@gokceekatuun Ak partinin bir parti olduğunu biz biliyoruz da siz bilmiyorsunuz siz tarikat sanıyorsunuz bu ülkede her dinden vatandaş var önemli olan bu topraklara olan aidiyeti ve vatanına bağlılığıdır inandığı din değil.
A fetus in the rubble. Their bombs incinerate mothers with babies in their wombs. Remember the “40 beheaded babies” and “babies in ovens” lie? This is what they do every single day, even after the “ceasefire”.
Şu aşağıdaki herif, sırf kendine "kadın" dediği için Fransa Kadın Basketbol 2. liginde oynuyor. Bütün rekorları kırmış. Torunlarınıza bu çağı anlatırken "aptallık çağındaydık, akıllılar susturuluyor, aptallar konuşuyordu" dersiniz.
Herkese “bu iş bitti safınızı seçin” mesajı gitmişti.
Aydın Doğan’ın CNN’i, Hürriyet’i; Ferit Şahenk’in NTV’si; Ciner’in Habertürk’ü ateşe benzin döküyordu.
Tüsiad’ı sahada boynuna “çapulcu” dövizi asan milyarder devrimci Cem Boyner temsil ediyordu. Amerikan Büyükelçisi eylemcilere kapılarını açan Divan otele bizzat teşekkür ediyordu.
Bugün bu belgeseli kesip biçmeden yayınlayacak TV kanalı yok. Ki dahası da var…
Kabinesi Erdoğan’ı yalnız bırakmıştı. Dönemin Cumhurbaşkanı Gül “mesajı aldık” diyordu.
“Evlerinde tuttuğumuz bu ülkenin en az yüzde 50’si var” diyen Başbakan Erdoğan’a “Emir kulun muyuz kolluk kuvvetin mi” diye twitterdan diklenen “İslamcı” gazeteciler bile vardı.
https://t.co/3m08NCvrJj
Bizim öğrenciler 1665 yılında Newton'un başına bir elma düşmesiyle yerçekimini bulduğunu sanır ama Hazini'nin 1118 yılında "her cismi yer kürenin merkezine doğru çeken bir güç vardır" ifadesini ve bu alanda yaptığı çalışmaları pek bilmez. Mizan-ül Hikme (Hikmet terazisi) adında geliştirdiği hassas bir terazi ile maddelerin özgül ağırlıklarını bugünkü ölçümlere çok yakın bir değerde hesaplayabildiğini de bilmez.
Bizim öğrencilerimiz atomla ilgili ilk çalışmaları yapanın 1800'lü yıllarda İngiliz Fizikçi John Dalton olduğunu bilir ancak 750'li yıllarda Cabir bin Hayyan'nın "maddenin en küçük parçası olan cüz-ü la yatecezza'da (atom) yoğun bir enerji vardır. Yunanlı meslektaşlar bunun parçalanmaz olduğunu ifade diyorlar ama parçalanır, parçalanırsa da öyle bir güç ortaya çıkar ki Bağdat'ın altını üstüne getirir" dediğini bilmez. Ayrıca Cabir bin Hayyan'ın çok ünlü bir kimyager olduğunu da bilmezler.
Bizim öğrencilerimiz izafiyet teorisi denilince akıllarına dünyanın en zeki insanı olduğunu bildikleri Albert Einstein gelir ama El-Kindi'nin 800 yılında 'Zaman cismin var olma süresidir, zamanla bilinebilen ve ölçülebilen hız ve yavaşlık da hareketin sonucudur" dediğini bilmez.
Bizim öğrencilerimiz ilk katarakt ameliyatının 1846 yılında Balanchet tarafından yapıldığını öğrenmişlerdir ancak bunu içi oyuk bir tüple ilk yapanın 1000'li yıllarda Ali Mevsiliolduğunu bilmezler.
Öğrencilerimiz ne yazık ki elektrik kullanmadan makineler icat eden, su saatleri, fıskiyeler, şifreli anahtarlar ve robotlar yapan en önemlisi de günümüz motorlu taşıtların en önemli unsuru sayılan supap tekniğini ilk kullananın El Cezeri olduğunu pek bilmezler. Bu Kürt bilim adamının bilgisayarın babası olduğunu dillendirmezler.
