İspanya, İtalya, Almanya vb. Avrupa ülkelerinin vize randevularını bot yazılımlarla kapatan sözde vize şirketleri:
Vatandaşın ücretsiz olan vize randevu hakkını 250 Euro’dan 400 Euro’ya kadar satıyor. Siz aylarca bekleyi, alamazken bunlar sizin hakkınızı pazarlıyorlar.
Kısaca: Bir karaborsa sistemi kurmuşlar.
Bu şirketlerden randevu almazsanız randevu bulmanız neredeyse imkânsız. Randevular saniyeler içinde tükeniyor.
Bu korsan vize şirketleri yılda milyonlarca dolar kazanıyor.
Avrupa Birliği yetkililerine bu hafta gönderdiğim delillerin ardından inceleme başlatıldığını söylediler.
Umarım bu video bir ihbar olarak kabul edilir ve Türkiye’de bu kişiler hakkında soruşturma başlatılır.
Yaptığım bu çalışmaların gündem olması ve devamı için beni takip edip, videolarımı paylaşabilirsiniz.
Bu dünya üzerindeki zulüm ne zaman bitecek?
Kanla beslenen, güç hırsıyla gözü dönmüş ülkeler Ortadoğu’yu yıllardır ateşe atıyor.
On binlerce kilometre öteden “barış” ve “demokrasi” masallarıyla gelip bölmedikleri, yıkmadıkları ülke bırakmadılar.
Petrol için, çıkar için, güç dengesi için milyonlarca masumun hayatı hiçe sayıldı.
Çocuklar öldü, şehirler yıkıldı, bir coğrafya bilinçli şekilde istikrarsızlığa mahkûm edildi.
Sonra da insan hakları nutku atılıyor.
Bizim elimizden ne geliyor?
Bilimden uzaklaştık, uzaklaştırıldık.
Başka gündemlerle oyalandık.
Müslüman ülkeler olarak geri kaldık.
Bazı ülkelerde “teröristsiniz” denildik vurulduk.
Bazı ülkelerde “diktatörsünüz” denildik vurulduk.
Bazı ülkelerde “demokrasi getireceğiz” denildik yine vurulduk.
Doğu Türkistan’da, Çin’de zulme uğradık.
Filistin’de vurulduk.
Yemen’de vurulduk.
Libya’da vurulduk.
Dünya herkese sığdı, bir Müslümanlara sığmadı.
Teknolojimiz yok.
Gücümüz yok.
Birliğimiz yok.
Dirliğimiz yok.
Şu mübarek Ramazan gününde bakın;
Savaşı çıkaran ülkelere bakın,
Bombaların düştüğü ülkelere bakın…
Hep İslam coğrafyası.
Allah sonumuzu hayreylesin.
Çünkü bugün elimizden gelen tek şey dua etmek gibi görünüyor.
Ama belki de önce şunu anlamamız gerekiyor:
Tevekkül, sadece beklemek değildir.
Tevekkül; çalışmak, üretmek, ilimde yükselmek ve birlik olmak için ayağa kalktıktan sonra sonucu Allah’a bırakmaktır.
Zulüm sonsuz değildir.
Ama zayıflık kalıcı olursa, bedeli ağır olur.
#savaş #iran
🔴#SONDAKİKA | AK Parti’ye geçmesi beklenen Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP’den istifa etti:
• Geldiğimiz noktada; maalesef ki Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah Yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiç bir şey kalmamış, tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur.”
@abdullahciftcib Abdullah Bey, son videonuzda mikrofon ile ilgili bir problem var zannedersem. Sesiniz az geliyordu.
Kontrol ederseniz seviniriz.
Saygılar.
Türkiye’de çocuklar okula, yetişkinler ise işlerine 10 yıldır 'Kalıcı İleri Saat Uygulaması' nedeniyle karanlıkta gidiyor.
Bunun asıl sebebi kalıcı saate geçmek değil.
• Asıl sebebi: Türkiye'nin kalıcı saate geçerken saati en doğunun da doğusunda kalan 45. doğu meridyenine sabitlemesi.
• Türkiye kalıcı saati 30. doğu meridyenine sabitlenseydi, hem doğudaki hem batıdaki çocuklar kış aylarında okula gün aydınken gidebilecekti.
• İngiltere benzer bir uygulamayı denedi ancak özellikle çocukların gün aymadan okula gitmesinden doğabilecek sorunlar nedeniyle vazgeçti.
Türkiye ise 10 yıldır bu uygulamaya devam ediyor.
Gerekçe olarak da 10 yılda toplamda: 400 milyon TL tasarruf edildiği iddia ediliyor. Bu tasarrufu neredeyse hiçbir bağımsız kuruluş doğrulamazken,
Aynı zamanda Türkiye:
• Sayısız vakfa 100 milyonlarca TL aktarıyor.
