Değerli Beşiktaşlılar,perşembe sabahı büyük bir beyin ameliyatı geçireceğim ve kaç gündür hastanede yatıyorum,Beşiktaş divan seçimlerine ve mali genel kurula gelemedim.Divan seçimine girenleri,mali kongreden sonra da Beşiktaşımızı kahredenlere hesap sorup uzaklaştırmamız lazım.
🇹🇷 Türkiye Cumhuriyeti 102 yaşında!
Cumhuriyetimizin ilanının 102. yıl dönümünde, başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı, özlem ve minnetle anıyoruz.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
Roma Belediye Başkanı Roberto Gualtieri:
"Şoktayız! Çünkü belediyecilikte iyi yönetimin nasıl olduğunu ispatlayan ve İstanbul Modeli'nin yaratıcısı olan Ekrem İmamoğlu, hukuksuz bir şekilde hapiste tutuluyor.
Bu kabul edilemez!"
Singapur da milli gelir kişi başı 64.000 dolar.
Ama Singapur Başbakanı
Uluslararası bir toplantı dönüşü, Ülkesine "197" dolar'lık biletle, ve tarifeli uçakla dönüyor.
Yanında "1" koruma
Vatandaşlarıyla iç içe...
İtibar mı...?!
👏👏İtibar bu gerçekten 👍
Milletler Cemiyeti arşivlerinde tesadüfen bir belgeye denk geldim.
Yıl 1928.
Cumhuriyet henüz 5 yaşında.
Hollanda Merkez Bankası Başkanı Gerard Vissering, Ankara’ya gelir. Görevi: Türkiye’nin parasını nasıl istikrara kavuşturabileceğini incelemek.
Raporunu tamamlar, Amsterdam’a döner. Birkaç gün sonra Milletler Cemiyeti Ekonomik İşler Direktörü Sir Arthur Salter’a şu mesajı iletir:
“Türkiye, dış borç almadan parasını istikrara kavuşturabilir.
Altın ve döviz rezervleri yeterli, bütçe dengeli, gelirler giderleri karşılıyor.
Dış yardıma gerek yok.”
Bu satırlar bugün arşivlerde, Milletler Cemiyeti’nin resmi dosyalarında duruyor.
O dönemde Yunanistan, Bulgaristan ve Avusturya aynı kurumdan borç alırken, Türkiye dış krediye ihtiyaç duymadankendi mali ve parasal egemenliğini tesis eden tek yeni devletti.
Vissering ayrıca şunu da ekliyor:
“Türk bakanlar inanılmaz derecede öğrenmeye istekli; kadınların peçe yasağı sonrası iş gücüne katılımı üretkenliği büyük ölçüde artırmış.”
Yani sadece para politikası değil, toplumsal reformlar da ekonomik kapasite yaratıyor.
Kısacası;
1928’de genç Türkiye, mali, finansal ve parasal direncini ikinci Lozan’ını kazandı.
Borçsuz, bağımsız, onurlu bir istikrar mucizesi.
bugün yapamadığımız, ogün de bugün de Atatürk'e ve Genç Cumhuriyetin kadrolarına fütursuzca saldırmalarının nedeni de işte bu vizyon, bu azim ve bu başarma isteği.🇹🇷
ÇÖZÜM YARATILMASI İÇİN MUTLAKA SİYASİ mi olmak gerekiyor.
Hiçbir eksiği ve yasadışı tarafı olmamasına rağmen
LÖSANTE HASTANESİ tam
9 yıldır TAM RUHSAT alamıyor .
Tüm denetimlerden tam puan almasına rağmen
LÖSEVKENT ÜNİVERSİTESİ
Tıp Fakültesi açmak için 8 senedir imzayı bekliyor