TOMİSA KALESİ VE 3000 YILLIK KİTABE
Tomisa Kalesi Elazığ ili Baskil ilçesi Topaluşağı köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Kömürhan Köprüsü’nden itibaren sağ kısımdan içe doğru yaklaşık olarak 800 metre iç kısımdadır.
Kale, Fırat’ın güzelliğini eşsiz bir şekilde görebilen bir noktada konumlanmakla birlikte sarp bir kaya üzerinde yapılanmıştır.
Tomisa Kalesi Urartular döneminde inşa edilmiş olup üç bin yıldan fazla tarihi geçmişe sahiptir.
Kaleyi asıl önemli kılan tarafı ise buranın Urartuların batıdaki en son noktası yani en son yapısı olmasıdır. Şöyle ki Urartular Fırat’ın ötesine geçememişlerdir.
Habib Uşağı köyünde Kral Haldi’nin Melitialılar zaferinden sonra yazdırdığı çok önemli bir kitabe ise kalenin hemen alt kısımlarında yer almakta idi. 1987 yılı Karakaya Baraj Gölü’nün yapımı ile büyük bir kaya parçasına yazılı 3000 yıllık kitabe Fırat’ın suları altında kalmıştır.
Kitabenin bir kısmında şu ifadeler yer almaktadır;
Çeviri: Kemalettin Köroğlu
‘’Tanrı Haldi ilerledi, onun silahları öldürücüdür.
Şahu'nun oğlu Melitihalilerin kralı Hilaruada
Argişti'nin oğlu Sarduri’nin önünde baş eğdi
Haldi güçlüdür, Haldi’nin silahları güçlüdür
Argişti'nin o��lu Sarduri ilerledi Sarduri şöyle der!!
Fırat pürüzsüzdü, durgundu
Oradan karşıya geçen hiçbir Urartu kralı yoktu.
Ben Tanrı Haldi’ye dua ettim, Urartu Tanrıları Teişeba'ya Şivini’ye dua ettim. İstekte bulundum. Tanrılar beni dinlediler. Bana yol açtılar Tumişki önünde askerlerimin arasında karşıya geçtim.
Aynı günde ülkeye doğru ilerledim. Kawala'nın Güneyini aldım.
Melitia'nın Kuzeyinde dağlık bölge olan Karnişi'ye dek vardım.
Zabşa'nın gerilerindeki Muşani'ye dek gittim. On dört kale ve yetmiş kenti bir günde ele geçirdim.
Kaleleri yerle bir ettim, kentleri yıktım. Elli savaş arabası ele geçirdim.
Savaştan dönerken tahkim edilmiş olan Hilaruada'nın Kralı kenti Sase'yi muhasara ettim, savaşla aldım. Eşya, erkek, kadınları oradan alıp yurduma getirdim.
Sarduri şöyle der: İçeri girip emrettim. Melitia muhasara edilsin. Hilaruada geldi, önümde ayaklarıma kapandı ve kendini affettirmek istedi.
Aygün Çam
Elazığ
ELFED Bayramlaşması, Genel Sekreterimiz Mete Murat’ın başkanlığında, Y.K Üyelerimiz, federasyonumuza üye dernek başkanlarımız, İstanbul Teknik Üniversitesi eski Rektörü Sayın Mehmet Karaca, Elazığ’dan gelen misafirlerimiz ve hemşehrilerimizin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
“Sevgiyle Kurulan Her Bağ, Hayatı Hepimiz İçin Güzelleştirir.”
Sevginin en saf hâlini yüreğinde taşıyan, hayata umut ve samimiyet katan özel bireylerimizin farkındalık günü…
21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü vesilesiyle; farklılıklarımızın bizi ayrıştıran değil, aksine birbirimize yaklaştıran en kıymetli yönlerimiz olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz.
Down sendromlu evlatlarımızın içten gülüşlerinde; sabrı, sevgiyi ve hayata dair en gerçek duyguları görüyoruz. Onların hayatın her alanında daha görünür, daha güçlü ve daha mutlu bireyler olarak yer alabilmesi; hepimizin ortak sorumluluğudur. Eğitimden sosyal yaşama, istihdamdan günlük hayata kadar her alanda yanlarında olmak, sadece bir görev değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluktur.
