Bu hafta bizi bekleyen masada iki senaryo var. Birincisi, satışlar devam eder, bir noktadan sonra algoritmalar devreye girer ve satışlar çok daha sertleşir, bireysel yatırımcılar için işin içinden çıkılmaz bir hâl alır. Bu, çok uzak bir senaryo değil, %50-%50. Eğer böyle bir gelişme olursa ne yaparım, onu size söyleyeyim. Şu anda elimde %2'lik bir hedge işlemi var, bunu biliyorsunuz. Eğer satışlar derinleşirse büyük ihtimalle put opsiyonları bir işe yaramayacaktır. Sebebi de şu: Opsiyon primleri yükseldiği için bir noktada işlevini istediğiniz kadar iyi görmez. Ben elimdeki hisselerin kaldıraçlı short ETF ile bire bir hedge'ini yapacağım. Tabii eğer makul fiyatlı opsiyonlar varsa önceliğim opsiyonlar ama böyle bir ikinci planım da masada. Şunu da unutmayın, hedge işlemlerinde amacım kâr etmek değil, dengeyi sağlayıp sermayemi korumak. Tabii ekstra gelir için yüksek betalı hisselerde para kazanılabilir. Umarım şuana kadar iyi bir şekilde anlattım.
Tabii, uzun vadeli yatırımcılar için bu düşüşler vesaire çok da önemli değil. Geçmişten günümüze düşüşler her zaman yükselişlerden daha kısa sürmüştür. Burada yatırımcıların vadesi ve risk toleransı devreye giriyor ki çoğu kişi bunun üstesinden gelemiyor ve zararına satış yapıyor. Önümüzde ABD seçimleri de olduğunu varsayarsak belirsizlikler çok daha fazla oluyor. Bu süre zarfında kaldıraçlı işlemler vs. çok can yakabilir, buna dikkat etmekte fayda var. Her zaman bir B hatta bir C planınız olması gerekiyor. Borsa kişiyi batırmaz ama kişi açgözlülükle yüksek risk ve plansız hareketler ile kendisini batırır. Herkes yakında döneriz dediği için dönmeme ihtimali dönme ihtimalimizden daha yüksek oluyor. Bir de hedge fonların nakdi çok az, yani alım için çok fazla bir alanımız olmayabilir.
İkinci senaryo ise yükseliş olur ve biz hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam ederiz. Ama birinci senaryonun olduğunu ve buna da hazırlıklı olmamız gerektiğini unutmayın. Ben bunu unutmuyorum ve bunun planını da size yukarıda anlattığım gibi hazırlıyorum. Hedge işlemleri kişinin portföyüne göre değiştiği için çok fazla müdahalede bulunmak istemiyorum, bilginiz olsun. Oturup bir plan yapın kendi portföyünüze göre. Hepinize güzel bir hafta ve bol kazançlar diliyorum.
Günaydın arkadaşlar, vaktiniz varsa 5 dakika buna ayırın. $META, $GOOGL, $AMZN ve $MSFT yatırımcıları... 😊
İkinci çeyreğe girerken, dört büyük teknoloji şirketinin tamamı yapay zekâdan gelir elde etme konusunda erken işaretler gösteriyor. Google Cloud, yıllık bazda neredeyse iki katına çıkarak %63'lük kritik bir ivme kaydetti ve yapay zekâ hizmetleri ilk kez bulut bilişim içindeki en büyük büyüme motoru oldu. Microsoft, yapay zekâ işinde bir yıldan biraz fazla bir sürede neredeyse 3 kat artış gördü ve Meta'nın genel geliri, temel reklam metrikleri ivme kazanırken dört yıldan fazla bir süredir en hızlı artışını kaydetti. Ek olarak, AWS for AI ve Amazon'un çip işi, segment büyümesinin 15 çeyreklik zirveye ulaşmasıyla sırasıyla 15 milyar dolar ve 20 milyar doların üzerinde yıllık yinelenen gelir (ARR) açıkladı.
https://t.co/CdH96Asd16
Three companies still control ~90% of the global DRAM market:
• Samsung ~37%
• $SKHY ~30%
• $MU ~23%
The important point is that the value inside DRAM is shifting toward HBM and server memory where the big three have the scale, process know-how and customer relationships to capture the highest-margin demand.
So even as CXMT competes more aggressively in commodity DDR5 and LPDDR, the oligopoly at the top of memory stack may actually be strengthening with Samsung, SK Hynix and Micron concentrating capacity on the scarce, high-margin parts of the market.
Also important to call out CXMT is still operating under sanctions with restricted access to key $ASML and $AMAT equipment which makes its path to leading-edge DRAM and HBM much harder.
Fotonik yatırımcılarının veya yatırım yapacak arkadaşların okuması gereken güncel 5 rapor. Şirket büyümeleri ve sektör büyümeleri arasındaki fark çok belirgin. 👀
$AAOI $LITE $COHR
https://t.co/qUonAgfs55
https://t.co/r0EemR4KVw
https://t.co/dSsStXpEgX
https://t.co/jtUVuksMet
https://t.co/c7MKaekAKM
Seversiniz sevmezsiniz ayrı ama Trump'a 3 yıl daha katlanacağımız için Bessent'in son konuşmasının bir özetini okumanızı öneririm...
ABD, özellikle Trump yönetimi altında, ekonomik politikasını artık sadece büyüme ve serbest ticaret üzerinden değil, ulusal güç ve güvenlik aracı olarak kullanacak.
Bessent'e göre son 30-40 yılda ABD:
Üretimini yurtdışına kaptırdı,
Kritik tedarik zincirlerinde dışa bağımlı hale geldi,
Rakip ülkelerin ticari avantaj sağlamasına izin verdi,
Kendi şirketlerinin yabancı ülkelerde ayrımcılığa uğramasına göz yumdu.
Bunun artık değişeceğini söylüyor. Beş Temel İlke:
1⃣ Ekonomik güvenlik = ulusal kapasite
ABD;
Yarı iletkenler (çipler),
Yapay zeka,
Kuantum bilgisayarlar,
İleri üretim,
Gemi inşası,
Kritik madenler,
İlaç sanayi
gibi stratejik alanlarda lider olmak zorunda.
En düşük maliyet yerine artık şu sorular sorulacak:
Tedarik zinciri savaşta çalışır mı?
Pandemide ayakta kalır mı?
Çin gibi rakiplere bağımlı mı?
2⃣ Karşılıklılık (Reciprocity)
ABD pazarı artık "bedava açık büfe" olmayacak.
