duygusal zekası düşük veya gelişmemiş insan benim için cehennemdir.
neyi başarmış, hangi yollardan geçmiş olursa olsun, insanın içine bakamayan, insanın içini göremeyen hiçbir şey görmemiştir.
Aynen canım benim yıllardır tutsak olan, bedel ödeyen insanlar “evet” dediği için muhalif değil ama sen rahat koltuğunda sağa sola hain, terörist dediğin için muhalifsin.
Ezilen bir ulusa mensup olmamanın yarattığı tarihsel konfor, en çok "soyut enternasyonalizm" maskesinin arkasına gizlendiğinde tehlikeli hale gelir.
Çünkü iş teoriye, sloganlara veya genel geçer "halkların kardeşliği" söylemlerine geldiğinde herkes en hızlı enternasyonalist... Fakat Kürt halkı kendi somut gerçekliğini, kendi özgün siyasal ajandasını masaya koyduğu an bu konfor alanı çatırdamaya başlıyor.
bir insanın hayattaki en büyük şanslarından biri annesinin keyifli biri olması sanırım. annen keyifliyse hayatı keyifli yaşama ihtimalin artıyor ama keyifsiz kaygılı memnuniyetsizse keyifli yaşamayı öğrenmen gerekiyor. öğrenirsen ne ala
ilişki istemiyorum deyince herkes unutamadığım biri var sanıyor oysa benim unutamadığım kırgınlıklarım, yorgunluğum ve güvensizliğim ve boşa çıkmış heveslerim var.
verdigim en iyi karar sessiz kalmakti hicbir sey kanitlamaya ihtiyacim yok kimse benim nasil bir insan oldugumu bilmesin kirmadigim seyi düzeltmiyorum kimsenin degerimi bilmesi icin de savasmiyorum
Raperîn: “Kürtçe müziği bırakıyorum dedim diye beni linçlediniz” diyor.
Halkın tepkisi başka dilde söylemen değil, çıkıp "ben artık Kürtçe müziği bırakıyorum" diye şov yapar gibi açıklama yapman. Sorun tercihine değil, anadiline sırt dönmeyi tercih etmende!
Kadir İnanır gibi eğilmeden bükülmeden, korkmadan; paraya, güce değil emeğe ezilene sahip çıkarak; doğru yerde durarak yaş alıp göçüp gitmek gerek bu dünyadan.
Seni çok sevdik Kadir İnanır.
Güzel gelip geçtin bu dünyadan...
Herkes ve her şey hakkında şaka yapılabileceğini savunanlar nedense egemenler, güçlüler ve iktidar sahipleri hakkında hiç şaka yapamıyor.
Onların şakaları nedense hep güçsüzleri hedef alıyor.
Seninle barışmak istemeden özlüyorum seni. Bu da bir özlem türü sanırım; parçalı bulutlu gibi,
parçalı bir özlem. Sana ve bana dair, elimde kalan son şey.
Bazı şeylere çok fazla üzüldükten sonra bir nokta var, orada üzüntü bitiyor. Üzüntünün de bir son kullanma tarihi var gibi. O konuya daha fazla üzülemiyorsun. Sanki üzülmeye daha fazla yerin kalmamış gibi.