Asıl mesele, farklılıkları görmek değil; o farklılıkları sevgiyle kucaklayabilmektir. Kalpten kurulan her bağ, hayatı daha anlamlı ve daha yaşanılır kılar.
Bu özel vesileyle, Down sendromlu bireylerimizin ve kıymetli ailelerinin daima yanlarında olduğumuzu vurguluyor; daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha umut dolu bir toplumu birlikte inşa edeceğimize inanıyorum.
Kaymakamımız Sn.Muhammed Enes ÇIKRIK ; Ramazan Bayramı dolayısıyla ilçe merkezinde esnaf ve vatandaşlarımızla bayramlaştı.
İşyerlerini ziyaret eden Kaymakamımız, esnafa hayırlı işler dileyerek vatandaşlarımızın bayramını tebrik etti. @numanhatipoglu@elazig_valiligi
Harput'ta "Yatsılık" gecesine katılım sağladık..
Harput kültüründe yer alan önemli bir diğer kültürel kavram ise uzun kış gecelerinde gece geç saatlere kadar gerçekleştirilen ‘’ Yatsılık ‘’ kültürüdür. Adını yatsı namazından sonra evlerde toplanılıp oturulduğu için buradan almaktadır. İslam dininde sünnet, Türk Devlet yönetim ilmindeyse temel dayanak noktası olan istişare kültürünün özünü besleyen halk meclisleri toplumumuzun temel dinamiği haline gelmiştir. Tabi uzun süren bu halk meclislerinin vazgeçilmez unsurlarından biri de musikidir. Yatsılık geleneğindeki meclislerde sadece Harput musikisi eserleri icra edilmeyip, ilahiler, gazeller, divanlar ve yüksek musiki kültür seviyesindeki eserler icra edilmektedir.
Yatsılık kültürünün en yoğun yaşandığı ve yaşatıldığı yerler; Harput köyleri olarak bilinen Şüşnaz, Pekinik, Kurtdere, Obuz, Adedi, Hamedi, Mürüdü, Nurallı, gibi köylerimizdir. Yatsılık'da; Harput ve civarında Yatsılık olacağı gün gündüzden belirlenen bir köy veya merkez mahalde bulunan evde yatsı namazını eda ettikten sonra oturulur. Ardından sohbetler başlar. Yöresel yiyeceklerden oluşan Orcik, Pestil, Leblebi, Ayva, Kuru üzüm, Kuru Dut, Ceviz, Badem getirilerek ikramlar başlamış olunur. Söze önce yaşlılar başlar muhabbet gittikçe koyulaşır. Köyde veya mahallede kimin bir sorunu, derdi, borcu varsa öncelikle bu konular hal edilir. Ardından büyüklerden müsaade alınarak musiki eşliğinde yöresel ezgiler icra edilir. Vakit biraz daha ilerledikten sonra genel anlamda o ortamda bulunan yaşlılardan biri efsaneler, masallar, destanlar kahramanlık hikâyeleri anlatmaya başlar. Bunların başında ise Hazreti Ali cenkleri, savaş efsaneleri, Yemen seferberliği sırasındaki konu olmuş hikâyeler yer almış olur. Yatsılık kültüründe çok sık olmasa da yöresel seyirlik oyunlarımızdan Güvercin, Leblebici, Pısik oyunu gibi oyunlar sergilenerek, ortama neşe katılmış olunur. Bazı zamanlarda ise tasavvufi muhabbetlerde yerini almaktadır. Gecenin ilerleyen saatlerine doğru artık son sözler söylenir. Misafir eden ev sahibine teşekkür edilir ve gece sonlanır.
Aygün Çam
Elazığ
"ELAZIĞ BASKİLLİLER DERNEĞİ" olarak; Ramazan'ın son gününde yardımlarımızı tamamladık.
Derne��imize ve ilçemize desteklerini esirgemeyen, iş insanı kıymetli ağabeyim sayın Veysel Demirci'ye canı gönülden teşekkürlerimizi sunarız.