Diğer ülkeler:
Amerikan şirketlerine engel çıkarıyorsa,
Zorunlu teknoloji transferi istiyorsa,
Yerli şirketleri kayırıyorsa,
Dijital vergilerle Amerikan firmalarını hedef alıyorsa,
ABD de karşılık verecek.
Mesaj: "Pazarımıza erişim istiyorsan sen de pazarını açacaksın."
3⃣ Geleceğin kurallarını ABD yazacak
Yeni savaş alanı sadece mallar değil.
Dijital varlıklar
Stablecoinler
Tokenizasyon
Yeni ödeme sistemleri
Yapay zeka standartları
gibi alanlarda ABD liderliği hedefleniyor.
Özellikle stablecoinlere yaptığı vurgu dikkat çekici.
4⃣ Dolar ve finansal sistem bir güç aracıdır
Bessent, doların üstünlüğünün tesadüf olmadığını söylüyor.
ABD:
Yaptırımları,
Finansal sistemi,
Dolar hakimiyetini,
jeopolitik güç unsuru olarak kullanmaya devam edecek.
Yaptırımları delen ülkeler ve kurumlar hedef alınacak.
5⃣ Amaç Amerikan halkının refahı
Konuşmanın siyasi kısmı burada.
Bessent'e göre:
Küreselleşmenin kazançları Wall Street'e gitti.
Amerikan işçisi yeterince faydalanamadı.
Bazı bölgeler sanayisizleşti.
Yeni ekonomik devlet yönetiminin amacı:
"Amerikalıları sadece tüketici değil, üretici yapmak."
🔓Satır Aralarındaki Mesajlar:
Çin'in adı geçmese de:
Teknoloji transferi,
Yerli üretici korumacılığı,
Tedarik zinciri bağımlılığı,
Kritik madenler,
gibi bölümlerin büyük kısmı Çin'e gönderme.
Avrupa Birliği
ABD teknoloji şirketlerine yönelik:
Dijital hizmet vergileri,
Rekabet soruşturmaları,
Veri düzenlemeleri
konusunda AB'ye de mesaj veriliyor.
Küreselleşme Modeli
1990-2020 arasındaki serbest ticaret yaklaşımının önemli ölçüde terk edildiği ilan ediliyor.
Yeni yaklaşım:
"Verimlilikten önce dayanıklılık."
"En ucuz tedarik zinciri değil, en güvenli tedarik zinciri."
"Serbest ticaret değil, karşılıklı ticaret."
Bessent'in konuşması, Trump doktrinini şöyle özetliyor:
"ABD artık ekonomisini sadece zenginleşmek için değil, jeopolitik güç kazanmak, Çin'e bağımlılığı azaltmak, üretimi geri getirmek ve dolar merkezli küresel sistemi korumak için kullanacak."
orijinali:
https://t.co/JeHY5iYYjA
Çok uzak olmayan gelecekte
Beynimiz bir arayüz ile Internete bağlanabiliyor olacak (Neuralink)
Internet uzaydan geleceği için her yerde her an ve kesintisiz olacak (SpaceX, AST Space Mobile)
İhtiyacınız olan bilgiye hemen ulaşabileceğiniz gibi ihtiyacınız olan zihinsel yeteneklere de ulaşabileceksiniz (örneğin bir yabancı dili okuma ve anlama)
Hangi yapay zeka şirketi bunları sunacak emin değilim. Çünkü bugünün çok ileri bir yapay zeka modeli bundan iki yıl sonra bedava ve kendi bilgisayarınızda kullanılabilir olacak. Çok özel işler haricinde bedava modeller tek başına yeterli olacak bunu da kafanızdaki bir çipte taşıyacaksınız. Günümüzde de ilaçla tedavisi olmayan bir tür depresyonu önlemek için kafa tasına bir çip yerleştiriliyor ve bunun yaydığı elektrikle kişinin depresyondan kurtulması sağlanabiliyor.
Bugün bedava bir Qwen LLM indirip memory stick üzerinde çalıştırabiliyorsunuz. Elbette bir Claude değil ama birçok iş için de Claude gerekli değil. Günümüzdeki bedava Qwen belki 3 yıl öncesinde hayaldi. Yine öyle olmaması için hiç sebep görmüyorum.
Yapay zekada SpaceX uzay veri merkezlerine sahip olacak ancak Google da yapay zeka yarışında geride kalmayacak. Diğer birçok yapay zeka şirketinin başarısız olacağını düşünüyorum çünkü elde ettikleri avantaj çok kısa süreli olacak. Rakipler hızla yetişecek ve rakipleri yenebilmek için çok büyük yatırımlar yapılması gerekecek.
Yeni akıllı ilaçlar yaşlanmayı tersine çevirecek, birçok hastalığın çaresi yapay zeka sayesinde bulunmuş ve insanların ömrü çok uzamış olacak. Nüfus artışı eksiye dönmüş olacağı için birçok ülkede nüfus azalmış ama çok daha verimli olacak. Ölümler de azalacağı için bir yerden sonra nüfus tekrar artmaya başlayacak.
Birçok iş robotlar ve otonom araçlar tarafından yapılacak. Bu bazı işleri ortadan kaldırırken bazı işlerin de çok daha verimli yapılmasını sağlayacak.
Örneğin Uzay Yolu filminde Atılgan'ın bir tane doktoru vardı (Bones) ancak teşhiste geminin bilgisayarı ve tedavide robotik masa kullanarak bir doktor yüzlerce kişiyi tedavi edebilecek ve ameliyat yapabilecek.
Johnny Mnemonic, William Gibson'ın Burning Chrome kitabındaki bir hikayedir ve 40 yıl kadar önce filmi de çekilmişti. Belki 20 yıl içinde gerçek olabilir.
$NVDA $MU $EWY $DRAM
Nvidia Vera Rubin Platformunda Yaşanan Kapasite Düşüşünün Gerçek Nedeni
Piyasalar son günlerde yeni nesil Vera Rubin platformundaki bellek kapasitesinin yarı yarıya düşürüleceği paniğiyle sarsılırken, masadaki asıl unsur bir talep çöküşü değil, donanımın çarptığı fiziksel bir bariyerdir. 🛑
Geçtiğimiz günlerde sızan raporlar, Vera Rubin sistemlerindeki SOCAMM bellek kapasitesinin 55TB seviyesinden 28TB seviyesine çekileceğini ortaya koydu. Bu ani değişim, piyasada yapay zeka talebinin soğuduğu algısını yaratarak bellek üreticilerinin hisselerinde sert satış dalgalarına yol açtı.
