Her gün onlarcası geçiyor aklımdan, yakın geleceğin karanlığı kabus gibi çöküyor üzerime her gün onlarca kez, bir nebze nefes alabilmek için onlarca hayal kuruyorum ama bu hayallerin gercekleşmesi için işe yarayan şeylere ihtiyaç olduğunu fark ediyorum ve dönüyorum en başa.
İçimin asıl yangını şudur ki şu an evinin yanmasına feryat edenlerin çoğu zamanı geldiğinde gene inanacak şenlik ateşi yalanına. Ama içimde bitmeyen de bir umut var bir çift mavi göz ışığında onca senelik yangına rağmen sapasağlam ayakta.
Yangını şenlik ateşi olarak gösterenlere kornalarla alkışlarla destek olanlar taşıdıkları odunlar yangını büyütünce ateşin evlerine sıçramasını büyük bir şaşkınlık, pişmanlık ve çaresizlik içerisinde izliyorlar.
Hepimiz yanmayalım diye çok uğraştık ama olmadı. Biz o gün biliyorduk çoktan yandığımızı, o gün yandı içimiz dışımızdaki yangına. Çoktan geçtik yasın kabulleniş aşamasına. Şimdi sadece seyircilik düşer bize yangını çıkaranla büyümesine destek olanların kavgasına.
Farkında olmak ipleri ele almaktır, farkında olmadıkların gelir seni yönetirler ruhun bile duymaz. Bu durum tekrar ettikçe gerçekliğin haline gelir ve sen o seni yöneten şeyleri kendin(kişiliğin) zannetmeye başlarsın. Kendinin farkına varmak önemli, gerçekten sen olan senin...
Günlüğüme yeni bir şeyler yazmadan önce geçen yıl bu zamanlar neler hissettiğimi merak edip yazdıklarımı okudum. Ruh halimde herhangi bir ilerleme olmadığını fark ettim. Uzaklara dalış, hayatı sorgulayış, defteri kapatış, kapanış...
Şimdi veya biraz daha sonra ülkemin o cesareti göstereceğinden hiçbir şüphem yok. Ama sonrasında kocaman ve uzunca bir rehabilitasyon sürecine ihtiyacı olacağından da hiç şüphem yok. Kin, nefret, öfke yerine sevgi, anlayış, sükunet iyileştirecek bizi 🌸
Arkadaşlar ülkece çok büyük bir toksik ilişki içerisindeyiz resmen acılar içinde kıvranıyor ama asla vazgeçmeyi düşünmüyoruz. Düşünsek bile sonraki belirsizlikten çok korkuyor ve her seferinde olduğu gibi acı da olsa konfor alanımıza kaçıyoruz.
Umarım ayrılık her toksik ilişkide olduğu gibi çok fazla sancılı olmaz. Umarım ayrılık olabilir ahahjsjd Umarım ülkem bir toksik ilişki içinde ömrünü heba etmek yerine çıkışa cesaret edebilenlerden olur. Ve umarım karşı taraf kabullenemeyen toksik kocalar gibi kapımıza dayanmaz.
@ethemayn Bazı insanlar da daha fazla farkındalık ya da daha derin anlamlarla ilgilenmeyip mevcut düzende gerçekten mutlu olabilirler. O mutluluk iddiasını samimi buluyorum. Ama kırmızı hapı bir kere yutunca çile bülbülüm çileeeeeeee hahahshhd
@ethemayn Sadece insan o huzurlu hayatın arayışına girdiyse ya da farkına vardıysa sonrasında sancılardan mevcut düzene kaçmasının ona mutluluk(huzur) getireceğine inanmıyorum. Çünkü insanın kendini kandırması gerçekten mümkün mü bunu bilmiyorum.
@ethemayn Bu konuda kesinlikle katılıyorum. Mevcut düzene uyum sağlamaya çalışmaktan vazgeçmek özgün hayatımıza geçiş anlamına gelmeyebilir ve bu ikisi arasındaki boşlukta büyük varoluşsal sancılar bizi bekliyor olabilir ahshdh Ama bence buna kesinlikle değer.
@ethemayn Kafamızı düzenden kendimize çevirip kendimizle daha çok iletişim halinde olabilir ve ihtiyaçlarımızın farkına varabilirsek eğer özgün kişiliğimizin ait hissedebileceği kendimize özgü bir yaşam inşa edebiliriz belki de. İşte huzur bence budur sancı ise o yaşama duyulan özlem...
@ethemayn Bana da öyle geliyor ki aslında kendimizi düzene uydurmaya çalıştıkça kendimizden daha çok uzaklaşıyoruz bununla bağlantılı olarak da mutluluktan. Benim buradaki mutluluk tanımım adına huzur dediğim içinde bütün duyguları barındıran genel bir iyi oluş hali.