CHP ile ilgili ‘Mutlak Butlan’ kararı dahil olmak üzere yaşananlar 'rakipsiz kazanma ve muhalefetsiz Türkiye' stratejisinin bir sonucu.
Seçimlere girmenin serbest ama kazanmanın yasak olduğu, demokratik rekabetin boğulduğu bir Türkiye hedefi var.
Artık kimse, hiç bir kurumsal yapı güvende değildir.
İl Başkanımız Sayın Adem İPEK ve beraberindeki heyetimiz bugün AK Parti İstanbul İl Başkanı Sayın Abdullah ÖZDEMİR ve heyetini ziyaret ettik.
Nazik misafirperverliği için Sayın Başkan ve heyetine teşekkür ediyoruz.
Trendyol Süper Lig’e adını yazdıran @Erzurumspor camiasını ve tüm dadaşları yürekten kutluyorum.
TFF 1. Lig’e yükselen Batman Petrolspor ve Bursaspor camialarını, bu başarılarda büyük pay sahibi olan taraftarlarıyla birlikte tebrik ediyorum.
Yolları açık olsun.
Celal Bayar Vakfı Başkanı kıymetli büyüğümüz Prof.Dr. Emine Gürsoy Naskali hocamızı ziyaret ettik; Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyet’in kuruluşuna, Demokrat Parti’den günümüze adeta portreler galerisinde gezindik.
Kabulleri için şükranlarımı sunuyorum, kendilerine sağlık, afiyet diliyorum.
@CelalBayarVakfi
Gültekin Uysal:
"Seçimlere girmenin serbest ama kazanmanın yasak olduğu, kazanıldığında da başlara neler geldiğini bu yakın zamanda yaşananlar zaten teyit ediyor. İktidar, Türkiye'nin nefes sahasını daraltma hedefindedir"
Karar Gazetesi Yazarları Mustafa Karaalioğlu,Elif Çakır,Taha Akyol ,Yusuf Ziya Cömert,Mehmet Ocaktan,Ahmet Taşgetiren’i Genel Başkanımız Sayın Gültekin Uysal,İl Başkanımı Adem İpek Sayın Haydar Altındaş ve Genel Bşk Yardımcımız Sayın Gürcan Dağdaş ile beraber ziyaret ettik.
80 yıllık demokrasi mücadelesini birlikte kutluyoruz! 🇹🇷
11 Ocak Pazar günü Demokrat Parti Erzurum İl Kongresi ve kuruluş yıl dönümü programımıza tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz
2025 yılı, milletimiz açısından derinleşen ekonomik buhranların, ağırlaşan sosyal adaletsizliklerin ve hukuk devleti ilkesinden uzaklaşmanın bir yıl daha sürdüğü bir dönem olarak kayda geçmiştir.
Yanlış tercihlerle yürütülen ekonomi politikaları, enflasyonu kalıcı hale getirmiş; emeğiyle geçinen milyonlar için hayat, her geçen gün daha da çekilmez olmuştur.
Enflasyon artık yalnızca bir iktisadi gösterge değil, sefalete mahkûm edilen geniş halk kesimlerinin günlük gerçeğidir.
İktidarın rasyonellikten uzak, günü kurtarmaya dönük ekonomi programları; üretimi değil rantı, istihdamı değil borçlanmayı büyütmüştür.
Gelir dağılımındaki adaletsizlik tarihin en yüksek seviyelerine çıkarken, yoksulluk kader gibi sunulmuş, sosyal devlet anlayışı terk edilmiştir.
Bugün Türkiye’de açlık sınırı milyonlar için fiili bir yaşam standardı haline gelmişse, bunun tek sorumlusu ülkeyi yöneten siyasi iradedir.
Siyasal alanda ise 2025, demokratik gerilemenin derinleştiği bir yıl olmuştur.
Kuvvetler ayrılığı ilkesinin fiilen ortadan kaldırıldığı, yargının siyasallaştırıldığı, ifade özgürlüğünün baskı altına alındığı bu düzende, demokratik meşruiyet ciddi biçimde zedelenmiştir.
