NATO Zirvesi'nin katılan liderlerin Türkiye'deki antidemokratik uygulamaları görmezden gelmesini konuşurken @barcinyinanc önemli bir noktaya dikkat çekti. Avrupalı müttefikler savunma alanında açıklarını kapatana kadar Türkiye'ye - NATO'nun ikinci büyük ordusuna - ihtiyaç duyacaklar. Açıklarını kapatana kadar.
🗣��Gazeteci Barçın Yinanç:
🔸"Türkiye'deki demokratik geri gidişe gözümüzü kapayalım, biz buna gözümüzü kapadığımız oranda Türkiye'den yararlanabiliriz' diye bakıyorlarkısa dönem için"
🔸"Türkiye'nin önümüzdeki dönemde Avrupa güvenlik mimarisinden dışlanma riski hâlâ çok büyük"
🔸"Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunun için Avrupa Birliği'ne mesaj verdi. 'AB'nin yapacaklarıyla NATO birbiriyle çelişkiye düşmesin, birbirini tamamlasın ve üye olmayan ülkeler dışlanmasın' dedi"
🔸"Artık Avrupa Türkiye'nin demokrasisini tamamen gözden çıkardı' diye bakmamak lazım. Bu, belli bir süre için geçerli olur. Rusya tehdidi azaldıktan sonra demokrasi meselesini tekrar önümüze getirirler"
@ekncsukran @banuguven @ErcmentAkdeniz
@barcinyinanc
İzlemek için: https://t.co/AtFoctE26o
#CANLI 📢Şükran Ekinci, Ercüment Akdeniz ve Banu Güven #MedyaZamanı'nda medyada öne çıkan başlıkları ve günün gelişmelerini konuşuyor
🔸NATO Zirvesi sona erdi
🔸İBB davasında tahliyeler
@ekncsukran@banuguven@ErcmentAkdeniz
https://t.co/8iMspizFNu
Hesabım dün yeniden engellendi. Bu beşinci hesap. İletişim hakkımızı ve ifade özgürlüğümüzü savunmak için elbette başka yollar da bulacağız ancak burada da öyle kolay pes etmeyeceğiz. Onların eller ağzımızda, bizim yumruk yukarda. Sesimizi kısamayacaklar. Direniş ve dayanışmayla.
#CANLI | Ankara’daki NATO Zirvesi sona erdi
🔸Zirveden ne çıktı?
🔸Türkiye’nin ittifaktaki rolü ne olacak?
@ahmetayvaa 'nın konukları; @afunsal02 , Erdi Tütmez, @banuguven ve @KeskinArif
https://t.co/DLRedgz8CX
Gündem sadece NATO Zirvesi'nden de ibaret değil tabii. Hangi ortamda yapıldı bu zirve? O esnada Türkiye'de başka neler oluyordu?
Cumartesi günü PKK'nin kendini feshedip silahlarını yakmasının yıl dönümü. Bir yıl sonra neredeyiz? Başladık.
Türkiye gerçekten NATO'nun vazgeçilmez aktörlerinden biri mi? Avrupa, kendi güvenliğinin sorumluluğunu daha fazla üstlenebilir mi? ABD'nin rolü nasıl değişiyor?
ABD ile İran gerilimi karşılıklı saldırılarla tırmanıyor.
Kendini fesh eden PKK’nin silah bırakmasının üzerinden 1 yıl geçti. Türk devleti bu adımı nasıl değerlendirildi?
Güler Yıldız, Banu Güven, Yüksel Genç, Eyüp Burç ve Tuncay Doğan Olduğu Gibi konuşuyor.
Olduğu Gibi, Avrupa saatiyle 16.30, Türkiye saati ile 17.30’da NûMedya24 Youtube kanalında.
https://t.co/d3qwaJBrVG
NATO Zirvesi ve Türkiye'nin jeopolitik pozisyonunu siyaset bilimci İsmet Akça ile konuşuyoruz. Erdoğan iktidarınım ekopolitik tercihleri ve savunma sanayine verdiği önceliği vurguluyor @ismetakcagdlr
#CANLI NATO Zirvesi'nde ikinci gün
🔸İmamoğlu savunma yapacak
🔸Rutte'ye Deniz Göktaş sorusu
🔸Hakan Tosun duruşması bugün
🔸ABD'den İran'a yeni saldırı
@ErcmentAkdeniz@denizcanabay@banuguven
https://t.co/NYfqMPRn5r
#CANLI NATO Zirvesi'nde ikinci gün
🔸İmamoğlu savunma yapacak
🔸Rutte'ye Deniz Göktaş sorusu
🔸Hakan Tosun duruşması bugün
🔸ABD'den İran'a yeni saldırı
@ErcmentAkdeniz@denizcanabay@banuguven
https://t.co/NYfqMPRn5r
Deniz Göktaş'ı İlke TV'nin avukat Genel Yayın Yönetmeni Sevda Çetinkaya Karatepe Hapishanesi'nde ziyaret etti. Uzun zaman sonra TV izlemeye başlamış. "Bir sürü adam saatlerce nasıl tartışabiliyor hayret ediyorum. İzleyenlere daha çok hayret ediyorum" demiş. Ben de öyle, Deniz! :)) Selamını aldım. 🐞 @idgoktas
Sevenlerine: Bu da elden ele "Denizi salın" diye.
