@TekYolFener Doğruyu büktüler utanmadan, tuzu kokutuyorlar elbirliği ile, göz göre göre yapıyorlar ahlaksızca, Şeref aramayın boşuna, bu gün ülkede gelinen nokta ortada, yansımasıda futbolda bu camiada.
@YusufMertol Çok çabuk kırılıyoruz, kimin açtığı belli olmayan bir tag (destek verenler yanlış yapıyor) ardından kendi aramızda eski,yeni yönetim yanlısı tartışmaları, eski yönetimler şişik kadro bıraktı, yeni yönetim bu durumu bilerek göreve talip oldu. Şimdiye kadar herşey yolunda. DESTEK
11 Kasım 1938.
Atatürk’ün naaşı, İslam Tetkikleri Entsitüsü direktörü Ordinaryüs Profesör Mehmet Şerafettin Yaltkaya’nın nezaretinde yıkandı. Başbakan Celal Bayar’ın talimatıyla, Profesör Lütfi Aksu tarafından tahnit işlemi yapıldı. Vücudun bozulmadan korunmasını sağlayacak olan solüsyon, 200 gram formalin, 1 gram sublime, 200 gram tuz, 10 gram acide pehenque, 1000 gram su’dan oluşuyordu. Profesör Aksu, tahnit işlemi bittikten sonra, iki küçük şişeye solüsyondan doldurdu, ağızlarını lehimledi, üzerlerine yapıştırdığı etiketlere terkibi yazdı, Atatürk’ün kollarının arasına sıkıştırdı. Kurşun galvanizli tabuta yerleştirildi, kapağı kapatıldı, gül ağacından yapılmış tabuta yerleştirildi, onun da kapağı kapatıldı, üzerine Türk Bayrağı örtüldü.
Cenaze namazı için camiye götürülmesinin dinen şart olup olmadığı konusu, cumhuriyetimizin ilk diyanet işleri başkanı Mehmet Rifat Börekçi’ye danışıldı. Milli mücadele kahramanı Börekçi, “Atatürk’ün cenaze namazı, tertemiz hale getirdiği vatan toprağının her yerinde kılınabilir” dedi. Namaz, Dolmabahçe Sarayı’nda Ordinaryüs Profesör Yaltkaya tarafından kıldırıldı. Tekbir, Türkçe verildi.
15 sene sonra…
Anıtkabir tamamlandı.
Atatürk’ün ebedi istiharatı için, Anıtkabir’deki son kontroller, inşaat başmühendisi Sabiha Rıfat Gürayman tarafından yapıldı.
8 Kasım 1953, saat 23 suları… Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi histoloji kürsüsü başkanı Profesör Kamile Şevki Mutlu’nun ev telefonu çaldı. Arayan, Ankara valisiydi. “Atatürk’ün tabutunun açılması ve tahnit işleminin çözülmesi için, hükümet tarafından kendisinin görevlendirildiğini” bildirdi.
9 Kasım 1953, saat 7.30… Profesör Kamile Şevki Mutlu, Etnografya Müzesi’nde, geçici kabirden çıkarılan ve katafalkın üzerine konulan gül ağacı tabutun önündeydi, titriyordu. İçinden “galiba bayılacağım” diye mırıldandı. Ama, dayanmak zorundaydı. Saygı duruşu yapıldı. Ve “başlayalım lütfen” dedi. Yardımcı olmaları için, Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’ndan 10 öğretmen getirilmişti, ��ğretmenler gül acağı tabutun vidalarını söktü, kapak kaldırıldı, kurşun tabutun lehimleri söküldü, onun kapağı da kaldırıldı, ortalığı tahnitte kullanılan solüsyonun kokusu sardı. Cenaze, kahverengi muşambaya sarılıydı. Taşınma sırasında zarar görmesin diye, naaş ile tabut arasındaki boşluklar talaşla doldurulmuştu. Talaş ıslaktı, bu iyiye işaretti, koruyucu solüsyonun uçup gitmediğini gösteriyordu. Profesör Kamile Şevki Mutlu, muşambayı göğüs hizasına kadar açtı, vücut parafinli sargılarla örtülüydü, yüzü ise, ıslak pamukla kaplıydı. Adeta zaman durmuştu. Çıt çıkmıyordu. Nefesler tutulmuştu. Profesör Mutlu, pamuk tabakasını yavaşça kaldırdı. Atatürk’ün yüzü ortaya çıktı. Hiç bozulmamıştı… Teni bronzdu. Altın saçları, rengini kaybetmemişti. Kalın kaşlarından bi kaç tel kopmuş, sol göz kapağının üstüne düşmüştü. Sakalı hafif uzamıştı. İnce dudakları yapışıktı. 15 sene önce Dolmabah��e Sarayı’ndaki yatağında uyur gibiydi. Ne bozulma, ne kokuşma vardı. İki sene önce rahmetli olan Profesör Lütfi Aksu’nun tahniti son derece başarılıydı. Profesör Kamile Şevki Mutlu, Atatürk’le yüz yüzeydi. Yanağına dokundu, okşadı. O an neler hissetti derseniz… Hatıralarında anlatacaktı. “Bir an için sanki konuşacakmışız gibi hissettim” diyecekti. Salonda derin sessizlik hakimdi, duygular darmadağındı. Atatürk’ün naaşı kurşun tabuttan çıkarıldı, dualarla kefenlendi, ceviz ağacından yapılan yeni tabuta konuldu, Türk Bayrağı’yla örtüldü, yarın Anıtkabir’de toprağa verilmek üzere, generaller tarafından ihtiram nöbetine başlandı.
