Galatasaray, Olası Yves Bissouma Hamlesi ve Mauro Icardi
Galatasaray geçen sezon Lemina–Torreira–Gabriel Sara üçlüsüyle merkezde kompaktlık ve dengeyi buldu. Lemina’nın gelişi, bu yapıyı belirgin biçimde olgunlaştırdı. Ancak 50–60 maçlık bir sezonda bu tempoyu üçlüye sürekli bindirmek sürdürülebilir görünmüyor. Çünkü mevcut alternatifler (ör. Berkan, Kaan Ayhan) önemli isimler olsalar da profilleri itibari ile aynı oyun kalitesini sunabilecek isimler değiller.
Burada devreye bir "what if" senaryosu giriyor:
Eğer sözleşme şartları nedeniyle kelepir sayılabilecek Bissouma fırsatı masaya gelirse ve Okan Buruk, Icardi’yi her koşulda sahada tutmak istiyorsa, domino taşları nereye devrilir?
Bence cevap: 4-4-2 Diamond.
Ama amaç kimseyi kulübeye atmak değil; tam tersine eldeki oyuncuların öne çıkan meziyetlerini kullanmaya devam edilmesine olanak verecek bir çözüm üretmek.
Diamond’da temel çerçeve:
6: Lemina / Bissouma
İçler: Torreira + Sara (gerektiğinde Bissouma içe de kayabilir)
10: Leroy Sané (hibrit), alternatif: Sara ve Yunus Akgün (8.5 & 10)
Forvet: Icardi + Osimhen
Bu kurgu “kanatsız” görünür ama oyunun içinde kanatlarını kendi üretmeye açıktır.
Sane'nin iç koridorları kullanma becerisini kullanarak merkezde oyun kurmayı kolaylaştırmak; gerektiğinde genişleyip çizgiye yakınlaşmasını sağlamak oyuncuya bir konfor alanı yaratabilir.
Sara'nın, iç koridordan atabileceği koşular + yan toplarla ceza sahasında Icardi & Osimhen ikilisine yapabileceği servisler güçlü bir oyun senaryosunu beraberinde getirebilir. (Norwich’te sağ önde iç koridora kayarak oyun kurucu edasıyla oynadığı için ona doğal gelmesini beklediğim bir düzen.)
Yunus Akgün, Enzo Maresca döneminde Leicester’da 8.5 ve 10 rollerinde oynadı. Dar alanda dikine gidebilmesi, merkez oynarken de oyunu kanatlaştırabilmesi Diamond’ın tam aradığı set. Hem 10’un hem de iç 8’lerin alternatifi olabilir, küstürülmez; değeri korunur. Çilingir rolünde farklı maçlarda anahtar olabilir.
Genişlik ve tempo için bek profilleri hazır: Barış Alper, Sallai, Jakobs, Eren. Böylece topa sahipken yapı kolayca 3-4-1-2’ye kırılabilir ve bu oyuncuların kanat bek olarak çizgi oyunu becerilerinden faydalanmış olursunuz.
3-4-1-2 geçişlerinde:
Lemina, stoperlerin (Abdülkerim–Davinson) arasına girer.
Önlerinde Torreira + Sara veya Bissouma + Torreira.
Kenarlarda yükselen bekler.
On numara pozisyonunda Sané/Yunus.
En uçta Icardi + Osimhen.
Savunma geçişlerinde tekrar 4-4-2’nin dar kompakt hattına dönülebilir. Hibrit akışın bu formasyonun doğasında olması eldeki isimlere bakarsak en büyük artı olarak kabul edilebilir.
Elbette 4-4-2 Diamond, Bissouma olmadan da uygulanabilir. Fakat Bissouma hem merkezde yükü paylaşır hem de oyunun ritmini yukarı çeker (Farklı formasyonlarda merkez eksiğiniz olduğunda aynı oyun kalitesini devam ettirecek alternatife sahip olursunuz).
Bu tek doğru değil, benim eldeki malzeme ve teknik ekibin Icardi’yi sahada tutma önceliğini yorumlama şeklim.
Ama şu kesin: Bissouma + Diamond 4-4-2, Icardi–Osimhen ikilisini aynı anda olumlu şekilde kullanmayı mümkün kılarken, Sané, Sara ve Yunus’un özgün meziyetlerini de sahada tutan az sayıdaki şablondan biri; üstelik bunu yaparken de merkez üçlüsüyle kompaktlaştırdığınız savunmanızda, size zaafiyet oluşturmuyor oluşu çok önemli bir etken.
Bu yüzden Bissouma kalitesinde bir oyuncuyu sadece bir transfer değil, düzenin kaldıraçı olarak görüyorum.
