Siehst du dieses Land dort in Grün? Dein Schicksal hängt von diesem Land ab.
Du hast richtig gelesen. Auch dein Schicksal hier in Europa hängt von diesem Land ab.
Überall knallts. Niemand traut sich an dieses Land. Dieses Land beobachtet und ist still.
Das Land heißt Türkiye.
Dünyada İsrail karşıtlığı:
Turkey — 81%
Indonesia — 80%
Malaysia — 78%
Lebanon — 77%
Jordan — 76%
Greece — 74%
Spain — 72%
Italy — 70%
France — 69%
Germany — 67%
Brazil — 66%
Mexico — 65%
South Africa — 64%
Argentina — 63%
South Korea — 61%
Japan — 60%
Canada — 59%
United Kingdom — 58%
Australia — 56%
United States — 53%
(Source: Pew Research Center, Global Attitudes Survey)
Bu devlet işte böyle güzel bir devlet …
Mardin Ana Kanalı, Güneydoğu’nun bereket hattına dönüştü.
Fırat’ın suyu artık Şanlıurfa’dan Mardin’e akıyor; tarım, üretim ve yerleşim yeniden şekilleniyor.
221 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun yapay nehridir. Süveyş’ten uzun, Panama’nın yaklaşık üç katıdır.
Frank Caprio…
Dünyanın en babacan hakimi…(Geçen yıl öldü)
Şu videoyu sonuna kadar izleyin… Sadece kuralları uygulamıyor, yargıladığı insana ve onun koşullarına göre adalet dağıtıyor…
Kimbilir… Belki de en hakkaniyetli kararlar böyle ortaya çıkıyor.
Koltuk sayesinde adam olduğunu zannedenler iyi izlesin !
Ana muhalefet lideri Avrupa'dan medet umarken
Ordu Büyükşehir belediye başkanı Hilmi Güler, Strazburg'ta Avrupa'ya demokrasi dersi veriyor!
👏👏👏
Emniyet güçlerimize baltayla, havai fişekle, yakıcı asitle, molotofkokteyliyle, taşla, sopayla saldıran sokak teröristlerine kucak açanlar, polisimizin çocuklara pamuk şekeri ikram etmesini dillerine doluyor.
Bir polisimizin ücretini kendi cebinden ödeyerek engelli bir vatandaşımızdan satın aldığı pamuk şekerini çocuklara vermesi, ana muhalefet aktörleri tarafından eleştiri konusu yapılıyor.
Öyle bir çarpık zihin dünyasına sahipler ki...
Polise taş, molotofkokteyli, asit atılmasıyla, baltayla saldırılmasıyla bir sorunları yok.
Esnafın dükkânının camının, çerçevesinin indirilmesiyle bir dertleri yok.
Milletin malının, mülkünün yağmalanmasıyla bir sıkıntıları yok.
Tarihî camilerimizin avlusunun, affedersiniz, meyhaneye çevrilmesiyle de hiçbir problemleri yok.
Ama Nevruz Bayramı’nda polisimizin çocuklara pamuk şekeri dağıtması bunları rahatsız ediyor.
Bu tutarsızlığın, bu büyük çelişkinin milletimiz tarafından, özellikle Kürt kardeşlerimiz tarafından da not edildiği kanaatindeyim.
Bu faşizan dil millet karşısında her zaman kaybetmiştir, bundan sonra da kaybetmeye mahkûmdur.
Terörsüz Türkiye hedefine yaklaştıkça istismar malzemeleri ellerinden alınanların bu tür hezeyanlarına anlaşılan daha çok şahit olacağız.
Onlar ne yaparsa yapsın, biz milletimizi 40 yıldır kanını ve kaynaklarını emen terör musibetinden kurtarmakta kararlıyız.
Nifak ve nefret saçanlara aldırmadan, bolluk ve bereketiyle baharın gelişini simgeleyen nevruzu 85 milyon olarak birbirimize yeni bir umutla sarılma vesilesi haline dönüştürmeye gelecekte de devam edeceğiz.