• TL’nin değer kaybını önlemek için çıkardığı KKM sistemi nedeniyle 60 milyar dolar zarar ettiği belirtiliyor.
• Bu, kalıcı ileri saat uygulamasından iddia edilen tasarrufun yaklaşık 150 katı zarar anlamına geliyor.
• Ancak yetkililer tasarrufa, vakıflar ve yanlış politikalardaki zararları azaltmak yerine Türkiye’nin geleceği olan çocukların üzerinde olumsuz etki yaratabilecek bu uygulamadan başlıyor.
NOT: Türkiye kalıcı saate geçmedi, kalıcı ileri saate geçti.
• Sorun kalıcı saate geçmek değil. Kalıcı saate geçmenin olumlu yönleri var ancak kalıcı ileri saat Türkiye gibi doğusu ile batısı arasında saat farkı olan ülkeler için olumsuz etkilere sahip.
• “Diğer ülkeler de artık bunu istiyor” gibi söylemler olursa, umarım aradaki farkı anlatabilmiş olurum. O nedenle bu videoyu; paylaşıp, beğenmeniz çok değerli olur.
@mugurludemir İmtiyazlı hisselerin kaldırılma ihtimali var mı Muhittin Bey?
Bu ülkeyi elinde para olanlar yönetmiyor mu!?
Bu iş nasıl olacak merak ediyorum…
Endeksin 12.000 olmasının kime ne zararı var gerçekten merakımdan soruyorum.
Geçen sene bindiğim uçağa 2 kat bilet parası ödüyorum.
Geçen sene gittiğim markete %50 daha fazla para ödüyorum.
Geçen sene aldığım arabayı %30 35 daha pahalı alabiliyorum.
Geçen sene aldığım beyaz eşyayı %30 50 daha pahalı alıyorum.
Geçen sene ödediğim faizin %50 fazlasını ödüyorum.
Geçen sene yaptırdığım sigortaya 2 kat prim ödüyorum.
Geçen sene muayene olduğum hastaneye 2 katı ücret ödüyorum.
Geçen sene ödediğim elektrik, internet, telefon faturaların %50 fazlasını ödüyorum.
Bu hizmetleri verenler bu borsadaki şirketler değil mi?
2 senedir aynı yerde sürünüyoruz, dolar bazında zaten eriyor.
Borsa İstanbul da ana şirketlerden; "Yatırımcılar" fonlara, yan tahtalara kayıyor. Hemen oraya da göz dikiyoruz kimseyi eleştirmek yada sorgulamak değil amacım soruyorum sadece merakımdan.
Mesela o fonların sahip olduğu şirketlerden birisini daha 1 ay önce bist30 a aldık değerlemelerinden ötürü.Bist 30 ziraat etf i mal aldı bir dünya.
İnsanlar beklemekten sıkıldı; Ana şirketlerde para kazanamıyor patronun bedelli parası, patronun tahsilli parası, ortak satışı, yatırım harcaması, argesi, çalışanın maaşı bitmedi bitmiyor yani.
Piyasa yapıcılığı da vermişiz zaten bofaya mahallenin delisi gibi kafasına göre takılıyor iyi habere ver kötü habere ver, herkes verince al herkes alınca dön yine ver.
Bul karayı al parayı oynuyoruz resmen. Dün artı 5 olan senet bugün eksi 9 oluyor.
1,5 senedir bu sarı çizginin üstüne gidemiyoruz. Tam üstüne atacağız hem ayranımızı döküyorlar hem istenmeyen olaylar yaşıyoruz.
Geçen de aşağıdaki gibi uzun bir yazı yazmıştım. Siz yatırımcıya bir adım atın güven ortamını sağlayın yatırımcı gelir bir şekilde.
✈️ Havacılık
Pegasus ve THY uzun süredir baskı altında. Sebep net: Havacılığın en parlak dönemi yaz sezonu ve 3. çeyrek bilançolarıdır. Eğer o dönemde beklenti bozulursa, neredeyse tüm yıl “çöp” olur.
Ardından gelen kış dönemi ve zayıf talep, rallisiz bir yıl anlamına gelir.
Üstüne jeopolitik riskler de eklenince sektör bu yıl yatırımcısını güldürmedi.
3. çeyrek beklentilerinin de güçlü olmaması bu satışları hızlandırdı.
🏦 Bankacılık
Siyasi gerilimler, yabancının ürkmesine ve satışa dönmesine yol açtı.
Mart ayından beri “dava–mahkeme–faiz kararı” üçgeninde sıkışan bankalar, kredi musluklarının da tam açılmamasıyla baskı altında. İş Bankası özelinde çıkan spekülasyonlar da tabloyu ağırlaştırdı.