Ancak madalyonun diğer yüzü tamamen farklı bir hikaye anlatıyor. Kapasite kesintisi Nvidia'nın yaşadığı bir sipariş kaybından ziyade, kronikleşen LPDRAM tedarik kısıtlamaları ve acilen aşılması gereken termal duvarlar ile ilgilidir. Ortada iptal edilen siparişler değil, mimariyi zorlayan devasa bir güç tüketimi sorunu bulunuyor. ⚡
Mevcut enerji altyapıları artık donanım hızına yetişemiyor. 2027 yılında sahaya inmesi planlanan Rubin Ultra ile birlikte, tek bir kabindeki 576 adet GPU'nun tam 600 kilovat güç çekmesi bekleniyor. Eski kablo sistemleriyle bu yoğunlukta bir enerjiyi verimli şekilde yönetmek fiziksel olarak imkansız hale geliyor.
Bu dev darboğazı aşmak için Nvidia güç sistemini dışarıya taşıyor ve 800 volt gücünde harici dönüştürücü yan üniteler devreye giriyor. Silisyum karbür ve galyum nitrür gibi çok daha maliyetli materyaller kullanıldığı için, kabin başına düşen güç yarı iletkeni maliyeti $20.186 seviyesinden bir anda $123.092 seviyesine fırlıyor. 💰
Öte yandan Goldman Sachs verileri yapay zeka harcamalarındaki büyüme ivmesini net bir şekilde doğruluyor. Sadece 2026 yılı için beklenen sermaye harcaması $765 milyar seviyesinde. Nvidia, birim maliyeti $80.500 olarak öngörülen Rubin VR200 çipleri ile bu akılalmaz bütçenin aslan payını toplamayı sürdürüyor.
Bugün sektördeki büyük donanım üreticilerinin Vera Rubin sistemlerini kurmaya ve teslim etmeye başlaması da arka plandaki güçlü iştahı kanıtlıyor. Özetle; siparişlerde bir azalma yok, sadece oyunun kuralları ve donanımın termal limitleri baştan yazılıyor. 🧠
$EWY $MU $NVDA $DRAM
SK Hynix'in DRAM Stratejisi Neden Değişti?
DDR5 Belleklerin fiyatları ile ilgi Türkiye'de sahadan bilgi vereyim. 128 GB DDR5 Bellek (Nvidia Spark PC kadar) fiyatı 1 yıl önce 329 $ idi, şu an perekandede 1700 $. Spark PC 3999 $ ama sadece belleği 1700 $.
Bu fiyat artışından % 90 kar elde edilecek pazarı muhtemelen bellek üreticileri bizden daha önce görüyorlar.
$MU bilançosu yaklaşırken SkHynix HBM4'ten DRAM'e geçiş ve Nvidia Vera Rubin talep azalması haberleri arka arkaya geldi. Nvidia Vera Rubin konusunu bir önceki postta açıklayabildim diye düşünüyorum.👇
Nvidia'nın yeni nesil yapay zeka platformu Vera Rubin hakkında dolaşan talep düşüşü ve üretim erteleme söylentileri, Asya merkezli HBM4 doğrulama raporları nedeniyle piyasaları bir miktar tedirgin etmesi normal. Ancak bu geçici pürüzler, sektörün devasa yatırım iştahı ve uzun vadeli yapısal gerçekleri ile kesinlikle uyuşmuyor. Computex 2026 etkinliğinde bizzat konuşan Nvidia CEO'su Jensen Huang, şirketin çok güçlü bir tedarik zinciri kurduğunu belirterek HBM kıtlığı konusundaki yersiz endişelere son noktayı koydu. Gelen resmi doğrulamalar ışığında Vera Rubin platformu, Samsung, SK Hynix ve Micron'dan sağlanan yüksek kapasiteli HBM4 belleklerle tam üretime geçmiş durumda ve tedarik darboğazları büyük ölçüde aşıldı. 🚀
Görünürdeki kısa vadeli spekülasyonların aksine, altyapı tarafındaki fiziksel bileşen rakamları yaklaşan Vera Rubin dalgasının büyüklüğünü kanıtlar nitelikte. Yüksek performanslı hesaplama (HPC) ve yapay zeka sunucuları için hayati önem taşıyan CCL, substrat ve MLCC bileşenlerinin siparişlerinde tam anlamıyla bir patlama yaşanıyor. Örneğin, standart bir Hopper kabini için sadece 2 bin dolarlık CCL gerekirken, arka plan yapılandırmasına sahip bir Vera Rubin Ultra kabininde bu maliyet 200 bin doları aşarak akılalmaz bir seviyeye ulaşıyor. J.P.Morgan analizlerine göre, 2028 yılına gelindiğinde üst düzey MLCC üniteleri, küresel üretim kaynaklarının %65'inden fazlasını tek başına sömürecek ve fabrikalar talebe yetişmek için %135 gibi kapasite sınırlarını aşan oranlarda çalışmak zorunda kalacak.