Ayrıca öğrencilerimiz 1200'lü yıllarda ilk kez küçük kan dolaşımını bulan İbnun Nefis'i,bugün ameliyatlarda dikiş için kullanılan ve bağırsaktan yapılan ipliği ilk kullanan Ebubekir Razi'yi, optik alanında ilk çalışmaları başlatan 11. yüzyıl bilim adamlarından İbn-i Heysem'i, enlemler arasındaki mesafeyi hesaplayarak Dünya eksenindeki eğimi en doğru şekilde hesaplayan Ahmet Fergani'yi, El Beyruni'yi, matematikte çığır açarak günümüz teknolojinin gelişmesinde öncü rol oynayan Harezmi'yi, trigonometrinin kurucusu Abdullah Barani'yi, bugün modern tıpta cerrahide kullanılan birçok malzemelerin mimarı Ebul Kasım'ı, Kitap-el Furussuyie adlı kitabında robotun nasıl yapılacağını detaylı bir biçimde anlatan Hasan er Rammah'ı, bilmezler.
Keza ilk mikrobu bulanın ve bunun bulaşıcı olduğunu ifade ederek birçok iltihabı hastalığı teşhis ve tedavi edenin İbni Sina, kanserle ilgili ilk çalışmaları yapanın Ali İbn-i Abbas olduğunu da ne yazık ki bilmiyorlar.Uçak denilince Wright Kardeşler akla gelir ancak 880 yılında planörü ilk bulan Endülüslü Müslüman bilim adamı İbn-i Firnas akla gelmez. Dünyanın yuvarlak olduğunu ve kendi etrafında döndüğü ilk kez El Buruni ispat etmiştir ama bunun kaymağını Kopernik yemiştir. Çocuklarımıza da Kopernik diye belletilmiştir..
Peki, bizim öğrenciler medeniyetin yetiştirdiği bilim insanlarını neden bilmez? Çünkü onlarla henüz tanışmadılar. Yıllardır devletin tek merkezden kumada ettiği, çekip çevirdiği tek bir ideoloji ekseninde döndürdüğü eğitim kurumalarında bu isimlere yer verilmedi.
O SIRADA ANNE VE BABASI: Seni anlıyoruz prensim, bu silahla vermek istediğin mesajın farkındayız. Lütfen kendine zarar vermeden şuradan üç beş tane arkadaşa birer kurşun sık da kafan rahatlasın. Şarjör bitince tekrar konuşalım.
O SIRADA PSİKOLOGLAR: Seni anlıyoruz, sen bir bireysin, kendini ifade etmek istiyorsun. Ahhhh, bacağım!
O SIRADA YETKİLİLER: Çocuk bu, suça sürüklenmiş çocuk.
O SIRADA OLMASI GEREKEN: FALAKA, TOPLUM HİZMETİ CEZASI, FALAKA, UMUMİ TUVALET TEMİZLEME CEZASI, FALAKA...
Bu tweetin altına gelip "İğritmini bik, şidditi iviyir." yazmayın, o büzük ağzınızı bir de ben büzerim. Kimse sizin şımarık çipleriniz katletsin diye emek vermiyor çocuğuna.
Sen bu olayı bir manyağın babasının silahıyla okul basması olarak okuyorsun ama ben sana başka bir katman göstereyim. C31K denen yapı bir telegram grubu. Telegram gruplarında ne döner biliyor musun? Karanlık odalar var, ses kanalları var, ritüel müzikleri paylaşılıyor. 432 hz olan doğal frekansı bozulmuş, 440 hz'e kilitlenmiş müzikler var. Bunlar sinir sistemini kaosa sokan, öfkeyi körükleyen, empatiyi söndüren frekanslar. Bu çocuklara önce müzikle giriyorlar. Barış Manço müzik ve frekansların tehlikeli etkisine dair bir belgesel yapacaktı ve öldürüldü.
Sonra estetik geliyor; karanlık sembolizm, satanizm, ters haçlar, kafatası ikonografisi, şeytani görseller. Bunlar çocuğa havalı diye sunuluyor ama her biri okült sembolizmden devşirilmiş inisiyasyon araçları. Çocuk farkında bile olmadan bir karanlık frekansa ayarlanıyor.
Incel denen kavramı düşün. Yalnız, öfkeli, toplumdan dışlanmış erkek çocuklar. Bunlar zaten kırılgan. Tam da bu kırılganlık noktasında devreye giren bir yapı var. Onlara bir aidiyet sunuyor, bir düşman gösteriyor, bir misyon veriyor. Bu klasik radikalizasyon şablonu. Terör örgütleri aynısını yapar, tarikatlar aynısını yapar, satanist hücreler aynısını yapar. Fark yok. Sadece platform değişti. Artık dağ kampı yok, telegram kanalı var. Artık fiziksel temas yok, dijital frekans bombardımanı var.