Aygün Çam
Baskilliler Derneği Başkanı
@veyseldemirci06
Elazığ Valisi Sayın Numan Hatipoğlu’nu makamında ziyaret ederek, Elazığ Baskilliler Derneği olarak yürüttüğümüz faaliyet ve çalışmalar hakkında kendilerine bilgi arz ettik.
Ziyaret kapsamında ayrıca “Orta Asya’dan Elazığ’a Uzanan Halk İnanışları” adlı kitabımızı Sayın Valimize takdim ettik.
Sayın Valimizin nazik kabulleri ve yakın ilgilerinden dolayı şükranlarımızı arz ederiz.
Elazığ Baskilliler Derneği olarak, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz yardım faaliyetlerini tamamlamış bulunmaktayız.
Bu kapsamda toplam 200 ihtiyaç sahibi ailemize yardımlarımız ulaştırılmıştır.
Bu anlamlı çalışmalara katkı ve desteklerinden dolayı her zaman Elazığ’ın ve Baskil’in yanında olan kıymetli hemşehrimiz, Mardin Vali'miz sayın Tuncay Akkoyun’a şükranlarımızı ve teşekkürlerimizi arz ederiz.
Aygün Çam
Baskilliler Derneği Başkanı
ELAZIĞDA SAÇ ÖRGÜLÜ TARİHİ MEZAR TAŞLARI
Tarihi Türk mezarları, Türk kültür tarihinin en önemli maddi miras unsurlarından biri olarak hem sanatsal hem de sosyolojik açıdan derin anlamlar taşımaktadır. Bu mezarlar, inanç sistemlerini, toplumsal yapıyı, estetik anlayışı ve dönemin siyasal gücünü de yansıtan birer kültürel belge niteliğindedir. Kurganlardan türbelere, sandukalardan şahidelere kadar farklı formlarda karşımıza çıkan Türk mezarları, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan tarihsel sürekliliğin somut göstergeleridir. Üzerlerindeki kitabeler, taş işlemeleri ve süsleme motifleri, dönemin dilini, sanat anlayışını ve dini inanışlarını günümüze taşıyarak Türk sanatının gelişim çizgisini izlememize olanak sağlar. Bu yönüyle tarihi Türk mezarları, hem arkeolojik hem de kültürel kimlik araştırmalarında birincil kaynak niteliğinde olup, geçmişle bugün arasında köprü kuran değerli kültür varlıklarıdır. Bu önemli kültürel mirasın izleri, Elazığ’ın Baskil ilçesine bağlı Şeyh Hasan Köyü’nde yer alan Selçuklu-Osmanlı Mezarlığı’nda da görülmektedir. Söz konusu tarihi alanda 147 adet Türk mezar taşı bulunmaktadır. Bu taşlar arasında Selçuklu motiflerinden Davut Yıldızı’na, sarıklı baş taşlarından Süleyman mührüne, kartal başlı taşlardan molla mezarlarına kadar pek çok farklı örnek yer almaktadır. Ancak bu mezarlar içerisinde en dikkat çekici olanı, saç örgülü kadın mezar taşıdır. Bu taşın benzerlerine Orta Asya steplerinde rastlanması, Türk kültürünün coğrafyalar arası sürekliliğini göstermesi bakımından son derece önemlidir. Bazı araştırmacılar bu mezar taşını “Moğol savaşçı erkeğine ait” olarak değerlendirse de bu doğru değildir; zira taşın üzerindeki Osmanlıca kitabede “Mustafa kızı Çiçek” ifadesi yer almaktadır.[1] Bu da mezarın bir kadına ait olduğunu açıkça göstermektedir. Eski Türklerde saç örgülü mezar taşları, özellikle Orta Asya’daki Türk topluluklarının ölü gömme gelenekleri ve sembolik sanat anlayışları açısından dikkat çekici unsurlardır. Bu taşlarda görülen “saç örgüsü” motifi genellikle kadın figürlerini temsil eder ve ölen kişinin kimliği, toplumsal konumu ya da etnik aidiyeti hakkında önemli ipuçları verir. Göktürk ve Uygur dönemlerinden itibaren rastlanan bu betimlemelerde saç örgüsü, hem güzelliğin hem de asaletin sembolü olarak kabul edilmiştir. Ayrıca Türk mitolojisinde saç, “yaşam gücü” ve “ruh”la özdeşleştirildiğinden, örgülü saç biçimi ölümden sonraki yaşamı simgeleyen bir devamlılık göstergesi olarak yorumlanır. Orhun, Yenisey ve Altay bölgelerinde ortaya çıkarılan benzer örnekler, taş işçiliği açısından büyük ustalık sergiler ve Türk sanatında insan figürünün sembolik kullanımına dair erken dönem örnekleri arasında yer alır.
