“Birini son kez gördüğünü bilemiyorsun ya hani. Ne acayip bir duygu değil mi? Bildiğini düşünsene, son kez görüyorsun. Son kez gördüğünü biliyorsun...''
Bu video gün boyu önüme düştü..
Yıllar yıllar önce ciddi bir ilmihal okumaya başlayan eşim bu hanımın soylefiklerini söyledi.
Doğru dedim, kadın bunları yapması emrolunmadi.
"O zaman birini bul ben yapmayacağım " dedi.
"Tamam " dedim.
Ertesi gün işyerimi arayarak eve gelirken almam için bir sürü şey sipariş etti.
Hiç birini almadım, sadece ekmek alıp eve gittim.
"Hani sipariş ettiklerim " dedi.
" Evde tuz var değil mi?
Bu da ekmek.Yilda bir elbise, bir ayakkabı tamam Benim koca olarak almam gerekenler bunlar"
"Nasıl yani " dedi.
"İlmihalin bir sonraki sayfasında kocanın görevleri de yazıyor.
Sana türlü yiyecekler, giysiler, ayakkabılar almam, seni toplum içinde iyi bir statüde yaşatmak benim sana ve ev halkına İHSAN'imdir.
Senin de bizlere yemek yapman evi temizleyip derleyip toplaman bize İHSAN'indir.
Karşılıklı ihsanda bulunmak hem muhabbeti artırır, hem de sevap kazandırır ."
@whisperhaber Erdem Atay'dan Sırrı Sakık'a bomba gibi sorular:
Sen 1978 yılında, bir otele kaçırılmış bir kızın 209 numaralı odasına zorla girdin mi?
Orada 15 yaşında reşit olmayan bir kıza otel odasında silah zoruyla tecavüz ettin mi?
Yargılama sonucunda tecavüzden 9 ay hapis cezası aldın mı?
@whisperhaber Ailesi memnuya bak! 100 yıllık k*rt sorunuymuş! Asimilasyon politikasıymış! Ulan biz asimile edecek olsak hindistan göçmeni g*tü boklu k*rtleri mi asimile ederdik! Öldürmeye gerçek niyetimiz olsa bir taneniz burada kalır mıydı aşağılık herif!
“Uydular üzerinde takılmış gelişmiş uzun menzilli Lazer ile ormanlarımızı yakıyorlar” dediğimiz de, bazıları inanmak istemiyordu.
Daha küçük boyutta olanları kamp yapanlar için (çalı, çırpı, ot yakmak için) üretilmiş. Cam’ı geçiyor ve yağışlı havada motorsiklet lastiğini yakıyor. 10 metreye kadar etkili. İnsan üzerinde etkili. Ve rahatça satın alınabiliyor.
27 YILDIR GİZLENEN APO VİDEOSU
Abdullah Öcalan:
Türkiye'de hukuken Kürt sorunu yoktur çünkü 1924 Anayasası'nda Kürtler vatandaş kabul edilmiş tüm hukuki hakları verilmiştir. Şimdi talep edilecek ve alınacak bir hak yoktur çünkü eşit yurttaşız. 65 M https://t.co/IIivWiHhIw
Ahmet Hakan:
Bir mizahçı, Atatürk’e dokunduğunda gözaltına alınmıştı.
Emrah Safa, “Ne var bunda? Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Bir mizahçı, Alevilere dokunduğunda büyük tepki almıştı.
Emrah Safa, “Tepki çok yanlış. Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Ne zaman ki sıra Kuran’a / Allah’a / Peygamber’e / dine / diyanetegeldi.
Emrah Safa, tereddütsüz raconu kesiverdi:
“Mizahçının görevi dokunulmazlara dokunmaktır, söylenmeyeni söylemektir.”
Size bir şey söyleyeyim mi:
Sınırsız mizah özgürlüğü, bizim toplumumuzda kocaman bir masaldır.
Deniz Göktaş’ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM’liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı.
Ne yani?
Bizde sadece din / iman / Kuran / Allah mı dokunulmaz?
Atatürk de dokunulmaz. Alevilik de dokunulmaz. Etnik kimlikler de dokunulmaz.
Bizdeki esas sorun şurada: Başkasının dokunulmazına dokunulduğunda sınırsız mizah nutukları atıyoruz. Kendi dokunulmazımıza dokunulduğunda böyle mizah olmaz tavrı koyuyoruz.
Sonuç olarak bizim toplumumuzda “sınırsız mizah özgürlüğü” masaldır ama “sınırsız ikiyüzlülük” buz gibi gerçektir.
@ajansmuhbir1923 Sinirlendiğinde konuşma yeteneğin düşüyor; çünkü k*rtçe denen safsata frekansa geçiyorsun. Kadim bir kültür sanat ve askerlik dili olan TÜRKÇEMİZDEN uzaklaştığın için oluyor. Bu ülkede ölen, öldürülen, özgürce "TÜRKÜM" diyemeyen, diyince ırkçı olan biziz. Ama ezilen siz! Yok Ya!
