31 yıl önce, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa Soykırımında şehit edilen Boşnak kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz. Bu soykırımı unutmadık, unutturmayacağız.
Još jednom oštro osuđujemo genocid u Srebrenici na 31. godišnjici obilježavanja. S rahmetom spominjemo šehide, dijelimo bol njihovih porodica. Da se nikada ne ponovi i ne zaboravi!
Sırp askeri lider Ratko Mladić, Srebrenitsa Soykırımı’nın baş sorumlusuydu. 1995’in 11-22 Temmuz'u arasında 8.000’i aşkın Müslüman Boşnak erkek ve erkek çocuğunun otobüslerle infaz alanlarına taşınıp, toplu mezarlara gömülmesi emrini verdi. Hâlen, toplu mezarlarda cesetlerine yeni ulaşılan kurbanlar var.
Aliya İzzetbegoviç'in “Unutulan soykırım tekrarlanır.” sözü tarihi bir uyarıydı. Soykırımı, faillerini unutmamalıyız.
Bosna Savaşında on binlerce sivilin katledilmesinde de rolü olan Ratko Mladić, ömür boyu hapis cezası almıştı, yakın bir zamanda sağlık sorunları sebebiyle geçici tahliyesini istedi.
Bugün, 11 Temmuz 1995 Srebrenitsa Soykırımı’nı Anma Günü. Şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz. Ve biliyoruz ki; Bosna kasabı Ratko Mladić gibi câniler dünyada bugün de var.
@Osmanunsal58 Mustafa bey çok iyi bir insan olsa da yaptığı çok yanlış. Bugün dışarıya eğlenmeye çıktığınızda gelen rakamlar üç aşağı beş yukarı böyle. İş değersizleştirilmemeli. Zaten devletimiz hastaneleri aracılığı ile sağlık hizmetini bizlere sunuyor. Özel hizmet isteyen ücretini ödemeli.
Türkiye'de bazı kesimler farklı etnik kökene sahip birisi kimliğini ifade edince 'özgürlük ve demokratik hak'' olarak görüyorlar. Türk'üm diyince 'ırkçılık, faşizm' olarak yorumluyorlar. İsteyen kendi kimliğini istediği gibi ifade eder. Hiçbir engel yoktur. Ancak bizim kimliğimizi sınırlamaya kalkmasınlar. Biz Türkiyeli değil Türk'üz.
Rum terör örgütü EOKA mensuplarının 61 yıl önce bugün Kıbrıs Türklerine yönelik başlattıkları etnik temizlik hareketinin ilk adımı olan Kanlı Noel saldırılarında barbarca katledilen Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi rahmet ve saygıyla anıyoruz.
EOKA katilleri Kıbrıs Türklerinin Anavatan ve Garantör Türkiye ile birlikte ortaya koyduğu kahramanca direniş sayesinde menfur amaçlarına ulaşamamışlardır.
Kıbrıs Türkünün özgürlük ve varoluş mücadelesinde verdiğimiz şehitleri asla unutmayacağız.
“Kanlı Noel” olarak bilinen vahşice olaylarda çocuk, yaşlı, kadın demeden Kıbrıs Türkü’nü barbarca katleden Rum teröristleri lanetliyor, şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
#MillîSavunmaBakanlığı
BARIŞ HAREKATI ANILARIM
4. BÖLÜM
Taaruzumuz başarıyla sonuçlanmıştı.Aralarında 1 bölük komutanı
(Ecvet Yusuf)ve bir takım komutanı(Ali Çakır) da olan 29 mücahiti şehit vermiştik ama,5000 binden fazla Rumun yaşadığı Yenişehir (Neapolis) ve Kızılbaş+
*
Şht.Ecvet Yusuf
Şht.Ali Çakır
BARIŞ HAREKATI ANILARIM
3. BÖLÜM
TAARUZA KALKIYORUZ
Harekatın 3. günü olan 22 Temmuz günü TMT Bayraktarından gelen emri mücahit taburlarına ileten Lefkoşa Sancaktar Mahmur Sedat bey (Sedat Semerci Paşa)
33., 44., 55., 77., 88. Mücahit Bölüklerine Yenişehir ( Neapoli)+
20 TEMMUZ BARIŞ HAREKATI ANILARIM
2. BÖLÜM
Gün ışır ışımaz Türk uçakları imdada yetişerek, taaruzu sürdüren takviyeli Yunan alayı üzerine ölüm yağdırmaya başladı. Uçakların bombalamasının ardından bu kez Türk Alayı Gönyeli-Ortaköy karşı taarruza geçerek ilerlemeye başladı.
++
20 TEMMUZ BARIŞ HATEKATI ANILARIM
1. BÖLÜM
20 Temmuz Barış Harekatı'na ve bu kapsamda Yenişehir Kızılbaş,Küçük Kaymaklı Taaruzuna 20 yaşında gönüllü mücahit olarak katılmıştım
TMT Mücahitlerine 1969'da,15 yaşımda Lise birinci sınıfta gönüllü öğrenci mücahit olarak katılmıştım+
Mağusa Limanı Ağıdı'nın gerçek öyküsünü
Prof.Dr.Ulvi Keser yazdı İngilizler Çanakkale savaşında esir alınan Türk askerlerini Mağusa'ya getirdiler
Bazen arkalarından vurmak için kapıları açıyorlar,askerler kurtulduk sanıp kaçmaya çalışırken sırtlarından vuruyorlar+
Videoyu izleyin
Bir hastanenin çevresinde bile hareket eden her şeyi bombalayanlar, insanlık vicdanının mahkemesinde bunun hesabını vermeye kendilerini hazırlamalıdırlar.
Gazze’de Türkiye tarafından yapılmış olan Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesinin etrafı dün saat 23.00 civarında yoğun bir şekilde bombalandı. Hastanenin odalarına şarapnel parçaları düştüğü, su borularının patladığı, akaryakıtın tükenmek üzere olduğu, elektriğin her an kesilebileceği bilgisini aldık. Hastanenin bir yöneticisiyle iletişim kuran bir uzmansa, 3. katın bombardımandan isabet aldığını, fakat muhtemel bir saldırı sebebiyle daha önceden boşaltıldığı için can kaybı yaşanmadığını ifade etmiştir. Eğer tedbir alınmasaydı can kaybı kaçınılmazdı.
Çevresi yoğun bombardıman altında kalan bu hastane, Gazze’deki tek kanser hastanesidir. Hastaların şu an başka bir seçeneği yok. Ölüm döşeğinde olan bu kanser hastalarının ilaçları ise tükenmiş durumda. Personelin hastaneye gidip gelmesinin ve ambulansların hastaneye hasta taşımasının neredeyse imkânsız olduğu bilinmektedir. Yaşananların apaçık ifadesi olan şu cümle dehşet vericidir: “Hareket eden her şey bombalanıyor.”
İnsanlık kaygı içinde. Türkiye’nin tüm insanları, tüm sağlık çalışanları büyük kaygı içinde. Ülkemizin Gazze’de kurduğu kanser hastanesinin hizmetine devam edebilmesi için harekete geçileceğinden hiç şüphe duyulmamalı. Bir hastanenin çevresinde bile hareket eden her şeyi bombalayanlar, insanlık vicdanının mahkemesinde bunun hesabını vermeye kendilerini hazırlamalıdırlar.