Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sn. İlham Aliyev, tarikat, cemaat, tekke, zaviye gibi karanlık yapıların ve yobazların bölücülükten başka hiçbir işe yaramadığını, devlete 1 kuruş KDV üretmediğini, gericilikten başka bir şey yapmadıklarını söyleyerek hepsini kapatacağını belirtti ve de haklı.
@presidentaz@AzerbaijanMFA
Bugün gazeteciler ülkemizin birçok kentinde sokaklarda... Bu kez haber yapmak için değil, haber olmak; meslekleri üzerindeki baskıyı ve seslerini duyurmak için sokaktalar...
Basın meslek örgütlerinin, "Sansüre hayır, habere özgürlük" sloganıyla düzenledikleri protestolar kapsamında; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte İzmir'deki basın açıklaması ve yürüyüşteyiz.
Gazetecilerin talepleri her yurttaşın talebidir:
Gazeteciler tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını, medyaya kayyum uygulamalarına son verilmesini, basın özgürlüğünü ortadan kaldıran saldırılardan vazgeçilmesini istiyor.
Gazeteciler özgürce mesleklerini yapmak istiyorlar!
İsmail Arı, Murat Ağırel, Merdan Yanardağ, Selahattin Günday, Şaban Sevinç, Tuğba Tekerek...
Tüm tutuklu gazetecilere, halkın haber alma hakkından vazgeçmeyen ve her türlü baskıya rağmen gazetecilikte ısrar eden tüm gazetecilere selam olsun...
Dayanışmayla...
Görev'dan alınan Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan: "Parayı katlamak istedim çünkü Gazze'ye daha çok yardım etmek için tamamen yanlış anlaşıldık."
Milletin parasını fona yatırmış
“Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı sonrası ihraç edilen teğmenlerden Ebru Eroğlu’nun babası, 35 yıldır çalıştığı Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'ndan çıkarılmıştı.
Aynı zamanda gazi olan Cemil Eroğlu'nu işe almak için çok sayıda kurumun girişimde
bulunduğu öğrenildi.
Gazi Cemil Eroğlu, kızı Ebru’nun katıldığı bir yayında ‘pişman değilim’ açıklaması sonrası işinden olmuştu. (Sözcü)
KAMERALAR YERDE, GAZETECİLER AYAKTA!
Kadıköy’de basın emekçileri, baskıya ve sansüre karşı kameralarını yere bıraktı.
Gazetecinin kamerasını susturmak, milletin gerçekleri görmesini engellemektir. Gazeteciyi susturan, halkın haber alma hakkını hedef alır.
Basın özgürlüğünü savunan gazetecilerin yanındayım.
HABER SUÇ DEĞİLDİR!
GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR!
SANSÜRE HAYIR.
Halk, gazetecilerin yanında, haber alma hakkını savunuyor: “Foncular dışarıda gazeteciler içeride”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”
“Halk sokağa çıkmaktan bıktı”
Gazetecilerin düzenlediği mitinglere bakılırsa durum öyle değil. Demek ki önemli olan halkın taleplerini doğru anlamak ve yönlendirmekmiş.
Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında değil; insan hayatına, özgürlüğe ve temel haklara gösterilen saygıda da kendini gösterir. Bizler, haber alma hakkımızı da ifade özgürlüğümüzü de savunmaya devam edeceğiz. Tıpkı adalet talebimizden vazgeçmediğimiz gibi.
İçişleri Bakanı
Sn. @mustafaciftcitr ;
BU KİŞİ İSTANBUL VALİ YARDIMCISI OLARAK GÖREV YAPMAYA DEVAM MI EDECEK?
Güya yolsuzluk var iddiasıyla Esenyurt Belediye Başkanını görevden alıp tutukladınız.
O başkan (Prof. Ahmet Özer) 1 yıl 10 gün Silivri’de hapiste tutuldu. Sonunda rüşvet müşvet olmadığı ortaya çıktı ama “görevini ihmal etti” diye hala görevine dönemedi.
Yerine bu kişiyi (Can Aksoy)
kayyım diye atadınız.
Bu kişinin döneminde, kendisinin özel olarak seçip getirdiği yardımcısının milyonlarca lira rüşvet aldığı, paraları saklamak için özel kasa ev kiraladığı ortaya çıktı.
Başka belediyelerde,
başkan yardımcılarının ya da şube müdürlerinin suçlandığı, bunun binde biri kadar iddialardan bile “belediye başkanının mutlaka haberi vardır” diye belediye başkanları apar topar tutuklanırken,
Bu CAN AKSOY isimli kişi,
İstanbul gibi bir kentte,
VALİ YARDIMCISI olarak
görev yapmaya devam mı edecek?
O UTANMIYORSA
SİZ DE Mİ UTANMAYACAKSINIZ?
Sevgili Meslektaşlarım,
Ben avukatlık yaptığım için kapatıldım. Avukatlığı, becerebildiğim kadarıyla, yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalıştığım için kapatıldım. Savunmanın ne işe yarayacağına dair umutsuzluğa hiç kapılmadan avukatlık yapmaya çalıştığım için kapatıldım.
Kapatıldığım yerlerde –ki bunlar üç ayrı ildeki dört farklı cezaevidir– beni hiç yalnız bırakmadınız. Geldiniz. Gelemeyeniniz selam gönderdi. Selam gönderemeyeniniz adımı andı. Beni yalnız bırakmayan bütün avukatlara teşekkür ediyorum.
İstanbul Barosunun tüm avukatlarına,
İstanbul Barosu Başkanına ve Yönetim Kurulu üyelerine,
Hiçbir talebim olmamasına rağmen dayanışma göstererek beni Yönetim Kuruluna ortak aday gösteren Cumhuriyet Avukatları Grubuna ve Avukat Hakları Grubuna,
Ve bu dayanışmayı büyüten herkese yürekten teşekkür ediyorum.
İyi ki varsınız!
Av. Mehmet Pehlivan
Silivri Cezaevi