مقطع ستحاول اسرائيل حذفه من الانترنت بكل الطرق،
شاب أمريكي يكشف عن جواز سفر جدته الذي يعود لعام 1932 الصادر عن القنصلية الأمريكية العامة في القدس عاصمة دولة فلسطين
لم تكن اسرائيل موجودة حينها.
Arkadaşlar kimsenin söylemeye, hakkında konuşmaya cesaret edemediği şu odanın ortasında duran kocaman filden artık bahsetmek gerekiyor.
Özellikle kadınlarda gözlemlenen "Türk olmayanı sevme, hayranlık duyma saplantısı" aslına bakarsanız cidden ama cidden cumhuriyet sonrası müfredatın eseri.
Osmanlı'nın son 200 yılı cumhuriyetin kurucu kadrosu olan subaylar üzerinde öyle bir aşağılanma ve yetersizlik hissi uyandırmış ki, bütün eğitim müfredatı günümüze kadar "Müslüman, Arap ve Doğu kötüdür, Batı medeniyettir" üzerine kuruldu.
Cumhuriyetin ilk döneminde halkın hızlıca değişime uğraması ve yapılan inkılapları benimsemesi için bu gerekli olabilir fakat 4 kuşak devam etmesi bizi bugün olduğumuz yere getirdi.
Videodaki olay aynı kadının bir müslüman ülkede veya Türkiye'de başına gelse buna taciz deyip ortalığı ayağa kaldıracakken, gayri müslim bir ülkede bunu güzel bir anı olarak paylaşıyor. Hatta bu ülke aslında Batı da değil, sadece aynı Türkiye gibi, Batı tarafından kültürel olarak kolonize edilmiş, müslüman olmayan bir Doğu ülkesi.
Dünkü Polonyalı ile olan dans videosu, aşağıdaki bu video, "Turkish girls on Erasmus are easy" kavramlarının hepsinin açıklaması, cumhuriyet döneminin eğitim müfredatı ve Doğuya, İslam'a bakışıdır.
Birazdan Arap olduğum, çölüme dönmem gerektiği falan anlatılacak ama gerçek budur. Beğenin yada beğenmeyin!
Biri beni tokatlasın oğlum. Erdoğan etnik Türk nüfusunun azalmasından şikâyet ediyor, Anadolu’daki Türk varlığının erimesini savaş kadar ciddi bir tehdit diye tarif ediyor. Şu cümleyi on yıl önce biri söylese “alternatif evrenden yayın mı aldın kardeşim” derdik. Yıllarca “ümmet”, “kardeşlik”, “aile”, “3 çocuk”, “büyük Türkiye” hattından konuşan adam şimdi doğrudan Anadolu’daki Türk nüfusunun azalmasını mesele yapıyor. Vay be. Demografi dediğin şey sonunda kapıyı kırıp masaya oturdu. Üstelik bunu ülkenin yaş ortalaması hâlâ 34 civarındayken fark etmesi de önemli; çünkü bu iş 50 yaş ortalamasına gelince konuşulursa artık politika değil, mezarlık envanteri olur. Ben burada Erdoğan’ı gerçekten tebrik ederim: geç değilken alarm vermek devlet aklıdır. Ama bu alarmın devamı kuru nutukla gelmemeli. Genç adam evlenemiyorsa, kira ödeyemiyorsa, çocuk masrafından korkuyorsa, taşrada hayat kuramıyorsa, büyükşehirde nefes alamıyorsa sen ona “nüfus azalıyor” diye bağırınca çocuk yapmaz. Bu mesele romantik sloganla değil; konutla, gelirle, kreşle, güvenli şehirle, taşra ekonomisiyle, kontrollü göç politikasıyla çözülür. Yine de şunu kabul etmek lazım: Türkiye’de ilk defa en tepeden “Anadolu’daki Türk nüfusu azalıyor, bu stratejik tehdittir” minvalinde bir cümle duymak bayağı tarihi bir kırılma. Resmen siyaset simülasyonunda gizli event açılmış gibi.
Suriye’de devlet tarafından düzenlenen ve 1500 ilim adamının katıldığı ‘Şam Konferansı’nın ardından ortak bir bildiri yayımlandı:
1- “İslam, Suriye'de yasamanın kaynağıdır. İslam hiçbir siyasi parti veya grubun çıkarı için kullanılamaz.
2- Kur'an ve Sünnet yegane ve nihai otoritedir.
3- Müslüman olmak, her türlü kimlikten üstündür ve önce gelir.
4- Sahabe-i Kiram ve Ehl-i Beyt'e saygı esastır, onlara hakaret etmek veya aşırıya kaçmak kabul edilemez.
5- Dört fıkhî mezhep (Hanefi, Şafi, Maliki, Hanbeli) ve üç itikadî mezhep (Maturidi, Eşari, Ehli Hadis) muteber ve meşrudur.
6- İçtihad ve mezhep çeşitliliği bir zenginliktir, çekişme veya dışlanma sebebi olamaz.