Aygün Çam
Kaymakamımız Sn.Muhammed Enes ÇIKRIK ; 2025-2026 eğitim-öğretim yılının yarıyıl karne dağıtım programı kapsamında Baskil İlkokulu ve Baskil Vakıfbank Ortaokulu öğrencileriyle bir araya gelerek
öğrencilere karnelerini takdim edip iyi tatiller diledi.
Kıymetli üstadım; @etnojenez
"Alevi-Bektaşi Yolunda Ahmed Yesevi’nin Yeri" adlı makalenizi okudum.
Baskil Şeyh Hasan köyünde, dizlerinin dibinde çok şey öğrendiğim Mustafa Tosun dedemizin TRT'de okuduğu bir nefes var.
"Fırat Kenarında Ahmet Yesevi"
Sizlerle paylaşmak istedim.
Türk Milletinin Bilge Şahsiyeti, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye Baskil’imizin dünyada eşsiz kayısısını ikram ederek, ürünümüze dair bilgi arzında bulundum.
Yüce Allah başımızdan eksik etmesin.
#BaskilKayısısı#Elazığ
Valimiz Sayın Numan HATİPOĞLU, Baskil ilçemizde gerçekleştirilen “Toprağımı Çapa Makinesi İle İşliyorum” projesi kapsamında DAP İdaresi tarafından %70 hibe ile desteklenen 100 adet dizel çapa makinesinin dağıtım törenine katılarak, çiftçilerimize makinelerini teslim etti ve bereketli kazançlar diledi.
Tanesi 29 Bin 385 TL’ye mal olan çapa makinelerinin 20 Bin 569 TL’sini DAP İdaresi, 8 Bin 816 TL’sini ise çiftçilerimiz karşıladı.
@numanhatipoglu
MİLLİ PARKLAR 8. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ZİYARET
Elazığ Baskilliler Derneği olarak uzun uğraşlar sonucu hazırladığımız; ‘’ "BASKİL İLÇESİNDE YER ALAN ENDEMİK TÜR ÇEŞİTLİLİĞİ VE EYLEM PLANI’ ’adlı raporumuzu Milli Parklar Malatya 8. Bölge müdürü Sayın Ahmet ÇÖRTÜK’e sunduk.
İlçemizde yaşanan kaçak avcılık faaliyetlerine karşı mücadele ayrıca doğal yaşamın korunması anlamında vermiş olduğu kıymetli desteklerden dolayı sayın bölge müdürümüzü kutlarız.
Baskilliler Derneği olarak hazırladığımız bu çalışma, Elazığ iline bağlı Baskil ilçesinin doğal özellikleri ve biyoçeşitlilik potansiyelini incelemeyi amaçlamaktadır. Baskil ilçemizde 15’den fazla endemik tür yaşam sürmektedir. Fırat Nehri’ne komşu olan ve geniş ormanlık, meşelik alanlara ev sahipliği yapan ilçe, sahip olduğu farklı ekosistemler sayesinde birçok bitki ve hayvan türüne barınma imkânı sunmaktadır. Aynı zamanda bölgenin iklimsel özellikleri, jeolojik yapısı ve insan faaliyetlerinin biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri de değerlendirilmiştir. Baskil ilçesi, Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Bölümü’nde, Elazığ il merkezinin batısında yer almaktadır. İlçe, Fırat Nehri’nin sağ kıyısında uzanmakta olup hem karasal iklim hem de nehir ekosistemlerinin etkisinde kalan bir coğrafyaya sahiptir. Fırat nehrinin ilçeye 130 km’lik bir sınırı bulunmaktadır. Bu özellikler, bölgeyi biyoçeşitlilik açısından önemli bir noktaya taşımaktadır. Baskil florası, step ve orman ekosistemlerinin bir geçiş alanını temsil eder. Dağ eteklerinde meşe (Quercus spp.) ormanları yaygındır. Baskil ilçemiz, doğal güzellikleri ve zengin biyoçeşitliliği ile dikkat çeken bir bölgedir. Bu doğal mirasın korunması, ancak bilimsel temelli yaklaşımlar, yerel yönetimlerin kararlı politikaları ve halk katılımıyla mümkün olabilir. Gelecek nesillere sağlıklı bir ekosistem bırakmak için koruma çalışmaları öncelikli hale getirilmelidir.
