Bir kadının koyu ten makyajı yapmasını ‘blackface’ olarak nitelendiren şahıs, bu duruma isyan etti:
• Şaka mı bu? Bu içeriği Amerika'da veya Avrupa'da paylaşsaydı o kadar olay olurdu ki asla kabul edilmezdi.
• Bu kadının yaptığı tam blackface oluyor.
• Yarı Türk yarı Afrikalı olan birisi olarak rengimden dolayı o kadar ırkçılığa maruz kaldım ki ten rengimizin makyaj veya eğlence malzemesi yapılması beni çok rahatsız etti.
• O kadar çok like almış ki gerçekten anlayamıyorum. Normalleştirmememiz gerekiyor.
Her sikimi de biliyonuz (önden o kabın darası alınır sonra üzerine yem dökülür ona göre belirlenir o ölçüyü yanlış ayarlayan seyisi at sahibi sikerek sakat bırakır)
Bisiklet görüntüleriyle gündeme gelen Ardahan Valisi’nin görevden alınmasına ilişkin yeni bir yorum yapıldı.
“Tek amacı; 6 ayda Yalnızçam Kayak Tesisleri’ni Türkiye’ye tanıtan, bisiklet festivali düzenleyen, Çıldır Gölü’nde kayak, kürek ve kano eğitimlerine başlayan valimizin Ardahan’ın turizm potansiyelini ortaya koyması ve bunun Kars turizmindeki azalmaya sebep olması kaygısıyla halkın sevdiği çalışkan valinin sürecini baltalamaktı. Cumhurbaşkanı da bu oyuna gelerek görevden aldı. Türkiye’de dün gece görevden alınan tek vali oydu ve ortada genel bir değişiklik söz konusu değildi. Sonuç olarak fakir Ardahan fakir kalmaya devam edecek. Neden böyle diyorum? Çünkü 11 Temmuz’da düzenlediği bisiklet festivaline 71 vilayetten 1000’in üzerinde bisikletçi geldi. Her bir kişinin yanında 3 kişi geldiğini düşünürseniz yaklaşık 3000 kişi eder. Ardahan, savaşlar dışında bir günde 3000 turist/yabancıyı ağırlamamıştır. İşte olay bu.”
Sayın Dursun Aydın Özbek Başkanımıza ve Yönetim Kuruluna;
4 sezonu üstüste şampiyon tamamlayan takımımız sezonu açıyor.
Mevcut teknik heyetimiz ve kadromuz geride bıraktığımız 4 sezonda büyük ve önemli başarılara imza attı.
Özellikle 5 sene üst üste şampiyonluk ve Avrupa’daki hedefimiz için mevcut iskeleti korumak kadar değişim, yenilenme ve güçlendirme de yaz transfer sezonlarının olmazsa olmazıdır.
23 Mayıs'ta dördüncü kez Başkan seçilen Sayın Dursun Aydın Özbek ve yönetim kurulunun bugüne kadar transferde herhangi bir somut adım atmaması her transfer dönemi olduğu gibi bu transfer döneminde de bir stratejinin değil belirsizliğin olduğu izlenimini veriyor.
Tüm bunların yanında futbolun yönetiminde yetki karmaşası ve savaşı yaşanıyor haberlerinin yaptırılması da bu belirsizliği destekliyor.
Gerçek şu ki; yabancı kuralı varken yerli alternatifler tükeniyor. Bir gün çok pahalı, diğer gün kiralık oyuncu isimleri verilerek taraftarın kafası karıştırılıyor ve sezon başlamadan taraftarın motivasyonu yıpratılıyor. Her gün sosyal medya üstünden algı savaşları yürütülüyor.
5 sene üstüste şampiyon olmamamız için herşeyin yapılacağı bir ligde ve Avrupa'da son 16'dan daha yukarı hedefe yürümek için yarın çok geç olabilir.
Geçen kış transfer dönemi yaz dönemine bütçe ayırmak için para harcanmadı haberleri ortadayken, takım daha sahada şampiyonluk turu atarken "Bizim bu sene 500 milyon euro bütçemiz olacak" röportajı verilirken, takımdan kiralık oyuncularımız ayrılmışken, as takımın ve yedek kulübesinin bariz ihtiyaçları ortadayken Temmuz ayına kadar en ufak bir aksiyon alınmaması geçtiğimiz transfer dönemlerinde yaşatılan sancılı ayları hatırlatıyor.
Son 4 sezonun şampiyonu olan, her yıl Avrupa’dan ciddi gelir elde eden, mağazacılıkta rekor kıran, kombineler ve localardan önemli kazanç sağlayan bir kulübün, son iki transfer dönemini bonservis ödemekten kaçınıp kiralık oyuncularla kapatması akıl kârı değil.
Başkan Dursun Özbek, Galatasaray’ın sahip olduğu güçlü ekonomik kaynağın Şampiyonlar Ligi’nde ve ligde sürdürülebilir başarı için neden kullanılmadığını taraftara şeffaf bir şekilde açıklamalıdır.
Galatasaray taraftarı Avrupa’da başarı, Ligde ise hedef 27 için gerekli ihtiyaçların cimrilik yapılmadan giderilmesini istiyor.
Ya bu solcular ne yüreksiz ne maş adamlar ya önlerine barikat kurma zaten bi şey yapamayacaklar beşyüzbin kişi olup toplanana kadar sesleri çıkmıyor arkaları dolunca dayılanıyolar ona rağmen dayak yiyorlar ezik mahluklar
Anadolu topraklarında şerefimizle ölmeyi az bir dünyalık için zalim topraklarında it eniği gibi ağlamaya yeğleriz. Bunu nimet bilir böyle iman ederiz. Bursa'da Molla Hüsrev, Eyüp'te Ebu Suud, Bayburt'ta Şeyhü'l İşrak İrşadi Baba. Bugün ay yıldızın üstündeyiz yarın altında. Acbü'z zenebimiz müstesna burada toprak olup kıyamete kadar kalacağız. Yarın da yine burdan kalkıp mahşer-i ilahiye yürüyeceğiz inşallah.