden alınması, çok partili demokrasi rejiminin temel yapı taşı olan parti üyelerinin iradesini yok saymaktır.
CHP’li üyelerin iradesi yok sayıldığında, partimizden geriye sadece atananlar için bir parti kalır.
Seçilmiş İl Başkanlarımızın yanındayız!
Ekrem İmamoğlu Barış Terkoğlu'na konuştu ve Muhittin Böcek'in iddiasına yanıt verdi:
"Aylar önce, “Adalet” Bakanı, kendi diliyle, “zamanı gelince Muhittin Bey itirafçı olacak” diye şantaj başlatıyor. Ağır bir hastayı, oğlu ve gelini ile tehdit edip itirafçı haline getiriyorlar! Akıl almaz bir yalan, iftira ve saldırıyı organize şekilde yürütüyorlar!
Bana, hayatımda ilk kez duyduğum “havala” diye bir yöntemle milyonlarca avro para verilmiş/miş! Eğer serbest kalmasına faydası olacaksa, böyle taksit taksit değil de bir seferde ne söyletmek istiyorlarsa önüne koyup imzalatsınlar da bari bir işe yarasın
Gayet zeki olan milletimiz, bu kötü aklı kağıda yazıp hasta döşeğindeki bir adamın önüne şantaj ve tehditle koyanlar için, “demek ki bunlar yıllardır bu yöntemlerle parayı götürüyor” demeden edemiyordur. Allah bunları ıslah etsin!"
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, rahmetli Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özel'e yönelik iftiraları sosyal medyada dolaşıma sokan 'Gizem Lara' lakaplı Gizem Altunsoy'u CHP Ankara İl Yönetimi listesine dahil etti.
Murat Ongun, gözaltına alındığı sırada yaşadıklarını anlattı.
Ongun, “Evinizi basmaları yetmiyor. Kızınızın kulağındaki küpeleri, oğlunuzun başucundaki harçlığı da soruşturmaya dâhil ediliyor. Sonra bunlar, medyada yazılınca, o dönemin Dezenformasyon Başkanlığı bu haberleri yalanlıyor. Oğlumun harçlığının kasadan çıktığını belirtiyor. Zeka küpleri. Kasaya oğlanın harçlığını koyup, üzerine ‘Koray’ın Harçlığı’ mı yazdık? Nereden anladın? Birazcık zekâ kullanın bari” dedi.
Ongun, devamında “Ama Allah büyük. Benim evlatlarıma yapılanları hafife alıp yalanlayan o birimin başkanının adı her türlü rezilliğe karıştı ve görevden alındı. Tabii ki tutuklanmadı. Hatta yeni iş buldu. Çocuklar üzerinden algı yaratmaya çalışan bu zatın, kendisini en son Akın bakanımızın devir teslim töreninde alçak koltuğunu kaldırmaya çalışırken gördük. Kaldıramadı da. Kaldırmayı beceremeyince şahsı ortadan kaldırdılar. Perde arkasından çalışıyor şimdi. Aklı sıra gizli” ifadelerini kullandı.
#İBBDavası'nda 59. Gün
🔺️"Gizli tanık Doğan'ın adı T., soyadı Ö."
🔺️"Gizli tanık Çınar da, İlke de...
Kendilerini gizli zannetmesinler.
Parmak izlerine kadar kontrol ettim."
Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı #MuratOngun:
"Bu yalanlarla dört aydır yargılanıyoruz Sayın Başkanım.
Gizli tanık Doğan diyor ki:
"Bu firma o'nundur, bu bununla ortaktır..."
Ardından da, "Bu kadar beyan tesadüf olamaz, bunlar suçludur." diye sonuca varılıyor.
"Araştırıldığında tespit edilebilir."
Değil mi?
Gizli tanık Doğan'ın bildiği bir şey daha varmış. Diyor ki:
"Emrah Bağdatlı ile Murat Ongun sınıf arkadaşıdır. Birçok etkinlik bu firmanın üzerinden yapılmıştır."
🔴 Emrah benden yedi yaş küçük.
Sınıf arkadaşım değil.
O Rize'de ve İstanbul'da okumuş.
Ben Giresun'da ve Ankara'da okudum.
🔺️Kentlerimiz bile farklı.
Yaşlarımız farklı.
Kaç tane yalan beyan! sayamıyorum artık!
🔺️Yani dört yanlış beyan, bir doğru beyan mı getirecek?
Sınavda mıyız?
Tanık güvenilirliği, tanık beyanlarındaki çelişkiler... Bunların hepsini bir kenara mı bırakacağız?
🔺️Bu ekranda Cem Çelik ile Murat Biçer'in ifadelerini gösterdiler.
🔺️İkisi de kelime kelime aynı.
Deseniz ki iddianamede bu bir iki kez tekrarlanmış, sehven olmuştur; insani bir hata diyebilirim.
Ama on yedi ayrı eylemde aynı ifadeleri koymuşlar.
Sonra da diyorlar ki:
"Bu beyanlar tesadüf olamaz."
🔺️Yargıtay diyor ki: Kanaate değil, ispata dayanmalıdır.
Tanık beyanı çelişkiliyse güvenilir değildir.
Biz ise çelişkiyi de geçtik.
Komple yalan beyanlarla karşı karşıyayız.
🔴 Şimdi bu gizli tanık meselesini sorgulayalım Sayın Başkan.
🔺️Önce gizli tanık Doğan.
Ben gizli tanık Doğan'ı ifşa etmedim.
Savcılık ifşa etti.
Gizli tanık Doğan'ın bütün beyanları iddianamenin içerisinde yer alıyor.
