Israeli soldiers beat a Palestinian teenager in the West Bank until he fainted amidst his mother's screams for help. 🇵🇸💔
Don't normalize this,
Don't stop sharing this.
Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türkü’ne yönelik katliamları öylesine acımasızdı ki, küçük çocukların bile vahşice öldürüldüğünü gören Birleşmiş Milletlerin o dönemki en yüksek rütbeli askeri bile “Ben daha önce böyle bir vahşet görmedim” demişti.
Rum vahşetini anlatan videomuzun bu bölümünde Rum teröristlerin okul çağındaki soydaşlarımızı nasıl toplu halde katlettiklerini şahitlerin anlatımıyla yayınlıyoruz.
Kıbrıs Türkü’ne yapılanları unutmayacağız, unutturmayacağız! 🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı:
— Bunlar öyle faşist ki, “Doğu bizim, Batı hepimizin” diyorlar.
— Ahlat’a yerleştirilen 52 Ahıska Türkü ailenin tamamının oradan çıkarılmasını istiyorlar.
— Burası Türkiye değil mi?
— O zaman sen de buralardan defol.
Mahcubiyetten sesimiz çıkamaz hale gelse de vicdanın sesi, dünyanın herhangi bir yerinde Gazze için yükseliyor.
Teşekkürler Polonyalı genç.
Gazze, yürek yangınım🥺
—
Samet Akaydın Fenerbahçe Beko Tarkan Ruslan Malinovskyi
Gümüş Görkem Duman
E.Per. Kd. Bçvş. Ergün Erdoğan’dan gelen bir mesaj. Silahlı Kuvvetlerin bel kemiği Astsubayların emeklilikte yaşadığı mağduriyet duyulsun diye özetleyerek paylaşıyorum:
Bugün Yarbay, Albay, Kıdemli Albay ve general rütbelerindeki askeri şahıslar emekli olduklarında;
Kadrosuzluk tazminatı
Makam tazminatı
Temsil Tazminatı
Görev tazminatı
ve bunlara ilave yüzdelik ödeme,
adı altında çeşitli ödemeler almaktadır.
Oysa muvazzaflık döneminde hem subay hem astsubay personelin aldığı temel tazminat ödemesi Hizmet Tazminatı ödemesidir. (Rütbe bekleme süreleri 3 yıl olan personel için) Son düzenlemesi de yaklaşık 30 yıl önce 19/12/1996-KHK-568/2 md. ile yapılmıştır.
Asıl çelişki burada başlamaktadır.
Emeklilik sonrası verilen bu tazminatların isimlerine bakıldığında sistemin ne kadar tartışmalı olduğu görülmektedir.
Bando sınıfı albayın ya da askerî okulda görev yapan bir öğretmen albayın aynı görevi yapan astsubaydan, teğmenden farklı “makam tazminatı” alması hangi makamın karşılığıdır?
“Görev tazminatı”, "Temsil Tazminatı" ve “Makam tazminatı” denilen ödemeler yalnızca belirli rütbeler için midir?
Ast rütbelerde görev yapılmıyor mu?
Amir astsubayların makamı yok mu?
Üniformaları bir şey temsil etmiyor mu?
Sınırda nöbet tutan, operasyon bölgesinde görev yapan, tankın başında, gemide, uçuş hattında çalışan astsubay görev yapmıyor mu?
Tazminat isimleri dahi mevcut sistemin adalet duygusundan uzaklaştığını göstermektedir.
“Kadrosuzluk tazminatı” denilen uygulama ise ayrı bir tartışma konusudur. Sanki bu personelin kadrosu kaldırılmış gibi bir anlam taşımaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir. Bu kişiler doğal emeklilik sürecine girmiştir. Bu nedenle birçok personel tarafından bu isimlerin, belirli rütbelere ek ödeme yapılabilmesi için oluşturulmuş teknik tanımlar olduğu düşünülmektedir.
Bugün gelinen noktada en büyük sorun maaş dengeleridir.
Emekli bir Kıdemli Albay, muvazzaf bir teğmenin maaşına yakın gelir elde edebilirken; emekli bir astsubay çoğu zaman görevdeki bir astsubay çavuşun maaşının yarısına bile ulaşamamaktadır.
Adaletsizlik tam da burada başlamaktadır.