Karlılık Paradoksu: SK Hynix'in Beklenmedik Commodity DRAM Hamlesi
Böylesine devasa bir yapay zeka çipi talebi kapıdayken, pazarın en büyük bellek tedarikçisi SK Hynix'in bazı HBM3E üretim hatlarını HBM4'e dönüştürmeyi ertelemesi ilk bakışta çelişkili bulunabilir. Bu yavaşlama kararı piyasalarda Rubin platformuna olan talebin düştüğü şeklinde hatalı bir okumaya neden olsa da, asıl sebep bellek pazarında yaşanan görülmemiş karlılık paradoksunda gizli. Tüm dev yarı iletken üreticilerinin üretim kapasitelerini gelişmiş ambalajlama ve HBM'e kaydırması, herkesin unuttuğu geleneksel commodity DRAM pazarında korkunç bir arz açığı yarattı. PC ve sunucu DRAM fiyatlarının son bir yıl içinde fırlamasıyla, standart bellek yongaları adeta altın yumurtlayan tavuğa dönüştü. 📈
Şu anki tabloda geleneksel commodity DRAM ürünlerinin faaliyet kar marjı, teknoloji harikası HBM ürünlerinin kar marjını şimdiden 15 puan aşmış durumda ve Daishin Securities bu oranın yıl bitmeden %90 gibi teorik bir sınıra ulaşabileceğini öngörüyor. HBM pazarında zaten %40'ın üzerinde tartışmasız bir hakimiyete sahip olan SK Hynix, rakibi Samsung'un geleneksel DRAM üzerinden elde ettiği astronomik nakit akışını izlemek yerine son derece rasyonel bir karar alıyor. Şirket, yapay zeka kulvarındaki üstünlüğünü korurken, elindeki değerli üretim bantlarını şu an endüstrinin en karlı alanı olan commodity DRAM'e yönlendirerek karlılığını güvence altına alıyor. 💡
Çok Yıllı Yapısal Kıtlık ve Piyasaların Geleceği
Piyasanın önde gelen yatırım kurumları da bellek endüstrisinde yaşanan bu eşi benzeri görülmemiş süper döngüyü teyit ediyor. Goldman Sachs güncel raporlarında, DRAM, NAND ve HBM pazarlarındaki arz-talep sıkışıklığının 2027 yılında çok daha agresifleşeceğini ve bu yetersiz arz koşullarının 2028 yılına kadar kesintisiz süreceğini vurguluyor. Yapay zeka altyapısı sadece gelişmiş çipleri değil, tedarik zincirindeki en sıradan bileşenleri bile yutarak çok yıllı, yapısal bir üretim kıtlığı yaratıyor. Ortaya çıkan tablo, Vera Rubin'in başarısızlığını veya talebin azaldığını değil; aksine yapay zeka inşasının tüm yarı iletken dünyasını ne denli derinden sarsıp dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor. 🌐
Kaynak: J.P.Morgan, Goldman Sachs, Morgan Stanley, Daishin Securities, Chosun Biz, Counterpoint Research, TrendForce.
MY 2030 $NBIS TARGET PRICE
I initiated a position in Nebius last year around $30 as one of my favorite ways to play the next stage of AI where the focus shifts from scaling compute to delivering reliable AI outcomes at the right cost.
As agentic AI continues to scale the infrastructure, utilization and cost per token become far more important which is exactly where I think Nebius is positioned.
Thats why my 2030 base case can look aggressive at first glance because it assumes demand is moving structurally toward high-volume inference workloads where capacity, utilization and efficiency matter more than ever:
Revenue
• 2026 ~$3.3B (+505% YoY)
• 2027 ~$9.8B (+199% YoY)
• 2028 ~$16.9B (+72% YoY)
• 2029 ~$23.4B (+39% YoY)
• 2030 ~$26.9B (+15% YoY)
EBITDA
• 2026 ~$1.4B (+2300% YoY)
• 2027 ~$4.9B (+252% YoY)
• 2028 ~$8.9B (+82% YoY)
• 2029 ~$13.9B (+57% YoY)
• 2030 ~$16.4B (+18% YoY)
Nebius would be worth ~$250B or around $850 per share (4% annual dilution) if stock trades at 15x 2030 EBITDA.
AST SpaceMobile ( $ASTS) Güncel Analiz
AST SpaceMobile, klasik bir uydu şirketinden ziyade, doğrudan cep telefonuna uzaydan hücresel bağlantı sağlamayı hedefleyen bir altyapı şirketi gibi okunmalı. Şirketin ana tezi çok net: kullanıcının elindeki sıradan telefonun, herhangi bir özel donanıma ihtiyaç duymadan, doğrudan uyduyla konuşabildiği bir ağ kurmak. Bu yüzden ASTS’nin değeri yalnızca “uydu fırlatmak” değil; uydu üretimini, fırlatma takvimini, operatör ortaklıklarını ve ağ kapasitesini aynı anda yürütüp yürütülemeyeceğinde yatıyor.
Şirketin iş modeli de tam olarak bunun üstüne kurulu. AST, tüketiciye tek tek ürün satmaya çalışmıyor. Bunun yerine AT&T, Verizon, Vodafone ve diğer mobil ağ operatörleriyle kurduğu anlaşmalar üzerinden kapasite satmayı hedefliyor. Elindeki en güçlü noktalardan biri de bu: yaklaşık 60 mobil operatörle anlaşması olduğu ve bu ağın toplamda 3 milyardan fazla aboneyi kapsadığı belirtiliyor. Yani AST’nin mantığı, son kullanıcıyı ikna etmekten çok daha kolay bir zemine dayanıyor; eğer uydu ağı çalışır ve kapasite yeterince ölçeklenirse, karşısında hazır bir dağıtım kanalı var.
Bu hikayede son dönemde asıl önemli kırılma, operasyon tarafında geldi. AST SpaceMobile, 17 Haziran’da BlueBird 8, 9 ve 10’u uzaya gönderdi ve bunun ardından hisse yaklaşık yüzde 6 yükseldi. Piyasanın bu tepkiyi vermesi şaşırtıcı değil; çünkü son haftalarda hissedeki baskının büyük kısmı teknolojiye değil, icraya yönelik şüphelerden kaynaklanıyordu. Yani yatırımcılar “bu iş teoride güzel ama pratikte yetişecek mi?” sorusunu fiyatlıyordu. Son lansman, en azından şimdilik, bu argümana doğrudan bir karşılık verdi.
Buradaki kritik nokta şu: bir tek başarılı fırlatma elbette her şeyi çözmez. Ama şüphe zincirinin en zayıf halkasını kırar. Özellikle şu üç şey bir araya geldiğinde piyasa daha sert korkmaya başlamıştı: Blue Origin test başarısızlığı sonrası fırlatma takvimi kayabilir endişesi, sonrasında gelen Deutsche Bank ve Barclays tarafındaki temkinli notlar, bir de AST’nin önceki kötü bilanço performansı. Bu yüzden son uçuş sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda “şirket teslim edemiyor” görüşüne karşı bir geri dönüş oldu.
AST’nin başını en çok ağrıtan eleştirilerden biri de geçmiş operasyonel aksaklıklardı. BlueBird 7’nin hedef irtifaya ulaşamayıp deorbit edilmesi, yatırımcının zihninde doğal olarak soru işareti yarattı. Buna ek olarak mayıs ayında açıklanan bilanço da beklentilerin oldukça altında kaldı. Şirket hisse başına 66 cent zarar yazdı; beklenti 21 ila 23 cent zarar seviyesindeydi. Gelir tarafında da 14,7 milyon dolar geldi, oysa beklenti yaklaşık 39 milyon dolardı. Bu sonuçların ardından hissede tek günde yüzde 13’ün üzerinde düşüş yaşandı. Dolayısıyla son fırlama, sadece yeni bir uydu eklemekten daha fazlasını ifade ediyor; geçmişte oluşan “takvim yetişmiyor” algısına pratik bir yanıt veriyor.