Bu çocukların beyinleri henüz gelişmemiş. Prefrontal korteks yirmi beş yaşına kadar olgunlaşmıyor. Karar verme, sonuç hesaplama, empati kurma merkezleri yarım çalışıyor. Sen bu yarım beyni alıyorsun, karanlık frekanslara maruz bırakıyorsun, şeytani estetikle sarmalıyorsun, grup dinamiğiyle baskılıyorsun ve sonra silahı eline veriyorsun. O çocuk artık kendi iradesiyle hareket etmiyor. Programlanmış bir alıcı olarak çalışıyor.
Mesele tek bir saldırgan değil. Mesele bu çocukları bulan, seçen, işleyen ve sahaya süren karanlık bir mekanizma. Sen buna komplo teorisi diyebilirsin ama Kahramanmaraş'ta kaç çocuk ve öğretmen toprağa girdi ve bu gerçek. Asıl soru şu: telefonundaki o uygulamalar, o kanallar, o algoritmalar senin çocuğunu da bulabilir mi? Hem de çok kolay.
Palavra atmayın!..
Naziler (Neo-Naziler), 6 milyon Yahudi'yi değil, 271.000 Yahudi'yi katlettiler, çünkü onlar İsrail'e gitmeyi reddeden Yahudiler idi.
Reddediş sebepleri de, Mirzahi, yani Semitik Yahudi olmayıp Avrupalı melez Aşkenaziler olmaları nedeniyle idi.
Hitler sizin, yani Anglo siyonistlerin adamıydı ve Nazi değil, İngiliz ajanıydı. Gerçek Alman Nazi ise Anton Drexler idi ve İngilizler için çalışmayı kabul etmediği için, Birahane Baskını ile Parti'nin başından indirildi ve piç Hitler iktidara getirildi.
Siz Türk Museviler aptal ve cahilsiniz. Anglo siyonistlerin aslında Yahudi düşmanlığını dünya çapında körükleyen gücün British Tapınakçılar ile Cizvitler olduğunun farkında bile değilsiniz...
Bazılarınız farkında olabilirler, fakat bu gerçeği itiraf edemeyecek kadar korkaksınız ve Judaic Yahudilerin, ateist Soroscu Aşkenaziler tarafından, tüm dünya ülkelerinde şeytan olarak tanımlanmanızdan sizler de sorumlusunuz.
Bizler siyonist değil, Musevileriz demeye korkan zavallılarsınız!..
Son söz:
Netanyahu ruh hastası bir psikopattır fakat, Soros beslemesi Yuval Harari'nin İsrail'de destekleyeceği bir aday, Museviler için Netanyahu'dan çok daha büyük bir tehlikedir..!!
Solcu sosyalistlerin trajedisi
Türkiye’nin solcuları bir acayip. Bütün ömürlerini ateist olarak geçiriyorlar, öldüklerinde ise hayatlarında bir defa bile uğramadıkları Camii’lerden uğurlanıyorlar.
Her konuda vasiyetini yapanlar bu konuda unutuyorlar galiba. Bir tek Aziz Nesin yaşadığı - düşündüğü gibi ölmesini bildi ve düşüncelerine uygun biçimde öte tarafa göçtü.
I didnt think I would have children. I didnt think it was possible.
When I finally did, 10 years after all my friends, I was so happy. It was HUGE.
One day when my son was around 2, my friend asked me when I was going to return to work. Told me I needed "something for myself" and that I was more than "just" a mum.
I found this incredibly offensive. I still do.
Since becoming a mother I discovered my true self. Alongside learning to be a mother, I learned to cook, bake, and grow food. I learned to crochet, found joy in reading again, learned to manage a home and even how to homeschool.
I was infuriated that in her eyes, none of that counts. She actually laughed at me for enjoying gardening. It was maddening that my newly found hobbies were not good enough. That day made it clear that society (and her) will never see me as valuable until I am back working for big corp.
Its been a strained friendship ever since. She doesnt understand or appreciate who I am. She thinks I am weird for wanting fresh food and enjoying caring for my family instead of going to work.
Stop defining success by things you do outside the home, you are missing your biggest achievements. There is so much to be proud of. There is so much joy to be found in the 'mundane'. Its so freeing to live life for yourself instead of a boss. If this isnt "something for myself" then how could a crappy office job meet that definition???