1. Yıllarca SGK'ya ödediği primlerin karşılığı değildir.
Örneğin; 30 yıl 9 aydan emekli bir Asb.II.Kad.Kd.Bçvş bir aynı süreden emekli bir Kd.Albaydan yalnızca %10 az prim ödemesine rağmen emeklilikte ödediği prime göre %71 daha az emekli maaşı almaktadır
2. 2026 yılı itibarı ile 36 yıl üzerinden emekli olan Kd.Albay %66,44 , Asb.II.Kad.Kd.Bçvş %47,96 , Uzman Çavuş %59,58 son maaşlarına oranla emekli maaşı almaktadır. Bu durum adalete, hiyerarşiye hatta matematiğe bile uymamaktadır.
3. Görev sırasında bir Kd.Albay ile Asb.II.Kad.Kd.Bçvş. Maaş oranı 1980'li yıllarda 1,10 civarı iken artık 1,37 farka ulaşması, emeklilikte bu farkın 1,80'nin üzerine çıkmasının da adalet, hukuk, hizmet, hiyerarşi ve matematikle ilgisi yoktur.
Emeklilik ikinci hayattır. Hukukun üstünlüğü mü, üstlerin hukuku mu sorusu burada anlam kazanmaktadır.
Adalet isim olarak vardır; ancak uygulamada tek taraflıdır.
Geç gelen adalet adalet değildir.
Tek taraflı adalet de adalet değildir.
Birçok meslektaşımız kredi borç batağında, evini geçindiremiyor, çocuğunu evlendiremiyor, kirasını ödeyemiyor. Aile düzenleri bozulmuş, yuvalar dağılmış örnekler mevcuttur. Bunları söylerken dahi insan üzülmektedir.
Buradan ilgililere, yetkililere ve etkililere soruyorum:
Bu adil olmayan uygulama ne zaman son bulacaktır?
“Çalışmalar devam ediyor” denilerek sorunların ötelenmesi artık kabul edilebilir değildir.
Astsubayın imzası olmadan uçak uçamaz, helikopter kalkamaz, tank ve silah sistemleri görev yapamaz.
Ordunun tamamı, trilyonluk malzemenin zimmet sorumluluğu ondadır. Mehmetçiğin eğitimi, disiplini, atışı ve her branştaki sorumluluğu onun omuzların @ZARGANA72 #doğruyolpartisi #genişmerkez @CenkKupelii@nevzatyuksel2@KarabaglarTemad@TuncbilekN@TuncerAkin31083@GolbasSuza25441@askeripersonell@zaferkirabal75@alitilkici38@TEMUD_2024
***
1- Eğer Tayyip gözlerimi kaparım , işimi yaparım dese bile;
2- SEÇSİS ile seçim hileleri önlenebilecekse,
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK HEVESLİLERİNE ONURSAL CUMHURİYET BAŞSAVCISI
SABİH KANADOĞLU'NDAN UYARI
***
Kimse kendi kendine gelin, güvey olmasın!
***
YENİ ANAYASA
***
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun Yeni Anayasa konusundaki görüşleri:
***
1. Bu meclis; dört yıl için yasama yetkisi almıştır.
2. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.
3. 1. ve 2. maddelerde belirtilen nedenlerle bu meclisin bir yeni anayasa yapma yetkisi yoktur.
4. Yeni bir anayasa yapma şartları oluşturmak için,
a. Önce halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği halkoylamasına sunulur.
b. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde barajsız bir seçimle bir kurucu meclis oluşturulur.
c. Bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağı yeniden referanduma sunulur.
***
EĞER; ÜLKENİZİ SEVİYOR VE KORUMAK İSTİYORSANIZ , BU YORUMUN YAYILMASINA PAYLAŞARAK YARDIMCI OLUNUZ ...
İsrailli askerlerin Filistinli bir esire tecavüz ettiği anlar kameraya yakalandı.
Kurbanın bağırsakları yırtıldı; anüsünde ve akciğerlerinde ağır hasar, kaburgalarında kırıklar oluştu.
İsrailliler "tecavüz hakkı" için sokaklara döküldü, bakanlar tecavüzcüleri savundu, tecavüzcülerden biri televizyon yıldızı oldu!
Ve bugün...
Tüm suçlamalar düşürüldü.
Bu sadece Ben-Gvir'in zihniyeti değil, bu İsrail'in ta kendisi!
💥 “80 yaşında yeniden cumhurbaşkanı adayı olmak için yırtınıyor. Durmuyor, utanmıyor!”
Fatih Altaylı’dan Kemal Kılıçdaroğlu yazısı:
👉🏻 “Çok merak ediyorum. 80’ine merdiven dayamış, hepsini kaybetse de 13 seçime girmiş bir adamın bir tane bile dostu olmaz mı?
