Uğur Karakullukçu: "Bundesliga! Bundeşliga! Überraschung! Bayern Münih başkanı böyle mi geziyor temmuz ayında ya? Böyle mi abi? Bilmiyor mu abiciğim bunlar bu işi?"
Kadınları ve Kürtleri Aşağılayan, Hekimlik Meslek Onurunu Hedef Alan Çirkin Sözleri Kınıyoruz
Dün İzmir’deki bir özel hastane açılışında Türkiye’nin önde gelen sermayedarlarından birinin fıkra adı altında sarf ettiği sözlere ve eski bir başbakanın ona katılarak gülmesine tanık olduk.
Başında olduğu sermaye grubunun tarihinin emek, emekçi ve halk düşmanlığının da tarihi olduğunu bildiğimiz bu kişinin sözleri bizim için elbette şaşırtıcı değildir. Öte yandan kadınları ve Kürtleri açıkça aşağılayan, hekimlik meslek onurunu hedef alan bu çirkin sözlerin dile getirilmesi ile bu sözlerin “fıkra”, “şaka”, “mizah” adı altında meşrulaştırılmaya çalışılması kabul edilebilir de değildir.
Cinsiyetçi, ayrıştırıcı, hedef gösterici ifadeleri kınıyor; kamuoyunu da duyarlı olmaya ve tepki göstermeye çağırıyoruz.
Eşit, ücretsiz, bilimsel bilgiye dayalı, nitelikli, ulaşılabilir, anadilinde sağlık hakkını ve hekimlik meslek onurunu savunmaktan bir adım geri durmayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
https://t.co/4nnTA0DMf2
HARBİYE AÇIKHAVA, MEM ARARAT'A AÇILSIN
Kürkçe müzik yapan sadece Türkiye'de değil, dünyanın dört bir yanında ciddi bir beğeni kitlesi olan sanatçı Mem Ararat'ın sosyal medya paylaşımı önümüze düştü.
Mem Ararat, Berlin, Paris, Viyana, Stuttgart, Düsseldorf, Londra ve benzeri birçok yerde özel ya da kamuya ait salonlarda serbestçe müziğini icra edebiliyorken Türkiye'de kamuya ait salonları bedeli karşılığı kiralamakta yaşadığı zorlukları anlatıyor.
Ve son olarak haklı isyanını Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde bir yıldır, ısrarlı takiplerine rağmen bir sahne günü alamamasının hesabını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'e ve CHP'ye soruyor. Belki İBB ve CHP yönetiminin ve muhtemelen CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'in bu konudan haberi olmayabilir. bu anlaşılabilir bir durumdur ama Mem Ararat'ın bu çığlığı duyulmalı.
Eğer varsa -ki öyle gözüküyor.- Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde sahne almasının önündeki engeller kaldırılarak Mem Ararat'ın bir an önce İstanbul'da izleyicisiyle buluşması sağlanmalıdır.
Geçmişte Aynur'dan Mikail Aslan'a Kürtçe müzik yapan birçok kişinin karşılaştığı sorunları buralarda ifade etmiştik. Bugün de İstanbul Büyükşehir Belediyesi özelinde Mem Ararat'ın karşılaştığı sorunu kamuoyu ile paylaşıyoruz.
Sevgili dostlar uzun süredir yaşadığımız olumsuz bir durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bilindiği üzere Türkiye’de ve yurt dışında pek çok yerde konserler vermekteyiz. Türkiye içinde maalesef bazen aleni bazen ise örtük bir sansürle karşılaşmaktayız. Yasaklanan bazı konserlerimiz ile ilgili bir çok hukuki davamız var ve bazılarının yargı süreci halen devam etmektedir.Çokça konser verdiğimiz illerden biri de İstanbul’dur. İstanbul’da pek çok özel salonda herhangi bir sorun yaşamadan binlerce kişinin katılımı ile konserler verdik. Ama kamuya ait salonlar genellikle bizlere sorun
çıkarmaktadır.Bu durumu Ankara ve benzeri bir çok yerde de çokça yaşamaktayız.
Bir salon var ki son üç yıldır organizasyon şirketlerinin bütün girişimlerine rağmen bizlere bütün kapıları kapatmaktadırlar. Harbiye Açık Hava sahnesinden bahsediyorum.Organizasyon şirketleri bazen bir yıl öncesinde başvurmalarına rağmen, bütün tarihler dolu denmektedir ve son altı aydır da hiç bir telefon ve e-postaya geri dönüş yapmamaktadırlar. Berlin’de Uber Eats Music Hall,Paris’te Le Grand Rex,Viyana’da Multiversium Schwechat, Stuttgart Porsche Arena, Londra’da Royal Drury Lane ,Düsseldorf’ta Mitsubishi Electric Hall gibi salonlarda hiç bir ayrımcılığa uğramadan konser verebiliyorken İstanbul, Ankara, Bursa ve benzer bir çok şehirde bunu yapamıyoruz maalesef. Şimdi kamuoyunun huzurunda sormak istiyorum. Sayın İ.B.B @ibb_kultur ve sayın @herkesicinCHP yöneticileri ve sayın @eczozgurozel bu sansür sadece şahsıma mı özel yoksa Kürt diline ve Kürtçe sanata olan tahammülsüzlük mü?Unutmayın ki Kürtlerin’de oyları ile seçildiniz.Hani kardeştik, hani demokrasi falan filan?…
Not: Bugünden itibaren karşılaşacağımız bütün ayrımcılık ve haksızlıkları, kimden olursa olsun , kamuoyu ile paylaşacağımızı belirtmek istiyorum.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur…
"İmam Ali’nin bir sözü var; bu hem biz Kürdler için, hem Şii ve Sünni Araplar için, hem Türkmenler ve herkes içindir. Şöyle buyuruyor:
Gücün yettiğinde sakın zulmetme,
Çünkü zulmün sonu pişmanlıktır.
Sen uyursun ama mazlum ayaktadır (uyumaz),
Sana beddua eder, Allah’ın gözü ise asla uyumaz.
Bu söz herkes içindir."
Simple questions:
Why do 5 million Palestinians have the "right" to a state, but not ~60 million freedom-seeking #Kurds?
Why are there endless marches & protests for Palestinians, but not for Kurds?
Why is the UN obsessed with Palestinians, but doesn't give a damn about Kurds?
The Turkish Police have ARRESTED a 12-year-old boy for wearing a KURDISTAN jersey. This is TYRANNY!
This Dictatorial Turkish Government is attempting to suppress & erase Kurdish culture. Erdogan constantly tries to pretend like Kurds are simply Turks who lost their language. Some Turkish Officials have even referred to Kurdish People as "Mountain Turks".
Well guess what? The Kurds are HERE! They are NUMEROUS, STRONG, & UNITED. There are MILLIONS of Kurds in Turkey, and the Turkish Government is SCARED.
Kurdish Culture will NOT be erased!