Turkish riot police fired tear gas and forced their way into the main opposition party's headquarters to evict its ousted leadership, deepening a crisis at the heart of Turkey's democracy https://t.co/Riv9nLhYiG
Cumhuriyet tarihini bırakın, dünya tarihinde bile emsali zor görülecek bir vakaya tanık oluyoruz. Eski bir genel başkan, kaybettiği kongrenin ardından iktidar yargısından medet umarak yanında kalan birkaç milletvekili ve eski ilçe başkanıyla partiyi ele geçirmeye çalışıyor. Yaklaşık 500 kişilik bir grup, neredeyse 18 milyon seçmeni olan bir partiye adeta çökmeye kalkışıyor. Bunu parti içi bir mücadele olarak görmek ve bu rejimin koşullarında bile meşrulaştırmak mümkün değil.
Mutlak butlan kararı sonrası @kilicdarogluk kendisine parti içinden destek geleceğini, örgütten fireler olacağını düşünüyordu. Bu olmayınca süreci uzatmak yerine doğrudan müdahale yoluna gidilmiş görünüyor. Hiçbir organik destekleri olmadığı için bir avuç mafyavari tip ve milletvekili genel merkezi ablukaya almış durumda.
Önümüzdeki süreçte 500 kişilik bir grubun, neredeyse 18 milyon seçmenin oyunu almış bir partiye zorla çöküp çökemeyeceğini göreceğiz. Bu nedenle kamuoyunda tartışılan “ayrı parti” önerilerini şu noktada çok yanlış buluyorum. Böyle dehşet verici bir sonuç geri çevrilemezse, demokratik mücadele çok ağır bir darbe alır. Demokrasiye inanan herkesin seçilmiş, meşru CHP yönetimine destek vermesi gerekir.
Mutlak butlan kararıyla YSK da fiilen kaldırılmıştır. Bundan sonra seçim sonuçlarına mahkemeler, iktidarın istediği doğrultuda karar vereceklerdir. Yani halkın iradesinin bir hükmü kalmamıştır. Bundan sonra herkesin diplomasından sofrasındaki ekmeğine, çocuğunun geleceğinden, yaşamının her aşamadına tek kişi karar verecektir.
İngiliz taraftarların açtığı ve uluslararası haber olan bu pankartı izleyicilerinize gösterdiniz mi, göstermediniz mi?
Gösterdiyseniz eyvallah!!
Göstermedinizse neden?
Böyle bir pankartın İngilizler tarafından Türkiye’de açılmasının haber değeri yok mudur? @trt1@trtspor
bu ülke, bu cesur kadını koruyamadı. bana “.bunlar çok güçlü. ölürsem çabamın amacı kalmaz. ölmemem gerekiyor. kızım için yaşamak zorundayım” demişti. ölümündeki tüm şüpheler araştırılmalı.
İran’la savaşın ikinci gününde değerlendirmem aşağıdaki gibidir:
1. ABD için bu savaşta kritik mesele meşruiyet sorunudur. ABD bu savaşa Kongre onayı olmadan girdi. Kamuoyu desteği %25’i bile bulmuyor. Bu oran bir süper gücün uzun süreli harp yürütmesi için yeterli değildir. Yakında Amerikan toplumunda şu soru daha yüksek sesle sorulacaktır: Bu savaş gerçekten Amerikan ulusal güvenliği için mi başlatıldı, yoksa İsrail için mi? ABD iç kamuoyu bölünmüşken uzun savaş sürdürülemez. Vietnam’dan Irak’a tarih bunu gösterdi.
2. Diplomasi artık güven üretmiyor. Müzakere süreçleri askeri harekâtın uzantısına dönüştü. Masada konuşulurken sahada plan yapılıyorsa, bundan sonra hiçbir devlet güvenlik garantilerine inanmaz. Bu küresel sistem için ciddi bir kırılmadır.