Demem o ki..
Bu milletin yetiştirdiği en büyük insan, vefat ettiğinde bir erkeğe, toprağa verileceği zaman, bir kadına emanet edilmişti.
Çünkü… 1938’de Atatürk’ün naaşını emanet edebileceğimiz en yetkin kişi bir erkek’ken, 1953’te bir kadın’dı.
Çünkü kadınlar… Atatürk devrimleri sayesinde, sadece 15 sene gibi kısa sürede, erkeklerin önüne geçmeyi başarm��ştı.
Kamile Şevki, 1924’te İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi, 1930’da mezun oldu. O tarihe kadar kadın hekimlere kamusal görev verilmiyordu, Sağlık Bakanlığı ilk kez 1930 mezunu kadın hekimlere kadro verdi, Kamile Şevki patoloji asistanı oldu. 1931’de Milli Tıp Türk Kongresi’ne tek başına bildiri sundu, bu bildiri kadın hekimlerimiz adına ilk’ti. Türkiye’nin ilk kadın patoloji uzmanı oldu. Türkiye’nin ilk kadın tıp profesörü oldu. Türkiye’nin ilk elektron mikroskobu laboratuvarı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Kamile Şevki’nin yönetimindeki histoloji kürsüsünde kuruldu. Ankara Üniversitesi Senatosu’nda ilk kadın öğretim üyesi oldu. Bugün bile hâlâ kendi adıyla anılan, böbreküstü beziyle alakalı “Şevki metodu”nu geliştirdi. 1987’de rahmetli oldu. Taa en başından, en sonuna kadar, Atatürk devrimlerinin eseriydi, Cumhuriyet kadınıydı.
Sabiha Rıfat, 1927’de, bugünkü adıyla İstanbul Teknik Üniversitesi’ne girdi, o sene ilk defa kız öğrenci kabul eden üniversitenin, ilk kız öğrencisiydi. 1933’te mezun oldu, Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi oldu. TBMM binası dahil, sayısız önemli projeye imza attı . Fenerbahçe’nin ilk kadın voleybolcusuydu. Ve, bu konuda da erkeklerden daha başarılıydı. Üniversite öğrencisiyken, o tarihlerde karma oynanan, beş erkek ve bir kadından oluşan, İstanbul şampiyonu olan Fenerbahçe voleybol takımının “kaptan”ıydı. 2003’te rahmetli oldu. Çocuğu olmamıştı, tüm servetini şehit çocuklarının eğitimine bağışladı. Taa en başından, en sonuna kadar, Atatürk devrimlerinin eseriydi, Cumhuriyet kadınıydı.
Dolayısıyla…
10 Kasım’ı anlayabilmek için, 11 Kasım’a bu açıdan bakmak lazım
Atatürk varsa, kadın vardır.
Kadın varsa, Atatürk vardır
Atatürk’ü öldürmenin tek yolu, kadınları erkeğin gerisinde bırakmak, erkeğe muhtaç hale getirmektir. Cahillerin kadın haklarına, kadın eşitliğine, kadın özgürlüğüne düşman olmasının temel sebebi budur.
Kadın muta kuma cariye köle idi ATATURK devrimlerine Tıp doktoru mühendis hakim savcı avukat asker oldu
Sayfa arkadaşım Sayın Ahmet Ertürk'ün sayfasından alınmıştır ...
