Toplum bilmezler, sosyoloji bilmezler, tarih bilmezler, tek bildikleri oturdukları oyunların başında “filanca terörist mi değil mi” diye soru sormak çünkü o kadar bilgisizler. Ülkeyi uçuruma sürüklemiş bir Hükümeti kar topu atar gibi eleştirirken muhalefete sabah akşam küfür ederler.
Silahla örgütlenip Abdulhamit’i tahttan indiren, Babıali baskını yapan teşkilatı manyak gibi savunup en ufak barışçıl protestoya “devlete isyan” diyecek kadar cahiller. ABD askerlerini kovmak için köy köy örgütlenen, halkın sevgilisi olmuş Deniz Gezmiş’e “terörist” derler koca totolarıyla oturdukları yerden vatan millet diye tepinirler.
Bu topraklara dair zerre bilgileri, anlayışları olmayan ve birilerinin fonladığı bu tipler de dün itibariyle sandığa gömüldüler! Açın oyun oynayın şimdi.
Netanyahu’nun Hitler’le, İsrail Devleti’nin Üçüncü Reich’la özdeşleştirilmesi bir siyasal retorik değil düpedüz hakikatin kendisidir. Bir nazi rejimi var şu an dünyada. Bir nazi rejimi Filistin halkını canlı canlı mezara sokuyor tam şu anda. Aşağılıklar, insanlık düşmanları.
İlk yıkımın üstünden yarım ay geçti. Susuz, tuvaletsiz, çadırsız, barınaksız insanlar, hayatlarıyla kumar oynama pahasına hasarlı evlerine girip çıkmak zorunda kalıyordu. Deprem merkezinde bile insanların artçılara evde yakalanması biraz da bundan. Sorumlular belli ve yine aynı.
Deprem ülkesi olmayan Almanya'nın ekiplerinde, enkaz altındakilerin yaşayıp yaşamadığını, kalp atışlarını ve duruş şekillerini gösteren teknolojik cihazlar var. Deprem ülkesi Türkiye'nin afad'ı ise kader kısmet edebiyatıyla afet bölgesinde tekbir çekiyor.