3. ABD çok kıymetli mühimmatını harcıyor. Uzun menzilli önleme sistemleri ve hassas güdümlü mühimmat sınırlı üretim kapasitesine sahip. Yılda yaklaşık 800 kritik önleme sistemi üretiliyorsa ve her İran füzesine iki önleyici atılıyorsa, birkaç yüz angajman bir yıllık üretimi eritmeye yeter. Üstelik bu sistemlerde kullanılan nadir metaller Çin tedarik zincirine bağlı. Bu savaş Pasifik’e ayrılması gereken stokları da tüketebilir. Yarın Tayvan hattında bir kriz çıkarsa bugünkü kadar mühimmat olmayabilir. Ayrıca İran coğrafyası büyük. Uzun menzilli operasyon, yakıt ikmali ve uzak üs demektir. Bölgedeki hava ve deniz unsurlarının sürdürülebilirliği ciddi lojistik yük yaratmaktadır. Bahreyn’in kırılganlığı arttıkça Diego Garcia gibi uzak üsler devreye girer. Bu da özellikle AEGIS muhripleri için bir haftalık gidiş-dönüş lojistik döngüsü demektir.
4.İran’ın direnç kültürü hafife alınıyor. Hamaney ‘in kaybı direnci asimetrik şekilde artıracaktır. 47 yıldır yaptırım altında yaşayan, İran-Irak Savaşı’nı görmüş bir toplumdan söz ediyoruz. Rejim içi çatlak beklentisi şu aşamada gerçekçi değil. Dış saldırı içeride çözülme değil, kenetlenme üretir. İran gibi onurlu bir halk bunu yapar.
5.Körfez ülkeleri açısından alarm zilleri çalıyor. Şii nüfus yoğunluğu olan monarşiler için istikrar hayati önemdedir. İsrail’in hamleleri ve ABD’nin desteği bu istikrarı bozuyor. Burj Al Arab gibi sembolik hedeflere veya ABD üslerine düşen her füze Amerikan güvenlik şemsiyesine olan güveni aşındırır. Körfez başkentleri artık şunu görüyor: İsrail’in kararları kendi huzurlarını riske atıyor. Bu ya ABD ile mesafelenmeye ya da daha sert askeri pozisyona zorlanmaya yol açabilir. Her iki senaryo da istikrarsızlık üretir.
6. Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel dengeyi altüst eder. Bab el-Mandeb’de Husilerin devreye girmesi sigorta maliyetlerini patlatır.
Özellikle Çin’den AB’ye yönelik Konteyner taşımacılığı ve enerji sevkiyatı ağır darbe alır. Varil fiyatının 150 doların üzerine çıkması ABD ekonomisinin tolere edebileceği bir tablo değildir. 150 dolar petrol ABD ve Avrupa için sürdürülebilir değildir. Enerji şoku haftalar içinde siyasi baskı üretir.
7. Pakistan faktörü de önemlidir. Nükleer bir güçten söz ediyoruz. Suudi Arabistan ile askeri iş birliği önemlidir. Ancak Hindistan-İsrail yakınlaşması göz önüne alındığında ve ayrıca Pakistan Taliban Savaşı’nın tam da İsrail Amerika’nın İran’a saldırısından önce başlaması tesadüf değildir. Pakistan’ın oyalanması amaçlanmaktadır. Trump’ın Pakistan liderliğine övgüleri bu yüzden tesadüf değildir.
8.Türkiye açısından tablo nettir. Ortada açık bir İsrail saldırganlığı ve Amerikan askeri gücünün bu çerçevede kullanılması vardır. Ankara şunun farkındadır: İran düşerse baskı hattı Türkiye’ye dayanır. Bu nedenle İranın yanında olmak jeopolitik zorunluluktur. İran’daki Kürt gruplarının birleşmesi Türkiye için ciddi bir güvenlik endişesidir. Türkiye bu grupların birleşerek bağımsız bir kukla Kürt devletini kurmasına izin vermeyecek hamleleri desteklemelidir.
9. ABD meşruiyetsiz, düşük kamuoyu desteğiyle, kıymetli mühimmatını harcayarak, direnç kültürünü hafife aldığı bir ülkeye karşı savaşmaktadır.
İran kısa sürede çökmez. Rejim değişimi ihtimali zayıftır.