@seydafb48 3 haftada görünen köy, yapının hakemlerinin hala eskisi gibi olduğu,ne kadar transfer yaparsak yapalım haksız hakem yönetimleri oldukça 199 puan bile toplasak malum takımın 200 puanı cebinde olduğudur.Yönetimin azmini kutluyorum ana bu konudada artık gerekli hareketler yapılmalı
@Ahmetercanlar@AktoprakTar@MunferitSpor Bir tarafta Fenerbahçeli görünüp yapıya hizmet edenler, bir tarafta sadece muhalif olduğu için yalnızlaştırılan bir taraf, sakız beye verilen değere göre el üstünde tutulmasa da desteği hak edene hakkını verelim
BEIN SPORTS PORTRESİ
BEIN Sports'u boşuna protesto etmedik, boşuna BE FAIR demedik!
Kasımpaşa maçında yaşanan yayıncı kuruluş skandalı (golden sonra golün tekrarı yerine Becao'nun pozisyonunun verilmesi) herkesin tepkisini anında çekti. Çünkü herkes ne yapılmak istendiğini o anda hemen fark etmişti. Kimsenin bir başkasına açıklama yapmasına, BEIN Sports'un niye o görüntüyü ekrana getirdiğini anlatmasına gerek yoktu artık. Çünkü hepimiz benzer algı operasyonlarını, bu ucuz oyunları defalarca yaşadık. Fenerbahçeliler artık bu konuda yeterince tecrübeli.
Erol Bulut döneminde BEIN Sports'u protesto eden tişörtlerle röportaj vermeye gitmişti Fenerbahçeli futbolcular. "TALEBİMİZ ADİL VE TARAFSIZ YAYINCILIK" yazıyordu Novak'ın giydiği tişörtte. Tisserand'ın üstünde de "REJİYE VE YÖNETMENE MÜDAHELE İSTEMİYORUZ" yazan bir tişört vardı.
BEIN Sports bu röportajları yayımlamadı. Onlar yayımlamadı ama ABD'nin ünlü gazetesi New York Times'a bile haber olmuştu o protesto. Şimdi o protestonun ne kadar haklı olduğunu daha da iyi görüyoruz değil mi?
Yayıncı kuruluşun ekrana neyi, ne zaman getirdiği konusunda ne kadar bilgiye sahibiz? Ben biraz araştırdım ama yeterli bilgiye ulaşmak kolay değil çünkü ne reji ekibinin ne de yayın yönetmenlerinin kim olduğunu ve kimlerden, nasıl direktifler aldıklarını biliyoruz. Ama yayıncı kuruluşun sitesindeki künye bölümünde yazdığı bir kaç isim var. Bunlardan biri dijital medya müdürü Tarık Dağlı. BEIN SPORTS'ta müdür olacak kadar terfi etmiş bu kişinin geçmişindeki bir kaç detaydan bahsetmek istiyorum.
Kendisi Fethullah Gülen cemaatinin operasyon gazetesi olan Taraf Gazetesi'nde köşe yazıları yazıyormuş.
Taraf kapatıldığı için bütün arşivlere ulaşamayız ama bir kısmını internette bulmak mümkün. 14 sene önce Efes'in kazandığı basketbol final serisinin ardından çıkan olaylarla ilgili 19 Haziran 2009'da yazdığı "Parkede İmam ve Cemaat İlişkisi" (burada imam derken Aziz Yıldırım'dan bahsediyor) adlı yazısında Fenerbahçeli taraftarlar için şu cümleyi kullanmış: "Eşek gibi damgalayıp hiçbir spor etkinliğinde yer vermemen gereken taraftar!"
Evet, BEIN'de çalışan dijital medya müdürü bir yazısında bize eşek demiş! Aziz Yıldırım'ı hedef aldığı o yazıdaki bir başka cümlede ise "Büyüklük, cafcaflı statlar yapıp içine insan müsveddesi doldurmakla olmuyor"demiş. Yani Fenerbahçelilere insan müsveddesi diyerek fetocuların gazetesine köşe yazısı yazmış bu zat! Yazının son paragrafında ise "Dün b.ktun, bugün koktun derler adama" diyerek de seviyesini iyice aşağıya çekmiş.
Bu kuruluştaki bir diğer müdür Mahmut Kecin (Yeni Medya Koordinatörü) ise geçmişte Facebook hesabından Fenerbahçe için yazdığı küfür dolu, nefret dolu paylaşımlarla biliniyor. Twitter'da geçmişte yazdığı her şeyi silmiş ama Facebook paylaşımlarından azılı Fenerbahçe düşmanı olduğunu biliyoruz. Merak edenler Mahmut Kecin ismini aratıp, küfürlerini görebilir.
Sadece BEIN Sports'un sitesindeki künyede yer verdiği 2 sorumlu yöneticinin geçmişine bakınca ikisinin de Fenerbahçe düşmanı olduğunu gördüm. 2'de 2! Biraz daha kazmaya devam etsek belki onlardan da bir 16'da 16 çıkacak! Canlı yayın yönetmenlerinin, reji ekiplerinin kimler olduğunu bilsek kim bilir daha neler ortaya çıkacak.