Seçim sandığına indirgenen demokrasi anlayışı, hukuk devletinin yerini alamaz.
“Terörsüz Türkiye” söylemi etrafında yürütülen süreçte ise milletimizin hassasiyetlerini yok sayan son derece tehlikeli bir çizgiye savrulunduğunu üzülerek görmekteyiz.
Bir terör örgütü liderinin, Kürt kökenli vatandaşlarımızın meşru temsilcisi gibi gösterilmesi; hem terörle mücadeleye hem de birlikte yaşama iradesine açık bir ihanettir.
Kürt vatandaşlarımızın onuru, talepleri ve demokratik hakları; şiddetle, silahla ve terörle özdeşleştirilemez.
Bu süreçten cesaret alan terör unsurlarının ve onların siyasi uzantılarının, “demokratikleşme” kisvesi altında dile getirdikleri bölücü talepler; Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, millet bütünlüğünü ve ortak geleceğimizi hedef almaktadır.
Demokrat Parti olarak altını bir kez daha çiziyoruz: Demokrasi, terörle pazarlık değil; hukukun üstünlüğü, eşit yurttaşlık ve milli egemenliktir.
Öte yandan, Türkiye’nin çevresinde derinleşen bölgesel krizler; dış politikada ilkesizliğin ve savrulmanın ağır sonuçlarını da gözler önüne sermiştir.
Komşularla sıfır sorun vaadiyle çıkılan yol, bugün Türkiye’yi yalnızlaştıran, risklere açık hale getiren bir dış politika tablosuna dönüşmüştür.
Milli çıkarlar; günübirlik hesaplarla değil, akıl, diplomasi ve devlet ciddiyetiyle korunur.
Yeni yıla girerken temennimiz; 2026’nın, yoksulluğun değil refahın, korkunun değil özgürlüğün, keyfiliğin değil hukukun yılı olmasıdır.
Türkiye’nin yeniden üretime dayalı bir ekonomiyle ayağa kalktığı, sosyal adaletin güçlendiği, devletin tüm vatandaşlarına eşit mesafede durduğu bir düzen mümkündür.
Demokrat Parti olarak inancımız şudur: Bu ülke, yanlış yönetilmektedir; ama çaresiz değildir. Milletimizin sağduyusu, demokrasiye olan bağlılığı ve adalet talebi, bu karanlık tabloyu değiştirecek güçtedir.
Yeni yılda, Türkiye’nin yeniden hukukla, demokrasiyle ve refahla buluşması en büyük dileğimizdir.
#niceseneler
Suriye'de yaşanan iç savaşla daha da artan biçimde hem içeride hem dışarıda kendi 'iktidar' güvenliğini sağlamak adına yanlış üstüne yanlış yapan AKP İktidarı, Türkiye'nin güvenlik sorunu haline geldi!
Özellikle ABD ve bölge ülkeleri ile şahsi arazları ve 'herkesin bildiği sır' mahiyetindeki kişisel ilişkileri, bugün ülkemize her alanda risk olarak geri dönüyor.
Yalova'da IŞİD terör örgütü ile yaşanan çatışma bunun göstergelerinden biri.
Çatışmada yaralanan polis memurlarımıza acil şifalar diliyorum.
Bir süredir elim bir hastalıkla mücadele eden Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Sayın Gülşah Durbay'ın vefat haberini üzüntüyle öğrendim.
Allah'tan kendisine rahmet, kederli ailesi başta olmak üzere sevenlerine, Manisalı hemşehrilerimize ve Cumhuriyet Halk Partililere baş sağlığı diliyorum.
Başımız sağolsun
Baba ocağımız Afyonkarahisar’da il kongremizi gerçekleştirdik.
Başta İl Başkanımız Hikmet Bülbül ve ilçe başkanlarımızın şahsında alınteri döken tüm mücadele arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, hayırlı olması dileğimi paylaşıyorum.
Ayrıca kongremize katılan tüm misafirlerimize, siyasi partilerin, sendika ve STK il başkanı ve temsilcilerine, muhtarlarımıza ve basın mensuplarına da ayrıca şükranlarımı sunuyorum.