Bugünkü yazım
👇
Fırtınalar sadece yıktıklarıyla hatırlanmaz.
Bazen geride neyin sağlam kaldığını da gösterir.
Bu ülkenin sağlam kalan şeyi, bütün yorgunluğuna rağmen hala adalet isteyen insanlarıdır.
Hala sandığın anlamına inananlarıdır.
Hala “bu kadar da olmaz” diyebilenleri, hala “olur, değişir, düzelir” demekten vazgeçmeyenleridir.
O yüzden bu bayram belki neşeli değil.
Ama unutulacak bir bayram da değil.
https://t.co/B3mk3Ma7ak
Bugünkü yazım
👇
Uzun süredir insanların içinde sadece siyasi bir öfke yok.
Daha derinde bir güvensizlik, bir yorgunluk, bir “daha ne olacak?” hissi var.
Bir sonraki haftaya plan yapamıyoruz.
Bayram dönüşünü düşünemiyoruz.
Çocukların okulunu, işin gücün rutinini, yazın tatilini, geleceğin ihtimalini bile rahat rahat konuşamıyoruz.
Çünkü memlekette gündelik hayatın üzerine çöken sürekli bir olağanüstülük hali var
https://t.co/B3mk3M9zkM
Bugün Anneler Günü. Kutlu olsun demek isterdim ama bu ülkede artık bu bile içtenlikle kutlanacak bir gün olmaktan çıktı.
Nasıl doğuracağımızdan kimin annesi olacağımıza, kaç çocuk yapacağımıza kadar karışılıyor; sonra doğurduklarımız sokakta, okulda öldürülüyor, hayatta kalanlar açlıkla sınanıyor.
Kadınlara anneliği tarif etmeye bu kadar hevesli olanlar, annelerin çocuklarını yaşatma, doyurma, güvenle büyütme hakkı söz konusu olduğunda ortadan kayboluyor.
Dileğim; bambaşka koşullarda, huzurla, yarın kaygısı duymadan çocuklarımıza sarılabildiğimiz, anneliğimize kimsenin karışmadığı yarınlar…💐
Bugünkü yazımdan:
Bir direnişten neler öğrendik?
👇
Bu ülkede sorun sadece ekonomi değil.
Sorun, kimin korunup kimin korunmadığı.
Kimin duyulduğu…
Kimin susturulduğu…
Ve en önemlisi…
Bu ülkede hak, hukukla değil, direnerek alınıyormuş.
Ama soru şu:
Herkesin direnecek gücü var mı?
Yoksa bu düzende…
Hakkını almak için önce tükenmek mi gerekiyor?