Özgür Çelik'le emniyet yetkilisi arasında Bilal Erdoğan diyaloğu
Çelik: Galata Köprüsü'nün üzeri, Valiliğin yayınladığı listeye göre toplantı, gösteri, yürüyüş yapılacak bir alan mıdır, değil midir?"
Emniyet Yetkilisi: Valilik bununla ilgili yapılan müracaata olumlu olarak cevap vermiştir. Olumlu olarak cevap verdiği için de orada etkinlik düzenlenmiştir.
Çelik: Kime ama? Bilal Erdoğan'a. Peki ben başvuru yaptığımda Galata Köprüsü'nü bana niye kapattınız? Aynı ekip buradaydı, amirleriniz de burada şu anda. Aynı ekip Galata Köprüsü'nü bana niye kapattı? Bakın, burada bir çifte standart var. Bir kere yaptığınız bu iş anayasaya aykırı. Basın açıklaması yapma hakkımı elimden almaya çalışıyorsunuz.
İddiaya göre F.T. ve E.Ş. isimli kişiler araç park etme meselesi sebebiyle kavga etti.
— 70 yaşındaki F.T. kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
— E.Ş. isimli kişi ise komaya girdi.
( Çağdaş Evren Şenlik)
(lokasyon; Beşiktaş)
https://t.co/5rzaEQ11MJ
Binlerce kadın, kadın cinayetlerini protesto ediyor.
Osmanbey Metro durağı çıkışında bir araya gelen Şişlili kadınlar ve Kadın Örgütleri, #DurdonaKhokimova’nın bedeninin bırakıldığı sokağa doğru sloganlarla yürüyüş gerçekleştiriyor.
Şişli’de bir çöp konteynerinde cansız bedeni bulunan Durdona Khokimova için kadınlar eylemde: "Katledilen kadınların hesabını soracağız!"
Şişli’de uzuvları kesilmiş halde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova'nın, Ümraniye’de katledildiği ve ardından bedeninin Şişli’ye taşındığı ortaya çıkmıştı.
Düşünelim ki 36 saat sürmüş nutuk’un okunması…Bugün için herşeyi bir kenara bırakalım,bir liderin böyle bir şeyi yapması nasıl bir şeydir… Müthiş gerçekten..!
Sene 2021.
Akbelen Ormanları, kömür madeni uğruna katledilmek isteniyordu.
İkizköylüler ormanları için direniyordu.
Hakan oradaydı.
Muğla'da orman yangınları başladığında, alevlere koşanlardan biri yine Hakan’dı.
Birinci fotoğraf, dönüş yolunda çekildi.
Yorgunduk ama mutluyduk.
İkinci fotoğraf, yangın söndürme çalışmalarında kısa bir molada çekildi.
Hakan; kurdun, kuşun, ağacın hakkı için hep mücadele etti.
Hakkını savunduğun toprak seni incitmesin Hakan.
#HakanTosunaNeOldu
Büyük Taarruz’a doğru…
14 Ağustos 1922 Pazartesi gecesi Afyon kuzey doğusunda bazı birlikler, örtü ve aldatma planı gereği gizlice Afyon’un güneyine intikal ettirilmeye başlanır. İntikal gece yapılacak ve 10 gün sürecektir. 2 gün de son hazırlıklar… Taarruz 26 Ağustos 1922’de başlayacaktır. Artık nefesler tutulmuştur.
-Taarruz için ok yaydan çıkmıştır.
-Başkomutan 41 yaşındadır. Savaşın ustası...
#büyüktaarruz
“Bizi yanlış yola sevk eden habisler (kötülükler), bilirsiniz ki çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir. (M.Kemal Atatürk, 1923)
Seferihisar komple yandı ✅ Çeşme başladı ✅ Belli oldu veledi zinalar İzmir’in tüm ilçelerini sırayla yakacaklar ..Biri bitiyor biri başlıyor..Allah yardımcımız olsun ..Sadece ağaçlar yanmıyor tüm geleceğimiz ve canlılar yanıyor..🔥