Alarm çaldı. Hava zifiri karanlık. Güneş daha uyanmadı. Biz uyandık. Yataktan kalkmak zor. Ev soğuk. Yüzüne su çarptın. Aynadaki görüntü yorgun. Üstünü giyindin. Kahve içecek vakit yok. Kapıyı çektin. Sokaklar sessiz. Servis bekliyorsun. Ya da durağa yürüyorsun. Soğuk ısırıyor. Otobüs kalabalık. Metro havasız. Kimsenin yüzü gülmüyor. Herkesin kulaklığı takılı. Herkes kendi dünyasında.
Ofise girdin. Kartını okuttun. Turnike döndü. Asansör sırası var. Katına çıktın. Işıklar beyaz. Işıklar yapay. Masana oturdun. Bilgisayarı açtın. Şifreni girdin. Ekran parladı. Mailler birikmiş. Sorunlar beklemiş. Telefonunu kenara koydun. Sessize aldın. Bir daha bakamadın. Vlog çekmek mi? Akla bile gelmedi. "Story" atacak an yok. Tuvalete gidecek vakit yok. Başını kaldırmadın. Saatler aktı. Dışarıda hayat var. Burada sadece iş var.
Öğle arası oldu. Yemekhaneye indin. Ya da masada yedin. Ne yediğin önemsiz. Lezzet aramadın. Sadece yakıt lazım. Doymak için yedin. Hızlıca çiğnedin. Sohbetler sığ. Konular hep iş. Kahve aldın. Masana döndün. Yine o ekran. Gözlerin yandı. Omuzların düştü. Toplantı başladı. Sesler uğultu gibi. Notlar aldın. Çözüm aradın. Stres arttı.
Saat ilerledi. Camdan dışarı baktın. Hava yine kararmış. Güneşi hiç görmedin. Sabah karanlıktı. Akşam karanlık. Gün bitti sanıyorsun. İş bitmedi. Mesai bitti. Çıkış saati. Yine o turnike. Yine o kalabalık. Trafik kilit. Kırmızı ışıklar uzadı. Araba durdu. Sabır taştı. Eve vardın. Enerjin sıfır. Koltuğa yığıldın. Telefonu şimdi eline aldın. O süslü hayatları gördün. Işıltılı sofralar. Mutlu ofisler. Hepsi yalan. Hepsi kurgu. Senin yaşadığın gerçek. Senin yaşadığın hayat bu. Filtresiz. Işıltısız. Ve çok yorucu.