Ve işin en hoş tarafı:
4-4-2 Diamond Galatasaray için tek bir şablon değil; maç içinde 3-4-1-2’ye, gerektiğinde klasik 4-4-2’ye, hatta başka varyasyonlara evrilebilen esnek bir sistem.
Bissouma transferi bu esnekliği sürdürülebilir kılabilir.
Ayrıca bu senaryo, kulübün transfer stratejisinde de büyük fark yaratır. Çünkü bu düzen sayesinde maliyetli stoper ya da sağ bek hamlelerini “tek çıkar yol” gibi görmek zorunda kalmazsınız. Örneğin ismi geçen Wilfried Singo gibi bir oyuncuyla anlaşamazsanız, çok büyük maliyetli bir transfer yerine orta sahaya yapılacak bu ekleme, hem rotasyonu güçlendirir hem de farklı sorunları çözer.
Falcao olağanüstü bir penaltıcı, Icardi ve Osimhen ise iyi golcüler ama iyi penaltıcı değiller.
Falcao’yu liste dışı bırakırsak, Sneijder alır kaçarım.
Bugün canımı sıkan bir diğer durum; Abdülkerim'in yerine oyuncu alınması gerekirken, Apo sakatlandığında onun yerine oynayabilecek en güvenilir oyuncumuzun Lemina oluşu. (Maç içinde yedekte alternatif olmadığı için merkezimizi geriye çekmek zorunda kaldık.)
Davinson ve Singo'nun sol stoper oynamaması gerektiğini, orada performanslarının inanılmaz etkilendiğini geçen sezon oynanan Frankfurt maçından önce de yazmıştım; hatta Prag maçından önce Davinson için de çok kez yazmıştım (o zaman Nelsson sol stoper için daha iyi bir seçenekti).
Hal böyleyken, sol stopere hala bir alternatif veya direkt oynayacak bir isim almamak intihar gibi bir durum.
Arda Ünyay'a gelirsek; bence kiralanmalı ve oynama alışkanlığı ile birlikte özgüvenini geri kazanmalı, geçen sezonki hatalardan sonra ihtiyacı olan bu.
Umarım U-23 kontenjanından stoper bölgesi için en azından bir kiralama hamlesi yaparız.
Batrakov için geldiğinde yaptığım yorum buydu, bugün Galatasaray formasıyla ilk maçına çıktı ve beni şu anlık haklı çıkaracak gibi duruyor.
Yolu bahtı açık olsun, Galatasaray iyi bir ekleme yaptı.
Şimdi Okan Hoca'nın da oyunu şekillendirmesini bekleyeceğim şahsen.
Regen Mertens gibi hissettiriyor.
Lakin profil olarak ayrım yapmak gerek Mertens’in Prime’ındaki daha kanat veya false-9 halinden ziyade Galatasaray’daki ikinci forvet, on numara karışımı versiyonunun fit ve genç hali gibi Batrakov.
Preste var, şutta var, kilit paslarda var ama direkt bir oyun kurucu değil.
Batrakov için Mertens’in gençliği değil ama Mertens’in Galatasaray’daki versiyonunun gençleştirilmiş hali gibi demiştim.
Bugün dikkatli izleyenler ne demek istediğimi anlamıştır.
Net bir oyun kurucu değil ama serbest olarak sürekli pres halinde, birinci bölgeye yaklaşıp savunmaya yardımcı olurken sürekli geçiş fırsatı kovalıyor.
Direkt bir oyun kurucu değil ama ince paslarını bol bol göreceğiz.
Jankat Yılmaz: "Bir önceki röportajta demiştim kendimi hazır tutmalıyım diye, bugün bir şans geldi. Elimden geldiğini yapmaya çalıştım. Hatalarıma tekrar bakacağım."
Acaba neden değil, zorla oyuncunun aidiyetini ve saygısını baltalıyorsunuz.
Taraftar da gaza geliyor.
Sane yedekten dahil olduğunda zaten isteksiz oluyor, üstüne bir de facia bir Barış performansı varken son 20 dakika oyuna giripte istekli olmasını beklemek inanılmaz bir kafa.
Bazı maçlarda taktik plana bağlı olarak bek olarak kullanılabilir fakat Sallai bu takımın as sağ beki olmamalı.
Ek olarak Barış inanılmaz kötü durumda, Sane yine neden kulübede anlamış değilim.
Hoca yine sabır testi sunuyor taraftara.
Bu sezonda da kanatlara sıkışmaya devam…
Beşiktaş almasın diye Ozan Tufan çekmek❌
Fenerbahçe almasın diye Hakan çekmek in big 2026 🤔
Şaka bir yana geçen yazdan dolayı Hakan’ı istemiyorum ama İlkay’dan çıkıp Hakan çekebilseydik bence iyi olurdu.