Şirketin kendi iletişiminde de ölçeklenme teması çok net. Gelen bilgilerde BlueBird 33’e kadar üretimin ileri aşamada olduğu, phased array üretiminin de BlueBird 28’e kadar tamamlandığı belirtiliyor. Ayrıca BlueBird 14’ten 37’ye kadar olan kısmın üretim ve montaj hattına girdiği ifade ediliyor. Bu detay önemli; çünkü tekil bir başarılı görev tesadüf olabilir, fakat üretim hattının birkaç nesil önden gitmesi artık tekrar edilebilir bir süreç olduğuna işaret eder. Piyasanın asıl aradığı da bu: birkaç iyi haber değil, sürdürülebilir operasyon ritmi.
Önümüzdeki kritik başlık BlueBird 11, 12 ve 13 görevi. Ekran görüntüsünde bu lansman Falcon 9 Block 5 ile, Cape Canaveral’dan ve NET Temmuz 2026 olarak görünüyor. Bu da bize kısa vadede yeni bir katalizör daha olduğunu gösteriyor. Eğer bu görev de planlandığı gibi ilerlerse, şirketin yalnızca üç uydu daha eklememiş olacağı açık. Aynı zamanda ABD’de kapsamanın genişlemesi, 7/24 sürekli hizmet hedefine yaklaşılması, daha fazla hücre alanı açılması ve kapasite tarafında yeni bir basamak oluşturulması anlamına gelecek. Bu görev için 5.600’den fazla coverage cell, 40 MHz kapasite, 120 Mbps’ye kadar peak data speed ve voice/data/video connectivity hedefleri veriliyor. Bunlar, AST’nin ürününü sadece “bağlantı” değil, kullanılabilir bir geniş bant altyapısı gibi konumlandırma çabasını gösteriyor.
Uzun vadede şirketin hedefi daha da iddialı. Verilere göre AST, 2026 sonuna kadar yaklaşık 45 BlueBird uydusunu yörüngede görmeyi planlıyor. Bu hedef, üretim ve fırlatma temposunun yıl boyunca bozulmadan devam etmesini gerektiriyor. Hatta bazı notlarda, fırlatma temposuna bağlı olarak 45 ila 60 uydu bandına ulaşılabileceği, lansmanların ortalama 1 ila 2 ayda bir yapılmasının planlandığı yazıyor. Bu da AST’nin hikayesini tek seferlik bir teknoloji gösterisinden çıkarıp gerçek bir altyapı ölçekleme hikayesine dönüştürüyor.
Gelir tarafında ise çok daha agresif bir büyüme patikası konuşuluyor. Pojeksiyonlara göre (FOTO -2 ) şirketin 2026 için 170 milyon dolar civarı, yani şirket rehberliği olan 150 ila 200 milyon dolar bandına yakın bir seviye öngörülüyor. Sonraki yıllar için tablo oldukça agresif: 2027’de 752 milyon dolar, 2028’de 1,89 milyar dolar, 2029’da 3,16 milyar dolar ve 2030’da 4,10 milyar dolar. Bu da 2025–2030 arasında yaklaşık yüzde 125’lik yıllık bileşik büyüme oranı anlamına geliyor. Böyle bir projeksiyonun dayanağı da yine anlaşmaların genişliği ve çok büyük abone havuzu. Bazı analist notlarında 50’den fazla MNO partneri ve yaklaşık 6 milyar aboneyi kapsayan bir erişim alanı anlatılıyor.
Burada özellikle şu ayrımı net tutmak gerekiyor: bu gelir patikası, “uydu sayısı arttıysa gelir otomatik artar” demiyor. Asıl varsayım, kurulu kapasitenin ticari kullanımına geçilmesi. Yani carrier anlaşmalarının gerçek, ödeyen abonelere ve kapasite satışına dönüşmesi gerekiyor. AST’nin değerlemesinin en kritik kısmı da burada yatıyor. Şirket sadece fiziksel uzay altyapısı kurmuyor; o altyapıyı nakde çevirecek bir iş modeli inşa etmeye çalışıyor.
Kurumsal sahiplik tarafındaki grafik de dikkat çekici (FOTO - 1 ). Ekde olan görüntüde 2022’den 2026’ya uzanan dönemde kurumsal sahiplikte belirgin ve kademeli bir artış var. İlk yıllarda daha düşük seviyelerde seyreden bu sahipliğin zamanla ciddi biçimde yükselmesi, büyük fonların hisseye ilgisinin arttığını gösteriyor. Bu tek başına bir yatırım kararı nedeni değildir, ama özellikle yüksek belirsizlik taşıyan büyüme hisselerinde kurumsal ilgideki kalıcı artış çoğu zaman hikayenin ciddiye alındığına işaret eder.
Şirketin bear case tarafı ise hala masada. En temel risk, işin teknik olarak “imkansız” olması değil; tam tersine, işin mümkün olduğu ama zamanlamanın, maliyetin ve finansmanın çok zor olması. AST çok sermaye yoğun bir şirket. Uyduların üretimi, fırlatma maliyetleri, yer istasyonu entegrasyonu ve ölçekleme süreci ciddi nakit tüketiyor. Bu yüzden şirketin önünde yalnızca teknolojik değil, finansal bir icra testi de var. Kapital ihtiyacı, yeni hisse veya borçlanma ihtimali, inşaat ve üretim riskleri, tedarik zinciri ve fırlatma takvimi gibi başlıklar hisseyi baskılayabilecek ana unsurlar arasında kalmaya devam ediyor.
Yine de son gelişmeler, kısa vadede algıyı AST lehine çevirmiş görünüyor. Çünkü piyasadaki önceki argüman “şirket söz veriyor ama teslim edemiyor” çizgisindeydi. BlueBird 8, 9 ve 10’un başarıyla yörüngeye oturması, ardından BlueBird 11-13 için takvimin görünür olması, en azından bu argümanın mutlak olmadığını gösterdi. Bundan sonra odak, “bir lansman oldu mu?” sorusundan “aynı ritim sürdürülebilir mi?” sorusuna kayıyor. AST için asıl oyun da burada başlıyor.
