Etrafındaki herkesin Sümbüle yapma kimse içmez şunu batırıcaksın demesine rağmen tüm servetini kahvehane açmaya yatırması ve bir kaç sene içinde İstanbulun her yerinde kahvehanelerin açılması…Coffeeshopu bulan kişiydi kendisi sponsoru da Hürrem
Bugün itibarıyla bir yayın dönemi daha bitiyor, kısa bir yaz arası başlıyor efendim. Kısa derken, gerçekten öyle. Şunun şurasında aslında kaç hafta! Bu arada Ozan Gündoğdu, Burak Birsen ve tüm kardeşlerime kolaylıklar...
🌹🌺🌻
2008 başlarında, Nobel ödüllü Joseph Stiglitz, Amartya Sen, ekonomist Jean Paul Fitoussi ve daha yirminin üzerinde uzman, Ekonomik Performans ve Sosyal İlerlemeyi Ölçme Komisyonu’nda, Fransa’da biraraya geldi. Komisyonun raporunda “Ölçüm sistemimizde vurguyu artık ekonomik üretimi ölçmekten insanların mutluluğuna kaydırmanın vakti gelmiştir” deniyordu. Sonra dünya kötüye gitti. Biz? Bizi hiç sorma!
🌺🌻🌾
“Mutluysanız, bunu asla söylemeyin! Bugünlerde mutlu olmak suç işlemek gibi. Hemen dudakların büzüldüğünü, sizi kınamaya başladıklarını görürsünüz...” Bunu diyen Albert Camus haksız mı? Ünlü romancı öldükten elli yıl sonra, mezarında bile bir mutluluk hırsızlığı girişimine maruz kalmıştı. Adamcağız 46 yaşındayken Fransa’daki Villeblevin’de bir trafik kazasında yaşamını yitirdi. Provence’taki Lourmarin köyünde gömüldü. 1957’de kazandığı Nobel’den gelen parayla orada, tabiatın kollarında bir ev almıştı. Oraları anavatanı Cezayir’e benzediğinden seviyordu. Şimdi vızıldayan ağustos böceklerinin arasında, bir servinin gölgesinde huzur içinde yatıyor. Pek de huzur içinde denemez ya! Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, 2009’da yazarın kemiklerini Paris’e, ülkenin büyüklerine ayrılan anıt mezar Panthéon’a taşımayı teklif ettiğinde ortalık karıştı. Camus Panthéon’u hak ediyordu etmesine de mesele teklifi yapandaydı. Sarkozy, kendini Camus ile hizalamakla, siyasi çıkarcılıkla filan suçlandı. “Yeni Albert Camus Sözlüğü”nün editörü Jeanyves Guerin “Bu bir mezar hırsızlığıdır” diyordu. Yazarın oğlu Jean Camus de karşı çıktı ve “Bu karar ‘Başkaldıran İnsan’ın yazarının yanlış yorumlanması, mirasının istismar edilmesi olur” diye kestirip attı. Fransa’da insanlar “hayır” demeyi yüzlerce yılda öğrendi. Patron sizsiniz; patronlar gerektiğinde “hayır” demeyi bilmeli... #NOWAnaHaber 19.00’da. Etiket #yine Müzik: Natalie Merchant, This House Is on Fire
Edis: "Çok Çok şarkımın klibi için annem kredi çekmişti.
Beşinci veya altıncı şarkım olması lazım. Ailem bir şeyler olmaya başlayınca varını yoğunu ortaya koymaya başlamıştı. Haklarını hiç yemem."
Yaz aylarında bisiklet sporu yapıyorum. Uzun mesafe turlar en sevdiğim etkinlik. Önceki gün turlarken bir arabanın arka camı açıldı, bir oğlan çocuğu kafasını çıkarıp bana tükürdü ve bir küfür savurdu. Direksiyondaki baba çok gururluydu.
Dönüş yolunda, sırtında çantasıyla başka bir çocuk beni gördü. Yürüyerek evine dönüyordu. Bana el salladı. "Abi su ister misin?" dedi. Bu harika çocuğu yetiştiren annesi evde öbür zorbadan bir şey gördü mü diye endişeli olabilir.
Bu adam, yolda hayatını kaybetmiş bir kedi ve onun yanından ayrılmayan kardeşini görüyor. Kardeşi gibi hayatını kaybetmemesi için diğer kediyi yoldan kovarken, hayatını kaybeden kediyi yolun kenarına bırakıyor.
Sabah geldiğinde kardeşini yine hayatını kaybeden kedinin yanında görünce artık bir şeyler yapması gerektiğini anlıyor.
Hayatını kaybeden kediyi gömüyor, sonra da sağ kalan kardeşini sahipleniyor. Kedinin yeni yuvasında yaşadığı inanılmaz değişim 🥹❤️
Adam kendi şarkısını kullandırmıyor diye sinirden köpürmüş Barış Abi’m…
Bu kadar meraklıysan git beste yap, albüm çıkar, haklarını al; sonra istediğine dinletirsin.
⭕️Başkasının eserine bile söz geçirmek istemek nasıl bir tahakküm merakıdır?
Bangladeş’te bir İslamcı, elinde silahla tıp fakültesini basıp "Kadınların eğitilmesi haramdır!" diye bağırıyor.
Önce "Başörtülü bacımız okula giremiyor" diye mağduriyet yaratanlar, güçlenince "Kadının okula gitmesi haram" demeye başlıyor. Olan yine geleceğe oluyor… 🇧🇩
Gerçekten çaycılıktan, bu serveti nasıl yaptın?Şöyle mi?Kadıköy Başkan yardımcısıyken, encümen kararına rağmen Movieplex’e evrakta sahtecilikle geçici ruhsat verdin.2.5 yıl ceza aldın. Avukatın,siyasi dava diye savunma yaptı. Bunları da anlat! İmar çeteleriyle böyle mi savaştın?