Kağıtlara atılan imzalar, şekiller ve görevler değişir ama gönlünüze işlenenler ömrünüz olur. İlk günkü söz, bugün 52 yıllık bir miras.
#KalbiminEnGüzelYerinde benimle, ömrüm ne kadarına daha yeterse…
Tüm ifadelerinizde, söylemlerinizde, mahkeme salonlarında itiraf ettiniz!
Milyonlarca insanı kandırmaya çalıştınız!
Radara (!) yakalandınız!
“Mağduruz” diye ağladınız.
Bizi hiç tanımadınız!
Bu şehir, bu camia, bu coğrafya; unutmaz!
Kupamız Orada Oldukça Yüzünüz Gülmesin!
Fenerbahçeli yöneticinin 6 Temmuz 2011 tarihinde yaptığı şike itirafından:
“Birileri aracılığıyla Eskişehirspor’a teşvik primi gönderildiğini duydum.”
FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANLIĞINA ADAYIM
TFF’nin 2025-26 bütçesi 8 milyar 525 milyon lira; yani yaklaşık 180 milyon dolar. Kurumda 400’ün üzerinde personel görev yapıyor. Süper Lig, yayın gelirinde Avrupa’nın beşinci, futbolcu varlığı bakımından altıncı büyük turnuvası konumunda. Böylesi dev bir ekonomiye rağmen, ne bu büyüklüğe yakışan sürdürülebilir sportif başarı var ortada, ne de Türk futbolunu geleceğe taşıyacak tutarlı bir vizyon.
Ben bu tabloyu değiştirmek için TFF başkanlığına adayım. Bilimi ve inovasyonu merkeze alan bir anlayışla Türk futbolunu 3 yılda hak etiği yere taşıyacağıma inanıyorum.
2024’te de açıkça yazmıştım, TFF başkanlığına adayım. Daha doğrusu “TFF başkanlığına aday adayıyım”. Bugün TFF başkanlığına aday olmanız için önce 5 kulübün onayını, kongre günü adaylığınızın kesinleşmesi için 64 delegenin imzasını toplamanız gerekiyor. Zaten toplam 320 delege var. Bunların 126 tanesi Süper Lig, 38 tanesi 1.Lig kulübü yöneticileri. Takdir edersiniz ki delege sayısı bu kadar az olunca, siyasi angajmanı bulunmayan benim gibi Atatürkçü sade bir vatandaşın 64 imza toplayıp aday olması mümkün değil.
Eğer bir gün yetki bende olursa değiştireceğim ilk şey şu: TFF kongresindeki delege sayısını 10 bine çıkaracağım. Eski-yeni tüm milli futbolcuları, Süper Lig’de görev yapmış tüm teknik adamları, hakemleri, futbol ailesinin her kategorisinden belli sayıda temsilciyi, gazeteciyi, doktoru, gözlemciyi (elbette uygun oranda) delege yapacağım. Yeni bir TFF seçim modeli yaratacağım. Şu anda Türk futbolunun patronunu seçen 320 delegenin sadece 5’i futbolcu, 4’ü teknik direktör, 4’ü hakem! Geri kalan 300 küsuru inşaatçı, ayakkabıcı, ihaleci, şucu-bucu! Bir teknik direktörseniz, TFF delegesi olmanız için A milli takımı çalıştırmanız gerekiyor şu anda. Hakemseniz Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetmiş olmanız gerekiyor. Ama bir ikinci lig kulübü başkanıysanız delegesiniz otomatikman. Futbolun kaderini sahanın içindekilerin, sporcuların, antrenörlerin, hakemlerin belirlememesi tuhaf değil mi sizce de?
TFF Başkanı olduğumda değiştireceğim onlarca şey var aslında. Ancak en hayati gördüğüm 10 tane başlığı paylaşıyorum izninizle.
Suudi Arabistan Futbol Federasyonu Başkanı başarısızlığı üstüne alıp istifa ediyor bizimki ise,'Kısmet,kader, tabiki bırakmıcam' diyor.
Utanmaz İtalyan da yedek kadroyla çıkan ABD'yi yendikleri için 'bin zaferden daha kıymetli'diyor.
Güler misin ağlar mısın?
FENERBAHÇE ŞİKELERİ UEFA VE CAS TARAFINDAN TESCİLLENMİŞ BİR KULÜPTÜR..!
ÜLKEMİZDE İSE RESMEN KANUNLAR DEĞİŞTİRİLEREK KURTARILMIŞTIR AMA KAMU VİCDANINDA ASLA AKLANMAMIŞLARDIR..!
ŞİKE Davasında,
16. ACM Fenerbahçe'yi mahkum etti.
13. ACM, CMK 135 (Tlf. dinlemelerini düzenleyen md.) (2014) değişikliğini "YENİ BİR OLAY" olarak değerlendirdi.
Yargılamayı yeniledi ve "DELİLLER HUKUKSUZ" diyerek sanıkları beraat ettirdi.
Ve ne yazık ki 2016 yılında söz konusu CMK 135 eski haline döndürüldü.
Sonuçta hiçbir mahkeme FENERBAHÇE ŞİKE YAPMAMIŞTIR demedi, diyemedi. Sadece deliller yok sayıldı..!
Oysa Deniz Seki aynı kanun ve yönetmelikler ile dinlenmiş, yakalanmış ve yargılanıp mahkum olmuş, hapis yatmıştır...
Değerli Galatasaraylılar
13 Haziran Cumartesi günü saat 20:00’de stadımızda Aslanlı Yolda Erden Timur’la buluşacağız ve hasret gidereceğiz.
Şampiyonluğumuzu bir kez daha kutlamak için bir araya geliyoruz.