Değerleme tarafında ise çok daha spekülatif ama aynı zamanda hikaye odaklı bir çerçeve var. Her şey yolunda giderse ve tam konstelasyon planlandığı gibi devreye girerse, erken 2030’larda 500 ila 1.000 dolar üzeri hisse fiyatı gibi son derece iyimser bir senaryo konuşuluyor. Bu senaryo; takvimin bozulmaması, yüksek kullanım oranı, partner aktivasyonlarının başarılı olması, capex zirvesinden sonra marj genişlemesi ve direct-to-device pazarında liderliğin alınması gibi birçok koşulun aynı anda gerçekleşmesini varsayıyor. Bu nedenle bunu bir hedef fiyat gibi değil, “çok başarılı bir icra senaryosunda teorik üst bant” olarak okumak daha doğru olur.
Teknoloji cephesinde de AST ile rakipler arasındaki fark. AST SpaceMobile’ın Block-2 BlueBird uyduları 15 metreye 15 metre faz dizisi kullanıyor ve bu, unmodified mobile phone’a 200 Mbps’ye kadar bağlantı verebilecek bir yapı olarak sunuluyor. Buna karşılık Starlink’in DtC V1 uydularının faz dizisi çok daha küçük; yaklaşık 2,3 metreye 2,7 metre ve daha çok düşük bant genişlikli mesajlaşma ve veri kullanımına uygun, 7 Mbps seviyelerinde bir kapasite sunuyor. Ayrıca toplam faz dizisi alanı açısından da AST’nin ölçeği büyüdükçe çok daha yüksek bir yüzey alanına ulaşabileceği belirtiliyor. AST’nin yalnızca birkaç Block-2 uydusuyla bile Starlink’in DtC V1 konstelasyonunun toplam faz dizisi alanını aşabilecek konuma gelebileceği, tam 248 uyduluk planlanan konstelasyonda ise yaklaşık 55.000 metrekarelik faz dizisi alanına ulaşılabileceği düşünülüyor. Bu, yalnızca iletişim değil; radar, sensing, PNT gibi alanlara da kapı açabilecek çok büyük bir teknik ölçek anlamına geliyor.
Bütün resmi bir araya koyunca ASTS’nin ana yatırım tezi şu şekilde özetlenebilir: şirketin hikayesi, uzaya uydu fırlatan bir firmadan çok daha fazlası. Eğer üretim temposu korunur, fırlatma takvimi bozulmaz, carrier ortaklıkları ticari gelir üretmeye başlar ve finansman tarafı kontrol altında tutulursa, AST çok büyük bir adreslenebilir pazarda ilk ciddi direct-to-device altyapılarından birini kurabilir. Ancak bunun tersi de aynı derecede gerçek: tek bir üretim gecikmesi, tek bir fırlatma aksaklığı veya sermaye ihtiyacında yanlış zamanlama, hissede sert dalgalanmalar yaratabilir.
Kısacası ASTS’de yatırımcıların satın aldığı şey bugünkü gelir değil; çok büyük bir ağın kurulabilme ihtimali. Bu yüzden hisse, klasik bir bilanço hissesi gibi değil, icra temelli bir altyapı opsiyonu gibi fiyatlanıyor. Bugünkü olumlu haberler, bu opsiyonun canlı kaldığını gösteriyor. Ama asıl belirleyici olan, önümüzdeki birkaç çeyrekte üretim ve lansman ritminin bozulmadan sürüp sürmeyeceği olacak.
Yatırım tavsiyesi değildir.
$TAN
Güneş Enerjisi Tarihin En Ucuz Gücü Oldu ama Eyaletler Geri Adım Atıyor
Tarihin en ucuz elektrik kaynağı artık güneş enerjisi. Ancak ABD'de şaşırtıcı bir paradoks yaşanıyor. Güneş paneli maliyetleri son on yılda yaklaşık yüzde 90 oranında düşerken ve temiz enerji üretimi her geçen gün yeni bir rekora imza atarken, birçok eyalet yönetim seviyesinde iklim taahhütlerinden geri adım atıyor.
Eyaletlerin bu geri çekilme kararının arkasında, her geçen gün tırmanan yüksek enerji maliyetleri ve şebeke altyapısı üzerindeki yoğun baskı yatıyor. Özellikle rüzgar ve güneş enerjisi projelerinin sisteme entegre edilmesi için gereken binlerce kilometrelik yeni hatlar ve devasa depolama maliyetleri, yerel yönetimleri ve karar alıcıları bütçe dengelerini korumak adına frene basmaya zorluyor.
İşin en ilginç kısmı ise politik cephede yaşanıyor. Tarihsel olarak temiz enerji politikalarına mesafeli duran ve "kırmızı eyaletler" olarak bilinen Cumhuriyetçi ağırlıklı bölgelerde ucuz güneş enerjisi yatırımları hızla büyümeye devam ederken, eyalet yönetimleri yükselen maliyet faturaları karşısında kağıt üzerindeki resmi iklim hedeflerini gevşetmeyi seçiyor.
Enerji arzı güvenliği ve ani yükselen faturalar, eyalet politikacılarının uzun vadeli yeşil taahhütler yerine kısa vadeli ekonomik istikrara odaklanmasına yol açıyor. Bu durum, tarihin en ucuz enerji kaynağı elinizin altındayken bile onu tüm sisteme yaymanın ne denli zorlu bir altyapı ve finansman mücadelesi gerektirdiğini gözler önüne seriyor.
Kaynak: Yahoo Finance
Tuttle Capital Pure Play Photonics ETF ( $FOTO) bence AI altyapı hikayesinin en az konuşulan ama en kritik parçalarından birine oynuyor.
Şu an herkes AI deyince GPU, model, uygulama konuşuyor. Ama veri merkezlerinde asıl darboğaz yavaş yavaş compute’dan veri taşımaya kayıyor. GPU’ları birbirine hızlı bağlayamazsan ölçekleyemiyorsun.
İşte photonics tam burada devreye giriyor. Elektrik yerine ışıkla veri taşıma. Daha hızlı, daha verimli ve AI veri merkezleri için artık opsiyon değil, zorunluluk.
FOTO’nun olayı da şu: karışık bir teknoloji ETF’i değil. Direkt bu alana odaklı. Lazer, optical bağlantı, silicon photonics gibi işlerden gelir elde eden şirketleri topluyor.
Bu alanı tek tek hisse seçerek oynamak zor. Teknoloji karmaşık, oyuncular niş ve kazananı seçmek kolay değil.
O yüzden “ben bu temaya inanıyorum ama hisse seçemem” diyenler için FOTO fena bir araç değil.
