📌 Başkaları konuşur biz ise çözüm üretiriz.!
🔶TPAO işçilerimizin yaşadığı sıkıntıları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan’ımıza, Hazine ve Maliye Bakan’ımıza ve TPAO Genel Müdürü Ahmet TÜRKOĞLU’na ileterek sorunun çözümü için destek istedik.
🔶Gerçekçi, uygulanabilir, çözüm odaklı ve istişare ederek sorunları çözüme kavuşturmaya çalışıyoruz. Şehrimizin refahı, huzuru ve insanımızın sevinci artsın diye çalışıyoruz. @aBayraktar1@memetsimsek@TCEnerji@HMBakanligi
İngiliz sunucu Piers Morgan programına katılan Mısırlı komedyen Bassem Youssef ile Filistin’i ve Hamas’ı konuşuyor.
…evet, belki de televizyon tarihinin en çarpıcı röportajlarından biri !.
Batı’nın kendi zaviyesinden ürettiği “algı”ya karşı “hakikat”.
A historic crime is unfolding in Gaza & the EU is in it up to its neck. MEPs sit & watch the slaughter & cannot even condemn it, calling it a "humanitarian crisis," as if it was caused by the weather.
Infamy. EU will never live down the shame of today's resolution. #LongLiveGaza
Mesela nesneler, taşlar, emojiler gibi şeyler, iletişime - gelişime - diyaloğa kapalıdırlar doğal olarak. Yine de taşa, aylar, yıllarca dokunursanız, su bile olsanız, o taşta bir değişikliği sağlayabilirsiniz. İnsan adlı varlık, doğal olarak, gelişime - iletişime - anlamaya - dinlemeye - öğrenmeye açık olması gerektir.
Ülkemizdeki hatırı sayılır bir sosyoloji ise bu doğa - insanlık dengesinin dışında kalmaktadır. Oğuzhan Uğur adlı bu kişi de o kütlenin sosyal medyadaki önemli pop ikonlarındandır. Sözünü ettiğimiz mutlak kapalılık, kalıtımsal olarak öyle icat edilmiş, üretilmiş, salınımı bu mutlak kapalılık geni ile kamusallaştırılmıştır.
Öğrenmeye - anlamaya - gelişime o denli kapalıdır ki, twitindeki ilk cümleyi daha bebekken babasından - çevresinden - okulundan öğrenmiş, sonra çevresinden - dergisinden - medyasından duymuş - yetişkin 1 humanoid olduktan sonra da hem ilk cümlesine dair hem de o en yıvış ezberlerine dair tek 1 gerçek okuma yapmamıştır.
O yaygın - baygın yâvelerin en bilineni toprak satışı mesela. Yüzde 00.08'dir. O da cebren ve hile yapılan satıştır. Bununla ilgili tek 1 okuma yapmamıştır, yapmayı akletmemiştir bile. Onu akledebilecek zihni, çok daha erken yaşta, altı ok teolojisi ile mühürlenmiş, dünyaya kapatılmıştır çünkü.
Şerif Hüseyin gibileri yok mudur. Elbette vardır. Şerif Hüseyin'in ataları ile 1744'den bugüne hem büyük hem ince mücadele-miz devam etmektedir. Ama dedim ya, daha elifi, merteği bilemeyecek kadar kuşaklararası robotik cehaletin çıktısı olan bir bünyeden bunu elbette beklemiyoruz. Daha gözünün önünün önünü, zihninin önünü göremeyen bir altı lob, bu 'çerçeveyi' nasıl akledebilir değil mi ?
Şöyle yapalım mı ?
Şimdi sana, dilediğin yerde kullanabileceğin, hiçbir yerde bulamayacağın, paranla bile satın alamayacağın temel bazı bilgiler verebileceğim !
Hatta bu bilgileri, senin kafandaki "bana" karşı bile kullanabilirsin.
Bugünkü Filistin bayrağı İngilizler tarafından çizilmiş, renklendirilmiştir.
Tarihi de 1915'e kadar gitmektedir.
Paris'te kurulan yapı, sadece Jön Türkler değildir, aynı zamanda Fetât (Genç Araplar) hareketi de Paris'te kurulmuştur 1915'te. Merkezi sonra Beyrut'a, oradan Şam'a taşınmıştır. Tek gündemleri, kutsalları, Osmanlı ile, o BÜYÜK HİLÂL savaşmaktır. Şerif Hüseyin ile temastadırlar. İngilizlerle masadadırlar. O masada, (İngiliz) devletçikler kurulur. Bayraklarının renkleri beyaz, kırmızı, yeşil, siyahtır. Ürdün, BAE, Kuveyt, Sudan, Irak, Suriye, Libya ve Filistin bayrakları bugün tam olarak hala aynı renklerdedir.
Bu, hikayenin başlangıcı değil, ortasıdır, bugün hala akmaya devam eden o hikayeyi, keşke en azından İsrailli, Yahudi tarihçilerden - yazarlardan okumayı denesen ? Uluslararası bilimsel - akademik saygınlığı olan şu isimleri hiç duydun mu mesela hayatında? Nerdeyse hepsinin kitapları Türkçe'ye de çevrildi.
