***
1- Eğer Tayyip gözlerimi kaparım , işimi yaparım dese bile;
2- SEÇSİS ile seçim hileleri önlenebilecekse,
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK HEVESLİLERİNE ONURSAL CUMHURİYET BAŞSAVCISI
SABİH KANADOĞLU'NDAN UYARI
***
Kimse kendi kendine gelin, güvey olmasın!
***
YENİ ANAYASA
***
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun Yeni Anayasa konusundaki görüşleri:
***
1. Bu meclis; dört yıl için yasama yetkisi almıştır.
2. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.
3. 1. ve 2. maddelerde belirtilen nedenlerle bu meclisin bir yeni anayasa yapma yetkisi yoktur.
4. Yeni bir anayasa yapma şartları oluşturmak için,
a. Önce halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği halkoylamasına sunulur.
b. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde barajsız bir seçimle bir kurucu meclis oluşturulur.
c. Bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağı yeniden referanduma sunulur.
***
EĞER; ÜLKENİZİ SEVİYOR VE KORUMAK İSTİYORSANIZ , BU YORUMUN YAYILMASINA PAYLAŞARAK YARDIMCI OLUNUZ ...
Haberlere bakıyordum, Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın'ın oğlunun kurduğu kooperatif, Kuşadası'nda TOKİ'den temin ettiği arsaya 1300 villalık lüks bir site yapıyormuş.
Memur-Sen başkanı Ali Yalçın kaç lira maaş alıyor, oğlu kaç yaşında, daha önce ne işler yapmış acaba.
Hay maşallah. Yetenekli genç oğul ve baba hikayesi…
Ali Yalçının başkanı olduğu sendikanın üyeleri olan memurlar emekli olana kadar aldıkları tüm maaşları biriktirseler bırakın villayı 3+1 daire alabiliyorlar mı?
Bu kadar yetenekli bir evlada sahip olan Ali Yalçın beceriksiz mi? Üyelerinin hakkını savunamıyor mu?
FENERBAHÇE’miz, çok ama çok büyük bir camia..
Dünyanın dört bir yanında milyonlarca taraftarı var..
Birimizin değil, hepimizin FENERBAHÇE’si o…
Hani derler ya, “7’den 70’e” diye..
Aslında konu Fenerbahçe olunca, öyle de değil;
0’dan 100’e, hatta nefes alan herkese dokunan bir sevda bu..
Kimimize babadan miras,
kimimize çocukluktan kalan sarı lacivert bir hatıra,
kimimize renklerine duyulan tarifsiz bir aşk..
Kimimiz Armasına vuruluruz,
kimimiz Tarihine,
kimimiz Zaferlerine,
kimimiz temsil ettiği değerlere,
kimimiz tribündeki o büyülü atmosfere..
Tarifi kolay olmayan bir tutkudur bu..
Boşuna demiyoruz;
“Fenerli olmayan kimse bilemez, seni bizden başka kimse sevemez” diye..
Başka renklere gönül vermiş insanların bu sevdayı tam olarak anlamlandıramaması çok doğaldır..
Çünkü milyonlarca insanın, ortak paydası olan Fenerbahçe’yi, “tanımla” deseniz, herkes size kendi Fenerbahçe’sini anlatacaktır..
İşte ben de kendi Fenerbahçe’mi anlatıyorum:
Benim için Fenerbahçe;
3 Temmuz kumpası öncesinde, Avrupa’nın dört bir yanında armasını, formasını, bayrağını gururla taşıdığım Spor kulübüdür..
Londra’da, Sevilla’da, Bükreş’te, Marsilya’da, Eindhoven’da sarı lacivertin tüm vakarını, omuzlarımda hissettiğim gururdur..
Benim için Fenerbahçe;
2011 yılında, sporun beş ana branşında şampiyon olup, Bağdat Caddesi’ne “Bildiğiniz başka oyun var mı?” pankartını astığımız, o büyük kudrettir..
Tarihi zaferlerle büyümüş, taraftarına mutluluk ve özgüven veren dev bir çınardır..
Benim için Fenerbahçe;
yalnızca bir spor kulübü değil, Kurtuluş Savaşı’ndaki duruşuyla, bu memleketin onurlu hafızasına kazınmış bir direniş sembolüdür..
Ve sonra…
Benim için Fenerbahçe, 3 Temmuz kumpasıyla birlikte bambaşka bir anlam kazanmıştır :
Çünkü o günden sonra Fenerbahçe sadece skorların, kupaların, puan cetvellerinin konuşulduğu bir kulüp olmaktan çıkmış;
"karanlığa karşı omuz omuza verilen büyük bir mücadelenin adı", olmuştur.
Düzce Topuk Yaylası’ndan başlayan,
Bağdat Caddesi’ne uzanan,
Boğaz Köprüsü’nden Metris’e,
Silivri’ye,
Çağlayan Adliyesi’ne kadar süren o destansı yürüyüş..
Sarı lacivert renklere gönül veren milyonların,
bir kulübü değil; haysiyetini, iradesini ve geleceğini savunduğu günlerdi o günler..
Memleket, dışarıdan kurgulanmış kirli planların taşeronluğunu yapan bir yapının elinde, adım adım kuşatılmaya çalışılırken,
biz “FETÖ’nün p**leri yıldıramaz bizleri!” diye haykırıyorduk..