AI büyüdükçe compute kadar veri transferi de kritik olacak. Photonics tarafı da bu işin görünmeyen ama vazgeçilmez katmanı.
Not: Ekde ETF-in içeriğini sizler ile paylaşdım.
Yatırım tavsiyesi değildir.
Berk Dinçtürk : Warsh, % 4 Manşet Enflasyon, % 6 Üretici enflasyonu ve 80-100 $ arası petrol fiyatlarının olduğu ortamda faizleri arttırmıyorsa bundan sonra gelecek iyi haberler ile faizleri arttırmaz.
Aşağıda makalede bahsettiğimiz Warsh'ın takip ettiği kırpılmış ortalama PCE (Median) enflasyon ölçümüne dikkat çekiyor. Lütfen okuyunuz. 👇
Yeni Fed başkanı Kevin Warsh'un ilk toplantısının yatırımcılar için özeti:
Warsh'un ilk FOMC toplantısı ve sonrasındaki yorumları ve Fed için getirdiği "yeni dönem" yaklaşımı, eğer istediği şeyleri uygulayabilirse, piyasa dinamiklerini temelden değiştirecek nitelikte.
1⃣ Sözlü Yönlendirmenin (Forward Guidance) Kaldırılması
Warsh, Fed'in piyasalara geleceğe dair yol haritaları verdiği "sözlü yönlendirme" yaklaşımını karar metninden tamamen çıkardıklarını duyurdu.
Yatırımcı İçin Anlamı: Fed artık piyasanın elinden tutup nereye gideceğini önceden söylemeyecek. Warsh, finansal piyasaların Fed'in ne diyeceğine değil, gelen ekonomik verilere odaklanarak fiyatlama yapması gerektiğini savunuyor. Bu durum, makroekonomik veri açıklamaları sırasında piyasalarda kısa vadeli oynaklığı artırabilir, çünkü Fed'in bir sonraki adımına dair kesin bir koruma kalkanı olmayacak.
2⃣ "Noktasal Grafik" (Dot Plot) ve Tahminlere Mesafe
Warsh, kendisinin Fed üyelerinin faiz tahminlerini içeren "noktasal grafik" için hiçbir tahminde bulunmadığını (boş bıraktığını) açıkladı. Üyelerin bu tahminleri "arkasında büyük silgisi olan kurşun kalemlerle" yazdığını, yani dünyadaki hızlı değişime paralel olarak bu tahminlerin çok dinamik olduğunu ve bağlayıcılığı bulunmadığını belirtti.
Yatırımcı İçin Anlamı: Piyasaların Fed'in yayımladığı dot plot grafiklerine "kesin faiz rotası" muamelesi yapmaması gerekiyor. Warsh, bu tahmin mekanizmasını da içeren iletişim modelini yıl sonuna kadar kökten revize etmeyi planlıyor. Hatta bazıları tamamen kaldırmasından korkuyor.
3⃣ "Veri" Sisteminin Yenilenmesi
Warsh, mevcut resmi ekonomik verilerin (istihdam, enflasyon vb.) eski anket yöntemlerine dayandığını ve "tarihin yankılarından" ibaret olduğunu söylüyor. Politika yapıcıların kararları daha sağlıklı alabilmesi için özel sektör yöntemlerini ve yapay zekayı kullanarak gerçek zamanlı (real-time) veri akışına geçilmesini istiyor.
Yatırımcı İçin Anlamı: Fed'in arka planda takip ettiği öncü göstergeler değişiyor. Yatırımcılar da geleneksel, geriden takip eden veriler (lagging indicators) yerine, ekonominin anlık durumunu yansıtan alternatif ve güncel veri setlerine daha fazla ağırlık vermek durumunda olacak.
4⃣ Yapay Zekâ ve Verimlilik Odaklı Büyüme
Warsh, yapay zekayı hayatı boyunca gördüğü en büyük genel amaçlı teknolojik dönüşüm olarak nitelendiriyor ve ABD'nin bu yarışın kazananı olacağına inanıyor. Yapay zekanın şu an altyapı yatırımları nedeniyle "talep" tarafını (ve GSYH'yi) canlı tuttuğunu, "arz" ve verimlilik katkısının ise zamana yayılacağını düşünüyor.
Yatırımcı İçin Anlamı: Warsh, güçlü büyüme ile düşük enflasyonun bir arada var olabileceği bir ekonomik modeli (verimlilik kaynaklı büyüme) dışlamıyor. Bu, uzun vadede üretkenlik artışını destekleyen hisse senedi piyasaları için pozitif bir vizyon.
5⃣ Beş Yeni Stratejik Görev Gücü (Task Force)
Warsh, Fed'i geleceğe hazırlamak ve ilktemel ilkelerine (first principles) geri dönmek adına 5 alanda bağımsız uzmanlardan oluşan görev güçleri kurulduğunu ilan etti:
Fed İletişimi: Sözlü yönlendirmenin ve noktasal grafiklerin geleceğini şekillendirecek.
Fed Bilanço Politikası: Rezerv rejimi ve bilançonun kompozisyonunu/risklerini inceleyecek.
Veri Kaynakları: Yukarıda bahsedilen gerçek zamanlı veri toplama reformunu yürütecek.
Verimlilik ve İstihdam: Yapay zekanın ekonomi, istihdam ve Fed'in görev tanımları üzerindeki etkisini analiz edecek.
Enflasyon Çerçevesi: Son 5 yıldır %2 hedefinin üzerinde seyreden enflasyonun temel dinamiklerini ve Fed'in sorumluluğunu masaya yatıracak.
Özetle Yatırımcı Stratejisi:
Kevin Warsh, Fed’in piyasaları manipüle etmeyi veya yönlendirmeyi bıraktığı, kararlarını tamamen anlık verilere göre şekillendireceği daha şeffaf fakat daha az "öngörülebilir" bir dönem vadediyor. Yatırımcıların Fed açıklamalarındaki satır arası kelime oyunlarını analiz etmek yerine, doğrudan makroekonomik verilere odaklanması gerekecek.
Şu anda yapay zekâda bana göre tam olarak neredeyiz?
Yapay zekayı ileri bir arama motoru ve sohbet aracı kullanan kitle bir hayli geniş.
Onları bir kenara bırakalım; kod yazdıran, iş akışını otomatikleştiren, ajan koşturan “gerçek kullanım”a odaklanalım.
