Fransız yazar Jean Rostand sözleri arasında en ilginci: Bir gün atomun enerjisini serbest bırakacağız, gezegenler arası yolculuklar gerçekleştireceğiz, ömrü uzatıp, kanseri ve tüberkülozu tedavi edeceğiz; ama en düşük seviyeli kişiler tarafından yönetilmiş olmanın sırrını asla çözemeyeceğiz." https://t.co/N0cEaf5pOY
Demek ki bu sorun dünyada bir çok zaman diliminde ve dünyada pek çok ülkede mevcutmuş. Ama kimse de burada bir 'İnovasyon' yapmayı düşünmemiş. Yapay Zeka en azından bu inovasyonu kendisi yapacak ve düşük seviyeli siyasetçileri emekliye ayıracak. Değişim başlıyor.
Yüce Türk Milletine;
Hepinizin bildiği gibi Covid döneminde 108 gün yoğun bakımlarda yaşam mücadelesi verdim. O günlerin izlerini hala bedenimde taşımaktayım. Bu izler kalıcı hasarlara dönüştü. Akciğerlerimdeki tahribat nedeniyle kapalı alanlarda nefes almakta zorlanıyorum. Uzun süredir şeker, tansiyon, kalp ve prostat hastasıyım, üçüncü anjiyomu oldum. Bugün itibariyle günlük 16 ilaç kullanıyorum.
Sağlığımla ilgili geri dönüşü olmayan bir ihtimalin kurbanı olmak istemiyorum. Daha yargı sürecim başlamadan peşinen cezaya dönüşen tutukluluk halimin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu bilsem de adalete olan inancımdan vazgeçmeyeceğim.
Bu satırlarım sadece benim değil, benim gibi sağlık sorunları yaşayan tüm tutukluların tutuksuz yargılanması adına; hukukun, vicdanın ve insanlığın sesi olarak duyulmasını diliyorum.
Saygı ve sevgilerimle…
Hatay’ın Samandağ Mağaracık köyünde, afet konutu inşaatları kapsamında kamulaştırılan tapulu tarım arazilerine iş makineleri girdi. Üzerinde zeytin ve narenciye ağaçlarının bulunduğu arazilerde çok sayıda ağaç söküldü. Depremzedeler ‘önce deprem şimdi hükümet vurdu’ diyor.
Tercihi onlar yapsın:
KKTC'nin bağımsız bir devlet olarak TANINMASI MI; YOKSA TÜRKİYE'YE İLTİHAKI MI, tercih ediyorlar?
İltihakı istemiyorlarsa, o zaman tek seçeneklerinin KKTC'NİN TANINMASINI ENGELLEMEYE SON VERMELERİ olduğu onlara açıkça ve kararlılıkla söylenmelidir
tehdit ve şantajla engelleyenler,bizi teslim olmaya zorladıklarını sanmasınlar
Çaresiz bırakılırsak,Ruma teslim olmak yerine HATAY gibi Anavatana İLTİHAKI tercih edeceğimiz bilinmelidir
Bunu onlara gösterecek birönceki adım ise TÜRKİYE-KKTC ÖZERK DEVLET ANLAŞMASI imzalanmasıdır+
ÖZERK bir devlet olarak yoluna devam edecektir.
Bunun dünyada birçok örneği vardır.
Tanınmayı engelleyenlere verilecek en anlamlı yanıt, Türkiye-KKTC entegrasyonunu her alanda bir adım daha ileri götürmektir.
KKTC'nin Bağımsız, egemen bir devlet olarak tanınmasını baskıyla++
yanıtımız vardır:
O da, bu olumsuz gelişmelere yanıt olarak, Türkiye ve KKTC'nin ÖZERK DEVLET ANLAŞMASI yapmasıdır.
İlk kez rahmetli Bülent Ecevit'in gündeme getirdiği bu anlaşma yapılırsa, KKTC dışişleri, savunma ve enerji politikalarında Türkiye'ye bağlı, içte ise++
İslam ülkelerinin ABD güdümlü Rum yanlısı politikaları, ABD ve AB'ın dost ülkelere yönelik baskı, tehdit, şantaj, vaat siyasetleri KKTC'nin kısa sürede tanınmasını oldukça sıkıntıya sokmuştur.
Ne ki, Anavatan hükümetinin cesur davranması halinde, onlara verecek çok güçlü bir+
harcadığı 25-30 milyar doların yarısı ile bu devletlere yatırım yapsaydı, KKTC 'yi tanımalarını sağlayabilirdi!!
NE YAPMALI?
Bir yandan KKTC 'yi tanımalarını umut ettiğimiz Türk Devletlerinin 12 milyar euro için bizi satması diğer yandan başta KATAR olmak üzere, dost bilinen+
olamamışlar ve 12 milyar euro için Türkiye ve KKTC'yi satmışlardır.
Para karşılığı politika belirlediklerine göre, keşke Türkiye onlara 15 milyar euro verseydi de KKTC'yi tanısalardı !!
Demek ki Türkiye, İmamoğlu'nun tutuklandığı 19 marttan sonraki süreçte doları frenlemek için+
bulunuyorlar, tüm adayı Rum egemenliği altında ve Rumlara ait görüyorlar ve bu yönde davranacaklarına dair taahhütte bulunuyorlar
Özetle, ABD baskısına karşın, BMGK'nin bu rezil kararlarına cesaretle RET OYU veren kardeş Pakistan ve çekimser kalan Ürdün kadar bile cesur++
onaylamakla, sadece Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan değil, Kırgızistan ve Tacikistan da, KKTC 'yi tanıdığı ve Büyükelçi atadığı için Türkiye'yi kınıyorlar, bundan vazgeçme ve elçisini geri çekme çağrısı yapıyorlar, KKTC'yi tanımama, desteklememe, yardım etmeme taahhüdünde++
- Tüm ülkelere "Kıbrıs Cumhuriyeti" dedikleri Rum yönetiminin :bağımsızlığına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne saygı gösterme" çağrısı yapılıyor
-Maraş'ın yerleşime açılmaması ve Rum yönetimine iadesi çağrısı yapılıyor
Görüldüğü gibi bu hususları içeren rezil bir kararı++
kararında ise
-TC-KKTC arasında karşılıklı Büyükelçi atanması "ayrılıkçı ve yasadışı bir eylem" olarak nitelenerek kınanıyor ve geri alınması talep ediliyor
- Tüm ülkelere bu " ayrılıkçı " adımı, yani KKTC’Yİ tanımamaları, desteklememeleri ve yardım etmemeleri" çağrısı yapılıyor+
yönetimini tanıyacakları taahhüdünde bulunmuşlardır. Devamla bu maddeyi kabul etmekle, Barış Harekatı'nı kınamış ve Türk askerlerinin derhal adadan çekilmesini talep etmiş olmaktadırlar
550 SAYILI KARAR NE DİYOR?
Sonuç bildirgesinde, atıfta bulunulan BMGK'nin 550 sayılı++
askerlerinin derhal geri çekilmesi isteniyor.
Görüldüğü gibi Kazakistan ve Tacikistan da bu kararı onaylamakla, Rum yönetimini resmen tanıyıp Büyükelçi atayan Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi KKTC'yi tanımayacakları ve tüm adanın tek meşru hükümeti olarak sadece Rum+