Bu anlamda Milli parklar müdürlüğüne önemli görevler düşmektedir.
Sayın bölge müdürümüzün; derhal bir çalışma başlatılması için talimat vermesi bizleri ziyadesiyle mutlu etmiştir.
BASKİL İLÇEMİZDE BULUNAN ENDEMİK TÜR ÇEŞİTLLİĞİ
1- FIRAT KAPLUMBAĞASI
2- DOKTOR BALIKLARI
3- BASKİL LALESİ
4- KÜRKLÜ DÜĞÜN BÖCEĞİ
5- VAŞAK
6- DAĞ KEÇİSİ
7- TERS LALE
8- ARAP TAVŞANI
9- SEMENDER
10- KARALEYLEK
11- PUHU KUŞU
12- AK NAVRUZ
13- BEYAZ ZAMBAK
14- ŞABUT BALIĞI
15- BOZ AYI
BASKİL İLÇESİNDE YER ALAN ENDEMİK TÜR ÇEŞİTLİLİĞİ VE
ACİL EYLEM PLANI
Başlıca Sorunlar, Yapılması Gerekenler.
1-) Fırat Kaplumbağası yaşam alanlarında yanlış yapılan balıkçılık faaliyetlerinden dolayı (ağ serme) yaşam alanı daralmaktadır. • Tarımsal ilaçlar, gübreler ve evsel/organik atıklar Fırat nehri sistemine karışarak su kalitesini bozmakta; bu da kaplumbağaların bağışıklık sistemini zayıflatmakta ve besin zincirini olumsuz etkilemektedir.
• Kimyasal kirlilik, özellikle yumurtaların gelişimini ve genç bireylerin hayatta kalma oranını azaltabilir. Alabalık tesislerinden gelen kirli atıklar bu sorunu büyütmektedir.
2-) Dağ Keçisi: kaçak avcılık başta olmak üzere birçok problem bu canlının ilçemizde yaşam alanını daraltmaktadır. Özellikle kayıklar ile Arguvan- Baskil ilçesi arasında Malatya ilinden gelip avcılık yapan kaçak avcılar dağ keçilerini vurduktan sonra parçalara ayırarak tekrardan karşıya geçirdikleri açık bir şekilde gözlemlenmiştir.
3-) Kaçak avcılık yapanlar tespit edildiğinde Milli parklara uluşacak bir numara bilinmemektedir. Var ise de bu iletişim bilgileri duyurulmamıştır..
4-) Vaşak, Dağ Keçisi, Baskilensis, Kürklü düğün böceği birçok endemik türün yaşam alanı olan Baskil ilçesine bağlı Hacımustafa köyü çok acil bir şekilde av sahasına
kapatılmalıdır. Köy dağlık bir araziye sahip olduğundan sürekli bir şekilde kaçak avcılık faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Köy hemen hemen her yıl av sahasına açılmaktadır.
5-) Baskil ilçesine bağlı Seher dağı avlak sahası ile Muşar dağı Işıklar köyü kırsalında çok yoğun bir şekilde; Far avı, izinsiz avcılık gibi faaliyetler yürütülmektedir.
Baskil ilçemizin bir dağ köyünde tarihi su değirmenini görselledik.
Nasıl huzurlu bir ortam..
Değirmen taşının sesi, arpa buğday danelerinin ezilmesi, suyun taşı çevirmesi..
Hepsi bir ahenk içinde, tam bir orkestra gibi..
📍Baskil