Ekrem İmamoğlu'na siyasi yasak kararı verildi.
"Hakaret" suçlamasıyla yargılandığı davada 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı.
İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesi, Ekrem İmamoğlu hakkında TCK 53. madde kapsamında siyasi yasak uygulanmasına hükmetti.
İstinaf mahkemesi kararı bozmazsa, İBB'de yeni başkan belirlenecek.
Türkiye'nin bir sonraki Cumhurbaşkanı'ndan işte tam olarak bu kadar korkuyorlar! Yazıklar olsun! Sizin adaletiniz adalet değil!
“Otoyol ve köprüler satılmayacak... belirli süreyle işletme hakkı devredilecek” diyorlar. Adı satış değil özelleştirme olunca ne değişiyor? Sonuçta bu köprüleri ve yolları şirketlere teslim edeceksiniz. Halk yine şirketlerin kâr hırsıyla baş başa kalacak.
Sata sata Ülkeyi yönetene sormak istiyorum.
Eski Türkiye de toplu iğne bile yapılmıyordu derken,sen hangi fabrikayı kurdun da satıyorsun?
Yönetemiyorsunuz.
HÜKÜMET İSTİFA.
Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış.
Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır.
Duruşma tarihi 28 Eylül.
Görüşmek üzere.
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan:
"Geçtiğimiz günlerde revire gittim, doktor şikayetlerimi sordu.
Doktorumuz beyefendi biri, şikayetlerimi sabırla dinledikten sonra stresli bir dönemde olup olmadığımı sordu.
Şok oldum. Hemen hemen yaşıtım bir doktor olduğu için şakalaşmak amacıyla mı soruyor diye tereddüt ettim ve hemen cevap vermedim.
'İlahi doktor, altı üstü haksız yere aylardır hapisteyim, kim bilir daha ne kadar hapiste olacağım bilmiyorum. Bunlar her insanın yaşadığı günlük stresler, majör bir şey yok!' dedim. Stresle mücadelede iyiyiz.
Türkiye’de pek çok cezaevinde halen yüzlerce hak ihlali yaşanmaya devam ediyor. Cezaevleri bir deneyim merkezi değildir. Romantize edilecek, kahramanlık hikâyeleri yazılacak yerler de değil.
Kuyruğu dik tuttuğumuza bakmayın, ben dahil birçok insanın cezaevi günleri ağır tecrit altında geçiyor.
Tecritin kırıldığı o görüş günlerinde de üç yaşındaki kızımın asla yanıt veremediğim sorularıyla boğuluyorum.
Henüz zaman kavramı olmayan bir çocuğa belirsiz bir başka zamanı nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum."
(Cumhuriyet)
Yargı sistemimize göre İ. Melih Gökçek'in sabahın köründe evden alınması, gözaltı ve muayene sırasında videolarının çekilip yayınlanması, mallarına elkonulması, şirketlerine kayyım atanması gerekmiyor mu ?
Bugüne kadar herkese bunlar yapıldığı için sordum.
İ.Melih Gökçek,Onurun varsa açıkla: laf kalabalığını boşver.
Murat Ağırelin iddiasına cevap ver.
1.derece akrabalarının yurt dışında serveti var mı yok mu?
Seni ihmal edince şımarıyorsun.
Bundan sonra nasıl ve neler yazacağım takip et.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
Süleymancı Cemaatine operasyon yapılmış.
Cemaat Lideri Alihan Kuriş,Örgüt lideri diye gözaltına alınmış.
Bu cemaat Örgüt idiyse 70 yıldır var.
25 yıldır da İktidarda AKP var.
Yine mi aldatıldınız,kandırıldınız?
Sizlere sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 yıldan beri seçim kazanma formülünü söylüyorum:
AKP seçmeni, liderleri ve partileri ne yaparsa yapsın, en doğru bulmadıkları şey de olsa, 2-3 sene ya da 24 saat önce söylenenin 180 derece tersi de olsa,
‘Tabi ki Reis’e oy vereceğiz’,
‘AKP’den başkası mı var’
‘Sonuna kadar reis’
Hatta
‘Baksana her şey ateş pahası ona vermeyeceğim de kime vereceğim’, bile diyerek, her seçimde gidip hiç tereddüt etmeden oyunu AKP’ye veriyor.
Muhalefet seçmeni ise,
AKP seçmeninin bu tutumunun tam tersine;
‘Acaba bizim parti ne YAPSALAR da ben oyumu vermesem’,
‘Acaba bizim parti ne YAPMASALAR da ben oyumu vermesem’
‘Hatta acaba ne YAPAMASALAR da ben oyumu vermesem’,
Diyerek tuttuğu muhalefet partisini ( ki aslında tam tutmuyor da bir türlü, hep tereddütlü hep, adeta eli sıcak tavaya değecek de yanacak gibi lütfen ucunda bekliyor ) ya da seçmeni olduğu muhalefet partisini eleştirileriyle dövmek, gerekirse daha da ileri giderek hemen hain ilan etmek için 24 saat alesta bir şekilde nöbette bekliyor.
Size yemin ediyorum ve kesinlikle söylüyorum ki bu kafayla önümüzdeki seçimi de gider AKP’ye hediye ederiz.
Yıllardan beri muhalefet seçmeni kızgın, ümitsiz ve mutsuz.
O zaman kendim de dahil bütün muhalefet seçmenlerine Can Yücel’in çok sevdiğim bir şiirini hatırlatmak istiyorum.
‘Yüz diye ısrar etme doksan da olur
İnsan dediğin de noksan da olur
Sakın büyüklenme elde neler var
Bir ben varım deme yoksan da olur
Hatasız dost arayan dosttan da olur’
Yani demem o ki biz muhalifler bu kafayla önce AKP’yi iktidar ettik ve 24 yıldan beri de iktidar da tutuyoruz.
AKP sadece kendi seçmeni nedeniyle değil bir türlü gerçek anlamda birleşemeyen ve oy verdiğimiz partiyi ve liderini beğenemeyen bizler nedeniyle de bizi yönetiyor.
Yüzde yüzü araya araya yakında ülkemizden olacağız haberiniz olsun.
İsterseniz varın kızın
Canınız sağolsun
Ancak gerçek tam da budur.
Barışı istemeyen yok.
Kardeşlik hukuku tamam.
Lakin Demokrasi yok ediliyor.
Muhalefete siyaset yok,tutuklamalara devam.
Teröristlere siyaset yolu açılıyor.
Milletvekiline Meclis kürsüsünden yaptığı konuşma için Başsavcı soruşturma istiyor.
Pkklılara Meclis yolu görünüyor.
Buna Terörsüz Türkiye denmez.
Teröriste plaket verme denir.
Hayırda HAYIR var.