Belli ki yokmuş. Olsaydı, ‘Tarihe böyle bir leke ile mi geçmek istiyorsun?’ demez miydi?
Şimdi ben bunları yazıyorum diye çevresindeki iktidar destekli yalaka taifesi bana tüm güçleri ile saldıracaklar.
Umurumda değil.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu uzun yıllar destekledim. Doğru yaptım, yanlış yaptım. Bilemem.
Bir kaset skandalı sonrası boşalan CHP’nin genel başkanlık koltuğuna oturması için destekledim.
Olsa olsa siyasal İslamcı bir partinin cumhurbaşkanı adayı olabilecek Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday yaptığında içimizden çok kızsak da, “Tıpış tıpış vereceksiniz” cümlesini hakaret gibi algılasak da, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun “Ekmek için Ekmeleddin” saçmalığı konusunda basın danışmanı Özlem Gürses’i uyarsak da destekledik.
Muharrem İnce’yi aday gösterdikten sonra yapayalnız bıraktığını, parti olarak arkasında durmadığını, sanki parti içindeki bir genel başkan adayından kurtulmak için aday gösterdiğini hissetsek de destekledik.
Altılı Masa’yı kurduğunda da “çoğulcu bir yaklaşım” diye onay verdik ama parti içindeki kimileri cumhurbaşkanı adayı olması için goygoya başladığı zaman olacakları hissederek Mayıs 2022’de ve Eylül 2022’de kendisini iki kez uyardım. “Sakın aday olmayın. Kaybedersiniz” dedim.
İkinci uyarımdan sonra kendisinin ağır hakaretlerine maruz kaldım.
O seçimi de 13. seçim olarak kaybetti ve CHP içinde haklı olarak bir muhalefet çıktı, “Yeter artık” dedi.
O gün bugündür o koltuğa yeniden dönmek, 80 yaşında yeniden cumhurbaşkanı adayı olmak için yırtınıyor.
Durmuyor, utanmıyor, bununla ilgili yaptığı paylaşımın altına yazılan on binlerce eleştirel yorumu bile okumuyor.
Dostu, arkadaşı, düşüneni, seveni yok görüyoruz. Yanındaki güruhun büyük bölümü, onu rezil etme pahasına partide güç ve imkan kazanmak, bunu da avantaya tahvil etmek isteyen bir grup asalak, dostu falan değil.
Ama yine de birisi söylesin kendisine.”
Daha önce “OYAK’a çöktüler” demiştim.
İki gün önce yapılan OYAK Genel Kurulu’nda açıklanan nema oranı yine bizim yanılmadığımızı ortaya koydu.
OYAK mensuplarının, bu ülkenin kahraman askerinin hakkını yandaşa yedirmeyeceğiz.
@oyakkurumsaltr@myalcintas
OYAK’ın üye sayısı yaklaşık 503.643 kişidir.
Bu kurumun gerçek sahibi; maaşlarından yıllarca kesinti yapılan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma, Sahil Güvenlik personeli ve tüm OYAK üyeleridir.
Ancak bugün birçok üye aynı soruyu soruyor:
“Paralarımız pul oldu, OYAK’ı kim yönetiyor?”
Üyeler;
şeffaflık, hesap verebilirlik ve birikimlerinin gerçek değerini koruyan adil bir nema sistemi talep ediyor.
İbrahim KOLDAMCA
Abdullah Öcalan’a planlanan “umut hakkı” veya "statü", tam 130 yıl önce
II. Abdülhamid döneminde emperyalist baskıyla Ermeni teröristine verilmişti.
Taşnak terör örgütü liderlerinden Karekin Pastırmacıyan (Armen Garo), 1896’da Osmanlı Bankası’nı bastı, terör eylemlerinde yüzlerce Türk'ü katletti. İngiltere, Fransa ve Rusya’nın baskısıyla affedildi, Fransa’ya gitti.
Yine II.Abdülhamid döneminde Erzurum milletvekili oldu. Milletvekili olduktan sonra Doğu’da Ermeni isyanlarını organize etti, binlerce Türk’ü katletti.
"Tarih tekerrürden ibarettir ve ders alınması gereken bir bilimdir.”
Büyük Ermenistan hayallerini 19 Mayıs 1919’da Atatürk çöpe attı.
Kripto hainler, Atatürk’ten bu yüzden nefret eder.
Teröristle müzakere olmaz, taviz verilmez. Teröristle mücadele edilir.