Tanrım , bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için kuvvet,
Değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret,
Bu ikisini birbirinden ayırt etmek için akıl ( bilgelik ) ver.
-Stoa Duası
“Hayat” standartlarının nasıl ki düşmesi psikolojik çöküş ve büyük bir sıkıntı veriyorsa aynı şekilde “hayal” standartlarının da düşmesi bundan kat ve kat acı vericidir. Hayallerinizi mutlaka canlı ve yüksek tutun.
Zihnin huzuru büyük ölçüde yanlış bir şey yapmamaktan gelir. Kendine hâkim olmayı bilmeyenler karışık ve sorunlu hayatlar yaşar.
—Seneca, Ahlak Mektupları, 105.7
“Fakat onu elimden alan kötü bir adamdı” deme. Onu sana veren elin, falanın ya da filanın aracılığıyla onu geri almasının ne önemi var? Onu sende bıraktığı müddetçe, sana ait değilmiş gibi istifade et ondan; tıpkı yolcuların hanlardan yararlanışı gibi.”
—Epictetus
“Herhangi bir şey konusunda “Onu kaybettim!” deme! “Onu iade ettim” de. Çocuğun mu öldü? Onu geri verdin. Karın mı öldü? Onu da geri verdin. Tarlanı mı elinden aldılar? İşte yeni bir iade.
Evet, insanlık kontrolsüz tutkuyla coşuyor, kontrol edilemeyen kaderle çalkalanıyor, endişe ve şüpheyle çalkalanıyor, yalnızca bilge adam, yalnızca düşünceleri kontrol edilen ve arıtılan kişi, ruhun rüzgarlarını ve fırtınalarını kendisine itaat ettirir.
Beni bir kere aldatan birine artık hiçbir zaman güvenmemem doğru ve zekice bir şeydir, çünkü o artık ilkesel olarak kirlenmiştir.
Ama beni biri aldattigi için tüm diger insanlara güvenmemek... Bu, insanlardan nefret etmek demektir.
—Immanuel Kant
Şayet dünyadaki her şey erdemi ödüllendirip, kötü alışkanlığı cezalandırsaydı o zaman ahlaksal değer yiter ve Tanrı inancına ulaşılmamış olurdu.
— Immanuel Kant
tersine karar ve cesaret eksikliğinden kaynaklanırsa bu ergin olmayış özünden sorumlu olur. “Sapare Aude! Kendi aklını kullanma cesareti göster!” Aydınlanma’nın ilkesidir.
— Immanuel Kant
“Aydınlanma, insanın özünden sorumlu olduğu ergin olmayışından çıkışıdır. Ergin olmayış, kendi düşünme yetisini hiç kimsenin etkisi altında kalmadan kullanabilme beceriksizliğidir. Kendini birilerinin yardımı olmadan idare etmenin nedeni, düşünme yetisinin eksikliğinden değil,
Havva meyveyi alıp Tanrının emrine karşı geldi… ama ben inanıyorum ki, eğer yasaklanmasaydı Havva asla bunu yapmazdı.
-Gottfried von Strassburg, Tristan und Isolde
Andrea Hopkins’in The Book Of Courtly Love adlı yapıtından alıntı
“…Kadınlar bir şok şeyi yalnızca yasaklanmış olduğu için yaparlar, yasaklanmamış olsaydı kesinlikle yapmazlardı… Tanrı, Havva’ya cennetteki tüm meyveler, bitkiler ve ağaçlarla istediği gibi ilgilenme özgürlüğü verirken yalnızca bir tanesine dokunmasını yasaklamıştı…