🖊️Sevda Çetinkaya yazdı:
Deniz’i salın
"İlk geldiği gün ve ertesinde diğer bloklardan onun avluya doğru “Deniiiiiiiiz, Denizzzzzzz” diye bağırmış mahpuslar. “Şaka yapsana” diyenler olmuş"
https://t.co/A8MGgJWzHu
NATO Genel Sekreteri Rutte'ye NATO gözaltıları ve özellikle de Deniz Göktaş soruldu ama yayını TRT'den izleyenler bundan haberdar olamadı...
SORULAN İNGİLİZCE SORUNUN TAM ÇEVİRİSİ:
Ev sahiplerine teşekkür ettiniz. Ancak son birkaç hafta içinde burada muhaliflere ve özellikle bir komedyene karşı baskılar yaşanıyor. Sizce Ankara, liberal demokrasilerin bir araya gelmesi için en doğru yer mi?
Bu konular Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşülecek mi?
TRT HABER'DEKİ ÇEVİRİ:
Ev sahibi ülkeye güzel sözlerle söze başladınız. Bu noktada Türkiye'de yargıyla alakalı eleştiriler var. Türkiye'de demokrasiyle alakalı neler düşünüyorsunuz? Ve Sayın Erdoğan'ın yönetimi ile alakalı neler düşünüyorsunuz?
This morning at 08:10, in my prison cell, I was notified of the court’s arbitrary decision: I am barred from attending my own trial.
The indictment bears my name. The case was built around me. Yet the court blocks me and restricts the defense of those facing the gravest charges, and their lawyers.
This is not a trial. It is a severe violation of the most basic right of defense, the pinnacle of what jurists call “enemy criminal law.”
A panel redesigned after the case was filed, in open defiance of the principle of the natural judge, can claim neither independence nor impartiality. As of today, it has abandoned even the appearance of judicial process. The “lawlessness of the century” has collapsed into a pile of extrajudicial execution.
And all this happens while Türkiye hosts the leaders of the democratic world in Ankara. The elected Mayor of Istanbul and the Presidential candidate of the democratic opposition is silenced in a courtroom he is not allowed to enter.
I am exposing this lawlessness.
🗣️Gazeteci Banu Güven:
🔹"Trump'tan başka, Kongre S-400'lerin 'gömülmesini' istiyor. Belki yarın öbür gün bu silahların gerçekten başka bir ülkeye gönderildiğini göreceğiz"
🔹"S-400'lerin Ukrayna'ya gönderilmesi, Türkiye-Rusya ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebilecek bir adım olur"
@hazal_rojda@banuguven
İzlemek için: https://t.co/aDIYMshKC9
Trump Erdoğan'a hediyesini açıkladı: "Size şunu söyleyebilirim ki yaptırımları kaldıracağız. Tamam mı? O soruyu yanıtlayarak (Erdoğan'ın) zamanını boşa harcamasını istemiyorum, çünkü Marco Rubio ile çok yakın bir şekilde çalışıyoruz...Yaptırımları kaldıracağız. Artık bunu yapmanın zamanı geldi. Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz."
NEYDİ? CAATSA Yaptırımları, Türkiye’ye, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi aldığı için uygulandı. Bu kapsamda Savunma Sanayii Başkanlığı'na ABD'ye giriş yasagi dahil yaptırımlar geldi. Ama en önemlisi Türkiye’nin parasını verdiği F 35 uçaklarının teslimatından vazgeçilmesiydi.
SORUN? ABD kongresi, Türkiye S-400 elden çıkarmadan yaptırımların kaldırılmaması kararı almıştı. Yani S-400'ler nasıl elden çıkarılacak, ya da çalışmaz hale getirilecek, ona bir formül bulunması lazım. Gerçi Trump FİFA'ya kırmızı kartı geri aldırmış bir adam. Bulur bir yolunu... #NATO
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
#CANLI | Gözler Ankara'da I NATO Zirvesi başladı
Denizcan Abay, Banu Güven ve Ercüment Akdeniz gündemde öne çıkanları değerlendiriyor
@denizcanabay@banuguven@ErcmentAkdeniz
https://t.co/9e3KAccx8m
Hollandalı gazeteci NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'ye, muhaliflerin, gazetecilerin ve komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını hatırlatıp, "Türkiye sizce liberal demokrasilerin zirve toplantısı için en iyi adres mi? Sizce (bu zirve) bu konuları Erdoğan'la ele almak için bir fırsat olabilir mi?" diye sormuş. Sağolsun. :)
Rutte cevabında, demokrasinin sadece seçimden ibaret olmadığını falan söylüyor. "Sizlerin her türlü soruyu sorabilmeniz gerekir" diyor, ama bu basın toplantısında ev sahibi ülkeden orada olması gereken birçok gazeteci bulunamıyor. Türkiye'de resmî basın kartını hâlâ hükümet veriyor. Onu da beğendiğine veriyor, beğenmediğinden de kartı alıveriyor. FYI @SecGenNATO