Ben bu hikâyeyi yeni teknolojilerin adaptasyon hızını ölçen S‑eğrisiyle okuyorum. Grafik şu unsurlardan oluşuyor:
1.Yenilikçiler
2.Erken benimseyenler
3.Erken çoğunluk (ekspansiyon, eksponansiyel faz)
https://t.co/wLAqjjDNfHç çoğunluk
https://t.co/LsOEU93akzık düzleşen olgunluk
Bence bugün, tüketici tarafında ilerı kullanım için henüz 2’den 3’e yeni geçiyoruz.
Neden?
2025’te ABD’de yetişkinlerin yaklaşık %50’si generative AI ile en az bir kez etkileşime girmiş durumda, ama bu “birkaç kez ChatGPT’ye soru sordum” seviyesinde.
Aynı dönemde, düzenli (haftalık) GenAI kullanan kitle de hızla büyüyor fakat bu kullanımın büyük kısmı Q&A, özetleme, “bana bu maili yaz” gibi yüzeysel üretkenlik işleri.
Kod tarafına bakınca tablo ilginçleşiyor: 2024 sonunda ABD’de yeni yazılan kodun yaklaşık üçte biri AI yardımıyla yazılıyor; 2022’de bu oran sadece %5 civarındaydı. Bu, geliştirici evreninde çok net bir eksponansiyel adaptasyon.
Kurumsal tarafta ise şirketlerin %80+’i GenAI’yi denemiş/pilotlamış, ama MIT’in iş dünyası raporlarına göre üretime geçen özel AI çözümleri %5’in bile altında; geri kalanı pilot purgatory.
Yani ne görüyorum?
•Tüketici – Basit kullanım: S‑eğrisinin ortalarındayız, erken çoğunluğun içindeyiz; bu kısım lineerleşmeye başlıyor.
•Tüketici – İleri kullanım (kod, otomasyon, ajan): Henüz kitlenin küçük bir yüzdesinde; bence S‑eğrisinin tam inflection noktasına geldik, eksponansiyel faz daha yeni başlıyor.
•Kurumsal – “AI var bizde” seviyesi: S‑eğrisi üst omuza yakın; çoğu firma bir yerlerde AI etiketli bir şey kullanıyor.
•Kurumsal – Gerçek üretim, orkestre edilmiş ajanlar: En alttaki dar dilim; S‑eğrisinin en dik kısmına daha yeni giriyorlar, özellikle pilotlardan gerçek üretime geçenler azınlıkta.
EZCÜMLE: Daha yeni başlıyoruz.
Kendimce bu günü anlatmaya çalıştım sonuna kadar okuyun lütfen.
Ben bu yazıyı yazmaya başlarken Nasdaq %4 düşüyordu benim portföyümde %6.17 seviyesinde. Tabi cok aşırı derecede dusmemesinin sebebi $RTX ve Cybersecurity tarafının Semiconductor gore daha az düşmesi.
Gelelim gunun haber başlıklarına zincirleme bir akış var dikkat edin. Anthropic'in yayımladığı bir yazı vardı okumuşsunuzdur. Daha sonra $Meta ’nın Google gibi yapay zekâ capex'i için hisse ihraç haberi. Anthropic’in yazısı kısmen yanlış anlaşıldı ama bu yapay zekânın yavaşlatilmasi meslesi piyasayi özellikle Semiconductor tarafının sert satılmasına sebep oldu. Son zamanlarda çok hızlı gitmişti bu taraf satış için bahane edildi. Sonra bunlara ek BOFA S&P500 hedefini düşürerek 7100 çekti. Bunu geçen haftada $SMH içinde dile getirdiler. Buda piyasayı komple tedirgin etti. Birde buna teknik olarak RSI 80-90 seviyeleri eklendi. Fed toplantısı öncesinde bu sene 1 faiz artırımı %72 olarak fiyatlanmaya başladi. Enflasyon baskısı petrol yüzünden devam ediyor. ABD 10 yıllıkları %4.55 çıktı. Boyle olunca zaten Quantum ve Mythos yüzünden baskılanan kripto sektörü Fed’in faizleri artırması ihtimali ile bile perişan oldu. Nasil bir güne sığdı bunlar diye sorarsanız anlatması çok basit. Korku her zaman daha çok okunur. Manşetleri süsleyen bu haber başlıkları ilgi çekici heleki %3-4 düşen bir piyasada.
Anthropic dışında bırakıp bi bakalim.
Meta'nın Google gibi hisse ihraç etmesi yapay zekâ harcanacak bu ilerde enerji ve Semiconductor gibi şirketler gelecek o zaman hem değerleme hemde teknik seviyeler normale dönünce bu taraftaki parti kaldı yerden devm edecek. Bundan yola çıkarak portföyümde %10-15 yeni bir yer açacağım bu iki alana.
Fed’in faizleri indirme olasılığını yükseltme olasılığından daha düşük görüyorum. Hiç olmadı seneyi güncel aralikta kapatırız.
SMH gelinceye hem değerleme hemde teknik olarak son zamanlarda zaten alarm çalıyordu $AVGO ve $CIEN sadece fitilli ateşlendi. Birde son zamanlarda hedge fonlar 10-15 hisseye ile oynuyordu yeni alıcılarlar özellikle bireyseller gelince ve artik hisselerinde gidecek yeri olayınca sattılar bunu BOFA geçenlerde söyled.
ABD’nin enflasyon baskısı petrol fiyatlarından kaynaklı çok fazla ama ayni zamanda borsadaki zenginleşmede fazla. Birde Kevin Warsh enflasyon göstergelerini güncellemek istiyorum kendi yol haritasına göre bunu zamanla oturtunca %2 uzak ama guncel beklentininde altında bir enflasyon ile yaşamaya devam edecekler.
BOFA'nin 7100 hedefi de güncel piyasaya ayak uydurma çabası bence yarin 7500 olsun diyecekler 8000 revize ettik.
Eğer gerçekten uzun vadeli yatırırsanız sözde değil yapay zekâ aracılığıyla daha cok kazanacaksınız. Ama bunun için belli bir disipline risk iştahına ve sabıra ihtiyacıniz var. Ben 3-5 yil sonraki yapay zeka kazanımına inanmıyorum ve ona gore pozisyon alıyorum ve teze yatırim yapıyorum ne manşetlere nede gündelik hareketlere boğadayiz yönümüz yukarı uzun vadede. Ha bu arada bu kadar hızlı bir yükselişten sonra bir düzeltme olacağını Ezel'in kör annesi Meliha da bilirdi.
Benim anladığım ve anlatacaklarım bu kadardı. Hepinize mutlu hafta sonları.