Kurumlar bu durumu daha adil bir şekilde çözebilir. Örneğin, acile gelen sigortasız hastalardan o anda para istemek yerine, bu tutarı sonradan GSS borcu olarak yansıtabilir. Böylece kimse acil durumda mağdur olmaz, hastanede “param yok” diye geri çevrilmez.
Acil servise başvuran sigortasız hastalardan devlet hastanelerinde para alınması bence doğru değil. İnsan zaten acil bir durumda, çoğu zaman can derdinde hastaneye gidiyor. O anda kimin sigortası var, kimin yok diye düşünülmemeli. Öncelik insanın sağlığı olmalı.
Bu kadar olay yaşanmasına rağmen hala kimse numaraları, hesapları, paraların gittiği yolları anında tespit edip durduramıyor.
Devlet operasyonlar yaptığını söylüyor ama bu operasyonlar sorunu kökten çözmüyor. Çünkü suçlular yakalansa bile yerlerine hemen yenileri çıkıyor.
İnternette, sosyal medyada ya da reklamlarda bu siteler açık açık dolaşırken kimse nasıl oluyor da bunları tamamen kapatamıyor, anlamak zor.
Telefon dolandırıcıları da her defasında yeni bir yöntem buluyor. Sahte savcı, polis, banka görevlisi diye insanları kandırıyorlar.
Devlet yıllardır sanal bahis sitelerinin ve telefon dolandırıcılıklarının önünü alamıyor. Her gün binlerce kişi bu yollarla mağdur ediliyor ama sistem aynı şekilde dönmeye devam ediyor.
Kira fahiş, maaş düşük, siyaset halka değil cebe hizmet ediyor. Sonra da “neden gençler umutsuz?” diye soruyorlar.
Çünkü umut, adaletin, emeğin ve insanca yaşamın olduğu yerde filizlenir. #NeZaman