Radyoterapi teknikerleri, kanser tedavisinde kullanılan iyonlaştırıcı radyasyonu, hastalara, uzman doktorun hazırladığı tedavi planına uygun şekilde, güvenli, doğru ve kontrollü bir biçimde uygulayan sağlık meslek mensuplarıdırlar.
Radyoterapi teknikerleri, radyasyon onkolojisi birimlerinde görev alarak hastaların doğru şekilde konumlandırılması, tedavi cihazlarının günlük kontrollerinin yapılması ve tedaviye ilişkin bilgilerin kaydedilmesi gibi önemli süreçlerde aktif olarak yer alırlar. Aynı zamanda, radyasyon güvenliği ilke ve kurallarına uygun bir şekilde çalışarak hem hastaların hem de sağlık personelinin korunmasını sağlarlar.
Hasta ve çalışan güvenliği ilkeleri ve denetim mekanizmaları açısından büyük sorunlar taşıyan ve maalesef kamuda maliyet düşürücü bir yöntem olarak tercih edilen taşere sistemler, radyasyon onkolojisi gibi kritik bölümlerde son derece sakıncalıdır.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, kanser vakaları, her geçen yıl hızla artmaktadır ve bu durum, sadece bireyleri değil, hiç şüphesiz, sağlık sistemlerini de ciddi bir yük altında bırakacaktır. Bu nedenledir ki, kanser tedavisinde rol alan radyoterapi teknikerleri gibi insan kaynağına mutlaka yatırım yapılmalıdır.
Buna rağmen, 2025 yılı son alımında sadece 8 kadro açılmış ve bu durum, yüksek puan almış çok sayıda mezunun mağduriyetine yol açmıştır.
Radyoterapi teknikerlerinin bu mağduriyetini ve taşere sistemin geleceğini, Sağlık Bakanı Sn @drmemisoglu ‘a sordum.
Planlanan bölünmüş ikinci etap sağlık personeli alımının söz verildiği gibi Eylül ayında yapılmasını ve hemen ardından üçüncü bir alım için çalışmaların başlatılmasını istiyoruz.
2024 KPSS puanı geçerliliğini korurken en az 4 atama gerçekleştirilmiş olması elzemdir.
#SbEylülAtamasınıAçıkla