🏛️ Holdingler
Koç Holding’i, Sabancı’ya göre bu yıl daha avantajlı görüyorum. Geçen yıl Sabancı, Akbank’ın yüksek kâr katkısıyla güçlü durdu. Koç ise enflasyon muhasebesi nedeniyle zayıf görünse de; TÜPRAŞ ve Ford Otosan gibi iştiraklerden gelen son iki çeyrek bilanço desteğiyle toparlandı.
Endekste bir ralli olacaksa bankalar ve Koç olmadan olmayacaktır.
Zira geçen seneki ralliyi de “Koç–Yapı Kredi satışı” hikayesi başlatmış sattık satıyoruz vazgeçtik derken,
yüksek hacimli el değiştirme sonrası hisseler son sahiplerine geçmişti.
📶 İletişim
Sektörde net favorim Türkcell. 5G ihalesi döneminde önce taban, sonra tavan hareketleri gördük. Gerçek yabancı fonlardan (Bofa değil) yıl başından bu yana düzenli alım var.
Son 2–3 ayda bu alımlar sertleşti. Tek kurum üzerinden (Yatırım Finans) her gün “long only” pozisyon artışı izleniyor. Takas doğrudan Citigroup’a gidiyor.
Sadece 5G temalı değil, daha uzun vadeli bir pozisyon olduğunu düşünüyorum.
Sermaye 2,2 milyar lot → %5 ≈ 110 m lot.
Tek elden alım devam ederse bildirim eşiğine yaklaşabilir.
(Not: Bu kendi hesaplamam, birkaç fon ortak hareket ediyorsa geçilmeyebilir.)
🏗️ GYO’lar
Yılın yıldızı tartışmasız Emlak Konut. Son iki ayda TÜFE’de bozulma ve %5’i aşan yabancı çıkışı baskı yarattı. Yine de faiz artışına rağmen hisse %100’den fazla primli.3. çeyrekte Damlakent Projesi’nden ek kâr yazması muhtemel.
🛒 Perakende
BIMAS, endeks mühendisliğinde sık kullanılan bir senet.
Beta’sı yüksek; Akbank–THY–Aselsan–Tcell dengesiyle
endeks ağırlığını ayarlamak için genelde “birini ver → öbürünü al” modelinde kullanılıyor.
Yılı başladığı seviyelerde kapatma eğiliminde.
🧪 Sanayi / Kimya
SASA tarafında, Ünlü Menkul’e verilen mallar tahtada satılmaya devam ediyor. MSCI’dan çıkış sonrası JP Morgan ve bazı fonlar üzerinden satışlar sürüyor.
Yapı Kredi üç vadedir SASA’yı shortluyor ve kasım vadeye de bir miktar pozisyon taşımaya devam etmiş.
ASTOR ’da patronun iskontolu pay satışları sonrası arz arttı, HSBC satışları bitince yeniden fırsat doğabilir.
Şişecam’da ise tablo değişmedi.
Uzun süredir takip seviyesi olan 1 dolar eşiği kırıldı,
gelen haber akışı da bu kırılmayı hızlandırdı.
Ereğli altın madeni geçen sene bahsetti 30 liraydı hala 30 lira altında ons altın ise %80 prim yaptı nerdeyse yani küresel de işler yolunda gitmiyor aynı tas aynı hamam devam ediyor. Analist toplantında rezerv ile ilgili açıklamaların Kasım ayında yapılacağı söylenmişti.
Arkadaşlar eğip bükmeye gerek yok. Endeks nasıl destek seviyelerini kırıp seviyesizleştiyse; bende kendi desteklerimi kırıyor ve onun seviyesine iniyorum.
"Yapacağınızın endeksin AMK, kurduğunuz kirli düzeni s2m"
Lütfen kusuruma bakmayın
#xu100#borsa
Bu piyasada en iyi kaptan kendiniz olmalısınız.Varsa eksikliğiniz bir bilgi boşluğunuz bunu başkalarına bağlı kalarak ya da başkalarıyla doldurmaya çalışmayın.Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay sonuna kadar zorlayın kendinizi. Kendi geminizin kaptanı olun. Az ya da çok. #borsa
Küfür etmeden küfür etmelik bir twit atayım.
Buradan bu endeks 15.000 de olsa 16.000 de olsa kepazelik diz boyu.
Neymiş %50 faiz varmış ee %40 da enflasyon var %10 için mi faize kayıyor bu millet.
Dünyadan herhangi bir bok alsanız daha çok paranız vardı biliyorsunuz değil mi.
Hala borsayı sevip hala borsaya inanan birisi olarak yazıyorum bunları da.
Savaştaki İsrail, Rusya, Ukrayna yıllardır krizle boğuşan Yunanistan kadar olamadık, bu da bizim ayıbımız.
Dünya'da son bir senede en çok kazandıran borsada
TEL AVİV (İsrail) borsası hani şu borsa binası bombalanan.