Ilan Pappe, Avi Shlaim, Norman Finkelstein, Yakov Rabkin, Benny Morris, Simcha Flapan... Yukardaki twitinde, daha ilk cümlenle nasıl bir cehalet bataklığına gömüldüğünü, bu isimler, sana sadece teknik bilgiyle, harita ile, rakamla, bizzat Yahudi kaynak ve metinleri ile anlatsınlar - öğretsinler müsade edersen. Ama bunun için, önce beynindeki hücrelere saygı duyman gerek, harekete geçebilmelerine lütfen izin ver !
İzin ver ki, twitinde yazdığın, "kaçırılan kadınlar, kurşuna dizilen yaşlı insanlar, doğranan gençler" için "acıyan için", 1910'dan bugüne yaşanan acıların yüzyılından sadece bir kaçını sana öğretmeyi denesinler. O denemeden ikisini paylaşıyorum, biri büyük bir referans çalışmadır, Türkçe, İngilizce, Bonakça ve Arapça olarak okuyabilirsin, diğerini, haritayı, görmek ister isen, bakman yeterli.
Evet, twitin 6 milyona yakın görüntülenmiş. Üzücü bir gerçeklik. Kabul edelim, "yaralı bilinç" için en çok bu coğrafyadan verim almış tarihi - eğitimi - kitleyi kurgulayanlar, 150 yıl kadar önce. Sen ve senin gibi, bu eziklikle malûl sosyolojinin tedavisi imkansız, bunu kabul etmek gerektiğini 29 Mayıs 2023 sabahı bir kez daha, binbirinci kez gösterdi. Bu yazdığım, içerisinde, teknik - kamusal - literal - tarafsız, onlarca salt bilginin de olduğu metnimi, kaç kişi okuyacaktır elbette bilemiyorum, gönül ister ki, seninki gibi en az 6 milyon kişi okusun, fakat bizim mesuliyetimiz, gereğini, gerekli biçimde, gereğince yapmak, yapmak ve yapmaktır, ötesi takdirdir, nasiptir.
Son olarak, madem her yerde, onun ismi geçiyor, İzzettin Kassam (Tugayları) portresini en azından keşke okusan. Osmanlı için - yani Türkiye için, Suriye Lazkiye doğumlu olan bu Arap, Trablus - Beyrut - Gazze köylerinde aylarca dolaşarak asker, para toplamaya kendini adamıştır. Balkan Savaşı'na destek olmak için yola çıkmıştır. Osmanlı askeri için marş yazmıştır. Nicesi ve nicesi vardır fakat sen, Şerif Hüseyin'in çalıştığı yeri hoşnut edecek ne varsa, neresi varsa, sadece orası için var gibisin hayatındaki her şeyinle ...
Allah var, twitindeki doğru iki cümleden biri şudur.
"Dünya kaynarken elimizde tutmamız gereken tek bayrak, Türk Bayrağıdır."
Doğrudur, amentümüz odur,
o bayrak, o BÜYÜK HİLÂL sancağıdır.
Sana rağmen, senin habitatının, yaşamınız boyu cedel - huruç içinde olduğunuz
o BÜYÜK HİLÂL HARİTASININ ANLAMI için
her yerde dalgalanmaya, dalgalandırmaya devam edeceğiz...
https://t.co/lATmgq2SFn
Ülkeyi yönetme görevini devraldığımız 2002’den beri “büyük ve güçlü Türkiye” sevdasıyla canla başla çalışıyoruz.
Milletimizin sandıkta omuzlarımıza yüklediği emanete hakkıyla sahip çıkmanın mücadelesini veriyoruz
Bu uğurda ne engeller aştık, bir Allah bir de aziz milletimiz biliyor.
Şayet bugün kişi başına millî gelirini 3 bin 600 dolardan 10 bin 650 dolara çıkaran…
Yıllık 36 milyar dolar yerine 255 milyar dolar ihracat yapan…
Tarımsal gayrisafi yurt içi hasılası 407 milyar lirayı geçen…
Merkez Bankası rezervi toplam 115 milyar dolara ulaşan…
İstihdamını 32 milyon sınırına getiren, yıllık 51,5 milyon turist ağırlayan…
Tarihinin en büyük ulaşım, savunma, teknoloji, enerji, sağlık, konut ve çevre projelerine imza atan...
Deprem felaketine rağmen emeklisini, işçisini, memurunu enflasyona ezdirmeyen…
Ekonomisi güçlü, altyapısı sağlam, hedefleri büyük, öz güveni yüksek bir Türkiye varsa, bunda 85 milyon vatandaşıyla, 81 vilayetiyle herkesin payı vardır.
Bu başarıda Tayyip Erdoğan kadar sanayicinin, işçinin, çiftçinin, tüccarın, ev hanımının, memurun da alın teri vardır.
Bu başarıda AK Parti kadar Türkiye davasında kenetlendiğimiz Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızın da katkısı vardır.
Bu başarıda hangi siyasi görüşe, mezhebe, kökene mensup olursa olsun “önce ülkem” diyen tüm vatandaşlarımızın emeği vardır.
Bu başarıda son 21 yıldır en zor zamanlarımızda dualarını ve desteklerini bizden esirgemeyen tüm kardeşlerimizin gayreti, samimiyeti, sahiplenmesi vardır.
İnşallah 14 Mayıs’tan itibaren 21 yıldır süren bu başarı zincirimize yeni halkalar ekleyeceğiz.
Türkiye Yüzyılı’nı yine milletimizle birlikte omuz omuza inşa edeceğiz.