EĞİTİM KURUMLARI YÖNETİCİ GÖREVLENDİRME YÖNETMELİĞİ’NİN SAHAYA YANSIYAN YÜZÜ: ÇELİŞKİLER YUMAĞI
Yönetici görevlendirme yönetmeliğinde, boş bulunan kademe ve türde ayrı ayrı belirlenecek yönetici kadrosunun bir buçuk katına kadar aday puan üstünlüğüne göre yönetici yetiştirme programına alınacağı ifade edilmektedir.
Buna rağmen Millî Eğitim Bakanlığı, yönetici yetiştirme programına alınacak adayları belirlerken eğitim kurumlarını; temel eğitim, ortaöğretim ve özel eğitim olmak üzere üç ana grupta değerlendirmiş ve her grup için boş yönetici kadrosunun 1,5 katı kadar adayı programa çağırmayı planlamıştır.
Oysa eğitim kurumlarını üç ayrı gruba ayırarak her grup için ayrı ayrı 1,5 kat kontenjan belirlenmesi dahi kendi başına tartışmalı ve hakkaniyetten uzak bir düzenleme iken, Bakanlığın bu hükmü uygulama biçimi eşitsizlikleri daha da derinleştirmiş ve yeni mağduriyetlere yol açmıştır.
Özellikle Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM), Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM) ve özel eğitim kurumları açısından uygulanan yöntem, Yönetmeliğin “Müdür olarak görevlendirileceklerde aranacak özel şartlar” başlıklı 6. maddesiyle açıkça çelişmektedir.
Çünkü yönetmelik, bazı eğitim kurumlarına müdür olarak görevlendirilebilmek için belirli alanlarda öğretmen olma şartı getirmektedir. Buna rağmen Bakanlık, kontenjan hesabını eğitim kurumu bazında değil, bu kurumların tamamını tek havuzda değerlendirerek yapmıştır.
Bunun sonucunda, örneğin daha önce BİLSEM’de görev yapmış bir sınıf öğretmeni RAM ya da özel eğitim kurumuna müdür olarak atanma hakkı bulunmamasına rağmen bu kurumların kontenjanı sayesinde yönetici yetiştirme programına katılabilmektedir. Buna karşılık RAM veya özel eğitim kurumlarına atanma hakkı bulunan rehberlik ya da özel eğitim alanı öğretmenleri ise kendi alanlarının kontenjanı daraltıldığı için programa çağrılamayabilmektedir.
Yine bir başka sorun, bir buçuk katı adayın çağrılması sürecinde, son sıradaki adayla aynı puana sahip birden fazla adayın olduğu hallerde, aynı puana sahip adayların tamamının değil sadece bir adayın çağrılmasıdır. Puanların eşitliği halinde sıralamanın/üstünlüğünün neye göre belirlenmesi gerektiğine dair bir yönetmelik hükmünün yokluğunda hukuka uygun olan uygulama, son soradaki adayla aynı puana sahip adaylarının tamamının da son sıradaki adayla eşit ve aynı haklara sahip olduğunun kabulüyle bu adayların da çağrılmasını gerektirir.
Bu hatalı uygulamalar, yönetmeliğin kendi içinde çelişki üretmesine neden olduğu gibi adaylar arasında da açık bir eşitsizlik oluşturmaktadır.
Bir ilimizde yaşanan uygulama, bu çelişkinin somut örneğini ortaya koymaktadır; İlimizde,
* İlkokullarda 1, Ortaokullarda 23 boş müdür normu bulunmaktadır.
* Özel eğitim kurumlarında ise 1 boş müdür normu vardır.
* Toplam 24 boş norm üzerinden hesaplama yapılarak 36 aday yönetici yetiştirme programına çağrılmıştır.
* Bu 36 adayın 8’i sınıf öğretmeni, 28’i ortaokul branş öğretmenidir.
* Aynı ilde özel eğitim kurumundaki 1 boş norm için ise birden fazla başvuru bulunmasına rağmen yalnızca 1 aday programa alınmıştır.
Sonuç olarak;
* Başvurulabilecek yalnızca 1 boş norm bulunmasına rağmen 8 sınıf öğretmeni programa çağrılmıştır.
* Buna karşılık 23 boş norm bulunan ortaokullarda ise sadece 28 branş öğretmeni programa alınmıştır.
Özetle, 1 boş norm için 8 aday, 23 boş norm için ise yalnızca 28 aday programa kabul edilmiştir.