BEIN'de yönlendirilen algılarla ilgili ulaştığım mide bulandırıcı başka bilgiler de var. Bir sonraki yazıda yayıncı kuruluşa veri desteği veren (yani istatistik ve grafik satan) şirket Maçkolik'ten bahsedeceğim. Galatasaray'ın eski yöneticisi ve sponsoru tarafından yönetilen ve yayıncı kuruluştaki veri aktarımlarını yöneten, oraya kendi adamlarını yerleştiren Maçkolik!
Fenerli Deniz
@deniz_DDR
Hasta la victoria siempre!
#Fenerbahçe
#beINSPORTS
Yapı Nedir Hep Birlikte Görelim 🤛
🟨🟦Fenerbahçe bu yıl sattığı oyuncular
4'üncü Kaleci Livakovic > Barcelona 2M€
4'üncü Forvet Cherif > Coventry 25M€
4'üncü Orta Saha Fred > Atl.Mineiro 3M€
🟥🟨Galatasaray bu yıl sattığı oyuncular
Nicolo Zanilo > 5M€ Udinese (yaş 26)
Umut erdem > Ç.rizespor 454 bin euro
Ali turap bülbül > Amed sk 90 bin euro
Gökdeniz gürbüz > Srbrücken bedelsiz
Batuhan şen > Karagümrük fk bedelsiz
Ali efe çördek > Bingölspor bedelsiz
💰Süper Lig son 6 yıl rekor satışları
🟨🟦 Fenerbahçe
🇹🇷Ferdi Kadıoğlu> 30M€ Primer Lig
🇹🇷Arda Güler> 20+10M€ İspanya Lig
🇬🇳Sıdıki Chérif> 25.2M€ Primer Lig
🇹🇷Yusuf Akçiçek> 22M€ Arap Ligi
🇹🇷Vedat Murigi> 20.1M€ İspanya Ligi
🇰🇷Kim Min Jae> 20.2M€ Almanya Ligi
🇹🇷Eljif Elmas> 15+2M€ İtalya Ligi
🇲🇦Yusuf Nesyri> 15.3M€ Arap Ligi
🟥🟨Galatasaray
🇫🇷Sacha Boey > 30M€ Kiralık Döndü
Not:Toplam Oynadığı Dak Süresi: 462
Yapının En Derinine İnip Görelim 👇
Lucas Torreira 100 Maçta 1 Kırmzı
Barış Alper 140 Maç 0 Kırmızı Kart
Davinson Sanchez 60 Maç 1 Kırmızı
Mario Lemina 59 Maç 0 Kırmızı Kart
Abdülkerim Son 3 Yılda 1 Kırmızı Kart
Yapının En Karanlığına İnelim 👇
Okan Buruk Toplam Maç 207
Süper Ligde > 0 Kırmızı Kart
Villarel Hazırlık Maçı: Kırmızı Kart
Yapının Başladığı 2022/2023 Sezonu
Jorge Jesus: 36 Maç 2 Kırmızı Kart 🟥
Daha fazlası için takip edebilirsiniz📣
Bunların daha derinene ineceğim 🤛
Görüşmek Üzere Kalın Sağlıcakla 🤚
- Sakız abi, Sane ile Okan Hoca arasında bir gerilim mi var? Sane 2 haftadır yedek?
+ Gerilim mi? Kardeşim Okan Hoca, Sane gibi dünya yıldızı bir aseti, yedekte tutarak tarih yazıyor, Sane de kenardan takıma enerji basıyor. QGs’de hoca ile oyuncu arasında rüzgar bile şampiyonluk yönünde esiyor.
- Peki Asensio'nun sakatlığı ne durumda abi?
+ Fenerbahçe’de soyunma odası buz gibi. Takımdaki su şişesi bile gergin. Asensio kadroda bile yok. Bu kabul edilebilir değil. Zaten Asensio'nun sakatlığını ben açıkçası çok gerçekçi bulmuyorum.
BU ARADA BEN ACAYİP FENERLİYİMDİR
RE RE RE
RA RA RA
FENERBAHÇE ÇOK YAŞA
Aynı sakız, farklı ağız. Were He Lo 🎯
@EZEL_gfb Bunu Biz Fenerbahçe olduğunuz için söyledin dimi, bize kırmızı daha önce İrfan’a çıkmış ama diğer takım oyuncularına sarı ile karşılık bulmuştu bu pozisyon benzerleri