#xu100 #borsa
Bir yardım filosuna dahi tahammülü olmayanların kalpleri kararmış, mühürlenmiş bir milletin karşısında duran ve bu mavi yolculuğa çıkan tüm insanlara selam olsun.
Alıkonan tüm insanların ve Gazze'deki halkın tez zamanda özgürlüğüne kavuşmasını umut ediyoruz. 🇵🇸
Linç yiyeceğim bir görüşümü paylaşayım.
Bence Açığa satış tüm senetlere getirilmeli yada hiç bir senede getirilmemeli.
30 Endeks senetlerinin günahı ne öbürlerinin takası toplanmış uzaya gitmiş açık yok bir şey yok takas alınmış gitmiş.
Gelsin bir yabancı koysun bakalım o senetlerde malı açığa görelim gerçek piyasa nasıl oluyor.
Diğer senetlere açık yapamayan da hırsını geliyor 30 endeksten alıyor zaten dolaşımları dünya kadar alıcı yok hangi senet kaldırabilir ki bu durumu böyle likidite olmayan bir ortamda.
İşin doğrusunu unuttuk yanlış yapa yapa.
#xu100 #borsa
Eskiden sosyal medyada daha çok zaman geçirirdim. Her akşam bir şeyler okur, öğrenmeye çalışır, sonra da öğrendiğim şeyleri paylaşırdım. Anlatmaya, öğretmeye çalışırdım. Ve bundan büyük keyif alırdım.
Borsada içerik üreten çok az kişi vardı o zamanlar. Bu yüzden hesaplarımız da hızlı büyüdü. Oysa piyasada bizden katbekat tecrübeli, bilgili, donanımlı insanlar vardı. Fon yöneticileri, sektörde çalışan profesyoneller her gün işlem yapıyordu. Ama onlar için bilgi, saklanması gereken bir şeydi. Borsada bilgiye ne kadar erken ulaşırsan, o kadar avantajlıydın. Belki bu yüzden sessizliği tercih ettiler, sadece okuyucu oldular.
O dönem yazdıklarımız belki de şimdi bakınca komik geliyordur. FK, PD/DD öğrenince heyecanla paylaşmak, ertesi gün RSI’yı keşfedip “şimdi oldu bu iş!” demek… Hareketli ortalamaların tepkilerini fark edip "50 günlükte al, 100 günlükte sat, kolaymış bu iş" demek. Sonra Fibonacci… Satış yerini de bulduk mu tamamız!
Yazılım tarafım vardı, bunları kodlayıp tarama formülleriyle destekleyince, 200-300 hisseyi filtreleyip 5-10 hisseye indiriyor, işlem yapıyor ve paylaşıyordum. Hem öğreniyor, hem amatörce öğretiyor, hiçbir şey beklemeden sadece keyif alıyordum. DM’den gelen mesajlar, yeni insanlarla tanışmak, harika bir sosyal aktiviteydi.
Ama zamanla piyasa da, insan da olgunlaşıyor. SPK düzenlemeleri, kötü niyetli insanların sosyal medyayı kullanma biçimleri, haliyle yazı sayısını azaltıyor.
Bugün geldiğimiz noktada, artık birçok sektör çalışanı sosyal medyada. Fon yöneticileri, analistler aktif. Bilgiler çok daha kolay yayılıyor. O dönem yazarak bu ortamın oluşmasına bir nebze katkımız olduysa ne mutlu bana.
Şimdi daha az kişiyi takip ediyorum ama içerik kalitesi bambaşka. Gerçekten çok kıymetli paylaşımlar yapanlar var. Ama egoları, kibirleri kenara bırakmak da gerekiyor. Sürekli kendi analizlerinin doğru olduğunu sanan, piyasa kendi tekelindeymiş gibi yazanlara sadece tebessüm ediyorum.
İki çizgi çizip, bir Fibo, bir RSI, bir MACD ile piyasa çözülmüyor. Üstenci ve alaycı tavırlarla insanlara yaklaşmak da dışarıdan hiç hoş görünmüyor. Eğer hâlâ bir şeyler öğretmek istiyorsak, tevazuyu da elden bırakmamalıyız.
İnsanların analizleri değerlidir. Ama tek doğru analiz de o değildir. Yüzlerce hesap var emek verip bir şeyler paylaşan. Kötü niyetliler hariç, herkesin emeğine saygı duymak gerek.
Son 1.5 yıldır borsa, reel olarak baktığımızda yatay değil, enflasyon karşısında kaybettiren bir zeminde. Bir döngünün içindeyiz: Faiz artırımıyla başlayan bu süreç, görünüşe göre indirim döngüsüne doğru ilerliyor.
Neyse… Konuyu uzattım, toparlayamadım belki ama…
Umarım hepimiz için güzel ve yeşil bir gün olur. 🌿