Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Değerli meslektaşımız Av. Buse Bacaru, mesleki faaliyeti sırasında fiziki saldırıya maruz kalmıştır.
Avukatlara yönelik her türlü şiddet; savunma hakkına, adil yargılanma ilkesine ve hukuk devletine yönelmiş bir saldırıdır. Kadın bir avukata yönelen şiddet, aynı zamanda kadına yönelik şiddetin bir tezahürü olup kadınların yaşam hakkına, güvenliğine ve mesleki varlığına yönelmiş bir saldırıdır.
Hiçbir avukat, görevini yerine getirirken şiddet tehdidi altında bırakılmamalıdır. Hiçbir kadın, şiddetin olağanlaştırıldığı veya cezasız kaldığı bir düzen içerisinde yaşamaya mahkum edilmemelidir.
Şiddetin her türlüsüne karşı; savunma hakkının, kadın haklarının ve hukukun üstünlüğünün yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor, olayın etkin bir şekilde soruşturularak sorumlular hakkında hukukun gereğinin yerine getirilmesini temenni ediyoruz.
Sevgili meslektaşlarımız,
İstediğimiz gibi, bizim söylemlerimiz ve çözüm önerilerimizle hareket eden bir İstanbul Barosu inşa edebilmemiz için 5 dakikanızı ayırarak anketi doldurmanızı rica ediyoruz. Kısmi doldurma mümkündür, isim istemediğimizden veriler anonimdir. Dilediğiniz gibi doldurabilirsiniz.
Teşekkürlerimizle 🙏🏻
https://t.co/orzOBw1Wg8
Bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama ve elkoymaya dair CMK m. 134 hükmü iptal edildi!
AYM, CMK'daki çok tartışılan bir hükmü iptal etti.
Bugün, 25.05.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan AYM Kararı ile, “Bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama ve elkoymaya dair”CMK m. 134 hükmü iptal edilmiştir.
İptal kararı, Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.
Bugün resmi gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle birlikte TBB bünyesinde Reklam Yasağı İhalelerini Takip Merkezi kurulmuştur. Uzun zamandır özellikle sosyal medyada mesleğin onur ve vakarına yakışmayan paylaşımlar herkesin malumudur. Buna karşın TBB ve barolar tarafından bu ihlalerle etkin şekilde mücadele edilmediği, mesleğin etik ilkelerinin değersizleştirildiği ve haksız rekabet oluşmasına neden olunduğu görülmüştür. TBB'nin bu merkezi kurması önemli bir adımdır. Ancak asla yeterli değildir. Avukatın ve avukatlığın güçlü birer unsur haline gelmesi öncelik kendi mesleğine saygı duyan mensuplarıyla mümkün olabilecektir. Takip Merkezi'nin ne kadar etkin çalışacağı ve ihlallerle nasıl mücadele edeceği konusu da merak konusudur. Genç Savunma olarak merkezin işleyişini ve yapacağı işlemleri yakından takip ederek meslektaşlarımızı bilgilendirmeye, meslek örgütlerimiz tarafından fikrimiz sorulmasa da çözüm önerileri oluşturmaya ve mesleğe sahip çıkmaya devam edeceğiz.
28 Nisan 2026 günü, Bursa’da, 26 yaşındaki meslektaşımız Avukat Hatice Kocaefe, ablasının alacağını tahsil etmek için başlattığı icra takibi nedeniyle borçlu tarafından canice bir pusu kurularak ve vurularak öldürüldü. Gen�� bir kadın avukat, sadece mesleğini yaptığı için, bir borçlunun “takibi geri çek yoksa öldürürüm” tehdidini hayata geçirmesiyle can verdi. Meslektaşımızın kardeşi de yaralandı.
Bu vahşi ve kahpe cinayeti lanetliyoruz. Kronikleşen bu sorunun kaynağına inerek çözüm üretilene kadar göstermelik başsağlığı dileklerini kabul etmiyoruz. Çürümüş bürokrasinin, saygısız toplum bireylerinin, sorumluluğu hep başkalarında arayan Bakanların, Baro ve Birlik Başkanlarının manasız ve duygusuz taziyelerine de itibar etmiyoruz. Bu olay münferit değildir yozlaşmış bir sistem bütününün kitlesel eylemidir.