“Sana kalkan ellere kalkan olacağız!” derken,
aslında yalnızca başkanımıza ya da yöneticilere değil;
"Fenerbahçe üzerinden teslim alınmak istenen, bütün bir iradeye" sahip çıkıyorduk..
Fenerbahçe o gün sarı lacivert bir duvardı..
Ve ben o duvarın içinde, unutamadığım sayısız ana tanıklık ettim..
12 Mayıs 2012 gecesinde, kendi stadımızda ortada hiçbir taşkınlık yokken, yine aynı karanlık yapının emrindeki güçler tarafından gaz saldırısına uğradığımızda;
daha o tarihlerde henüz 14 yaşında olan oğlumun, kendinden küçük çocukların üzerine kapanıp onları korumaya çalıştığını gördüm..
İşte o an anladım..
Fenerbahçe bazen bir arma değildir sadece..
Bazen bir çocuğun, korkunun ve paniğin ortasında, gösterdiği cesarettir..
Bazen milyonların aynı anda dimdik durabilmesidir..
Bazen de insanın hayatı boyunca unutamayacağı bir karakter imtihanıdır..
Benim Fenerbahçe’m, tam da budur…
Kupalarla sevinen, yenilgilerle üzülen bir taraftarlığın çok ötesinde;
gerektiğinde bir memleket meselesine dönüşen, insanın ruhuna işleyen büyük bir aidiyet..
Tarihi silip atamazsınız…
3 Temmuz’u hiç yaşanmamış gibi yok sayamazsınız…
O kara günü, o kirli kumpası, o büyük direnişi hafızalardan söküp alamazsınız..
Benim gibi,
o süreci iliklerine kadar yaşamış,
Silivri yollarını aşındırmış,
Çağlayan’da haykırmış,
Bağdat Caddesi’nde omuz omuza durmuş insanlara;
“Artık 3 Temmuzcularla barışalım…” da, diyemezsiniz.
Biz o günleri televizyondan izlemedik..
Biz o günlerin tam ortasındaydık..
Gazını yedik, gözyaşını döktük, öfkesini yaşadık, bedel ödedik..
Kimlerin sustuğunu,
kimlerin pusuya yattığını,
kimlerin sevindiğini,
kimlerin ise dimdik durduğunu, unutmadık..
Bu yüzden bize hafıza dersi vermeye kalkmayın..
Bize “geçmişi geride bırakın” nasihati çekmeyin..
Çünkü bizim için 3 Temmuz, takvimde kalmış eski bir tarih değildir;
Fenerbahçe’nin varoluş mücadelesidir..
Henüz ölmedik..
Buradayız..
Ve biz buradayken,
3 Temmuz’un karşısında duranlarla,
o gün Fenerbahçe’ye kurulan pusuda rol alanlarla,
bugün hiçbir şey olmamış gibi yan yana gelinmesini sineye çekmeyiz..
Bizden sonra ne olur, zaman ne getirir, onu bilemem..
Belki bir gün yeni nesiller başka türlü düşünür..
Belki hafızalar zayıflar, acılar küllenir..
Ama bugün değil..
Biz hâlâ buradayken değil..
Aday olanlara da, aday olmayı düşünenlere de duyurulur:
Fenerbahçe’nin hafızasını yok sayarak,
3 Temmuz’u halının altına süpürerek,
o günün hesabını kapatmaya kalkarak, bu camianın vicdanında karşılık bulamazsınız..
Çünkü bazı defterler kapanmaz..
Bazı ihanetler unutulmaz..
Ve bazı yaralar, üstü örtülerek iyileşmez..
Çok Yaşa FENERBAHÇE💛💙
@EdaEmirler3@TanerGenek Öğrenciye kızsan cimer e şikayet ediliyorsun. Disiplin zaten yok. Eğitimin ya da eğitimcinin kusuru nerde, neye dayanarak bu cümleyi kuruyorsunuz? Bu konularda bilgi düzeyinin nedir? Yapıştır gitsin...
Hz. Musa'yı en zayıf döneminde boğmayan deniz
Firavun'u en güçlü döneminde boğdu.
- güç zehirlenmesi yaşamayın , mağrurlanmayın, sizden büyük Allahın varlığını unutmayın . 👋
Ne mutlu Musa olanlara , Lanet olsun Firavun nesline …
2018 yılında Corvinus üniversitesinde bir ders vermek için Macaristan’a gittiğimde oradakilerden Orban’ın nasıl TV kanallarını ele geçirdiğini, basın özgürlüğünü kısıtladığını vs vs üzülerek dinlemiştim. Bugün Macarlar için yeni dönemin başlangıcı umarım tüm dünya için umut olur.
@BasakIrmak1 Başak hanım, daha önce de yazmıştım. Su tüketimi ve uyku düzeni çok önemli. Bir de ekrana çok bakmamanız gerekiyor. Geçmiş olsun diliyorum. Son olarak yastığınızı yükseltmeyi unutmayınız.
@TanerGenek Yaptığınız temel ve tekniğe dayalı olan puanlama listesi ile sadece spotta işlem yapanlar için endeks üstü getiri sağladınız için teşekkür ederim. Tabii ki doğru strateji ile kazancı koruduğumuzu da ifade etmeliyim.