Şu 77 milyon olayı çok korkunç gerçekten. Ya kadın imza atmış, sorumluluğu kabul ediyorum demiş. Hem de bunu iki kere yapmış. Bilirkişi doktoru suçsuz bulmuş. Nasıl bir gerekçeyle doktora ceza verilebilir ya? Bu açık açık doktor düşmanlığı, başka bir şey değil.
Neden sabah işine gidip gelen, çocuklarını topluma faydalı yetiştirmeye çalışan, askere giden, vergisini veren, kırmızı ışıkta geçmeyen, sokağa izmarit bile atmayan namuslu vatandaşlar için değil de vergi kaçıranların, kriminallerin, teröristlerin rahat etmesine yönelik düzenlemeler yapılıyor.
Neden?
e zaten denenmişi var. ninelerimiz aynen bu arkadaşımızın söylediği gibi yaptı. çocuklarıyla ilgilendiler, kocalarına hizmet ettiler. para kazanmadılar. sonuç ne oldu?
aldatıldılar, yemek tuzsuz oldu diye dövüldüler, hor görüldüler. biz genç kızlara tavsiyeleri de “kızım okuyun, bir erkeğin parasına muhtaç olmayın” oldu.
valla sizi bilmem, ben 18 yaşındaki anon twitter kullanıcısına inanmak yerine anadolu irfanı teyzenin lafını dinlemeyi daha akılcı buluyorum.
16 yaşında ehliyetsiz biri ailemi yok etti.
Eşim toprağın altında, ben canlı canlı her gün ölümü yaşar oldum yavrum her gece annesiz ağlıyor.
Eşimin katili 4 ay sonra serbest…
Buna adalet diyorsanız, ben adaletin tanımını bilmiyorum.
#ÜmranİçinAdalet
Takıntılı olduğu kadını bıçaklayan ve öldürmeye teşebbüsten 12 yıl ceza verdiğiniz erkeği, yarım kalan işini tamamlasın der gibi, 2 sene sonra -kadına haber bile vermeden- tahliye ediyorsunuz ve onun bu kez katlettigi kadına da 'kadin cinayeti' diyorsunuz öyle mi? #nermintirit
Ben, beni özlüyorum. Son 7-8 yıldır bir sürü sorumluluk , sorumlulukların neticesinde de ünvanlar edindim. Hemşire berika, eş berika, anne berika… Bazen tüm bunlardan sıyrılıp sadece Berika yı özlüyorum
Antalya’da köylünün çığlığı gökyüzüne yükseliyor…
Aslında sadece Antalya değil Türkiye'nin birçok yerinde aynı zulüm var.
Hayvancılıkla geçinen ailelerin evleri, ahırları bir sabah kepçelerle yerle bir ediliyor tıpkı zeytin bahçeleri gibi, tıpkı ata tohumu ile sebze yetiştiriciliğine vurulan darbe gibi.
Analardan ağıt, çocuklardan sessizlik yükseliyor çaresizlik içinde.
Bu yıkım sadece duvarların değil, emeğin, alın terinin, yüzyıllık üretim kültürünün yıkımıdır.
Bugün “iklim yasası” diyerek köylünün elinden toprağı, merayı, hayvanını alıyorlar.
Gerekçe güzel görünüyor: çevreyi korumak, karbonu azaltmak, sürdürülebilirlik falan filan...
Ama perde arkasında bambaşka bir oyun var.
Küresel projelerle adım adım doğal üretim bitirilirken, toplum yapay et ve laboratuvar mamullerine sürükleniyor.
Köylünün ineğini, koyununu elinden alınca ne olacak sanıyorlar?
➖Doğal üretim zinciri kopacak, ➖insanlar endüstriyel gıdaya mecbur kalacak.
➖Bu sadece bir çevre politikası değil, gıda egemenliğini kaybetme süreci.
➖Küresel tekeller kazanacak, yerli üretici yok olacak.
Antalya’daki o yıkımlar, aslında Türkiye’nin kırsalına atılmış bir mesajdır:
📌Doğal üretimi bırak, sisteme teslim ol.
✔️Bu toprakların ruhu, o anaların duasında, o ahırın kokusunda, o çocuğun elindeki süt kovasında saklıdır.
Yanlış yapıyorsunuz...
@bldyekadro
Şehirlerin büyük bölümü madenlere ruhsatlı, izin başvurusu bekliyor. Örneğin Muğla ormanlarının yüzde 70'i maden ruhsatlı. Suyun aktığı her yer santral ya da maden. Yedigöller bölgesinde bile ruhsat başvurusu var. Zeytinlikler dahi şirketlere açıldı. Tarımda vahşi sulama, golf sahaları, zenginlerin sulak hobileri, say say bitmez.
Yaşar Kemal'in dediği gibi "İşçiye yaşayacağı kadar bir şeyler bırakmak zorunda olan kapitalist düzen, doğadan bunu bile esirgiyor, doğayı salt hiçbir şey vermeden sömürüyor."
Bu çılgın sömürüyü yok sayıp "duş alırken az su kullanın, diş fırçalarken musluğu kapatın" diye ahkam kesen yarım akıllı tipler türedi. Güya ırmağının akışına öldükleri ülkenin ırmaklarının kurutulmasına üç kuruş için göz yumanlar, alkış tutanlar, ırmağı savunanların da karşısına dikilenler varken hem de...
"Tecavüz cinayeti" bu.
Bir toplumun bir kadına yapacağı en aşağılık kötülük. Üstelik intihar süsü verilmiş bir tecavüz cinayeti.
Şu kızın yüzüne bakın. Babasına bakın.
Birkaç aşağılık herifin üç beş dakikalık aşağılık zevkini toplumdan saklamak için bir masumu katletmeyi göze alışını hazmedemiyorum.
Böyle şaibeli intihar süsü verilmiş her tecavüz cinayeti için o masum yüzlerin susturulduğu dili olmak zorundayız.
#RojineSesOluyorum
Depremde hayatını kaybeden gelinim Av.Nesibe Kaya Zabun’un hukuk diplomasını çalanların yargılandığı davada hiç tutuklu kalmadı ! Yargılamanın gidişatından sonucunu siz tahmin edin! Mahkeme; gelinimin avukatlarını duruşmaya kabul etmemişti, gerekçeleri de ; gelinim yaşamadığı için bu suçtan doğrudan zarar görmemiş. Sizce diploma çalacak olanlar bu mahkemenin aldığı kararlara bakıp bu suçtan cayar mı? Ödül gibi cezalar vererek, mağdurları cezalandırarak ,Bırakın caydırmayı insanları suça sevkediyorlar,Olan kanuna kurala uyan insanlara oluyor!