Yüreğimize oturan, boğazımızda düğüm olan bu menfur olayın nasıl bürokrasi, toplum, siyasetçilerin el ele vererek avukatların hedef gösterilmesiyle vuku bulduğunu anlamak için şu sorulara cevap vermek yeterli olacaktır;
•Son 50 yılda, haciz kararı verdiği için kaç icra müdürü, tahliye veya itirazın kaldırılması kararı verdiği için kaç icra hakimi bir vatandaş tarafından katledildi?
•Ülkede son yıllarda verilen binlerce tartışmalı, “aptalca” veya adalete olan inancı ve güveni yerle yeksan eden kararlar nedeniyle kaç hakim, kaç savcı bir vatandaşın şiddetine uğradı?
•22 yıldır süren ekonomik ve sosyal politikalarla vatandaşını açlık-yoksulluk sınırına itip “birbirinin kurdu” haline getiren hükümet yetkililerinden hangisi, bu yüzden bir vatandaş tarafından hedef alındı?
Cevap: HİÇBİRİ.
Peki neden avukat öldürmek bu kadar kolay, cazip ve cüretkâr hale geldi? Neden bir borçlu, icra takibi yüzünden avukatını tehdit edebiliyor, silah çekebiliyor? Vatandaş hakime, savcıya veya adliyenin diğer bileşenlerine ses yükseltme hakkı ve cüretini kendinde göremezken avukata rahatlıkla en kötü yaklaşımı sergileyebiliyor?
Cezasızlık algısı ve avukatların (şayet numaralı barolarda değilse) devlet kademeleri tarafından adeta hedef gösterilmesi; adalet sistemindeki sorunların gerçek sorumlularını görünmez kılmaktadır. Kamuoyu önünde yozlaşma, rüşvet ve siyasi talimat iddialarıyla anılan bazı yargı mensupları değil de savunma hakkını yerine getiren avukatların sistemin bu hale gelmesinden sorumlu tutulması, vatandaş nezdinde de hukuksuzluğun meşrulaştırılmasına zemin hazırlamaktadır.
Sosyal mecralarda bir siyasetçiye eleştiri getirilse, tweet atılsa derhal devreye giren; polise “sol bek” dedi diye 5 yıl hapis cezası isteyen yarı otomatik savcılık sistemi neden sosyal medyada Avukat Hatice Kocaefe için yapılan paylaşımlara yapılan zibille küfür, hakaret ve aşağılayıcı yorumlara, kamu görevlisi olan avukatlara yönelik kin ve düşmanlık tahriklerine derhal işlem başlatmıyor, sırtını çeviriyor?
Çünkü sistem avukatı yalnız ve korumasız bırakma üzerine kurulu ve öyle de oluyor. Avukatlar kaderine terk edilmiş bir vaziyette, asıl barolar ana muhalefet partilerine, numaracı barolar iktidar partisine kapak atmak isteyen yöneticiler tarafından işgal edilmiş, demeç baroculuğu görevi ifa eden etkisiz kurumlara dönüştürülmüş durumda. Sistemin istediği gibi barolar etkisiz ve hatta avukatı yutan eleman olarak görev ifa ediyor.
Bu tablo tesadüf değil. Cumhurbaşkanı’ndan Adalet Bakanı’na, İçişleri Bakanı’ndan emniyet müdürlerine, hakiminden savcısına kadar birçok yetkili kişi ve kurum, yıllardır avukatları hedef göstererek, “savunmayı” itibarsızlaştırarak, “hukuk devleti”ni sadece kendi lehlerine yorumlayarak toplumu avukatlara karşı kışkırttı. Borcunu ödemeyene, piyasayı dolandıranlara ödül mahiyetinde kanuni düzenlemeler yapılırken, alacağını isteyene “vicdansız” , “düşman” muamelesi yapan bir iklim yaratıldı.
Sonuç: Avukat, icra takibi başlattı diye haciz mahallinde; boşanma davası açtı diye duruşma salonunda; ifadeye katıldı diye karakolda, adliyede, vekalet ücreti istedi diye ofisinde şiddete maruz kalır ve öldürülür hale gelindi.
❓Zorunlu müdafi ile temsil edilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilir mi?
✍🏻Genç Savunma Grubu olarak Yargıtay daireleri arasındaki görüş ayrılıkları ve Ceza Genel Kurulu’nun son kararı çerçevesinde konuyu kısaca değerlendirerek güncel bilgileri derledik.
Yazının tamamı için:
https://t.co/kNb58wU1gB
Baharda Genç Savunma bir başka güzel! Eğitimden geziye birçok etkinliğimizle siz meslektaşlarımızla birlikte olmaya devam edeceğiz.