7- Halkı genel akide tartışmalarıyla meşgul etmemeli, bu tür tartışmalar uzmanlar arasında kalmalıdır.
8- Temel esaslara bağlı kalınmalı, değişkenlerde esneklik gösterilmeli, fer'i (ikincil) meseleler asıl konumuna indirilmemelidir.
9- Tekfir, tefsik (fasık ilan etme) ve tebdî (bidatçılıkla suçlama) konularında aşırılık ve pervasızlık reddedilmelidir.
10- Din hükümlerinde ve sembollerinde gevşekliğe ve her türlü itikadi, fıkhi veya fikri sapmaya karşı durulmalıdır.
11- Müçtehit imamlara ve mezheplerine saygı duyulmalı, yeni gelişen meselelerde uzmanların içtihatları işletilmeli, fıkıh usulü ve şeriatın amaçları (makâsıd) gözetilmelidir.
12- Kalpleri birleştiren, nefret ettirmeyen, müjdeleyen ve zorlaştırmayan, bir araya getirici ve ayrıştırmayan bir söylem kullanılmalıdır.
13- Dünyaya açık, yapıcı diyalogu esas alan, iyilik ve takva üzerine yardımlaşmayı amaçlayan bir söylem benimsenmelidir.
- Temelsiz iddialardan, hurafelerden ve efsanelerden uzak duran, doğrulamayı esas alan metodolojik bir söylem esas alınmalıdır.
14- Tali çekişmelerle meşgul olmak yerine, dinden dönme, İslam'ın sabitelerini yıkma girişimleri ve fıtratı bozma çabaları gibi büyük zorluklara karşı davet çabaları birleştirilmelidir.”
Açıkça söyleyeceğiz ülkemizdeki sorunun kaynağı Kürtlerdir.
Uyuşturucu kaçırırlar.
Elektriği kaçak kullanırlar
Her türlü pisliğin içinde varlar
Töre diye kadın öldürürler
Kan davası diye insan öldürürler
Kürtler ülkemizde sorunun ana kaynağıdır.
Yarısı PKK'lı terörist yarısı da Hüdaparlı Hizbullahçı teröristtir.
@LeventUzumcu Ortada bir dayatma yok. Çocuklar güle oynaya eşlik ediyor. Ama siz şaraplarınızı yudumlarken kudurabilirsiniz Sayın Üzümcü çünkü; Allah’ın dini galip gelecek ☝️
Prof. Dr. Alişan Yıldıran.
Babam GATA’da ihtisaslı uzman doktordu.
Cerrah olmamı istedi; ancak çocukları sevdiğim için Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları alanını tercih ettim.
Çocuk Alerji ve İmmünoloji alanında uzmanlaştım.
Yüksek lisans ve klinik eğitimler dâhil çeşitli akademik eğitimler aldım.
Ana uzmanlık alanlarım:
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları.
Pediatrik İmmünoloji ve Alerji çoçuk.
Neonatoloji (yenidoğan sağlığı) bebekler.
Genetik bozuklukların moleküler biyolojisi üzerine çalışmalar bebek ve çoçuklar.
Mesleğim ve görevim:
Çocuk hekimliği alanında uzman bir pediatristim.
Uzmanlık alanım çocukların bağışıklık sistemi ve alerjileridir.
Akademik düzeyde laboratuvar yönetimi ve klinik çalışmalar yürütmekteyim.
Bu görevden geçen hafta alındım.
Neden alındım sizce ?
Aziz Milletime,
Sizlere şunu söylüyorum:
Bebeklere aşı yapılmamalı.
Aşı olmadan insanların, bebeklerin ve çocukların yaşayamayacağı, sağlıklı olamayacağı zannediliyor. Bu tamamen bilim dışıdır.
Bademciklerin alınması menenjitin önde gelen sebeplerindendir. Bademcikler asla ama asla aldırılmamalıdır.
Kızamık Allah’ın bize bir lütfudur.
Çocukken kızamık geçiren bir insanın immün sistemi artık çok güçlü demektir.
Bunda alerji, otoimmünite ve kanser olmaz. Ancak kızamık aşısı yaptırarak hem bunları bozuyor hem de aşının yan etkilerine maruz kalıyorsunuz.
Hücrelerimiz o kadar güçlüdür ki, Allah o kadar güzel yaratmıştır ki, tamir mekanizmaları koymuştur.
ModernTıbbın bir tarihi vardır. Bu tarihi bilmeden neden, neyin nasıl olduğunu anlamamız mümkün değildir.
Ben aşı oldum, bana bir şey olmaz
anlayışı doğru değildir.
Tüm aşılar Zehirdir
Hastane Şövalyelerinden uzak durun...
Murat Ülker'in oyunu bozuldu,
Hak yerini buldu!
Basın ve Spor Savcılığı'na verilen dilekçe ile 29 Mayıs'ta başlayan hukuksuzluk sona erdi. Gıda Dedektifi'ne uygulanan engelleme 260 gün sonra kaldırıldı!
Gıda Dedektifi yayınları yeniden Türkiye'ye açıldı!
Yeniden merhaba👋