"Edepli insan, zarif, kibar, kalp kırmayan, gönül yıkmayan insandır. İnsanın kalbi temiz, ruhu pak, gönlü zengin ise, içindeki güzellikler yüzüne yansır"
Çalışmak şahsen benim fıtratımın havası, suyu, gıdası, dopamini. Ben herkese mizacına uygun, keyif aldığı, giderken mutlu olduğu bir iş hayatı diliyorum. İdrakimdeki lüks seviyesi bu.. Hayata gerçek bağlamlardan, topraktan tutunmak lazım.
Biz kadınlar çalışmak istemiyoruz, fıtratımıza uygun değil diye maval okuyan influencerları dinlemeden önce hesaplarına girin, kaç takipçileri olduğuna bakın ve sabitlerdeki linklere. Çalışıyorlar, hem de mesaisi dahi olmayan ve hayatlarının bütününü ifşa ettikleri bir iş yapıyorlar. Çok da güzel kazanıyorlar. Çalışmak neden mesela kadının fıtratına aykırı? Kadın tarihte hangi dönemde çalışmamış? Böyle sorular sormayın, mantık aramayın. Sadece tutarlılığa bakın.
Çok doğru, herkese açık platformlarda bunların sık sık konuşulmasını doğru bulmuyorum. Hayra vesile olmak gibi şerre vesile olmak da bizim sorumluluğumuzda. Farzların zorlukları olabilir elbette, nefse zor gelen ibadetler olabilir; ama bunu dile getirdiğimizde yazdıklarımızın kimin karşısına çıkacağını bilemiyoruz. Bu söylemlerin sonradan tesettürlülere karşı nasıl kullanıldığını da malum. Vebali hafife almamak lazım. “Saçlarımın kaç yıldır rüzgarda savrulmadığını Twitter’a girmeden önce hiç düşünmemiştim” diye bir tweet okumuştum :)