🗓️ Genç Savunma Nisan ayı takvimimiz:
🌺 5 Nisan Pazar günü Avukatlar Gününde İstanbul Barosu ile birlikte çelenk bırakmak üzere Taksim Meydanındayız.
📖 14 Nisan Salı günü Av. Cevher Bilbil (@BilbilCevher) anlatımıyla fiili haciz uygulamalarını dinleyeceğiz. Fiili haczin uygulamadaki sorunları ve çözüm önerileri, haciz adresi tespiti, istihkak prosedürü gibi tüm detaylara eğitimimizde yanıt bulacaksınız.
🏛️ İstanbul gezilerimize devam ediyoruz. Bu kez rotamız Üsküdar-Aşiyan olacak. 18 Nisan Cumartesi günü bir aradayız.
📚Genç Savunma Kitap Kulübü sekizinci toplantısını Aylak Adam ile tamamlıyor. Toplumun kalıplarına uymayan bir adamın hayatı ve gerçek sevgiyi arayışını inceleyeceğiz. 26 Nisan Pazar günü Cafe Seraparto’da buluşuyoruz.
📖 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihalelelere yönelik zorunlu idari başvuru usullerini Arş. Gör. Sena Togaç anlatımıyla dinleyeceğiz. Eğitimimiz 30 Nisan Perşembe günü 19:30’da Baro Galata Kültür Merkezi’nde olacak.
Baharın coşkusunu yaşayıp eğlenirken bir yandan da yeni bilgiler öğrenip var olanları tazeleyeceğiz. Eğitimlerden ve etkinliklerden haberdar olmak için bizi takip etmeye devam edin. ✨
Türkiye’de fiilen bir ikili hukuk sistemi uygulanıyor. Geçtiğimiz günlerde “Nevruz” adı altında Türkiye’nin dört bir yanında PKK paçavralarıyla, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın posterleriyle, şehitlerimizin katillerinin resimleriyle terör propagandası yapanlara hükümetin kol kanat gerdiğini görüyoruz.
Aynı hükümet geçtiğimiz sene 19 Mart darbesine karşı barışçıl protesto hakkını kullanan vatandaşlara ise kolluk kuvveti aracılığıyla çok sert müdahalelerde bulunmuştu.
Hürriyet Partisi, terör propagandası yapanların korunup kollandığı ancak Türkiye’nin haysiyetli vatandaşlarının en temel hak ve hürriyetlerinden mahrum bırakıldığı bu ikili hukuk düzeninin tam karşısındadır.
16.03.2021 tarihinde haciz mahalinde katledilen meslektaşımız Av.Ersin Arslan’ı ölümünün 5. yılında sevgi, saygı ve rahmetle anıyoruz.
Avukatların görevini yaparken saldırıya uğramadığı, katledilmediği, tutuklanmadığı günlerde mesleğimizi icra edebilmek adına mücadelemiz her zaman devam edecek.
Biz Kimiz?
Bugüne kadar hep yaşadıklarımızdan, sorunlarımızdan ve çözüm önerilerinden bahsettik. Meslektaşlarımızın gündemini ekrana taşımak için çaba sarf ettik.
Bugün ise kamerayı kendimize çeviriyoruz. Genç Savunma Grubu nedir? Kimlerden oluşuyor? Amacımız ve hedefimiz ne?
Kısacası biz kimiz, işte bu video bu soruya cevap veriyor.
Daha fazlası için sosyal medya hesaplarımızı takip etmeye devam edin.
https://t.co/IZOACXofJM
Yeni Adalet Bakanın ilk açıklamaları şaşırtmadı. Adalet Bakanı Akın Gürlek dün verdiği röportajda, tutukluların avukatlarıyla görüşme ve iletişim kurma haklarına yönelik kısıtlayıcı düzenlemeler yapılmasını planladıklarını açıklamıştır.
Avukat, vatandaşın savunma hakkının teminatıdır. Halihazırda sistematik olarak itibarı zedelenmeye, hak ve yetkileri kısıtlanmaya çalışılan biz avukatların müvekkillerimizle iletişimimizi kısıtlamaya yönelik her hamle vatandaşların savunma hakkına alenen saldırıdır.
Avukatı, müvekkilinden uzaklaştıran, savunma görevini yapmasını engelleyen ve adil yargılanma hakkını kısıtlamayı amaçlayan her türlü uygulamanın tam karşısında, hukukun ve adaletin yanındayız.