Oysa 23 boş norm için 1,5 kat hesabı yapıldığında yaklaşık 34-35 adayın programa alınması gerekirken bu sayı 28’de kalmıştır. Aynı şekilde özel eğitim kurumunda 1 boş norm bulunmasına rağmen yalnızca 1 adayın çağrılması da Bakanlığın kendi belirlediği 1,5 kat ilkesini dahi tutarlı biçimde uygulamadığını göstermektedir+++
Şu meslek grubuna verilsin veya verilmesin tartışmasının dışında; yeşil pasaportun gücü arttırılmalı. Bunun yolu herkese verilmemeli, belli şartları taşıyanlara , belli kriterleri sağlayanlara verilmeli , kararın yanlış olacağını yaşayarak öğreneceğiz!!!
#SONDAKİKA Yeşil pasaport talep eden meslekler belli oldu: (Sözcü)
• 10 yılını dolduran tır şoförleri.
• TMMOB'a bağlı ve 15 yılını dolduran mühendisler.
• Özel okul öğretmenleri.
• Kendi odalarına kayıtlı ve mesleğinde 15 yılını dolduran diş hekimleri, veteriner hekimler ve mimarlar.
Sayın bakanımız @mustafaciftcitr , kontrol ve arama kontrol noktası arttırdık dese bu sefer de vay efendim askeri otoriterleşme derler,bir insan sırf muhalif görünecem diye düştüğü durum içler acısı.Teşekkürler @mustafaciftcitr 👏👏
Amerika,Meksika sınırına duvar çekiyor!
Avrupa sınırlarını korumak için extra bütçe ayırıyor!
Vize,gümrük kontrolleri artık herkesi bezdiriyor!
Biz kontrol ve arama noktası kaldırıyoruz!
Sınır Neydi?
@bosunatiklama Kendisi çok yardımseverdir. Malûm futbolcular bu memleketin en ezilmiş olanları, hepsi asgari ücretin altında maaş alıyor, çok yoruluyorlar, çok eleştiriliyorlar ! Sonuçta hayrına villa dağıtıyor kim ne diyebilir?!! Öküz altında buzağı aramanın kimseye faydası yok!!!
Aslında konu bu değil @sabahatakkiraz hanım ,yıllardır sanatçı kimliğiyle bildiğimiz geniş bir kesim tarafından gıpta ile bakılan hatta milletin oylarıyla vekillik yapan insanların, bu millete projelerle hizmet etmeyi düşünmekten ziyade toplumu ayrıştırmakla uğraşmaları...
@drhsvarinli Bahsettiği dilde üç kelimeyi bir araya getiremez, fitne ateşinin alasını yapar, akademide fikirleri cılız kalınca buradan sallar. Matematiği de zayıf 60+15+15+5=95... %5'i de akademiden kazandırdığı kelime sanırsam!!! Bu beyefendiyi gel de ciddiye al!!!
@ajansJargon İnsan önce aynaya bakar, tvlerden bir kulübün başkanını tehdit etti, canlı yayında bir takımdan yana tavır koydu, gazetecilerin önünde gaf yaptı. Hâlâ başkan ve hala kendini kahraman sanıyor!?? Alo sizin dönemde dünya kupasına Hakem yollamadık!!!
Sevgili @trt1 , maçı çileye dönüştürdün; yıllardır bu işin içinde olan bir kanal dahasını yapar... Yayın kalitesi kötü, yok frekans yok tabii, harbiden bıktırdınız, bezdirdiniz!!
@medihanurargali Akademik çalışmalarla yol almayınca, belki buradan takip kasarım anlayışın tezahürü, bu memlekete fitne ekmekten öteye geçmeyeceğini hepimiz deneyimleyip göreceğiz...!
Rahmi Koç’un kullandığı ifadeler; insan onurunu zedeleyen, ayrımcılığı körükleyen ve toplumsal barışa zarar veren kabul edilemez bir söylemdir.
Ülkemizin her ferdi, kimliği ve kökeni ne olursa olsun eşit değere ve aynı saygınlığa sahiptir. Bir Kürt kadın vatandaşımızı hedef alan, herhangi bir kesimi küçümseyen veya ötekileştiren yaklaşımlar asla kabul edilemez.
Ekonomik güç ve toplumsal statü, ayrıcalık değil sorumluluk yükler. Hiç kimse sahip olduğu servet, makam veya nüfuza güvenerek vatandaşlarımızın onurunu hedef alamaz. Ayrımcılığı meşrulaştıran bu dil karşısında sessiz kalmayacak, insan onurunu ve toplumsal kardeşliği kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
#RahmiKoç
@stevedabitcoin Kameralar karşısında, iğrenç bir dil kullanılmıştır. Sizin arkadaşlarla yaptığınız belaltı şakalarınız var diye insanlar bu iğrençliği sineye çekmek zorunda değil!!! Herkes haddini, hududunu bilecek; gerisi lafügüzaf...