Dinler masal olmaz. Peygamberler bu Sümer Babil ve Asur tabletlerini toprağın altından çıkardı okudu sonra yine mi gömdü diyorsun.
hangi güçle hangi arkeolojik bilgiyle ve okuma yazma Bilmeden ve onların dillerini çözmeden?
Bu mümkün değil .
Bunun sebebi şu ; Kur'an'da yazar Her millete en az bir peygamber gönderdik der yani geçmiş medeniyetlere de peygamber geldi .
Tanrı tek ve aynı olduğuna göre aynı bilgiler onlara da verildi bu konu bu kadar basit ama inanmak istemezseniz inanmayın.
Turgutlu Adliyesi Önünde Taraflı Muamele
Atatürkçü Düşünce Derneği bölge yetkilileri ile Eğitim-İş Sendikası temsilcilerinin, Ramazan Hoca davasında taraf olmamalarına rağmen duruşma salonuna alınmalarına karşın; organizasyonu düzenleyen derneğimizin başkanı, Ramazan Hoca’nın ailesiyle birlikte barikat dışında bırakılmıştır.
Derneğimizin içeri alınmamasına karşı gösterilen tepki üzerine, ilgili kişilerin de alandan uzaklaştırılması istenmiş; bunun ardından dernek başkanımız, duruşmayı gözlemlemek üzere salona alınmıştır.
Ramazan Hoca’nın yaşlı annesi ise, güvenlik gerekçesiyle oluşturulan barikatın dışında tutulmuş; ancak dernek başkanımızın itirazı neticesinde duruşma salonuna girebilmiştir.
Ayrıca Ramazan Hoca’nın eşinin duruşma salonuna alınmaması üzerine, dernek başkanımız görevli memurların taraflı tutum sergilediğini belirterek bu durumun tutanak altına alınmasını talep etmiş; yapılan itiraz sonucunda salona girmesi sağlanmıştır.
Sayın İçişleri Bakanımız @mustafaciftcitr@ManisaValiligi ve Sayın @_vahdettinOZKAN ın, söz konusu durumu Turgutlu Adliyesi önünde görev yapan emniyet mensuplarının kayıtlarından teyit edebileceğize ve gerekeni yapacağınıza inanıyoruz.
#FESDER
#RamazanHocaÖzgür
YARGITAY, AYDIN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ ESKİ REKTÖRÜ OSMAN SELÇUK ALDEMİR’E YÖNELİK İFTİRA KAMPANYASINA VERİLEN CEZAYI ONADI
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi eski rektörü Osman Selçuk Aldemir’in Rektörlük görevini yürütürken sahte bir video üzerinden atılan iftira cezasız kalmadı.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi’nin 13.06.2024 tarihli ve 2023/1871 Esas, 2024/1835
Karar sayılı kararı ile sanıklar Ayla Ekin Deniz, Cavit Bircan hakkında, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi eski Rektörü Osman Selçuk Aldemir'e yönelik, “suça konu videodaki yüzü görünmeyen erkek şahsın katılan (Osman Selçuk Aldemir) olmadığını bilerek, katılanın (Aldemir’in) Adnan Menderes Üniversitesi Rektörlük görevinin sonlandırılması amacıyla, suça konu videoyu Yükseköğretim Kurulu (YÖK)'e yollamak ve videoya ilişkin iştirak halinde hareket ederek sosyal medya üzerinden haber yapmak suretiyle iftira suçunu işledikleri” gerekçesiyle verdiği cezayı onadı.
Hatırlanacağı üzere sanıklar Ayla Ekin Deniz ve Cavit Bircan’ın birlikte hareket ederek Osman Selçuk Aldemir’e yönelik hazırlanan video kumpas ve iftirasını sadece YÖK’e göndermekle kalmamış bu videoyu sosyal ve dijital medya yoluyla yaymışlardı. Aynı videoyu Mehmet Özışık da YouTube kanalından yayınlamış ve dönemin rektörü Osman Selçuk Aldemir’e yönelik itibar suikastını en çok köpürten isimlerden biri olmuştu.
Özışık kendisi ile ilgili açılan davada, “iddiaları gündeme taşıdığı” minvalinde savunma yapmış ve tartışmalı bir mahkeme kararıyla cezadan kurtarılmıştı.
O dönem organize bir şekilde atılan bu iftira ve kurulan kumpas üzerine Rektör Osman Selçuk Aldemir’in yeniden atanmasının önü kesilmişti.
Geç gelen adalet adalet midir onun takdiri de kamuoyunun…