Kendi ifadesinde eşinin üzerine kayıtlı şirketten bahsediyor.
Bu da tutanağa geçmiş.
Ben okuyunca zaten kim olduğunu tahmin ettim.
🔺️Dedim ki, "Bu şirketler kim?"
Araştırdık.
Kim olduğu ortaya çıktı.
Yani gizli tanık Doğan'ın adı T., soyadı Ö.
Kendi beyanında diyor ki:
"Ben Murat Onur'u sekiz yıldır tanıyorum."
🔺️Ben de diyorum ki...
İddianamede tek bir telefon irtibatı var.
Beni sekiz yıldır tanıyan kişiyle aramızda tek bir telefon görüşmesi yok.
Beni tanımıyor.
Hayatımda bir kere gördüm.
Bir arkadaşıyla birlikte yanıma gelmişti.
30 Ağustos Zafer Bayramı'nda yapılacak drone gösterisiyle ilgiliydi.
"Bu işi benden iyi yapan yok." dedi.
"En iyi biz yaparız." dedi.
"Kardeşim, yapabiliyorsan yap." dedik.
Drone'ları çıkardı.
Hayatında ilk kez yaptığı iş olduğu belli oldu.
İşi eline yüzüne bulaştırdı.
O günden sonra da bir daha çalışmadık.
🔺️İBB'de yapılan ve benim de gurur duyduğum onlarca etkinlik içerisinde, başarısız olan tek iş oydu.
🔴 Şimdi bu T. Ö.'nün ifadesini okuyorum Sayın Başkan.
🔺️Diyor ki:
"Sedat Kapıdağ benim yakın arkadaşımdır."
🔺️Sedat Kapıdağ da diyor ki:
"Ben bunları tutuklatan adamım."
🔺️Süreç benim dilekçemle başladı.
Biz şimdi sırtımızı nereye dayayacağız Sayın Başkan?
Nereye dayanacağız?
🔴 Değerli Başkanım, şunu da söyleyeyim.
Gizli tanık Çınar da, İlke de...
Kendilerini gizli zannetmesinler.
Parmak izlerine kadar kontrol ettim.
19 Mart'ta tutuklanıp albüme fotoğrafı konulmayan kişilerde bile ayrıntılar var.
Gizli tanıkların parmak izi alınırken kullanılan yöntemlerden bile kadın mı erkek mi olduğu anlaşılabiliyor.
Ben hangisinin kadın, hangisinin erkek olduğunu anlayabilecek kadar ayrıntıya baktım.
Parmak izinden kadın olduğunu anladım.
"Gizli tanık Meşe" adı altında ifade veren tek bir kişi yok.
Mülakat adı altında toplanan birçok farklı beyan, "Meşe" kod adı altında birleştirilmiş.
Zaten daha sonra Meşe de dosyadan kayboldu.
🔺️O yüzden bu gizli tanık meselesini artık hayatımızdan çıkarmamız gerekiyor.
Güvenilir bir delil niteliği taşımıyor."
Murat Ongun ‘’22 Mart akşamı:polise ifade verme sırası bende. Peki ne soruyorlar bana? 1 ay önce bizim teslim ettiğimiz birkaç ihale dosyasını. Onlar resmi evrak zaten. Yasa dışı evrak bulmuş gibi soruyorlar. Bunları biz verdik zaten. Yasal dosyaların, yasal evrakları. Yani bir suç delili değil! Başka? Gizli tanık ifadeleri. Çınar –Meşe- Doğan.
İddianameye bakarsanız zaten gizli tanıklardan yararlanılmadığı ortada. 3 gizli tanık spesifik 7 olay anlatmıştı. Yalan olduğu içinhiçbiri iddianamede yok. Bunun dışında anlamsız genel cümleler. Mesela; ‘’İhaleleri Murat Ongun organize ederdi.’’ Yani? Ne demek bu? Suç delili mi? HAYIR!
Başka? İş arkadaşlarımızı telefonla aramak. Aynı işyerinde olmaktan mütevellit baz vermek. Başka? Adını ilk kez duyduğum birkaç açık hava reklamcısının serzenişi. Ne diyorlar ‘’Kültür ve Medya A.Ş. bize haksız fatura kesip paramızı alıyor.’’ Parayı alan belediye iştiraki, parayı veren özel sektör. Tersi olsa yolsuzluğu anlayacağım da bunu anlamadım. Yine de burada bir yanlış dahi olsa bu savcıların – polisin değil, hatta bakanlık müfettişinin bile vazifesi değil. Bu olayı incelemesi gereken İBB müfettişleri, yani iç denetim.
Var mı başka delil Sayın başkanım? 22 Mart’ta? Var. Var! Bizi tutuklatan delili açıklıyorum. İddia makamının, şoför tutkusunun kaynağı. Kültür A.Ş. eski genel müdürü Serdal Taşkın’ın şoförü Orhan Cevahiroğlu’nun ifadesi. Daha polis sorgusunda, yalan olduğunu ispatladığımız bir beyan. Yalan ifşa olunca, ifademi alan polis de şaşırdı. Çıktı odadan telefon etti, birkaç dakika sonra döndü ‘’Neyse, devam edelim’’ dedi. ‘’Beyanınızı yazdım’’ dedi. Ve daha o gün emniyette yalan olduğunu ispat ettiğimiz beyanla, iftiracı Orhan Cevahiroğlu’nunbeyanıyla: Türkiye’nin cumhurbaşkanı adayı, Türkiye ve Avrupa’nın en büyük kentinin belediye başkanı tutuklandı. Fatih Keleş, ben, Necati Özkan, Hüseyin Köksal ve Serdal Taşkın da öyle.’’